
Barbaros Hayreddin Paşa
Asıl Adı | Hızır | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğumu | Yaklaşık 1478, Midilli | ||||||||
Ölümü | Temmuz 1546, İstanbul | ||||||||
Babası | Yakub | ||||||||
Kardeşleri | İshak, Oruç ve İlyas | ||||||||
Lakapları | Barbaros, Hayreddin | ||||||||
Görevleri | Kaptanıderya, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd beylerbeyi | ||||||||
Faaliyet Alanı | Kuzey Afrika, Ege, Adriyatik, Orta ve Batı Akdeniz | ||||||||
Başlıca Faaliyetleri | Cezayir’in Osmanlı hâkimiyetine bağlanması, Tunus Seferi, Preveze Deniz Muharebesi, Nova’nın geri alınması ve Fransa Seferi | ||||||||
Hayatını Anlatan Eser | Seyyid Murad’ın kaleme aldığı Gazavât-ı Hayreddin Paşa | ||||||||
Defin Yeri | Beşiktaş’taki Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi | ||||||||
Barbaros Hayreddin Paşa (asıl adı Hızır; yaklaşık 1478, Midilli – 4 veya 5 Temmuz 1546, İstanbul), Kuzey Afrika’da Cezayir merkezli bir yönetim oluşturan, Cezayir’in Osmanlı hâkimiyetine bağlanmasını sağlayan ve 1534’te Cezâyir-i Bahr-i Sefîd beylerbeyiliğiyle birlikte kaptanıderyalığa getirilen Osmanlı denizcisi ve idarecisidir.【1】Oruç Reis ile birlikte Kuzey Afrika’da yürüttüğü faaliyetlerin ardından Cezayir’in yönetimini üstlenmiş; Tunus, Ege adaları, Preveze, Nova ve Fransa seferlerinde Osmanlı donanmasına komuta etmiştir. Onun kaptanıderyalığı sırasında donanma komutanlığı beylerbeyilik derecesine yükseltilmiş, deniz ve adaların idaresi Cezâyir-i Bahr-i Sefîd eyaleti çerçevesinde düzenlenmiş ve merkezî donanmanın teşkilatlanması sürdürülmüştür.
Hızır, Vardar Yenicesi’nden gelerek Midilli’nin Osmanlılar tarafından alınmasının ardından adaya yerleşen Yakub’un oğludur. Yaklaşık 1478’de Midilli’de doğduğu kabul edilir. İshak, Oruç ve İlyas adlı kardeşleri bulunan Hızır, dört erkek kardeşin en küçüğüydü. Babası Yakub’un mesleği konusunda metinlerde farklı bilgiler bulunmakta; bazı metinlerde sipahi, bazılarında ise çömlekçi olarak tanıtılmaktadır.【2】
Asıl adı Hızır’dır. “Barbaros” adı, Batılıların kızılımsı sakalından dolayı ağabeyi Oruç Reis için kullandıkları İtalyanca “Barbarossa” kelimesinin Türkçeleşmiş biçimidir. Oruç Reis’in ölümünün ardından aynı ad Hızır için de kullanılmaya başlanmıştır. “Hayreddin” adı ise Yavuz Sultan Selim’in Cezayir’deki gelişmeleri öğrenmesinden sonra söylediği “Hızır Reis nasrüddîndir, hayrüddîndir” sözüyle ilişkilidir.【3】
Cezayir’de 1520’de yaptırdığı caminin kitâbesinde adı ve unvanı “es-Sultânü’l-mücâhid mevlânâ Hayreddin ibn el-emîr eş-şehîr el-mücâhid Ebî Yûsuf Ya‘kūb et-Türkî” biçiminde yer almaktadır. Bu kitâbe, babasının adını ve kendisinin Cezayir’de kullandığı hükümdarlık unvanını gösteren yazılı kayıtlardan biridir.
Hızır, gençliğinde yaptırdığı bir gemiyle Midilli, Selânik ve Eğriboz arasında ticaret yaptı. Oruç Reis’in Rodos şövalyelerinin eline esir düşmesi ve serbest bırakılmasının ardından iki kardeş Şehzade Korkut’un himayesine girdi.【4】
Bu dönem, İspanya’nın İber Yarımadası’ndaki Müslüman siyasî varlığına son vermesinin ardından askerî faaliyetlerini Kuzey Afrika kıyılarına yönelttiği yıllara rastlamaktaydı. Endülüs’ten ayrılmak zorunda kalan Müslümanların Kuzey Afrika’ya göç etmesi, kıyı şehirlerinin nüfus yapısını ve İspanya’ya karşı yürütülen deniz faaliyetlerini etkiledi. İspanya ise Melilla, Merselkebir, Vahran, Bicâye ve Cezayir açıklarındaki Peñón gibi limanları veya kıyı kalelerini denetim altına almaya yöneldi.【5】
Oruç ve Hızır kardeşler 1504’ten sonra Kuzey Afrika kıyılarında faaliyet göstermeye başladı. İki gemiden oluşan filoları için güvenli bir liman arayan kardeşler, Tunus Hafsî hükümdarı Ebû Abdullah Muhammed b. Hasan ile anlaştı. Deniz seferlerinden elde edilecek ganimetin bir bölümünün Tunus hükümdarına bırakılması karşılığında Halkulvâdî’de yerleşmelerine izin verildi.
