Selge Antik Kenti
Antalya’nın yüksek dağları arasında bulutlara komşu gizli bir şehir olduğunu biliyor muydun? Köprülü Kanyon Milli Parkı'nın içindeki dev kayaların ve yemyeşil ağaçların arasına saklanmış, binlerce yıllık hikâyeler fısıldayan büyülü bir yerdir.
Zamana Yolculuk: Selge’nin Hikâyesi
Selge’nin temelleri çok uzun zaman önce MÖ 2. bin yılın sonlarında yaklaşık 4000 yıl evvel atıldı. Anlatılanlara göre meşhur Truva Savaşı bittikten sonra Dor göçleriyle buraya gelen insanlar, kendilerine dağların tepesinde güvenli bir yuva kurdular.
Bu şehir o kadar güçlüydü ki Lidya, Pers, Büyük İskender ve Roma gibi birçok farklı krallık burada iz bıraktı. Selge halkı, Büyük İskender şehre geldiğinde onun hakimiyetini hemen kabul etti. Şehrin en parlak olduğu Roma döneminde burada tam 20 bin kişi yaşıyordu! Bu, o dönem için dünyanın en kalabalık ve canlı şehirlerinden biri olduğu anlamına geliyor.
Taşların Arasındaki Hazineler
Selge’ye gittiğinde seni ilk olarak savaşçı Selge halkın kendilerini korumak için ördüğü devasa sur kalıntıları karşılar. Ama şehrin asıl yıldızı, MS 3. yüzyılda yenilenen ve dağın yamacına oyulmuş olan antik tiyatrodur.

(Yapay Zekâ ile Oluşturulmuştur.)
Şehirde keşfedeceğin daha pek çok şey var:
- Spor ve Eğitim: İnsanların spor yaptığı spor okulu ve yarışların yapıldığı koşu alanı.
- Tapınaklar: Gökyüzü tanrısı Zeus ve avcılık tanrıçası Artemis adına inşa edilmiş iki büyük tapınak. Tiyatronun batısında ise tavanı görkemli bir kartal motifiyle süslü, "İon" tipinde özel bir tapınak daha bulunur.
- Sosyal Alanlar: Halkın toplandığı agora (pazar yeri), bazilika, dev sarnıçlar (su depoları) ve sütunlu cadde.

(Yapay Zekâ ile Oluşturulmuştur.)
Bugünkü Selge: Altınkaya
13. yüzyılda Türklerin gelmesiyle şehrin ismi "Zerk" olarak değişti. Bugün Selge’ye gittiğinde antik kentin kalıntıları, şimdiki Altınkaya Mahallesi’ndeki evlerle iç içe duruyor. Yani binlerce yıl önceki bir tiyatronun hemen yanında bir köy evi görebilir, antik sütunların arasında gezen keçilere rastlayabilirsin.

(Yapay Zekâ ile Oluşturulmuştur.)

