Bakras Kalesi
Sarp bir dağın ilişkileri, bulutlara komşu olan devasa bir taş şato hayal edin. İşte Hatay'daki Bakras Kalesi , tam da böyle etkileyici bir yer! Bu kale, yüzyıllardır orada durarak gelip geçen yolcuları izliyor ve içinde pek çok gizemli hikaye saklıyor. Haydi, bu tarihi devin olayları birlikte adım atalım.
Bakras Kalesi Nerededir?
Bakras Kalesi, Hatay ilimizin Belen ilçesi, Kızıldağ'ın eteklerinde çok sarp bir tepe üzerine kurulmuştur. Antakya ile İskenderun arasındaki ana yolun hemen yakınında bulunan Ötençay (eski adıyla Bakras) köyünün hemen üzerinde yükselir.
Kalenin derin uçurumları ve vadilerle çevrilidir; bu da ona dışarıdan tıbbi olarak ulaşılamaz bir hava katarıdır. Eğer kaleye çıkmak isterseniz, köyün içinden geçen kıvrımlı ve dik yolların aşılması gerekir.
Kalenin Çok Eski Hikâyesi
Bu kalenin tam olarak ne zaman yaşandığını kimse bilmiyor ama çok eski zamanlardan beri orada olduğu kesin. Hatta ünlü coğrafyacı Strabon bile kitaplarında bu kaleden bahsetmemiştir. Bir efsaneye göre Ammuri Kralı Dakianus, çok sevdiği eşi Bağrez'in hatırasını yaşatmak için bu kaleyi yaptırmıştır.
Tarih boyunca bu kale o kadar önemliymiş ki; Romalılar, Bizanslılar, Haçlılar ve Selçuklular gibi pek çok devlet burada ele geçirmek için mücadele etmiştir. En sonunda 1516 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı Devleti'nin bir parçası olmuştur.

Bakras Kalesi (Belen Kaymakamlığı)
Kale Neden Bu Kadar Önemliydi?
Eskiden uçaklar veya yollar yokken, insanlar bir şehirden diğerine geçmek için dağ geçitlerini kullanırlardı. Bakras Kalesi de Anadolu, Suriye ve Mısır arasındaki en önemli geçiş yollarından birini kontrol ediyordu.
Yani kale, adeta bölgenin "güvenlik kapısı" halindedir. İçerisinde bireysel askerin kalabileceği kadar geniş odalar, yiyecek ambarları ve su sarnıçları bulunuyordu. Ünlü gezgin Evliya Çelebi, buranın bir ordusunu barındıracak kadar büyük olduğunu anlatmıştır.
Kalenin İçinde Neler Var?
Bakras Kalesi üç katlı ve kareye yakın bir yapıda inşa edilmiştir. Kalenin en üst kısımlarında kale komutanlarının odasının tahmin edildiği, içinde şöminesi olan geniş salonlar vardır. Hatta buralarda "kalenin balkonu" diyebileceğimiz, manzarası harika olan serin köşeler bulunur.
Kalenin duvarlarındaki düşmanları izlemek ve savunma yapmak için yapılan küçük parçalar (mazgallar) yer alır. Eskiden bir kilise ve ardından camiye çevrilen bölümlerdeki bölümler ama günümüzde bu yapılar oldukça yıpranmış okuyabilir.
Zaman Yolculuğu
Kalenin temelleri çok eski zamanlarda, Helenistik dönemlerde atılmıştır. Tarih boyunca Romalılar, Bizanslılar ve Haçlılar tarafından savunma amacıyla kullanılan kale, 1268 yılında Sultan Baybars tarafından fethedilmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferiyle Osmanlı topraklarına katılan kale, sınır aralıklarıyla ayrılan aralıklar kaybolmuş ve geride kalan sessiz günlere dönmüştür.