Gemilerinin sayısının artması üzerine Cerbe Adası’nı üs olarak kullanmaya başladılar ve deniz seferlerini İtalya kıyılarına kadar genişlettiler. İspanyol hâkimiyetindeki Bicâye’yi ilk girişimlerinde ele geçiremediler. Buna karşılık 1513’te Cicelli’yi aldılar. Şehrin kendi idaresini oluşturmuş halkı Oruç Reis’i hükümdar olarak tanıdı.【6】 Bu gelişmeyle birlikte Barbaros kardeşlerin faaliyetleri deniz seferlerinin dışına taşarak şehir ve toprak yönetimine yöneldi.
Oruç ve Hızır’ın Kuzey Afrika’daki faaliyetleri yalnızca İspanyol kuvvetleriyle yürütülen savaşlardan oluşmuyordu. Hafsî ve Zeyyânî hanedanlarının mücadeleleri, liman şehirleri arasındaki rekabet, kabilelerin değişen bağlılıkları ve şehir halklarının siyasî tercihleri de gelişmelerin yönünü belirliyordu. Bazı şehirler İspanyol garnizonlarına veya yerel yöneticilere karşı Barbaros kardeşlerden yardım isterken bazı yerel yöneticiler İspanya ile anlaşarak onlara karşı mücadele etti.【7】
Barbaros kardeşler, Osmanlı desteğini elde etmek amacıyla 1515’te Muhiddin Reis’i değerli hediyelerle İstanbul’a gönderdiler. Osmanlı yönetimiyle kurulan temasın ardından Bicâye üzerine yeniden yürüdüler. Katolik Ferdinand’ın 1516’da ölmesiyle İspanyol yönetiminde oluşan şartlardan yararlanarak Cezayir şehrinin yardım çağrısına karşılık verdiler.
Cezayir ile batısındaki Şerşel’in ele geçirilmesinden sonra Oruç Reis, Şerşel ve Cezayir hâkimi oldu. Bunu 1517’de Tenes ve Tilimsan’ın alınması izledi. Tilimsan’ın ele geçirilmesiyle faaliyetler kıyı şehirlerinden iç bölgelere taşındı. İspanyolların yerel kuvvetlerle birlikte gerçekleştirdiği karşı harekât sırasında Oruç Reis ile İshak 1518’de hayatını kaybetti.【8】 Yönetim ve askerî sorumluluk bu tarihten sonra Hızır’a geçti.
Oruç Reis’in ölümünden sonra Hızır, Cezayir’de “sultan” unvanıyla yönetimi üstlendi. Cezayir’in doğu bölgelerini yerel emirlerden Ahmed b. Kādî’nin, batı bölgelerini ise Muhammed b. Ali’nin idaresine bıraktı. Bununla birlikte bu yöneticilerin bağlılıkları kalıcı olmadı. Tunus hükümdarının müdahalesi, Ahmed b. Kādî’nin isyanı ve bazı kabilelerin karşı tarafa geçmesi Hızır’ın yönetimini kesintiye uğrattı.
Hızır, 1524’te Cezayir’den ayrılmak zorunda kaldı; yaklaşık üç yıl sonra şehre yeniden hâkim oldu.【9】 Bu süreçte Cicelli, Kol, Bone ve Konstantin gibi şehir ve limanlarla bağlantısını koruyarak deniz kuvvetlerini yeniden düzenledi.

Barbaros Hayreddin Paşa (Yapay Zekâ ile Oluşturulmuştur.)
Hızır Reis, adamlarından Hacı Hüseyin’i Cezayir halkının Ekim 1519 tarihli arzuhâli, hediyeler ve esirlerle birlikte Yavuz Sultan Selim’e gönderdi. Arzuhâlde Cezayir halkının Osmanlı hükümdarına bağlılığı sunuluyor ve İspanyol saldırılarına karşı askerî yardım isteniyordu.
Yavuz Sultan Selim, Hızır’ın Cezayir hâkimi olarak tanındığını gösteren bir hükümle birlikte sancak, hil‘at ve kılıç gönderdi. Hızır’a Anadolu’dan gönüllü asker toplama yetkisi verildi; yeniçeri ve topçulardan oluşan yaklaşık 2.000 kişilik bir birliğin Cezayir’e sevk edilmesi kararlaştırıldı. Hutbenin Osmanlı padişahı adına okunmasıyla Cezayir Osmanlı hâkimiyetine bağlandı ve Hızır Reis, Hayreddin Paşa adıyla anılmaya başlandı.【10】
Bu bağlılık, bölgedeki bütün yerel kurumların ortadan kaldırılması anlamına gelmedi. Osmanlı askerleri, Türk denizcileri, şehir halkları ve yerel kuvvetler aynı siyasî yapı içinde yer aldı. Şehirlerin ve kabilelerin yönetiminde yerel beyler ile kaidler kullanılmaya devam ederken merkezde yeniçerilerden, topçulardan, leventlerden ve reislerin maiyetlerinden oluşan askerî bir kadro meydana geldi.【11】
Türk denizcilerinin Cezayir’de yerleşmesi İspanya’yı yeni bir sefer hazırlamaya yöneltti. Sicilya kral nâibi Don Hugo de Moncada’nın kumandasındaki yaklaşık seksen gemilik filo 1519’da Harras bölgesine asker çıkardı. Çıkarma kuvvetleri Hızır Reis tarafından yenilgiye uğratıldı.
