Gündem
kure star outline
ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026)
fav gif
Kaydet
ABD, 3 Ocak 2026’da Venezuela’nın başkenti Caracas’a yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı düzenlemiştir. Operasyonda Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırılarak ülke dışına çıkarılmıştır.
ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

3 Ocak 2026

ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Maduro’nun Kaçırılması (2026), 3 Ocak 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından Venezuela’ya düzenlenen geniş kapsamlı askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in ABD güçlerince kaçırılarak ülke dışına çıkarılması olayıdır.


Caracas'ta Yaşanan Patlamalar (Anadolu Ajansı)

Operasyon, Donald Trump yönetimi tarafından “büyük ölçekli bir saldırı” olarak tanımlanmış, başkent Caracas ve çevresindeki askeri bölgelerde yoğun hava bombardımanları gerçekleşmiştir. Caracas’ta yerel saatle 02.00 civarında en az yedi patlama meydana gelmiş, Miraflores Başkanlık Sarayı ve La Carlota Askeri Üssü çevresinde yoğun dumanlar yükselmiştir.


Trump, saldırının “ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde” yürütüldüğünü açıklamış ve Maduro’nun “yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını” doğrulamıştır. Venezuela hükümeti olayı “egemenliğe yönelik askeri saldırı” olarak nitelendirmiş ve ülke genelinde “dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum” ilan etmiştir.

Operasyonun Arka Planı

ABD'nin Gerekçeleri

ABD yönetimi, operasyonun gerekçesini uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve “narko-terörizm” olarak açıklamıştır. ABD Adalet Bakanlığı, Maduro yönetimini devlet destekli uyuşturucu ticareti yürütmekle suçlamış; “Cartel de los Soles” adlı yapılanmanın bu faaliyetlerde rol oynadığını ileri sürmüştür. Söz konusu yapı, ABD tarafından 2025 yılı sonunda terör örgütü olarak tanımlanmıştır.


ABD, Nicolás Maduro’yu Venezuela’nın meşru devlet başkanı olarak tanımadığını ve 2013’ten bu yana iktidarda bulunan Maduro’nun 2024 seçimlerinin uluslararası gözlemciler tarafından geçersiz sayıldığını belirtmiştir. Maduro, Ocak 2025’te üçüncü dönemine başlamıştır.


Venezuela'nın Yeraltı Kaynakları (Anadolu Ajansı)

2025 yılı boyunca Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Venezuela’ya yönelik ekonomik yaptırımların yanı sıra Karayipler ve Pasifik Okyanusu’nda deniz trafiğine dönük askeri operasyonlar gerçekleştirmiştir. ABD Savunma ve yürütme makamlarının açıklamalarına göre bu operasyonlar, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülmüştür. Bu çerçevede “narko tekneleri” olarak tanımlanan deniz araçlarına yönelik 30’dan fazla hava saldırısı düzenlenmiştir. ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu saldırıların amacını uyuşturucu sevkiyat hatlarını hedef almak olarak ifade etmiştir.


30 Aralık 2025’te Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından Venezuela kıyısında yer alan bir liman tesisine insansız hava aracıyla saldırı düzenlenmiştir. Bu saldırı, ABD’nin Venezuela toprakları içinde gerçekleştirdiği ilk bilinen doğrudan askeri operasyon olarak kayda geçmiştir. ABD’li yetkililer, hedef alınan tesisin uyuşturucu sevkiyatında kullanıldığını ileri sürmüştür. Aynı ay içinde Donald Trump, verdiği bir röportajda bu operasyona atıfta bulunarak deniz araçlarının ve ilgili bölgenin hedef alındığını belirtmiştir.

Çin-ABD Rekabeti

ABD’li Emekli General Laura J. Richardson’ın geçmişte yaptığı ve “Venezuela zengin petrol, nikel ve altın rezervlerine sahip. Ulusal güvenliğimiz doğrultusunda oyunumuzu ilerleteceğiz.” ifadelerini kullandığı bir konuşma. - (Kawsachun News)

2019 sonrasında uygulanan yaptırımlar, Venezuela ham petrolünün ihracat coğrafyasında belirgin değişikliklere yol açmıştır. Bu süreçte Çin, Venezuela petrolünün başlıca alıcılarından biri haline gelmiştir. 2025 yılı itibarıyla, Çin’in Venezuela menşeli ham petrolün kayda değer bir bölümünü ithal ettiği; söz konusu ticaretin bir kısmının indirimli fiyatlandırma yoluyla, bir kısmının ise Venezuela’nın Çin’e yönelik mevcut mali yükümlülüklerinin geri ödenmesi kapsamında gerçekleştirildiği rapor edilmiştir. Aynı dönemde, yaptırım rejimlerinde olası değişiklikler ile asker, baskı unsurlarının varlığı, coğrafi yakınlık faktörü çerçevesinde Venezuela petrolünün yeniden Amerika Birleşik Devletleri pazarına yönelme ihtimalinin gündeme gelmesine neden olmuştur.


