---
title: DİVÂN-I HÜMÂYUN
slug: divan-i-humayun-3
url: /detay/divan-i-humayun-3
type: article
language: Türkçe
entity:
  primary: DİVÂN-I HÜMÂYUN
  type: article
  categories:
    - name: Tübitak
      slug: tubitak
      url: /kategori/tubitak
author: Mehmet Ali Ünal
created_at: 2024-10-15T09:55:56.903663+03:00
updated_at: 2024-12-26T19:00:08.393333+03:00
image: https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/10/11/tubitak.png
---

# DİVÂN-I HÜMÂYUN

<!-- CONTEXT: Article Content for "DİVÂN-I HÜMÂYUN" -->

## Article Content

[Osmanlılarda](/en/detay/osmanlilar/llms.txt) padişahın [hükûmeti](/en/detay/hukumet-2/llms.txt) demek olup en üst düzeydeki karar organını ifade eder. Genel kararların alındığı, muhtelif şikâyetlerin sonuca bağlandığı, devlet meselelerinin görüşüldüğü, genel kabullerin, görüşmelerin yapıldığı ana mekân vasfını taşır.


Padişahla bağlantılı bir kurum olarak sarayın bünyesinde bulunan [Divân-ı hümâyun](/en/detay/divan-i-humayun-2/llms.txt), İstanbul’un fethinin ardından inşa edilen [Topkapı Sarayı](/en/detay/topkapi-sarayi-2/llms.txt)’nda, padişaha ait bölüme girmeden önce kapının hemen önünde (Birun) yer almaktadır. [Divanhâne](/en/detay/divanhane/llms.txt) denilen bu yapıya üç kubbeli bölümden oluştuğu için kubbealtı da denilir. Birinci kubbenin altı asıl divân toplantılarının yapıldığı ve padişahın toplantıları takip etmesine imkân veren kafes pencerenin bulunduğu odadır. Bunun bitişiğindeki oda ise divân kâtiplerinin bulunduğu bürodur. Onun da yanındaki odada devletin her türlü idari malî kayıtlarının bulunduğu defterhâne vardır.


Anadolu Selçukluları’nın hükûmet teşkilatı örnek alınarak oluşturulan ilk divânda padişahın dışında Bursa Kadısı ile vezir vardı. 15. yüzyılda padişahın dışında [veziriazam](/en/detay/veziriazam-96efe/llms.txt), [vezirler](/en/detay/vezir-2/llms.txt), Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, defterdar ve [nişancının](/en/detay/nisanci/llms.txt) üye olduğu Divân-ı Hümâyun ortaya çıkmış, bu kadro [II. Mahmud](/en/detay/mahmud-ii/llms.txt) (ö. 1839) tarafından kaldırılıncaya kadar değişmemiştir.


1475’ten sonra Fatih Sultan Mehmed (ö. 1481) divân toplantılarına başkanlık etmekten vazgeçmişse de Divân-ı Hümâyun’un önemi ve fonksiyonu artmıştır. 17. yüzyılın ortalarından itibaren veziriazam için “Paşa kapısı” denilen ayrı bir saray yapılınca devlet ve hükûmet meseleleri oradan yürütülür hâle gelmiştir. 18. yüzyılın sonlarında burası için [Bâbıâli](/en/detay/babiali/llms.txt) adı kullanılmaya başlanmıştır.


Divân toplantıları padişahın riyasetinde her gün sabah namazından sonra başlar ve öğleye kadar devam ederdi. 1475’ten sonra Fatih’in [divâna](/en/detay/divan-2/llms.txt) başkanlık etmeyi bırakmasının ardından padişahlar gerekli gördükleri takdirde bizzat divâna katılmaya başladı. Ancak arzu ettiği takdirde kafes denilen pencereden toplantıları takip ediyordu. Padişah, toplantıdan sonra arz odasında divân üyelerini kabul ederdi. Padişahın huzuruna önce yeniçeri ağası, sonra kazaskerler girerdi. Onları veziriazam, vezirler ve defterdar takip ederdi. Vezir rütbesinde değilse nişancı arza giremezdi. 1454 tarihine kadar divân toplantıları her gün yapılırdı. Bu tarihten sonra haftada 4 güne indi. 17. yüzyılda divân toplantıları haftada 2 güne düştü, 18. yüzyılda ise divân idari bir kurum olarak işlevini kaybetmeye başladı ve sadece merâsimlerde toplanır hâle geldi.


Divân-ı Hümâyun’da, idarî, malî, askerî, örfî ve şer’î, ülke ve toplumu ilgilendiren her türlü meseleler müzakere edilip karara bağlanırdı. Dış siyaset, harp açma, her türlü tayin, terfi, teftiş hususu divânda görüşülürdü. Divân aynı zamanda en üst temyiz kurumu idi. Kaza mahkemelerinde hükme bağlanmış kararlara itiraz edildiği takdirde konu divânda kesin bir karara bağlanırdı.