Hayreddin Paşa, 1520-1529 yılları arasında Cezayir çevresindeki hâkimiyet alanını genişletti. Cicelli’den sonra Kol Limanı, Bone ve Konstantin’i denetim altına aldı. Sinan Reis, Aydın Reis ve diğer denizcilerin onun hizmetine girmesiyle filosu büyüdü. Cezayir’de bir silah atölyesi kuruldu ve filosundaki gemilerin sayısı otuz beşe ulaştı.【12】
Cezayir limanının önündeki küçük ada üzerinde bulunan İspanyol kalesi Peñón de Argel, limana girip çıkan gemileri denetliyor ve şehrin deniz bağlantısını tehdit ediyordu. Hayreddin Paşa kaleyi 1530’da ele geçirdi. Ada ile kıyı arasına taş dökülerek bir dalgakıran oluşturuldu.【13】
İspanya’daki Müslümanların din değiştirmeye zorlanması ve ülkeden ayrılmaya yönelmesi, Barbaros kardeşlerin faaliyetlerinin toplumsal boyutunu oluşturdu. Oruç ve Hızır reislerin gemileri, İspanya kıyılarından ayrılmak isteyen Müslümanları Kuzey Afrika’ya taşıdı.
Cezayir’e taşınan Endülüs Müslümanlarının sayısı 70.000’e kadar ulaştı.【14】 Göçmenler şehirlerin nüfusuna katıldı; zanaat, ticaret, denizcilik ve tarım alanlarında faaliyet gösterdi. Şerşel gibi bazı kıyı şehirlerinin nüfusunda Endülüs kökenliler geniş bir kesim oluşturdu. Bu nüfus hareketleri Cezayir’in yalnızca askerî bir deniz üssü değil, farklı toplulukların yerleştiği bir şehir hâline gelmesine de katkıda bulundu.
Hayreddin Paşa’nın Cezayir yönetimi, reislerin çevresinde oluşan denizci topluluklarıyla Osmanlı askerî birliklerinin birlikte kullanılmasına dayanıyordu. Reislerin maiyetleri, deniz seferlerine katılan gönüllülerden ve leventlerden meydana geliyordu. Sefer gelirleri gemilerin donatılması, askerlerin ücretleri ve savunma tesislerinin ihtiyaçları için kullanılıyordu.
Yeniçeriler, topçular ve Anadolu’dan gelen gönüllüler kara savunmasının temel kuvvetini oluşturdu. Deniz kuvvetleri ise kendi gemileri ve maiyetleri bulunan reislerin idaresindeydi. İdarî işlemler kâtipler, eminler, kaidler ve yerel yöneticiler aracılığıyla yürütüldü. Kıyı şehirleri ile iç bölgelerdeki kabileler aynı ölçüde doğrudan denetlenmedi; bazı kesimler vergi veya askerî yardım karşılığında kendi yöneticileri altında kaldı.【15】
Bu yapı, İspanya’nın kıyı kaleleri ve garnizonlar üzerinden kurmaya çalıştığı yönetimden farklıydı. Hayreddin Paşa’nın idaresi liman şehirlerini, şehir halkını, denizci topluluklarını ve iç kesimlerdeki yerel kuvvetleri aynı siyasî yapı içinde birleştirmeye dayanıyordu. Bununla birlikte yerel isyanlar ve değişen ittifaklar, yönetimin sürekli askerî kuvvet bulundurmasını gerektiriyordu.
Cenevizli denizci Andrea Doria’nın İspanya hizmetine girmesi, Batı ve Orta Akdeniz’deki kuvvet ilişkilerini etkiledi. Doria 1531’de Şerşel’e saldırdı, ancak sonuç alamadı. Ertesi yıl Osmanlı hâkimiyetindeki Koron ve Patras’ı ele geçirdi.【16】
Kanûnî Sultan Süleyman, İspanya’ya ve Andrea Doria’ya karşı denizde yürütülecek harekâtı yönetmesi için Hayreddin Paşa’yı İstanbul’a çağırdı. Bu davette Adriyatik ticaret yollarının korunması, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki faaliyetlerinin sınırlandırılması ve denizde sürekli harekât yürütebilecek bir komuta yapısının oluşturulması etkili oldu.
Hayreddin Paşa, Cezayir’deki yönetimi Hasan adlı vekiline bırakarak yaklaşık yirmi gemiyle İstanbul’a hareket etti. Vekil olarak bırakılan kişinin Kara Hasan, Hadım Hasan veya Hayreddin Paşa’nın oğlu Hasan olduğu yönünde farklı bilgiler bulunmaktadır.【17】
Hayreddin Paşa 1533’ün sonunda İstanbul’a ulaştı ve 28 Aralık 1533’te Kanûnî Sultan Süleyman tarafından kabul edildi. Ardından Irakeyn Seferi dolayısıyla Halep’te bulunan Vezîriâzam İbrahim Paşa’nın yanına gönderildi. Buradaki görüşmelerin ardından 6 Nisan 1534’te Kemankeş Ahmed Paşa’nın yerine kaptanıderya ve Cezâyir-i Bahr-i Sefîd beylerbeyi tayin edildi.【18】
Bu tayinden önce donanma komutanlığı çoğunlukla Gelibolu sancak beyliği derecesinde yürütülüyordu. Hayreddin Paşa’nın aynı zamanda beylerbeyi yapılmasıyla kaptanıderyalık beylerbeyilik derecesine yükseltildi. Donanmanın komutası, tersanelerin yönetimi ve deniz eyaletine bağlı sancakların idaresi aynı makamda toplandı.
