Karakoçan (İlçe)
Elazığ’ın kuzeydoğusunda, her yanı gürül gürül akan sularla ve yemyeşil meşe ormanlarıyla çevrili bir şehir hayal et.
Karakoçan Barajlar ve Ormanlar Diyarı
Burası, Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan ve adeta suların üzerinde yükselen Karakoçan. Sen hiç bir ilçenin etrafında tam yedi tane baraj olduğunu duymuş muydun? Haydi, bu genç ve sulak ilçeyi birlikte keşfedelim.
Cumhuriyet’in Genç Şehri
Karakoçan, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, 1936 yılında ortaya çıkmış çok genç bir ilçedir. Palu ve Bingöl'ün bazı köylerinin birleşmesiyle kurulmuştur. Şehir merkezi düz bir ova üzerine kurulmuş olsa da, çevresine baktığında başı dumanlı yüksek dağlar görürsün. Özellikle ilçenin doğusunda yükselen Kuruca Dağı, 2372 metrelik zirvesiyle gökyüzüne en yakın noktadır.

Kuruca Dağı (yapay zeka ile oluşturulmuştur)
Suların Gücü Barajlar ve Akarsular
Karakoçan’ı diğer yerlerden ayıran en büyük özellik, tam bir "su diyarı" olmasıdır. İlçenin içinden ve çevresinden Peri Suyu, Ohi Çayı ve Kuşçu Çayı gibi önemli akarsular geçer. Bu suların üzerine kurulan devasa yapılar, yani barajlar, hem elektrik üretir hem de tarlalara hayat verir.

Karakaya Barajı (yapay zeka ile oluşturulmuştur)
İlçede tam yedi adet baraj bulunur; Seyrantepe, Özlüce, Pembelik, Kalecik ve Tatar Barajı bunlardan sadece birkaçıdır. Bu kadar çok barajın bir arada olması, Karakoçan’ı bir yarımada gibi sularla çevrili bir güzelliğe dönüştürür.
Doğanın Kucağında Eğlence ve Sağlık
Eğer doğada vakit geçirmeyi seviyorsan Karakoçan'da yapacak çok şey var, Kuzeydeki dağlık alanlar yemyeşil meşe ormanlarıyla kaplıdır. Yaz aylarında serinlemek isteyenler Kalecik Barajı Çamlığı'na veya Beyaz Çeşme mesire yerine giderek ağaçların altında oyunlar oynarlar.

Meşe Ormanı (yapay zeka ile oluşturulmuştur)
Ayrıca burada yer altından gelen şifalı sular da bulunur. Peri Çayı kenarındaki Kolan Kaplıcaları, her yıl binlerce misafiri ağırlayan bir yerdir. İnsanlar bu sıcak sularda dinlenerek sağlık bulurlar.
Dünyaya Açılan Kapı
Karakoçan küçük bir yer gibi görünse de aslında dünyanın pek çok yerine uzanan bir hikâyesi vardır. 1960'lı yıllardan itibaren buradaki pek çok insan Avrupa ülkelerine gitmiş ve orada çalışmaya başlamıştır. Bu yüzden Karakoçan'da gezerken pek çok farklı kültürden izler görebilir, dünyanın dört bir yanıyla bağ kuran insanlarla tanışabilirsin.
Zaman Yolculuğu
- 1936: Karakoçan, farklı nahiyelerin birleşmesiyle resmen bir ilçe olarak kuruldu.
- 1960'lar: Karakoçanlılar, Avrupa ülkelerine gitmeye başlayarak ilçenin dünyayla olan bağını güçlendirdiler.
- Barajların İnşası: Akarsuların üzerine kurulan dev barajlarla ilçe bugünkü "sular şehri" görünümünü kazandı.

