Tarımsal destekleme programları, devletlerin tarım sektörünü çeşitli ekonomik, sosyal ve politik hedefler doğrultusunda desteklemek amacıyla uyguladığı politika ve araçlar bütünüdür. Bu programlar, dünya genelinde liberalleşme eğilimlerine rağmen varlığını sürdürmekte olup, özellikle gelişmiş ülkelerde tarım sektörü halen en çok korunan sektörlerden biri olmaya devam etmektedir. Destekleme düzeyleri, tarım alt sektörleri ve üretim dallarına göre farklılıklar gösterebilmektedir.
Türkiye'de tarımsal destekleme politikaları, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren çeşitli aşamalardan geçmiştir.
Türkiye'de uygulanan başlıca tarımsal destekleme araçları şunlardır:
5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre tarımsal destekleme programlarına bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın (GSMH) yüzde birinden az olamaz. Ancak bu orana her zaman ulaşılamamıştır. Örneğin, 2008 bütçesinde GSYİH'nin %0,6'sı düzeyinde kaynak ayrılmıştır. 2019 yılında tarıma ayrılan toplam kaynak 26,5 milyar TL olup, bunun 16,1 milyar TL'si tarımsal destek programları içindir.
Türkiye'nin tarımsal destekleme düzeyi, Üretici Destek Tahmini (PSE) verilerine göre yıllara göre değişiklik göstermektedir. 2019 yılında Türkiye'nin tarımdan elde edilen gayri safi üretim değerinin %13,52'si uygulanan tarım politikaları sonucunda oluşmuştur. Bu oran, AB ve OECD ortalamalarının altında, ABD'nin ise üzerinde seyretmektedir.
Türkiye'nin tarım politikaları, AB Ortak Tarım Politikası'na (OTP) uyum çabaları, DTÖ, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla olan ilişkilerinden önemli ölçüde etkilenmektedir. Özellikle 2000'li yıllardaki reformlar bu etkileşimlerin bir sonucudur.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), tarımsal destekleri ölçmek için Üretici Destek Tahmini (PSE) ve Tüketici Destek Tahmini (CSE) gibi göstergeler kullanmaktadır. PSE, tarım politikalarından kaynaklanan ve vergi mükellefleri ile tüketicilerden üreticilere yapılan gelir transferlerinin toplamını ifade eder. Türkiye'nin CSE değerleri genellikle negatiftir, bu da tüketicilerin üreticilere bir transfer yaptığını, yani tarım ürünlerine dünya fiyatlarının üzerinde bir bedel ödediğini göstermektedir.
Yapılan bir çalışmada, Becker (1983) modeline göre desteklenen üretim dalının büyüklüğü ile destek oranı arasında doğrusal olmayan bir ilişki olduğu ve Türkiye'deki 12 tarımsal üretim dalının verilerinin bu modeli doğruladığı bulunmuştur. Aynı çalışma, ülke geliri arttıkça ve seçimlere yaklaştıkça tarım üretim dallarının daha fazla desteklendiği sonucuna ulaşmıştır.
Tarımsal destekleme politikalarının etkinliği ve etkileri çeşitli tartışmalara konu olmaktadır. Desteklerin kamu bütçesi üzerindeki yükü, piyasa mekanizmasına müdahaleleri, gelir dağılımı üzerindeki etkileri ve kırsal kalkınmaya katkıları sıkça değerlendirilen konulardır. 2000'li yıllardan sonra uygulanan DGD sisteminin kırsal kalkınmayı olumsuz etkilediği, kırsal kesimde üretimden yabancılaşmaya ve yoksulluğa yol açtığı ve Türkiye'yi bazı tarımsal ürünlerde ithalatçı konuma getirdiği yönünde eleştiriler bulunmaktadır.
Tarımsal desteklerin artmasına rağmen tarımsal GSYİH'nın neredeyse sabit kalması, destekleme politikalarının etkinliği konusunda soru işaretleri yaratmaktadır. Ayrıca, destekleme politikalarının sık sık değişmesi ve çok sayıda destek kaleminin bulunması, politika yapıcılar için idareyi güçleştirebilmektedir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tarımsal Destekleme Programları" maddesi için tartışma başlatın
Türkiye'de Tarımsal Destekleme Politikalarının Gelişimi
Temel Destekleme Araçları ve Türleri
Bütçe ve Mali Boyut
Uluslararası Etkileşimler ve Değerlendirmeler
Eleştiriler ve Değerlendirmeler
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.