Hayreddin Paşa’nın resmî derecesi beylerbeyilikti. Kaptanıderyaların vezirlik derecesine yükseltilmesi daha sonraki dönemlerde yerleşmiş; Hayreddin Paşa ise hayatının sonuna kadar beylerbeyi rütbesini taşımıştır.【19】
Cezâyir-i Bahr-i Sefîd, Ege adalarıyla donanmaya insan ve gelir sağlayan kıyı bölgelerinin idaresi için oluşturulmuş bir deniz eyaletiydi. Adındaki “cezâyir” kelimesi “adalar” anlamındaydı. Kuzey Afrika’daki Cezayir için ise “Cezâyir-i Garp” veya “Mağrib-i zemin” adları kullanılıyordu. İki idarî yapının ad benzerliği zaman zaman karışıklığa yol açmıştır.
Eyaletin merkezi önce Rodos, daha sonra Gelibolu oldu. Kuruluş döneminde Gelibolu, Eğriboz, İnebahtı, Midilli, Karlıili ve Rodos sancaklarını kapsıyordu.【20】Bu sancakların gelir ve insan kaynakları donanmanın inşası, donatılması ve personel ihtiyacı için kullanıldı.
Hayreddin Paşa’dan sonra kaptanıderyaların Cezâyir-i Bahr-i Sefîd beylerbeyi sıfatını taşımaları yerleşik bir uygulamaya dönüştü. Donanma komutanları “mîrimîrân-ı deryâ” veya “mîrimîrân-ı cezâyir ve kapudan” biçiminde de adlandırıldı.
Hayreddin Paşa, kaptanıderyalığa getirildikten sonra İstanbul’daki Tersâne-i Âmire’de yeni gemiler yaptırdı ve mevcut gemilerin bakımını yürüttü. Cezayir’den birlikte getirdiği reisler ve denizciler gemi yapımı, mürettebatın seçimi, eğitim, kumanda ve sefer hazırlıklarında görev aldı.【21】
Kadırga, bu dönemde Osmanlı donanmasının temel savaş gemisiydi. Kürekle hareket ettiği için rüzgâra bütünüyle bağımlı değildi; sığ sularda ilerleyebiliyor, kısa sürede yön değiştirebiliyor ve kıyıya yaklaşabiliyordu. Bu özellikleri, adalarla dar boğazların yoğun olduğu Akdeniz’de keşif, çıkarma, kıyı harekâtı ve filo muharebesi için kullanılmasını sağladı.
Gemi inşasının yanı sıra mürettebatın iş bölümü de düzenlendi. Kürekçiler, gemiciler, topçular, tüfekçiler ve yakın muharebede görev yapan askerler farklı görevler üstleniyordu. Reislerin maiyetleri merkezî donanmaya katılırken asker ve malzemenin bir bölümü devlet tarafından sağlanıyordu.
Hayreddin Paşa, kaptanıderyalığa tayin edilmesinin ardından 1534 yazında yaklaşık seksen gemiyle İstanbul’dan ayrıldı. Reggio, Sperlonga ve Fondi dâhil olmak üzere Güney İtalya kıyılarındaki bazı yerleşimlere saldırdı. Ardından filosunu Tunus’a yöneltti.
Tunus’taki Hafsî hükümdarı Mevlây Hasan şehri terk etti. Hayreddin Paşa 22 Eylül 1534’te Tunus’a girdi. Tunus’un alınması Osmanlı donanmasına Sicilya Boğazı çevresinde bir üs kazandırdı ve Doğu Akdeniz ile Batı Akdeniz arasındaki geçişi kolaylaştırdı.【22】
V. Karl, İspanya, İtalya ve müttefik kuvvetlerden oluşan bir donanmayla 1535’te Tunus’a sefer düzenledi. Halkulvâdî’nin alınmasının ardından Tunus 21 Temmuz 1535’te V. Karl’ın kuvvetlerinin eline geçti. Mevlây Hasan yeniden yönetime getirildi ve Halkulvâdî’ye bir İspanyol garnizonu yerleştirildi.
Osmanlı Devleti ile Venedik arasındaki savaş sırasında Hayreddin Paşa 1537’de Korfu kuşatmasına katıldı. Kalenin ele geçirilememesi üzerine donanma Venedik’e bağlı Ege adalarına yöneldi.
1538 baharında Paros, Antiparos, Skyros, Egina, Naksos, Andros, Kerpe ve Kaşot’un da aralarında bulunduğu adalarla Girit çevresindeki bazı küçük adalar Osmanlı idaresine alındı. Toplam yirmi sekiz ada ve iki kalenin ele geçirilmesi, Venedik’in Ege’deki üslerinin sayısını azalttı.【23】 Sakız, Kıbrıs ve Girit ise bu dönemde Osmanlı hâkimiyetinin dışında kaldı.
V. Karl ile Fransa Kralı I. François arasında Nice Mütarekesi’nin imzalanmasının ardından İspanya, Papalık, Venedik ve Portekiz arasında Osmanlı donanmasına karşı bir ittifak oluşturuldu. Andrea Doria’nın kumandasındaki müttefik donanmasının gemi sayısı 208 veya 246 olarak verilirken Hayreddin Paşa’nın filosu 122 gemiden oluşuyordu.【24】
Osmanlı donanması Arta Körfezi’ne girdi. Andrea Doria, Osmanlı gemilerini körfez dışına çıkarmak amacıyla 25 Eylül 1538’de öncü kuvvetlerini harekete geçirdi. İlk çarpışmaların ardından bu gemiler geri döndü. Doria 27 Eylül’de Preveze açıklarında demirledi. Hayreddin Paşa ise Levkas’ın kuzeyinden dolaşarak müttefik donanmasının karşısına çıktı.