Divânda veziriazam, siyasî ve askerî konularda geniş yetkilere sahipti. Devletin iç ve dış siyasetini yürütmek ve bununla ilgili politikaları belirlemek onun yetkisindeydi. Fatih Kanunnâmesi’nde veziriazam için “cümle umurun vekil-i mutlakıdır” denilmektedir. Seferde serdâr-ı ekrem unvanını alır ve adeta padişahın yetkilerini kullanırdı.


Veziriazamın dışında İstanbul’da bulunan vezirler divân üyesiydiler. Bunlara “kubbe veziri” denirdi. 16. yüzyılda vezir sayısı 5-6’yı geçmezken 17. yüzyılda 10-12’ye yükselmiştir. Veziriazam sefere gidince ikinci vezir onun vekili olarak kaymakam sıfatıyla başkentte kalırdı. Vezirler serdâr unvanıyla seferlere komuta ederlerdi. Ayrıca bazı mühim eyaletlere vezir rütbesinde [beylerbeyileri](/en/detay/beylerbeyi-2/llms.txt) atanırdı. Vezirler yargılama salahiyetine sahiptir ve idam dâhil her türlü ceza verme hakları vardı. Halkın şikâyetlerini dinler ve hüküm verirlerdi.


Divânda kazâî ve adlî meselelere kazaskerler bakarlardı. Divân’ın en önemli üyelerinden biri, devletin malî işlerinden sorumlu ve padişah adına tuğra ile hüküm yazdırmak yetkisine sahip olan [defterdardı](/en/detay/defterdar-2/llms.txt). Divân’da malî meseleler müzakere edilirken onun görüşü esas alınırdı. Divân’daki yazışmalar, tahrir işleri ve tuğra çekme işi nişancıya aitti. Divân’dan çıkan kararların [fermân](/en/detay/ferman-2/llms.txt), berât, hüküm, [nâme-i hümâyun](/en/detay/name-i-humayun/llms.txt) vs. şekline getirilmesi nişancının maiyetindeki bürokrasinin görevi idi. Nişancı zamanla örfî hukukun en yüksek otoritesi hâline gelmiştir.


Divân’da aklâm ve muamelâtı yürüten, kararların ilgili yerlere kaydedilmesi ve tatbiki konularında faaliyet gösteren ve [teşrifât](/en/detay/tesrifat/llms.txt) işlerine bakan geniş bir bürokrasi kadrosu vardı. Bu kadro [Reisülküttaba](/en/detay/reisulkuttab/llms.txt) bağlıydı. Asıl vazifesi divândaki [kâtiplerin](/en/detay/katip-2/llms.txt) reisliği olan Reisülküttap, Divân toplantılarının muayyen bir düzen içerisinde yapılması, toplantılardan önce gereken evrâkın hazırlanması ve alınan kararların uygulanmasından sorumluydu. 17. yüzyılın sonlarına doğru yetkileri artmış ve devletin dış siyaseti konusunda [elçilerle](/en/detay/elci/llms.txt) müzakerelerde bulunmak onun aslî görevi hâline gelmiş ve zamanla [hâriciye nâzırı](/en/detay/hariciye-nezareti-2/llms.txt) olmuştur.


Toplantılarda veziriazamın sağında ve solunda duran tezkireciler, toplantıların yapılmasından ve kararlarının uygulanmasından sorumlu olan çavuşbaşı ve emrindeki [çavuşlar](/en/detay/cavus-2/llms.txt), başkapıcıbaşı ve emrindeki [kapıcıbaşılar](/en/detay/kapici-2/llms.txt), divân kararlarını yazan ve fermân, berât, nâme-i Hümâyun, ahidnâme gibi belgeleri hazırlayan kâtipler ve tercümanlar başta olmak üzere Divân-ı Hümâyun’un geniş bir bürokrat kadrosu vardı. Ayrıca tayin ve terfi işlerine bakan ve her türlü evrakı hazırlayan [Beylikçi](/en/detay/beylikci/llms.txt) kalemi, Tahvil kalemi ve [Rüus kalemi](/en/detay/ruus/llms.txt) gibi divâna bağlı bürolar mevcuttu.


1838’de II. Mahmud’un modern hükûmet sistemini kurmasıyla Divân-ı Hümâyun ortadan kalkmıştır.

<!-- CONTEXT: Academic Sources and References for "DİVÂN-I HÜMÂYUN" -->

## Academic Sources and References

1. https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/divan\_i\_humayun