Dikilitaş
İstanbul’un kalbi Sultanahmet Meydanı’nda gökyüzüne doğru uzanan çok eski bir anıt var. Bu anıt, pembe granitten yapılmış dev bir taş olan Theodosius Dikilitaşı’dır. Hiç düşündün mü, bu dev taş oraya nasıl geldi? Haydi, binlerce yıl öncesine gizemli bir yolculuğa çıkalım!
Mısır’dan İstanbul’a Uzun Bir Yolculuk
Bu dikilitaş aslında buralı değil, çok uzaklardan, yani Mısır’dan geldi. Yaklaşık 3500 yıl önce Mısır Firavunu III. Tutmosis tarafından güneş tanrısı için yaptırılmıştı. Roma İmparatoru I. Theodosius, bu dev taşı gemilerle İstanbul’a getirtip 390 yılında Hipodrom’daki yerine diktirdi. Taşın Mısır’dan İstanbul’a getirilmesi o dönem için çok büyük bir başarıydı.
Taşın Üstündeki Gizemli Resimler
Dikilitaş’ın altında mermerden bir kaide bulunur. Bu kaidenin üzerinde İmparator Theodosius’u ailesi ve çocuklarıyla birlikte görebilirsin. Resimlerde imparator, Hipodrom’da yapılan heyecanlı araba yarışlarını ve oyunları izliyor. Ayrıca taşın dört bir yanında Mısır’ın eski yazı sistemi olan hiyeroglifler ve özel mesajlar yer alıyor.
Dikilitaş’ın Boyu ve Rengi
Bu muhteşem anıt, tek parça pembe granitten yapılmıştır ve yüksekliği yaklaşık 18 metredir. Altındaki mermer tabanla birlikte toplam boyu ise neredeyse 25 metreye ulaşır. Eskiden bu taşın çok daha uzun olduğu ama taşınırken bir kısmının kısaldığı biliniyor. Rengi ve sağlamlığı sayesinde binlerce yıldır dimdik ayakta durmaya devam ediyor
⏳ Zaman Yolculuğu
390 yılına yolculuk yapalım! O zamanlar İstanbul’da büyük araba yarışları düzenlenirdi ve halk bu dikilitaşın önünde toplanarak eğlenirdi