Osmanlı filosu merkez ve iki kanattan oluşan bir savaş düzeni aldı. Hayreddin Paşa merkezde, Turgut Reis sağ kanatta, Salih Reis sol kanatta yer aldı. Gemiler yan yana ve öne doğru kıvrılan bir hat üzerinde dizildi. Hayreddin Paşa sayıca üstün müttefik kuvvetinin hattını yarmaya yöneldi. Andrea Doria ise 28 Eylül’de doğrudan muharebeyi sürdürmek yerine açık denize çekildi.
Muharebe Osmanlı filosunun üstünlüğüyle sonuçlandı. Müttefik donanmasının otuz altı gemisi ele geçirildi ve 2.175 kişi esir alındı; Osmanlı donanmasının kayıpları sınırlı kaldı.【25】 Preveze’den sonra Osmanlı deniz kuvvetlerinin hareket alanı Doğu Akdeniz’den Orta Akdeniz’e doğru genişledi. Bununla birlikte bu sonuç, Akdeniz’in bütünü üzerinde kesintisiz bir denetimin kurulduğu anlamına gelmiyordu.
Andrea Doria’nın Adriyatik kıyısında ele geçirdiği Nova, Preveze’den sonra Osmanlı hedefleri arasına alındı. Hayreddin Paşa’nın komutasındaki kuvvetler şehri 10 Ağustos 1539’da geri aldı.【26】 Nova seferinde donanma ile kara birlikleri birlikte hareket etti; kuşatma topları, çıkarma birlikleri ve gemiler aynı harekât içinde kullanıldı.
Venedik 1540’ta Osmanlı Devleti ile barış yaparak ittifaktan ayrıldı. Antlaşmayla savaş sırasında Osmanlı idaresine giren adaların bir bölümü Osmanlı hâkimiyetinde kaldı.
V. Karl, Hayreddin Paşa’nın Osmanlı hizmetine girmesinden sonra da Cezayir’i Batı Akdeniz’deki başlıca askerî hedeflerinden biri olarak değerlendirdi. 1541’de büyük bir donanma ve kara kuvvetiyle Cezayir’e sefer düzenledi.
Çıkarma sırasında başlayan şiddetli fırtına, İspanyol ve müttefik gemilerinin bir bölümünü kıyıya sürükledi. Askerî malzemenin karaya çıkarılması güçleşti ve birlikler arasındaki bağlantı bozuldu. Savunma kuvvetlerinin harekâtıyla birlikte hava şartları seferin sona ermesine yol açtı. V. Karl kuvvetlerini geri çekmek zorunda kaldı.【27】
Fransa Kralı I. François, Habsburg hükümdarı V. Karl’a karşı Osmanlı desteğine başvurdu. Hayreddin Paşa, 1532’den itibaren Fransa ile ilişki kurulmasını destekledi. Preveze’den sonra Osmanlı ve Fransız donanmalarının V. Karl’a bağlı kıyı ve şehirlere karşı ortak hareket etmesi kararlaştırıldı.
Hayreddin Paşa, Fransa elçisi Paulin’i yanına alarak 28 Mayıs 1543’te 110 gemilik filoyla İstanbul’dan hareket etti. Messina, Reggio ve Ostia çevresinde faaliyet gösterdikten sonra 20 Temmuz’da Marsilya’ya ulaştı.【28】Osmanlı filosu burada Fransız kuvvetleriyle birleşti.
Ortak harekâtın hedefi Savoie Dukalığı’na bağlı Nice oldu. Şehir 20 Ağustos 1543’te ele geçirildi; ancak kalenin direnişi devam etti. Kuşatmanın uzaması üzerine harekâta son verildi ve Osmanlı filosunun kışı Toulon’da geçirmesi kararlaştırıldı. Toulon yaklaşık altı ay süreyle filonun üssü olarak kullanıldı.
I. François’nın V. Karl ile anlaşmaya yönelmesi üzerine Hayreddin Paşa İstanbul’a dönme kararı aldı. Dönüş sırasında Cenova’da esir tutulan Turgut Reis’in serbest bırakılmasını sağladı. Nice seferi, onun komuta ettiği son geniş ölçekli deniz seferi oldu.
Hayreddin Paşa Fransa seferinden döndükten sonra daha çok Tersâne-i Âmire’deki gemi yapımı, bakım ve donanma hazırlıklarıyla ilgilendi. Ölüm tarihi bazı metinlerde 4 Temmuz, bazılarında ise 6 Cemâziyelevvel 953’ün miladi karşılığı olan 5 Temmuz 1546 şeklinde verilmektedir.【29】 Kısa süren bir hastalığın ardından İstanbul’da öldü ve sağlığında Beşiktaş’ta yaptırdığı medresenin yanındaki türbeye defnedildi.
Ölümü için ebced hesabıyla 953 yılını veren “Mâte reîsü’l-bahr” sözü tarih düşürülmüştür. Sonraki dönemlerde sefere çıkacak Osmanlı donanmasının Beşiktaş’taki Hayreddin İskelesi’nde demirlemesi ve kaptanpaşaların türbeyi ziyaret etmesi gelenek hâline geldi.