ABD’li emekli General Laura J. Richardson’ın kamuoyuna yansıyan bazı konuşmalarında Venezuela’nın petrol, nikel ve altın gibi doğal kaynaklar bakımından zengin olduğuna ve bu kaynakların ABD’nin ulusal güvenlik değerlendirmeleri açısından önem taşıdığına dikkat çektiği ifade edilmiştir. Bu açıklamalar, Venezuela dosyasının güvenlik ve dış politika söylemi içinde doğal kaynaklar üzerinden ele alındığını gösteren örnekler arasında yer almıştır.


Bölgesel kaynak rekabeti yalnızca petrol ile sınırlı kalmamış; lityum gibi kritik mineraller de aynı dönemde stratejik ham maddeler kapsamında değerlendirilmiştir. Enerji dönüşümü, elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerine yönelik küresel talep artışı, Batı Yarımküre’deki maden kaynaklarını büyük güç rekabetinin ekonomik boyutunda öne çıkarmıştır. Latin Amerika’da “Lithium Triangle” olarak adlandırılan Arjantin, Bolivya ve Şili’yi kapsayan havzaya ilişkin çalışmalarda, bölgenin küresel lityum arzındaki payı vurgulanmış; dış aktörlerin madencilik faaliyetlerinin çoğu zaman çıkarma odaklı bir nitelik taşıdığına dair değerlendirmeler yer almıştır.


2 Ocak 2026 tarihinde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, devlet televizyonuna verdiği bir röportajda ABD ile uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda olası bir iş birliği için müzakereye açık olduklarını belirtmiştir. Aynı açıklamada, CIA tarafından düzenlendiği ileri sürülen drone saldırısına ilişkin doğrudan bir yorumda bulunmamış; bunun yerine ABD’nin Venezuela’ya yönelik politikalarının rejim değişikliği ve doğal kaynaklara erişim hedefleri taşıdığı yönündeki görüşünü dile getirmiştir. Bu ifadeler, tarafların operasyonlara ve ikili ilişkilere ilişkin yaklaşımlarını yansıtan beyanlar olarak kayda geçmiştir.

Venezuela'nın Petrol Rezervi

Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahiptir. OPEC’in 2025 tarihli istatistik bültenine göre Venezuela’nın kanıtlanmış ham petrol rezervi 303.221 milyar varil olarak kaydedilmiştir. Bu miktar, OPEC toplam rezervlerinin %24,4’üne, dünya toplam kanıtlanmış petrol rezervlerinin ise yaklaşık %17,3’üne karşılık gelmektedir.

Gösterge

Venezuela

Dünya/OPEC

Ham Petrol Üretimi

1 milyon varilin altında

%1


Ham Petrol Rezervi (Milyon Varil)

303.221

OPEC toplamı: 1.241.294

Dünya toplamı: 1.566.869

OPEC İçindeki Rezerv Payı

%24,4

303.221 / 1.241.294

Dünya İçerisindeki Rezerv Payı

≈ %19,4

303.221 / 1.566.869

Venezuela Petrolünün Dünya İçindeki Yerine Dair Tablo

Venezuela petrol üretimi, tarihsel olarak 1970’lerde yaklaşık 3,7 milyon varil/gün seviyesine ulaşmış; sonraki yıllarda kademeli olarak düşmüştür. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre ülke, Kasım 2025 itibarıyla günlük yaklaşık 860 bin varil petrol üretmiştir. Bu miktar, on yıl önceki üretim seviyesinin üçte birinden daha düşüktür.


