Sülüklü Han
Diyarbakır’ın dar ve tarih kokan sokaklarında yürürken, siyah taşlardan yapılmış, kocaman kapılı eski bir binaya rastlayabilirsin. Burası Sülüklü Han! İsmi biraz tuhaf mı geldi? Haydi, bu ismin arkasındaki gizemi ve hanın heyecan verici hikâyesini birlikte keşfedelim.

Sülüklü Han (Diyarbakır Valiliği)
Bu Hanın İsmi Nereden Geliyor?
Eskiden bu hanın avlusunda derin bir kuyu varmış. O dönemdeki doktorlar (hekimler), bu kuyudan sülük adı verilen küçük canlıları çıkarırmış. Bu sülükler, insanları iyileştirmek ve onlara şifa vermek için kullanılırmış. İşte bu yüzden insanlar buraya "Sülüklü Han" demeye başlamışlar.
Günümüzde bu kuyu artık yerinde olmasa da, hanın ismini duyan herkes bu ilginç hikâyeyi hatırlar. Hanın bir diğer adı da yakınındaki esnaflardan dolayı "Kazancılar Hanı"dır.
Siyah Taşların ve Kardeşlerin Hikâyesi
Bu kocaman yapı, bundan çok uzun zaman önce, 1683 yılında inşa edilmiş. Hanı yaptıranlar ise Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve onun kız kardeşi Atike Hatun'dur. Hanın yapımında Diyarbakır’a özgü, volkanik bir kayaç olan simsiyah bazalt taşlar kullanılmış.
Bu taşlar sayesinde han hem çok sağlam kalmış hem de kendine has koyu rengiyle çok etkileyici görünüyor. Han ilk yapıldığında üç katlıymış ve her katında tam 18 tane dinlenme odası bulunuyormuş.
Hanın İçinde Bir Gezinti
Hanın içine girdiğinde geniş, kare şeklinde bir avlu seni karşılar. Eskiden hanın üst katlarındaki odalarda uzak yollardan gelen tüccarlar ve yolcular dinlenirdi. En alt katlardaki bölümler ise yolcuların atları ve develeri için ahır olarak kullanılırdı.
Bugün han restore edilmiş durumda ve bir kafeterya olarak kullanılıyor. İçeride otururken Diyarbakır’ın meşhur meyve şerbetlerinin tadına bakabilir ve etraftaki demircilerin çalışma seslerini duyabilirsin.
Zaman Yolculuğu: Atlı Askerlerin Karargâhı
Sülüklü Han sadece yolcuları ağırlamamış, aynı zamanda önemli tarihi olaylara da şahitlik etmiştir. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında bu han, süvari birliklerinin (atlı askerlerin) karargâhı, yani ana merkezi olarak kullanılmıştır. Atların seslerini ve askerlerin hazırlıklarını hayal edebiliyor musun?