Hayreddin Paşa, Beşiktaş’ta bir medrese ve sıbyan mektebi yaptırdı; türbesi de bu yapıların yakınına inşa edildi. İstanbul’daki gelir getiren taşınmazlarının bir bölümünü medresenin giderlerine ayırdı.
Medresede yatılı kalacak on iki öğrenciyle gündüzlü öğrencilerin yararlanması için yirmi cilt kitap vakfetti. Vakıf gelirlerinin yapıların onarılmasında, görevlilerin ücretlerinde, yeni gelir kaynaklarının oluşturulmasında ve öğrencilere yemek verilmesinde kullanılması düzenlendi.【30】
Midilli Kalesi’nde medrese, hamam ve çeşme yaptırdı. Cezayir’de de cami ve çeşmeler inşa ettirdi; bunların giderlerini karşılamak üzere gelir getiren mülkler ayırdı.
Hayreddin Paşa iri yapılı, kumral tenli; saçları, sakalı, kaşları ve kirpikleri gür bir kişi olarak tasvir edilir. Hayatının büyük bölümünü Akdeniz’in farklı kıyılarında geçirmesi nedeniyle Rumca, Arapça, İspanyolca, İtalyanca ve Fransızca biliyordu. Mûsikiyle de ilgileniyordu.【31】
Bu dil bilgisi, denizciler, yerel yöneticiler, tüccarlar, elçiler ve farklı kıyı toplumlarıyla doğrudan ilişki kurmasına imkân veriyordu.
Hayreddin Paşa’nın Hasan adlı oğlu Cezayir yönetiminde görev aldı ve daha sonra Cezayir beylerbeyiliği yaptı.【32】 V. Karl’ın 1541 Cezayir seferi sırasında şehrin savunmasının yürütülmesinde görev aldı.
Hayreddin Paşa’nın İstanbul’a gidişi sırasında Cezayir’de bırakılan Hasan’ın kimliği kaynaklarda aynı biçimde açıklanmamıştır. Bu kişi bazı metinlerde evlâtlığı Kara Hasan, bazı metinlerde Hadım Hasan, bazı metinlerde ise oğlu Hasan olarak gösterilir.
Hayreddin Paşa’nın hayatı, deniz seferleri ve siyasî faaliyetleri Gazavât-ı Hayreddin Paşa adlı eserde anlatılmıştır. Eserin yazarı, Murâdî mahlasını kullanan denizci ve şair Seyyid Murad’dır. Eserin Sinan Çavuş tarafından yazıldığı yönündeki eski kabul, Sinan Çavuş’tan üçüncü kişi olarak söz edilmesi ve müellifin Hayreddin Paşa’nın sonraki seferlerinde bulunması nedeniyle geçerli değildir.【33】
Seyyid Murad 1534’te Hayreddin Paşa’nın maiyetine katıldı. 1538 Preveze Muharebesi sırasında Durak Reis’in baştardesinde, 1539 Nova seferinde ise donanma içinde bulundu. Hayreddin Paşa’nın hizmetine girmesinden önceki olayları onun anlatımından, sonraki seferleri ise kendi gözlemlerinden yararlanarak kaleme aldı.【34】
Eser iki bölümden oluşur. Birinci bölüm İshak, Oruç, Hızır ve İlyas’ın doğumlarıyla başlar; Oruç Reis’in Rodos’ta esir düşmesini, kardeşlerin Tunus ve Cezayir’e yerleşmesini, Oruç’un ölümünü, Hızır’ın Osmanlı hâkimiyetine girmesini, kaptanıderyalığa tayinini, Preveze’yi ve 1541’e kadar gelişen olayları anlatır. Seyyid Murad bu bölümü 1541’de tamamladı.
İkinci bölüm, 1543-1544 Fransa seferiyle Hayreddin Paşa’nın 1546’daki ölümüne kadar geçen dönemi içerir. Kanûnî Sultan Süleyman ile Hayreddin Paşa arasındaki yazışmalar, padişah hükümleri ve Fransa seferinin safhaları bu bölümde yer alır. İkinci bölümün bilinen yazması Paris Bibliothèque Nationale’de bulunmaktadır.【35】
Birinci bölümün hem mensur hem manzum biçimi günümüze ulaşmıştır. Manzum nüsha Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Revan Köşkü 1291 numarada kayıtlıdır. Mensur nüshalar İstanbul, Viyana, Madrid, Roma, Londra, Kahire, Paris, Berlin ve Stuttgart’taki çeşitli kütüphanelere dağılmıştır.
Gazavât, tarih anlatısıyla hikâye ve gazavatnâme üslubunu birleştirir. Hayreddin Paşa’nın sözlü anlatımını, Seyyid Murad’ın gözlemlerini, sefer kayıtlarını, fermanları ve mektupları aynı metin içinde bir araya getirir.
Eser 1578’de İspanyolcaya çevrildi. İspanyolca metinden hazırlanan İtalyanca çeviri 1887’de Palermo’da yayımlandı. Arapça biçimi Cezayir’de neşredildi; XVIII. yüzyıla ait Arapça bir metinden yapılan Fransızca çeviri ise 1837’de Paris’te basıldı. Macarca çevirisiyle çeşitli sadeleştirilmiş Türkçe baskıları da hazırlandı.【36】 Kâtib Çelebi, Tuhfetü’l-kibâr fî esfâri’l-bihâr adlı eserinin Barbaros kardeşlerle ilgili bölümünde Gazavât’tan yararlandı.
