Üsküdar Mihrimah Sultan Cami
Üsküdar İskelesi’nin hemen karşısında, denize nazır duran bu güzel camiyi hiç gördün mü? Halk arasında "İskele Camii" olarak da bilinen bu yapı, sanki Boğaz’ın kıyısında bir güneş gibi parlar. Padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından yaptırılan bu cami, 470 yılı aşkın süredir orada bizi bekliyor.
Bu Camiyi Kim Yaptı?
Cami, dünya çapında meşhur mimarımız Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk büyük eserlerinden biridir. Mihrimah Sultan, isminin anlamı "Güneş ve Ay" olan çok yardımsever bir hanım sultandı. Sinan, bu camiyi bir hanım sultanın zarafetine yakışacak şekilde; hem çok sağlam hem de çok estetik bir biçimde inşa etti.
Zaman Yolculuğu: Yaklaşık 480 yıl önce, yani 1548 yılında caminin inşaatı tamamlandı. O günlerden bugüne Üsküdar Meydanı’nın en önemli simgesi ve buluşma noktası oldu.
Neden Farklı Görünüyor?
Bu caminin tasarımı, İstanbul’daki diğer camilere pek benzemez ve kendine has özellikleri vardır. Sinan, camiyi üç tane yarım kubbeyle desteklenen bir ana kubbe şeklinde tasarladı. İçeriye girdiğinde camiyi taşıyan devasa ayakların, dört yapraklı yoncaya benzetildiğini görebilirsin. Ayrıca caminin önünde, yağmurdan korunmak için yapılmış geniş, kurşun kaplı bir saçağı olan "çift son cemaat yeri" bulunur; bu özellik İstanbul camileri arasında ilk kez burada uygulanmıştır.
Taşlar Konuşuyor!
Caminin beden duvarlarında, İstanbul’un meşhur "küfeki taşı" kullanılmıştır. Bu taşların çok ilginç bir özelliği vardır: Ocaktan ilk çıktığında peynir gibi yumuşacıktır ve kolayca işlenir; ama havayla temas ettikçe sertleşir ve çok dayanıklı hale gelir. İçerideki süslemelerde ise bembeyaz Marmara mermeri kullanılmış; kapılar, mihrap (imamın namaz kıldırdığı yer) ve minber (hutbe okunan yer) harika oymalarla süslenmiştir.
Sesin Sırrı: Akustik
Caminin içinde imamın sesi her yere nasıl bu kadar net ulaşıyor? Mimar Sinan, sesin içeride yankılanıp bozulmaması için duvarların yüksek yerlerine ağzı açık küçük küpler (akustik rezonatörler) yerleştirmiştir. Ayrıca duvarlarda kullanılan özel gözenekli sıvalar, sesi bir sünger gibi emer ve içerideki sesin herkes tarafından huzurla duyulmasını sağlar.
Bahçede Büyük Bir Mahalle: Külliye
Bu cami aslında tek bir bina değil, büyük bir "külliye" yani yapı topluluğunun parçasıdır. Eskiden bu bahçede; öğrencilerin ders çalıştığı bir okul (medrese), yoksullara ücretsiz yemek verilen bir aşevi (imaret) ve yolcuların atlarıyla konakladığı bir han da vardı. Bugün bu binalardan bazıları hala çocuk kütüphanesi veya sağlık merkezi olarak kullanılarak insanlara hizmet vermeye devam ediyor.

Caminin yapısıyla ilgili bir görsel (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