Venezuela’nın kanıtlanmış petrol rezervlerinin büyük bölümü Orinoco Kuşağı’nda yer almaktadır. Bu bölge, ağır ve ekstra ağır petrol yataklarıyla bilinmektedir. Söz konusu rezervlerin ekonomik olarak üretilebilir hale gelmesi; ileri işleme teknolojileri, rafinasyon kapasitesi, lojistik altyapı ve uluslararası finansman erişimi gibi unsurlara bağlıdır. Üretim ve ihracat faaliyetleri, boru hatları, liman tesisleri ve deniz taşımacılığı altyapısı üzerinden yürütülmektedir.


Nicolas Maduro Venezuela Devlet Başkanı (AA)

Maduro’nun alıkonulmasının ardından Donald Trump, ABD’li petrol şirketlerinin Venezuela’daki enerji altyapısına yatırım yapacağını ve üretimi artıracağını açıklamıştır. Trump, ABD’nin Venezuela’nın petrol sektöründe geçici bir rol üstleneceğini belirtmiştir.


3 Ocak 2026 Tarihli Hava Saldırıları

Saldırıların Başlangıcı

3 Ocak 2026 tarihinde yerel saatle 01.50–02.00 civarında Venezuela’nın başkenti Caracas ve çevresinde patlama sesleri duyulmuştur. Şehir genelinde en az yedi patlama gerçekleşmiş, bazı bölgelerde halk evlerinden çıkarak sokaklara yönelmiştir.


Caracas’ın kuzeyindeki La Guaira ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote’de de patlamalar tespit edilmiştir. Higuerote Havalimanı yoğun bombardımana maruz kalmış, kent genelinde elektrik kesintileri yaşanmıştır. Alçaktan uçan uçakların ve helikopterlerin şehir üzerinde görüldüğünü aktarmıştır. La Carlota Askeri Havaalanı, Fuerte Tiuna Askeri Üssü ve doğudaki Higuerote Havaalanının hedef alındığı belirtilmiştir.


Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabı üzerinden “Şu anda Caracas bombalanıyor... füze saldırısı düzenleniyor” ifadelerini paylaşmıştır. Saldırılar sırasında La Carlota Askeri Havaalanı ve Fuerte Tiuna Üssü’nden dumanların yükseldiği görüntüler uluslararası basına yansımıştır.


Venezuela Coğrafi Konumu ve Başkent Caracas (AA)

Saldırıların ardından Caracas genelinde elektrik kesintileri yaşanmış ve bazı bölgelerde iletişim ağları devre dışı kalmıştır. Venezuela hükümeti tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, saldırının amacının “ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak” olduğu belirtilmiş, Devlet Başkanı Maduro’nun “olağanüstü hal ilanına” ilişkin kararnameyi imzaladığı duyurulmuştur.


Maduro ve Eşinin Kaçırılması

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformundaki açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: “Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve lideri Başkan Nicolás Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı gerçekleştirmiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır.” CBS News kaynaklarına göre, Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD ordusunun bir birimi olan Delta Force tarafından kaçırılmıştır.


ABD Başkanı Donald Trump'ın konuya ilişkin sosyal medya paylaşımı (Social Truth)

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonuna bağlanarak “Başkan Maduro ve First Lady’nin nerede olduğunu bilmiyoruz... derhal yaşam kanıtı istiyoruz” açıklamasında bulunmuştur.


Venezuela Hükümeti ve Ordusunun Tepkileri

Venezuela hükümeti, saldırıların ardından yayımladığı resmi bildiride, ABD’nin başkent Caracas ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivillere ve askeri tesislere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini açıklamıştır. Açıklamada, bu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 1. ve 2. maddelerinde yer alan egemenlik, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağı ilkelerinin açık ihlali olduğu ifade edilmiştir.


Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, televizyon üzerinden yaptığı açıklamada saldırıyı “en acınası ve suç teşkil eden bir rejim değişikliği operasyonu” olarak tanımlamış ve ordunun ülke genelinde seferber edildiğini bildirmiştir. López, “Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler... bizim yönelimimiz barış, fakat mirasımız özgürlük için mücadeledir” ifadelerini kullanmıştır.


Devlet televizyonu VTV üzerinden yayınlanan hükümet duyurusunda, Başkan Maduro’nun “Constitutional Emergency Decree” (Anayasal Olağanüstü Hal Kararnamesi) imzaladığı ve tüm ulusal savunma planlarının uygun zamanda yürürlüğe girmesi için emir verdiği bildirilmiştir. Aynı açıklamada, “Ülkedeki tüm sosyal ve politik güçler seferberlik planlarını etkinleştirmeli ve bu emperyalist saldırıyı kınamalıdır.”) ifadeleri yer almıştır.


Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonuna yaptığı kısa telefon bağlantısında, "Venezuel'nın sakin olduğunu, bu türden bir askeri saldırının anlamını kavramaya çalıştığını” söylemiştir.


Venezuela ordusu, resmi bildirilerinde tüm askeri birliklerin ve savunma hatlarının ülke çapında “tam seferberlik durumu”na geçtiğini duyurmuştur. Caracas ve çevresinde konuşlu zırhlı birlikler Miraflores Başkanlık Sarayı çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştır. Venezuela hükümeti, ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca “halkını, topraklarını ve bağımsızlığını koruma amacıyla meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu” açıklamıştır.

Uluslararası Tepkiler

ABD’nin 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya düzenlediği hava saldırısı, Latin Amerika’dan Avrupa’ya ve Asya’ya kadar geniş bir diplomatik yankı yaratmıştır. Farklı ülkeler olayı egemenliğe, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na aykırı olarak değerlendirmiş; Washington yönetimine “itidal, diyalog ve barışçıl çözüm” çağrısında bulunmuştur.

Türkiye

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yapmıştır. Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verilmiştir.


Türkiye'nin, Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedilmiştir.

Latin Amerika Ülkeleri

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela’ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır.” ifadelerini kullanmıştır. Petro, daha sonra yaptığı ikinci paylaşımda Latin Amerika’nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini vurgulamış, Venezuela’dan gelebilecek olası mülteci akınına karşı Kolombiya ordusuna sınır bölgelerinde güvenlik önlemlerini artırma talimatı vermiştir. Ayrıca Kolombiya hükümeti, BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılması için resmi girişimde bulunmuştur.


Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor..” ifadelerini kullanmış; ABD’yi “Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla” suçlamıştır. Küba Dışişleri Bakanlığı, bölgenin “barış bölgesi” olma niteliğinin korunması gerektiğini belirterek Latin Amerika ülkeleri arasında ortak dayanışma çağrısı yapmıştır.


Meksika Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı açıklamada, “Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir.” ifadelerine yer vermiştir. Açıklamada, ABD’nin eylemlerinin “bölgesel barışı tehlikeye attığı” vurgulanmış ve tüm taraflara uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl çözüm çağrısı yapılmıştır. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da BM Şartı’nın 2. maddesini alıntılayarak saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.


Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." ifadelerini kullanmıştır.


Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulunmuş Brezilya'nın "güç kullanımını kınadığını" vurgulayan Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinin bölgedeki "kötü askeri müdahale anılarını akıllara getirdiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini" kaydetmiştir. Lula, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla duruma müdahale etmesi gerektiğini ve ülkesinin diyalog ile işbirliğini desteklediğini ifade etmiştir.

Avrupa Birliği ve Avrupa Ülkeleri

Avrupa ülkeleri ABD’nin Venezuela’ya saldırısına farklı tonlarda tepki göstermiştir. Avrupa Birliği (AB) kurumlarından yapılan açıklamalarda ise Washington yönetimine doğrudan eleştiri yöneltilmemiş, ancak “uluslararası hukuka ve BM Şartı’na uyulması gerektiği” mesajı verilmiştir.


AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır.” ifadelerini kullanmıştır. Costa, AB’nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözüm desteklemeye devam edeceğini ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın bu yöndeki diplomatik çabalarına destek verdiklerini belirtmiştir. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yinelemiştir. Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." demiştir.


AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas da Venezuela'daki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizmiştir. AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildiren Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini vermiştir. Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yapmıştır.


Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) Grubu Başkanı Iratxe Garcia-Perez, “Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir.” demiştir. Garcia-Perez, AB’nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla liderlik etmesi gerektiğini savunmuş, S&D Grubu’nun Venezuela’daki durumu tartışmak üzere Avrupa Parlamentosu’nda genel kurul oturumu düzenlenmesi talebinde bulunduğunu açıklamıştır.


İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullanmıştır. "Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." demiştir.


Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yapmıştır. Starmer ayrıca, Venezuela'da yaklaşık 500 İngiliz vatandaşı olduğuna değinerek, "Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz." şeklinde konuşmuştur.


Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yapmıştır. Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetmiştir. Durumu yakından takip ettiklerini bildiren Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etmiştir.


Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, “Venezuela’daki vatandaşlarımızın güvenliği en büyük önceliğimizdir.” ifadesini kullanmıştır. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, “Gelişmeleri ve İtalyan vatandaşlarının güvenliğini yakından izliyoruz. Başbakan Giorgia Meloni durumu düzenli olarak takip ediyor.” açıklamasını yapmıştır.


Slovenya Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ettiklerini bildirmiş, “gerilimin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı” çağrısı yapmıştır. Slovenya ayrıca Venezuela’daki son seçimlerin sonuçlarını tanımadığını hatırlatmıştır.


İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurmuştur. İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanılmıştır.


İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denilmiştir. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulunmuştur.


Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanmıştır.


İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee, “İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik.” açıklamasında bulunmuştur. McEntee, AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediklerini bildirmiştir.


Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söylemiştir. Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulunmuştur.


Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullanmıştır. Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunulmuştur.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, “(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor.” ifadelerini paylaşmıştır. Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, “ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.” demiştir. Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırmıştır. Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetmiştir.

Asya ve Diğer Ülkeler

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirmiştir. Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istenmiştir. Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir.” demiştir. Venezuela’ya yönelik askeri saldırı sırasında işlenen suçların planlayıcıları ile faillerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Bakanlık, BM ve Güvenlik Konseyi’ne ABD’nin “yasa dışı saldırısını” durdurma çağrısı yapmıştır.


Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanılmıştır. Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edilmiştir.


Mevcut durumda, her şeyden önce daha fazla gerilimin tırmanmasını önlemek gerektiği ve diyalog yoluyla bir çıkış yolu bulmaya odaklanmanın çok önemli olduğu vurgulanan açıklamada, "Birbirlerine karşı suçlamaları olan tüm ortakların, sorunlara diyalog yoluyla çözüm aramaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda onları desteklemeye hazırız." ifadelerine yer verilmiştir.


Latin Amerika'nın bir barış bölgesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Venezuela'ya, yıkıcı olmayan, hele ki askeri, dış müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir. Venezuela halkıyla dayanışmamızı ve ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı yönetimin izlediği yolu desteklediğimizi yeniden teyit ediyoruz." değerlendirmesi yer almıştır. Rusya'nın, Venezuela yetkililerinin ve Latin Amerika ülkelerinin liderlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil olarak toplanması çağrısına destek verdiği bildirilen açıklamada, Venezuela'daki Rus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği aktarılmıştır.


Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin saldırısını “uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit” olarak tanımlamış, “Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır” açıklamasını yapmıştır.


Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, X paylaşımında, Venezuela'da meydana gelen gelişmeleri değerlendirmiştir. Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etmiştir. Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullanmıştır. Bakan Sybiha ayrıca, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda demokrasi, insan hakları ve "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını vermiştir. Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletmiştir. Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetmiştir.

Diplomatik ve Askeri Sonuçlar

ABD Başkanı Donald Trump, saldırının ardından Truth Social platformundaki mesajında şu ifadeleri paylaşmıştır: “Bu operasyon, ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır. Bugün saat 11.00’de Mar-a-Lago’da bir basın toplantısı yapılacaktır.”


CBS News’e konuşan ABD’li yetkililer, saldırıların Trump’ın doğrudan emriyle gerçekleştirildiğini ve hedeflerin askeri tesisler olduğunu bildirmiştir. Yetkililer, operasyonun daha önce Noel günü yapılmasının planlandığını, ancak Nijerya’daki DEAŞ hedeflerine yönelik hava saldırıları ve olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelendiğini açıklamıştır.


ABD Beyaz Saray ve Pentagon yetkilileri, saldırıların ardından gelen ilk saatlerde medyanın yorum taleplerine yanıt vermemiştir. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), 3 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, “devam eden askeri faaliyetler” nedeniyle ABD ticari uçuşlarının Venezuela hava sahasında yasaklandığını duyurmuştur.


Venezuela Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne ve Güvenlik Konseyi’ne resmi bir şikayet dosyası hazırlanacağı belirtilmiştir. Açıklamada, saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği vurgulanmıştır. Saldırıların ardından Caracas’taki askeri altyapının ağır hasar gördüğü, Higuerote havaalanı ve La Carlota askeri hava üssünün devre dışı kaldığı rapor edilmiştir. Venezuela hava kuvvetleri ve kara birliklerinin ülke genelinde "acil konuşlanma" emri aldığı, başkent çevresinde tank ve zırhlı araçların devriye gezdiği gözlemlenmiştir.


