Ankara Etnografya Müzesi
Müzeler sadece eski eşyaların durduğu yerler değildir; onlar geçmişin hikâyelerini anlatan dev birer kitaptır. Ankara Etnografya Müzesi ise Türk kültürünün renkli ve zengin dünyasına açılan, Cumhuriyet döneminde inşa edilmiş çok özel bir kapıdır. Sen de atalarımızın nasıl giyindiğini, hangi eşyaları kullandığını ve nasıl evlerde yaşadığını merak ediyorsan, bu müze tam sana göre!
Bu Müze Nasıl Kuruldu?
Ankara’nın merkezinde, eskiden Namazgâh olarak bilinen yüksek bir tepede yer alan bu bina, Türkiye Cumhuriyeti’nin müze olarak tasarlanan ilk yapısıdır. Binanın mimarı, o dönemin en değerli sanatçılarından biri olan Arif Hikmet Koyunoğlu’dur.
Müze, halktan toplanan değerli eşyalarla 18 Temmuz 1930 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açmıştır. Binanın dışı, Ankara’nın meşhur küfeki taşıyla kaplıdır ve üzerinde mermer oymalar bulunur. Girişinde seni tam 28 basamaklı kocaman bir merdiven karşılar.
İçeride Neler Görebiliriz?
Müzenin içinde tam 10 farklı salon bulunur ve her birinde ayrı bir hazine saklıdır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen rengârenk halk giysilerini, işlemeli takıları ve eski ayakkabıları burada görebilirsin. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan ahşap işçilikleri, yani oymalı kapılar ve sandukalar müzenin en değerli parçaları arasındadır.
Ayrıca müzede bir "Ankara Evi" salonu da vardır. Bu salonda 17. yüzyıldan kalma bir Ankara konağının tavan süslemelerini ve o zamanlar evlerde kullanılan şamdan, vazo gibi eşyaları inceleyerek geçmişe kısa bir yolculuk yapabilirsin.

Ahşap Eserler Salonu (Kültür Portalı)
Zaman Yolculuğu
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 1938 yılında vefat ettiğinde, naaşı Anıtkabir tamamlanana kadar tam 15 yıl boyunca bu müzenin iç avlusunda kalmıştır. Bu yüzden müze, 1953 yılına kadar halkın Atatürk'ü ziyaret ettiği çok kutsal bir yer görevini görmüştür.
Müzenin Bahçesindeki Gizemli Heykel
Müzenin tam önünde, at üzerinde duran bronz bir Atatürk heykeli göreceksin. Bu heykel, 1927 yılında İtalyan sanatçı Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Heykel, müzenin görkemli beyaz binasıyla birleşince ortaya harika bir manzara çıkar.

Çini ve Porselen Eserler Salonu (Kültür Portalı)


