Sadaka Taşı
Sadaka taşları, geçmişte insanların birbirine yardım etmek için kullandığı, dünyadaki en zarif ve düşünceli yardımlaşma yöntemlerinden biridir. Bu taşlar, Osmanlı döneminde yardımlaşmanın "hiç kimseyi incitmeden" yapılmasını sağlayan birer iyilik köşesiydi.
Sadaka Taşı Nedir?
Sadaka taşı, genellikle cami köşelerine, sokak başlarına veya hastane yanlarına dikilen, üst kısmında küçük bir oyuk bulunan taş sütunlardır. Bu taşlar, yardım etmek isteyenlerle yardıma ihtiyacı olanları "görmeden" buluşturan gizli birer iyilik köprüsüydü.
Nasıl Kullanılırdı?
İşleyişi çok basitti ama çok asildi: Durumu iyi olan insanlar, kimse görmesin diye genellikle gece karanlığında bu taşın oyuğuna bir miktar para bırakırlardı. İhtiyacı olan kişiler de oraya gelir, sadece o günkü ihtiyaçları kadar olan parayı alırlardı. Böylece ne yardım eden kime verdiğini bilirdi ne de yardım alan kimden aldığını.
Neden "Gönül Kırmayan Taş" Denir?
Eskiden büyüklerimiz, yardım alırken insanların utanmamasını ve kalplerinin kırılmamasını çok önemserlerdi. Sadaka taşı sayesinde, yardıma ihtiyacı olan bir çocuk veya bir aile, kimseden istemek zorunda kalmadan ihtiyacını karşılayabilirdi. Hatta o taşa uzanan bir elin oraya para mı bıraktığı yoksa oradan para mı aldığı dışarıdan bakınca asla anlaşılmazdı. Bu, "sağ elin verdiğini sol el görmesin" kuralının en güzel örneğiydi.
Nerelerde Bulunur?
Bu taşlar sadece paranın geçtiği yerler değildi. Bazen kaybolan eşyaların konulduğu "yitik taşları" da hemen yanlarında olurdu. Bugün hala Edirne, İstanbul ve Aydın gibi birçok şehrimizdeki eski camilerin avlularında bu tarihi ve iyilik dolu taşları görebilirsin.