Venezuela hükümeti, operasyonun ardından "ulusal savunma koordinasyon birimleri"ni faaliyete geçirmiştir. Caracas’taki Miraflores Başkanlık Sarayı çevresinde güvenlik önlemleri artırılmıştır. ABD tarafından, Maduro ve eşi Cilia Flores’in nerede tutulduğuna ilişkin herhangi bir resmi bilgi paylaşılmamıştır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları ve Sonraki Gelişmeler

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026’da Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela’ya yönelik saldırıların ABD tarafından gerçekleştirildiğini duyurmuştur. Trump, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: "ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır."


New York Times'a konuşan Trump, operasyonun başarısının iyi bir planlama ve sahadaki askeri unsurlar sayesinde sağlandığını savunmuştur. Trump, "Çok iyi bir planlama vardı, çok güçlü ve çok yetkin askerler görev aldı. Açıkçası son derece başarılı bir operasyondu." ifadelerini kullanmıştır. Operasyon için ABD Kongresinden yetki alıp almadığı ve Venezuela'ya ilişkin bundan sonraki adımların ne olacağına ilişkin sorulara ise Trump, bu konuları Mar-a-Lago'da düzenleyeceği basın toplantısında konuşacağını söylemiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, Fox televizyonunda Venezuela'da düzenlenen operasyona ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Söz konusu operasyonun ordudan generallerin de olduğu bir odada çok sayıda kişiyle takip edildiğini belirten Trump, "Sanki bir televizyon programı izler gibi izledim." demiştir.


Operasyonda her türlü senaryo için savaş uçağı bulundurduklarını kaydeden Trump, "İçeri girdiler, girilemeyecek çelik kapılı yerlere girdiler. Saniyeler içinde de dışarı çıkarıldılar, hiç böyle bir şey görmemiştim." ifadesini kullanmıştır. Söz konusu operasyonun 4 gün önce yapılacağını ancak hava şartlarının el vermediğini söyleyen Trump, hava düzelir düzelmez operasyonun başladığını kaydetmiştir.


ABD tarafında birkaç kişinin yaralandığını ancak can kaybı olmadığı bilgisini paylaşan Trump, operasyonda bir helikopterin hasar aldığını ancak tüm helikopterler ve uçakların geri döndüğünü ifade etmiştir.


Operasyon için doğru zaman olduğunu belirten Trump, "Bunu yapmak zorundaydık çünkü bu bir savaş. Her yıl 300 bin kişiyi kaybediyoruz. Bu kadar kişiyi savaşta olsak kaybetmezdik." ifadesini kullanmıştır. Maduro'nun evinden alındığını belirten Trump, "Evden çok bir kale gibiydi. Çelik kapıları olan güvenli bir yer vardı, her yerde dayanıklı çelikler vardı. Ama buraya giremedi. Buraya girmeye çalışıyordu ama onları yakaladık." ifadesini kullanmıştır. Venezuela'yı bundan sonra neyin beklediğine ilişkin ise Trump,"Bu konuda karar veriyoruz. Başka birinin yönetimi devralıp işi kaldığı yerden devam ettirmesine izin veremeyiz. Bu sürece çok müdahil olacağız. Venezuela halkı için özgürlük istiyoruz." değerlendirmesinde bulunmuştur.

Maduro ve Eşinin New York’a Getirilmesi

Trump, Maduro ve eşi hakkında New York'ta suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, "Şu anda bir gemideler, New York'a getiriliyorlar, gemiye de helikopterle götürüldüler." ifadesini kullanmıştır. "Venezuela'nın petrol endüstrisinin geleceğinde ne görüyorsunuz?" sorusuna Trump, "Gördüğüm şu ki son derece müdahil olacağız. Söyleyebileceğim bu. Dünyadaki en mükemmel en büyük petrol şirketleri ve son derece müdahil olacağız." yanıtını vermiştir. Operasyonun ikinci dalgasına hazır olunduğunu kaydeden Trump, "(Saldırı) O kadar güçlüydü ki, buna gerek kalmadı. Ama hazırlıklıydık." diye konuşmuştur.


