Şanlıurfa Bakırcılar Çarşısı
Bakırcılar Çarşısı
Hiç her dükkânından farklı bir tıkırtının geldiği, tavanı taş kemerlerle süslü bir sokağa girdin mi? İşte Şanlıurfa’daki Bakırcılar Çarşısı tam da böyle bir yer. Burası sadece alışveriş yapılan bir pazar değil, aynı zamanda yüzlerce yıllık bir sanatın, yani bakırcılığın evidir. Çarşıya girdiğin an, kendini ustaların çekiç seslerinden oluşan bir ritmin içinde bulursun.
Bakırcılar Çarşısı, parlak, kırmızı-kahverengi bir metal olan bakırdan harika eşyalar yapan ustalarla doludur. Bu ustalar, ellerindeki çekiçlerle bakır levhalara vurarak onlara şekil verir. Bu sesler, sanki çarşının kendi müziği gibidir. Bu çarşı, hem geçmişin hikâyelerini fısıldar hem de bugünün ustalarına kucak açar.
Çekiç Seslerinin Sırrı Nedir?
Bakırcılar Çarşısı’ndaki en önemli ses, ustaların çekiçlerinden çıkan “tak, tak, tak” sesleridir. Peki, bu sesler ne anlama geliyor? Her bir çekiç vuruşu, düz bir bakır levhayı güzel bir eşyaya dönüştürmek için atılan bir adımdır. Ustalar bu vuruşlarla metali döverek onu inceltir, uzatır ve ona yepyeni bir şekil verir. Bu yönteme “dövme tekniği” denir.
Ustalar bu teknikle tepsiler, kahve içtiğimiz cezveler, büyük yemek kazanları ve hatta çiğ köfte yoğurmak için özel tepsiler (leğen) yaparlar. Yapılan her ürün, ustanın sabrını ve yeteneğini gösterir. Bakır eşyaların üzerine bazen ince desenler de işlenir. Bu desenler, eşyaları daha da güzelleştirir ve onlara özel bir kimlik kazandırır.
Taş Duvalar Arasında Bir Tarih
Bu çarşının asıl adı “Hüseyniye Çarşıları”dır. Yüksek ve kemerli tavanları sayesinde yazın serin, kışın ise sıcak kalır. Bu özel tavanlara “tonoz” denir ve sanki birbirine yaslanmış taş köprüler gibidirler. Çarşı, iki paralel kapalı sokaktan oluşur ve her bir sokağın üzerinde tam 15 tane böyle kemerli tavan bulunur.
Bu yapı, alışveriş yapanların ve esnafın hava koşullarından etkilenmeden rahatça vakit geçirmesi için tasarlanmıştır. Taş duvarlar arasında yürürken, sadece dükkânları değil, aynı zamanda tarihin izlerini de görürsün.
Zaman Yolculuğu
Haydi, zamanda geriye gidelim! Bakırcılar Çarşısı, yaklaşık 140 yıl önce, 1887 yılında inşa edildi. O zamanlar Osmanlı Devleti vardı. Çarşı ilk açıldığında burada bakırcılar değil, rengârenk halı ve kilim satan satıcılar bulunuyordu.
Daha sonra bir dönem, “yemeni” adı verilen deriden yapılan ayakkabıların satıldığı bir yer oldu. En sonunda ise bugünkü misafirlerine, yani bakırcı ustalarına ev sahipliği yapmaya başladı. Böylece çarşının adı halk arasında Bakırcılar Çarşısı olarak anılır oldu.

