Dünya Cüzzam Günü, her yıl Ocak ayının son pazar günü cüzzam hastalığına yönelik toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen uluslararası bir gündür. Bu günün belirlenmesinde cüzzam hastalığına ilişkin toplumsal bilgisizliğin önlenmesi, hastalık yayılımını engellemeye yönelik uygulamaların artırılması ve tedavi görmeyen kişilerde ortaya çıkabilecek şekil bozuklukları ile sakatlıkların engellenmesi hedeflenmiştir. Dünya Cüzzam Günü, hastalığın halen birçok ülkede görülmesi ve uzun yıllar boyunca toplumsal damgalanma ile ilişkilendirilmiş olması nedeniyle küresel düzeyde önem taşımaktadır. Toplumda cüzzam olarak adlandırılan hastalık, tıbbi literatürde lepra ya da Hansen hastalığı olarak tanımlanmaktadır.
Tarihçe
Cüzzam hastalığının etkeni olan Mycobacterium leprae, 1873 yılında Gerhard Armauer Hansen tarafından tespit edilmiş ve bu keşfin ardından hastalık Hansen hastalığı olarak da adlandırılmıştır. Dünya Cüzzam Günü’nün ortaya çıkışı ise 1954 yılına uzanmaktadır. Bu gün, Fransız Raoul Follereau tarafından cüzzamın ortadan kalktığına dair yaygın kanıya karşı hastalığın dünya genelinde varlığını sürdürdüğüne dikkat çekmek amacıyla önerilmiştir.
Dünya genelinde Dünya Cüzzam Günü her yıl ocak ayının son pazar günü anılmaktadır. Hindistan’da ise bu gün, Mahatma Gandhi’nin ölüm yıl dönümü olan 30 Ocak’ta anılmakta ve ülkenin tarihsel ve toplumsal bağlamı içerisinde özel bir anlam taşımaktadır. 2025 yılında Dünya Cüzzam Günü, 26 Ocak tarihinde anılmış ve bu yıl için “Unite. Act. Eliminate (Birleşin, Harekete Geçin, Ortadan Kaldırın)” teması belirlenmiştir.
Amaç
Dünya Cüzzam Günü’nün temel amacı, cüzzam hastalığına yönelik yanlış inanışları ve bilgisizlikten kaynaklanan korkuları azaltmaktır. Gün kapsamında hastalığın bakteriyel kökenli olduğu, uzun süreli ve yakın temasla bulaştığı ve günümüzde çoklu ilaç tedavisi ile tedavi edilebildiği bilgisi vurgulanmaktadır. Erken tanının sağlanmasıyla sakatlıkların önlenebileceğine dikkat çekilmekte, hastalıktan etkilenen bireylerin maruz kaldığı ayrımcılık ve damgalanmanın azaltılması hedeflenmektedir.
Ayrıca Dünya Cüzzam Günü, cüzzamın ihmal edilmiş tropikal hastalıklar arasında yer aldığına, hastalığın özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerde görülmeye devam ettiğine ve sağlık hizmetlerine erişimin önemine vurgu yapan küresel bir bilgilendirme ve farkındalık günü olarak değerlendirilmektedir.
Hastalığın Belirtileri
Cüzzamın belirtileri hastalığın tipine ve ilerleyişine göre değişiklik gösterebilmektedir. Belirtiler genellikle uzun bir sürenin ardından ortaya çıkmaktadır. Hastalarda vücudun herhangi bir yerinde ani gelişen, kepeksiz ve yuvarlak olmayan lekeler görülebilmekte, bu lekeler zaman zaman kaşıntı yapabilmektedir. Bazı vakalarda deride bakır kırmızısı renginde, parlak görünümlü lekeler ortaya çıkabilmektedir.
Hastalığın sinir sistemini etkilemesiyle birlikte kol ve bacak sinirlerinde ağrı başlayabilmekte, özellikle el parmaklarında içe doğru bükülme ve eğilme görülebilmektedir. Yüz felci gelişimi ile alt göz kapaklarının hareketsiz hâle gelerek kapanmaması hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır.
Üst solunum yollarının tutulumu durumunda sık tekrarlayan burun kanamaları ve burun tıkanıklıkları görülebilmektedir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde yüzde ödem gelişebildiği, deriden kabarık nodüllerin ortaya çıkabildiği ve bazı vakalarda yüzde “aslan yüzü” olarak tanımlanan görünümün oluşabildiği belirtilmektedir. Sinir tutulumuna bağlı olarak el ve ayaklarda şekil bozuklukları, kas felçleri ve fonksiyon kayıpları gelişebilmektedir.
