Arpaçay (İlçe)
Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Kars iline bağlı şirin bir ilçedir. İsmini hemen yanındaki sınır hattı boyunca akan Arpaçay nehrinden alır. Hem doğasıyla hem de binlerce yıllık hikâyeleriyle keşfedilmeyi bekleyen çok özel bir yerdir.
Arpaçay Nerede ve Nasıl Bir Yerdir?
Arpaçay, Türkiye’nin en doğusundaki ilçelerden biridir ve Ermenistan ile komşudur. Denizden oldukça yüksekte, yani yayla gibi serin bir bölgede yer alır. Yazları ılık ve güzel geçerken, kışları her yer bembeyaz karla kaplanır. Kar kalınlığı bazen yarım metreyi bulabilir. İlçenin çevresinde Kısır Dağı ve Gökdağ gibi yüksek dağlar bulunur. Ayrıca meşhur Çıldır Gölü’nün bir kısmı da bu ilçenin sınırları içerisindedir. Arpaçay, Kars şehir merkezine yaklaşık 39 kilometre uzaklıktadır ve otomobille 30 dakikada ulaşılabilir.

Çıldır Gölü (Kültür portali)
İnsanlar Burada Ne İş Yapar?
Arpaçay’da yaşayan insanların en önemli geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. Köylerde genellikle süt ve peynir üretimi yapılır. Hayvanların beslenmesi için tarlalarda arpa, buğday ve ot yetiştirilir. Buranın bir diğer önemli geleneği ise halı dokumacılığıdır. Hemen her köyde geleneksel Kafkas motifleriyle süslenmiş, rengârenk Arpaçay halıları dokunur. Bu halılar tamamen doğal boyalarla renklendirilir. Ayrıca Kars denince akla gelen lezzetli kaz eti de burada çok yaygındır.

Arpaçay Kazı (Arpaçay Kaymakamlığı)
Arpaçay’da Neler Yapılabilir?
Arpaçay’a gidenler için en heyecan verici yerlerden biri Çıldır Gölü kıyısındaki Kütük Ev’dir. Yazın gölde tekne turu yapabilir, kışın ise tamamen buz tutan gölün üzerinde yürüyebilirsiniz. Hatta buzun üzerinde atlı kızaklarla gezintiye çıkmak burada yapılabilecek en eğlenceli aktivitelerden biridir.

Kütük Ev (Kültür Portali)
Zaman Yolculuğu
Arpaçay ve Kars’ın tarihi çok eskilere dayanır. Bölgenin bilinen ilk sahipleri Orta Asya’dan gelen Hurrilerdir. 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alpaslan bu bölgeyi fethetti ve bölge Türklerin eline geçti. Şehir uzun süre Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. Bir dönem Rusların eline geçse de Kurtuluş Savaşı sırasında Kazım Karabekir Paşa komutasındaki ordu tarafından 30 Ekim 1920’de tamamen geri alındı.