Hayreddin Paşa’nın kaptanıderyalığı, Osmanlı deniz kuvvetlerinin sefer zamanlarında bir araya getirilen gemi topluluklarından daha sürekli bir askerî ve idarî yapıya geçişindeki aşamalardan biridir. Bu dönemde donanma komutanlığı beylerbeyilik derecesine yükseltildi; adalar ve deniz sancakları Cezâyir-i Bahr-i Sefîd eyaleti içinde düzenlendi; tersane, gemi yapımı, personel temini ve eyalet gelirleri aynı komuta sistemiyle ilişkilendirildi.【37】
Hayreddin Paşa’nın çevresinde Sinan Reis, Aydın Reis, Salih Reis ve Turgut Reis gibi farklı bölgelerde filo yönetebilen denizciler görev yaptı. Reislerin denizcilik tecrübelerinin merkezî donanmaya aktarılması, Osmanlı filosunun Ege, Adriyatik, Orta ve Batı Akdeniz’de faaliyet göstermesine imkân verdi.
Bu yapılanma Osmanlı Devleti’ne Akdeniz’de geniş bir hareket alanı kazandırdı; ancak denizin tamamı üzerinde kesintisiz bir denetim oluşturmadı. Osmanlı, İspanya, Venedik, Ceneviz ve diğer deniz güçleri farklı dönemlerde limanlar, adalar ve ticaret yolları üzerinde hâkimiyet kurdu. Osmanlı deniz siyasetinin uygulamadaki ekseni, bütün denizi sürekli denetlemekten çok kıyı şehirlerini, korunaklı limanları, boğazları ve deniz yolları üzerindeki adaları elde tutmaya dayanıyordu.【38】
Anadolu Ajansı. “Osmanlı’nın Gücünü Akdeniz’e Taşıyan Paşa: Barbaros Hayrettin.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/osmanlinin-gucunu-akdenize-tasiyan-pasa-barbaros-hayrettin/3265764
Anadolu Ajansı. “Osmanlı’yı Deniz İmparatorluğu Hâline Getiren Barbaros Hayrettin Paşa.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/osmanliyi-deniz-imparatorlugu-haline-getiren-barbaros-hayrettin-pasa/2629611
Arıkan, Muzaffer, ve Paulino Toledo. “Türk Deniz Tarihi ile İlgili Belgeler IV: II. İspanya, Kuzey Afrika ve Barbaros Hayrettin Paşa.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 5, no. 5 (1994): 491–527. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000224. Erişim 3 Temmuz 2026.
Bilgin, Feridun. “Mekân ve İnsan: Gelibolu ve Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlı Devleti’nin Akdeniz Hâkimiyeti).” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 11, no. 14 (2013): 17–31. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA73BD52JG
De Bunes Ibarra, Miguel Ángel, ve Mehmet Necati Kutlu. “Barbaros Hayreddin Paşa ve Mağrib’in Osmanlılaşması.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 12, no. 12 (2001): 261–279. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000476. Erişim 3 Temmuz 2026.
Gallotta, Aldo. “Gazavât-ı Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/gazavat-i-hayreddin-pasa
Gallotta, Aldo. “Gazavât-ı Hayreddin Paşa.” Çeviren Salih Akdemir. Belleten 45, no. 180 (1981): 473–500. https://doi.org/10.37879/ttkbelleten.1137701. Erişim 3 Temmuz 2026.
Gallotta, Aldo. “Seyyid Murad’ın ‘Gazavât-ı Hayreddin Paşa’ Adlı Eseri.” Erdem 4, no. 10 (1988): 127–164. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA47RG83YM
Tarakçı, Nejat. “Barbaros Hayrettin Paşa’nın 470. Ölüm Yıldönümü.” Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM), 2016. Erişim 3 Temmuz 2026. https://tasam.org/Files/Icerik/File/BarbarosHayrettinPasa_pdf_e07ae721-177d-42cb-a2d7-49d4f8c6b0e1.pdf
Turan, Şerafettin. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
Vatin, Nicolas. “Arabes et Turcs au Maghreb dans les années 1513–1520 d’après les Ġazavât-ı Hayrü’d-dîn Paşa.” Osmanlı Araştırmaları 40, no. 40 (2012): 365–397. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA74SD97UD
[1]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[2]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[3]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[4]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[5]
De Bunes Ibarra, Miguel Ángel, ve Mehmet Necati Kutlu. “Barbaros Hayreddin Paşa ve Mağrib’in Osmanlılaşması.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 12, no. 12 (2001): 261–279. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000476. Erişim 3 Temmuz 2026.
[6]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[7]
Nicolas Vatin. “Arabes et Turcs au Maghreb dans les années 1513–1520 d’après les Ġazavât-ı Hayrü’d-dîn Paşa.” Osmanlı Araştırmaları 40, no. 40 (2012): 365–397. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA74SD97UD
[8]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[9]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[10]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[11]
De Bunes Ibarra, Miguel Ángel, ve Mehmet Necati Kutlu. “Barbaros Hayreddin Paşa ve Mağrib’in Osmanlılaşması.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 12, no. 12 (2001): 261–279. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000476. Erişim 3 Temmuz 2026.