Bulaşma Yolu
Cüzzam, tedavi edilmemiş hastalarla yakın ve uzun süreli temas sırasında burun ve ağızdan çıkan damlacıklar yoluyla bulaşmaktadır. Günlük kısa süreli temasların hastalığın bulaşması açısından yeterli olmadığı belirtilmektedir. Mycobacterium leprae bakterisinin yavaş çoğalması nedeniyle hastalık belirtileri genellikle uzun bir sürenin ardından ortaya çıkmaktadır.
Cüzzamın Sınıflandırılması
Cüzzam, vücudun hastalığa karşı gösterdiği bağışıklık yanıtına göre iki ana tip ve iki ara tip olarak sınıflandırılır. Ana tipler lepramatöz ve tüberküloit tip; ara tipler ise borderline ve indetermine tip cüzzamdır.
Lepramatöz Tip Cüzzam
Bu form vücut direncinin belirgin biçimde hasarlı olduğu durumlarda görülür. Hastalık etkeni olan basiller çok sayıda ve etkindir. Deride küçük, çok sayıda, gövdede simetrik olarak yayılmış, sınırları keskin olmayan parlak bakır kırmızısı lekeler ortaya çıkar. Bu bölgelerde zamanla duyu kaybı gelişir. Yüz, ense, meme başı ve üreme organlarında leprom adı verilen sert şişlikler oluşur. Bu tipte sinir hasarı görece az görülse de iç organ tutulumu daha belirgindir.
Tüberküloit Tip Cüzzam
Bu tip genellikle çevresel sinir sistemini etkiler. Yüz felci gelişebilir. Bazı el kaslarına giden sinirlerin felci sonucu “pençe el” görünümü oluşabilir. Duyu sinirlerinin etkilenmesi nedeniyle ısı, temas ve ağrı duyuları kaybolabilir. Ter bezlerinin çalışmaması sonucu deride artan kuruluk ve dökülmeler meydana gelir.
Borderline Tip Cüzzam
Borderlein tipi, lepramatöz ve tüberküloit formlar arasında yer alan bir ara tiptir. Gelişim sürecinde iki ana tipten birine doğru eğilim gösterir ve hangi tipe yakınsa o tipin özellikleri daha baskın hâle gelir.
İndetermine Tip Cüzzam
Bu tip genellikle tek bir leke ile kendisini gösterir. Leke, duyu bozukluğu da içerir ve zamanla çevreye doğru yayılabilir ya da ortası iyileşebilir.
Hastalığın Tedavisi
![]()
Cüzzam Hastalığı Sonucu Gelişen Sakatlık (Anadolu Ajansı)
Cüzzam, erken tanı konulduğunda kesin olarak tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi süresi hastalığın tipine bağlı olarak genellikle 6-12 ay arasında değişmektedir. Tedaviye başlandıktan kısa bir süre sonra hastanın bulaştırıcılığı ortadan kalkmaktadır. Türkiye'de tedavi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Teşhisin geciktiği veya hiç tedavi almayan kişilerde 10-20 yıl içinde sakatlıklar ve vücutsal bozulmalar oluşabilir.
Dünya Genelinde Görülme Durumu
Cüzzam, günümüzde 120’den fazla ülkede görülen tropikal hastalıklardan biridir.【1】 Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2020 yılında dünya genelinde 128.375 yeni vaka bildirilmiş 2021 yılında ise bu sayı yaklaşık olarak yüzde 10 artarak 140.500’ün üzerine çıkmıştır. 2021 yılında Hindistan, 75.394 yeni vaka ile hastalığın en yoğun görüldüğü ülke olarak kaydedilmiştir. Cüzzam, 2021'de 14 vaka ile en nadir Avrupa kıtasında görülmüştür. Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 2021 yılında Türkiye’de 3 yeni vaka tespit edilmiş ve ülkede toplam 485 cüzzam hastasının bulunduğu bildirilmiştir.【2】
Aralık 2025’te Hırvatistan ve Romanya’da yeni cüzzam vakaları tespit edilmiştir. Hırvatistan ve Romanya’da tespit edilen vakaların ithal vakalar olduğu ve yaygın bulaş riski taşımadığı yetkililer tarafından açıklanmıştır.【3】
Uyarı: Bu maddede yer alan içerik, yalnızca genel ansiklopedik bilgi amacı taşımaktadır. Buradaki bilgiler tanı koyma, tedavi etme ya da tıbbi yönlendirme amacıyla kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili konularda karar vermeden önce mutlaka bir hekime veya uzman sağlık personeline danışmanız gerekmektedir. Bu bilgilerin tanı veya tedavi amacıyla kullanılması sonucunda doğabilecek durumlardan madde yazarı ve KÜRE Ansiklopedi herhangi bir sorumluluk kabul etmez.


