+2 Daha
Elektrokimyasal biyosensörler, biyolojik veya kimyasal bir değişimi tespit edilebilir sinyallere dönüştürerek analiz etmeye yarayan biyosensör türüdür. Şeker hastalarının kullanmakta olduğu glikoz ölçüm cihazları başta olmak üzere, laktat, dopamin, CRP, kortizol, kolestrol ve toksin gibi daha pek çok maddenin vücuttaki referans değerlerine göre ölçümünü yapmakta ve teşhis kolaylığı sağlamaktadırlar. Klinik çalışmalar için DNA ve RNA dizileri, virüsler, bakteriler, patojenler ve ilaç düzeyinde ölçüm gerçekleştirmektedirler. Ayrıca gıda güvenliği alanında çok zararlı bir küf olan aflatoksin B1, ağır metaller Pb²⁺ (Kurşun) ve Hg²⁺ (Cıva), zararlı tarım ilaçları pestisitlerin ölçümünü yapmak için de elektrokimyasal biyosensörler kullanılmaktadır.

Glikoz Ölçüm Sensörü (Pixabay)
Bu tip biyosensörlerde transdüser yani sinyal dönüştürücü olarak elektrotlar kullanılmaktadır ve bu sayede akım, sinyal, empedans gibi elektriksel değişimler ölçülmektedir. Elektron transferine dayalı redoks tepkimeleri olarak adlandırılan tepkimelerde kullanılan elektrokimyasal sensörler, elektrotlar sayesinde ölçülebilir bir sinyal üretmektedir. Redoks terminolojisinde elektron alan molekül indirgenmiş, elektron veren molekül ise oksitlenmiş olarak adlandırılmaktadır. Bu elektron transfer mekanizmaları ise redoks çifti olarak bilinmektedir. Oksitlenmiş ve indirgenmiş türler Nernst Denklemi kullanılarak ifade edilir ve elektrokimyasal biyosensörlerin çalışma prensibi de bu denkleme dayanmaktadır.

Nernst Denklemi (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)
Denklemde yer alan harfler, aşağıdaki gibi ifade edilmektedir.
E: Gerçek elektrot potansiyeli
E∘: Standart elektrot potansiyeli (1 M, 1 atm, 25°C)
R: Evrensel gaz sabiti (8.314 J/mol·K)
T: Sıcaklık (Kelvin cinsinden)
n: Tepkimede transfer olan elektron sayısı
F: Faraday sabiti (96485 C/mol e⁻)
Q: Reaktif/ürün derişimleri oranı
Diğer biyosensörlerde de olduğu gibi ölçülmek istenen hedef madde analit, bu maddeyi tespit etmek için kullanılan moleküle ise biyolojik tanıma elemanı ismi verilmektedir. Analit; DNA veya RNA dizileri, protein, antikor, hücreler veya mikroorganizmalar olabilir.
Genellikle metal ve karbondan üretilmiş elektrotların kullanımı yaygındır. Karbon temelli olan grafit ve karbon fiber, yüksek kimyasal eylemsizlikleri ve düşük elektriksel dirençleri nedeniyle avantaj sağlamaktadır. Bunlardan farklı olarak altın, gümüş ve paslanmaz çelik de elektrot üretirken faydalanılan diğer malzemelerdendir.

Elektrotun Yapısı (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)
Bu düzenekte, ayrıca elektrotlar arasında yalıtımı sağlayıp kısa devreyi önleyen yalıtkan madde bulunur. PVC, PDMS, cam veya seramikten oluşturulabilen yalıtkan madde biyomoleküllerin tutunmasını sağlarken ölçümde kontrollüğü arttır.

Elektrot ve Çözeltilerden Oluşan Elektrokimya Sistemi (Pixabay)
Elektrotlar, iyon bulunduran ve elektrik iletimini sağlayan bir çözelti içerisinde bulunur. Bu çözeltiler genelde potasyum ferrosiyanür, fosfat tampon çözeltsi (PBS), KCl, Na₂SO₄, HCl, NaOH, tuzlu su gibi maddelerle oluşturulmaktadır.
Redoks tepkimelerinin gerçekleşmesinin ardından elektrot yüzeylerinde değişen akım ve potansiyel değerleri ölçülür. Elektrottan çıkan sinyal toplandıktan sonra oluşan değerler genelde mikro veya nano düzeyinde çok küçük değerler olduğu için sinyal yükseltilir. Sonrasında toplanan ve analog olarak adlandırılan sinyal, bilgisayar ve diğer dijital sistemler ile işlenebilmesi amacıyla analog-dijital çevirici ile dijital forma çevrilir. Dijital cihazların arayüzünde işlenmiş sinyaller monitör ve mobil ekranlarda veri olarak kullanıcılara sunulur.
Bir bakım noktasında (point of care) test türü olan elektrokimyasal biyosensörler, kantitatif analiz sağlamalarının yanında yüksek hassasiyet ile kalitatif yani sayısal analiz de sağlamaktadır. Bu özellikleri, yanal akış testi olarak adlandırılan LFA sistemleri ile karşılaştırıldığında avantaj sağlamaktadır.
Elektrokimyasal biyosensörlerde gerçekleşen bazı sistemlerde elektrot yüzeyinde kirlenme gerçekleşmesi, karmaşık analizler dolayısıyla uzman kişiye ihtiyaç duyulması, yüksek kalibrasyona duyulan ihtiyaç ve istenmeyen parazitlerin elektrotlara bağlanması gibi unsurlar diğer bakım noktası testler ile karşılaştırıldığında dezavantaj olarak görülürken; kullanım kolaylığı sağlamaları, taşınabilir olmaları, küçük bir numune hacmi gerektirmeleri, hızlı sonuç vermeleri ve düşük maliyetlere sahip olmaları sağladıkları avantajlar olarak değerlendirilmektedir.
Redoks reaksiyonu sonrasında oluşan sinyal 3 ana başlık yoluyla elektrota iletilmektedir.
Elektrokimyasal biyosensörlerde analitlerin tanımlanması ve yoğunluklarının tespit edilmesi için kullanılan yöntemlerdir.

Döngüsel Voltametri Grafiği (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Diferansiyel Darbe Voltametri Grafiği (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)

Elektrokimyasal Empedans Spektroskopi Grafiği (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Elektrokimyasal Biyosensör" maddesi için tartışma başlatın
Elektrot Yapısı
Çalışma Prensibi
Sinyal İletim Yolları
Voltametrik Analiz Yöntemleri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.