[12]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[13]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[14]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[15]
De Bunes Ibarra, Miguel Ángel, ve Mehmet Necati Kutlu. “Barbaros Hayreddin Paşa ve Mağrib’in Osmanlılaşması.” OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 12, no. 12 (2001): 261–279. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000476. Erişim 3 Temmuz 2026.
[16]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[17]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[18]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[19]
Nejat Tarakçı. “Barbaros Hayrettin Paşa’nın 470. Ölüm Yıldönümü.” Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM), 2016. Erişim 3 Temmuz 2026. https://tasam.org/Files/Icerik/File/BarbarosHayrettinPasa_pdf_e07ae721-177d-42cb-a2d7-49d4f8c6b0e1.pdf
[20]
Feridun Bilgin. “Mekân ve İnsan: Gelibolu ve Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlı Devleti’nin Akdeniz Hâkimiyeti).” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 11, no. 14 (2013): 17–31. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA73BD52JG
[21]
Feridun Bilgin. “Mekân ve İnsan: Gelibolu ve Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlı Devleti’nin Akdeniz Hâkimiyeti).” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 11, no. 14 (2013): 17–31. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA73BD52JG
[22]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[23]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[24]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[25]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[26]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[27]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[28]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[29]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[30]
Nejat Tarakçı. “Barbaros Hayrettin Paşa’nın 470. Ölüm Yıldönümü.” Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM), 2016. Erişim 3 Temmuz 2026. https://tasam.org/Files/Icerik/File/BarbarosHayrettinPasa_pdf_e07ae721-177d-42cb-a2d7-49d4f8c6b0e1.pdf
[31]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[32]
Şerafettin Turan. “Barbaros Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/barbaros-hayreddin-pasa
[33]
Aldo Gallotta. “Seyyid Murad’ın ‘Gazavât-ı Hayreddin Paşa’ Adlı Eseri.” Erdem 4, no. 10 (1988): 127–164. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA47RG83YM
[34]
Aldo Gallotta. “Seyyid Murad’ın ‘Gazavât-ı Hayreddin Paşa’ Adlı Eseri.” Erdem 4, no. 10 (1988): 127–164. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA47RG83YM
[35]
Aldo Gallotta. “Seyyid Murad’ın ‘Gazavât-ı Hayreddin Paşa’ Adlı Eseri.” Erdem 4, no. 10 (1988): 127–164. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA47RG83YM
[36]
Aldo Gallotta. “Gazavât-ı Hayreddin Paşa.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Erişim 3 Temmuz 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/gazavat-i-hayreddin-pasa
[37]
Feridun Bilgin. “Mekân ve İnsan: Gelibolu ve Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlı Devleti’nin Akdeniz Hâkimiyeti).” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 11, no. 14 (2013): 17–31. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA73BD52JG
[38]
Feridun Bilgin. “Mekân ve İnsan: Gelibolu ve Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlı Devleti’nin Akdeniz Hâkimiyeti).” Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı 11, no. 14 (2013): 17–31. Erişim 3 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA73BD52JG
Barbaros Hayreddin Paşa
Asıl Adı | Hızır | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğumu | Yaklaşık 1478, Midilli | ||||||||
Ölümü | Temmuz 1546, İstanbul | ||||||||
Babası | Yakub | ||||||||
Kardeşleri | İshak, Oruç ve İlyas | ||||||||
Lakapları | Barbaros, Hayreddin | ||||||||
Görevleri | Kaptanıderya, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd beylerbeyi | ||||||||
Faaliyet Alanı | Kuzey Afrika, Ege, Adriyatik, Orta ve Batı Akdeniz | ||||||||
Başlıca Faaliyetleri | Cezayir’in Osmanlı hâkimiyetine bağlanması, Tunus Seferi, Preveze Deniz Muharebesi, Nova’nın geri alınması ve Fransa Seferi | ||||||||
Hayatını Anlatan Eser | Seyyid Murad’ın kaleme aldığı Gazavât-ı Hayreddin Paşa | ||||||||
Defin Yeri | Beşiktaş’taki Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Barbaros Hayreddin Paşa" maddesi için tartışma başlatın
Ailesi, Doğumu ve Adları
Gençliği ve Deniz Ticaretine Başlaması
Batı Akdeniz’e Yönelişi
Cezayir’in Alınması ve Oruç Reis Dönemi
Hızır Reis’in Cezayir Yönetimi
Cezayir’in Osmanlı Hâkimiyetine Bağlanması
İspanyol Seferlerinin Püskürtülmesi
Endülüs Müslümanlarının Kuzey Afrika’ya Taşınması
Cezayir’de İdarî ve Askerî Yapı
Andrea Doria ile Mücadele ve İstanbul’a Çağrılması
Kaptanıderyalığa Getirilmesi
Cezâyir-i Bahr-i Sefîd Eyaleti
Tersâne-i Âmire ve Donanmanın Düzenlenmesi
1534 İtalya ve Tunus Seferi
Korfu Seferi ve Venedik Adaları
Preveze Deniz Muharebesi
Nova’nın Geri Alınması
V. Karl’ın 1541 Cezayir Seferi
Osmanlı-Fransız İş Birliği
Son Yılları ve Ölümü
Vakıfları ve Yapıları
Fizikî Görünümü, Dil Bilgisi ve İlgi Alanları
Ailesi ve Hasan Paşa
Gazavât-ı Hayreddin Paşa
Osmanlı Deniz Teşkilatındaki Yeri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.