Ejderha Mitolojisi
Masalların ve efsanelerin en gizemli kahramanlarından biri ejderhalardır. Alevler püskürten, dev kanatlarıyla gökyüzünde süzülen bu yaratıkları duymayan yoktur. Ejderhalar aslında gerçekte hiç yaşamadılar ama binlerce yıldır insanların hayal güçlerini süslemeye devam ediyorlar.
Masal Dünyasının Dev Kanatlıları
Ejderhalar genellikle pullu derisi olan, yarasa kanatlı ve dikenli kuyruklu dev bir kertenkele ya da yılana benzetilir. "Ejderha" kelimesi dilimize Farsçadan geçmiştir ve Türkçedeki bir diğer anlamı **"evren"**dir. Bu efsanevi canlılar, yaşadıkları bölgelere göre çok farklı özellikler taşırlar.

Ejderhaları temsil eden görsel
Batı'da Korkutucu, Doğu'da Koruyucu
Avrupa masallarında ejderhalar genellikle kötü ve korkutucu canavarlardır. Mağaralarda yaşayıp altın hazinelerini korurlar veya insanlara zarar verirler. Ancak Asya kültürlerinde, özellikle Türk ve Çin inanışlarında durum tam tersidir. Burada ejderhalar iyiliğin, şansın, bereketin ve yağmurun simgesidir.

Ejderhaları temsil eden görsel
Bir Ejderha Neye Benzer?
Eski Çin söylencelerine göre bir ejderha, tam dokuz farklı hayvanın parçalarından oluşur. Bir devenin başına, geyiğin boynuzlarına ve bir canavarın gözlerine sahiptir. Ayrıca yılan gibi uzun bir boynu, sazan balığının pulları ve bir kartalın pençeleri vardır. Bu ilginç görünümüyle hem gökyüzünde hem de su altında yaşayabildiğine inanılır.

Ejderhaları temsil eden görsel
Türk Kültüründe Ejderha
Eski Türkler ejderhaya "Büke", "Luu" veya "Evren" gibi isimler vermişlerdir. Türkler, ejderhanın bahar gelince gökyüzüne yükselip yağmurları yağdırdığına inanırlardı. Hatta on iki hayvandan oluşan eski Türk takviminde bir yıla "Ejderha Yılı" adı verilmiştir. Bu yılda doğanların çok güçlü ve şanslı olacağı düşünülürdü