Maduro destekçilerine yönelik de konuşan Trump, "Eğer ona sadık kalırlarsa, gelecekleri gerçekten kötü olacak." dedi. Öte yandan bu kişilerin çoğunluğunun fikrini değiştirdiğini ve Maduro'ya yönelik sadakatin "oldukça az" olduğunu savunan Trump, "Bugün bazı insanların sokaklarda ABD bayrakları sallayarak yürüdüklerini ve çok destekleyici olduklarını fark ettim." ifadesini kullanmıştır.

Maduro'nun Fotoğrafının Yayınlanması

Nicolas Maduro (Truth Social)

Donald Trump, Truth Social hesabından Maduro'nun yakalandığına dair bir fotoğraf paylaşmıştır. Trump, paylaşımında "Nicolas Maduro, USS Iwo Jima gemisinde." ifadesini kullanmıştır.


ABD Adalet Bakanlığı’nın İddianamesi

Adalet Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan belgede, Maduro "yolsuz, gayrimeşru bir hükümeti yıllarca yönetmek" ile suçlanmaktadır. Ayrıca belgede Maduro'nun, hükümetin gücünü uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere hukuksuz eylemler için kötü kullandığı belirtilmektedir. Belgede, Maduro'nun uyuşturucu kaçakçılığı eylemlerinin Venezuela'nın askeri ve siyasi elitini zenginleştirdiği öne sürülmekte ve "Maduro dünyadaki en tehlikeli uyuşturucu kaçakçıları ve narko teröristler ile işbirliği yapmıştır." ifadesi yer almaktadır.


ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi'nde iddianame düzenlenerek suç duyurusunda bulunulduğunu bildirmiştir. Maduro hakkında "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini kaydeden Bondi, "Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar." demiştir. Bondi, son olarak başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere operasyona dahil olan kişilere teşekkür etmiştir.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Kongre Tepkileri

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırı ve Maduro'nun yakalanmasına ilişkin paylaşım yapmıştır. Başkan Trump'ın Venezuela'ya birçok "çıkış yolu" önerdiğini savunan Vance, öte yandan, "uyuşturucu kaçakçılığına son verilmesi ve çalınan petrolün ABD'ye geri verilmesi" konusunda net bir tavır sergilediği değerlendirmesinde bulunmuştur.


Vance, "Maduro, Başkan Trump'ın söylediklerinde ciddi olduğunu anlayan en son kişi oldu." ifadesini kullanmıştır. Maduro'nun "narko terörizm" kapsamında ABD'de çok sayıda suçlamayla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Vance, "Caracas'ta bir sarayda yaşıyor olman, ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı suçundan adaletten kaçmanı sağlamaz." yorumunu yapmıştır.


Utah eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Mike Lee, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, kendisine "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere tutuklandığını ve bu ülkeye düzenlenen saldırıların tutuklama emrini uygulayanları korumak için gerçekleştirildiğini" bildirdiğini belirtmiştir.


Lee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Rubio ile ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırılara ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ülke dışına çıkarılmasına ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesine yönelik paylaşım yapmıştır. Lee, paylaşımında şunları kaydetiştir: "(Rubio) Bana, Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere ABD personeli tarafından tutuklandığını ve bu gece gördüğümüz kinetik eylemin, tutuklama emrini uygulayanları korumak ve savunmak için gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu eylem, Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca, ABD personelini fiili veya yakın bir saldırıdan korumak için Başkanın doğal yetkisi kapsamında yer almaktadır."

Kaynakça

Al Jazeera. “Explosions Heard over Venezuelan Capital Caracas amid US Tensions.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/1/3/explosions-heard-over-venezuelan-capital-caracas-amid-us-tensions.

Anadolu Ajansı. “Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama meydana geldi.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuelanin-baskenti-caracasta-patlama-meydana-geldi/3788179.

Associated Press. “Explosions Heard in Venezuelan Capital Caracas.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://apnews.com/article/venezuela-us-explosions-caracas-ca712a67aaefc30b1831f5bf0b50665e.

CBS News. “Live Updates: Venezuela US Military Strikes.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.cbsnews.com/live-updates/venezuela-us-military-strikes-maduro-trump/.

Euronews. “At Least Seven Explosions and Low-Flying Aircraft Heard in Venezuelan Capital Caracas.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.euronews.com/2026/01/03/at-least-seven-explosions-and-low-flying-aircraft-heard-in-venezuelan-capital-caracas.

The Washington Post. “U.S. Strikes in Venezuela.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.washingtonpost.com/world/2026/01/03/us-venezuela-strikes-trump-maduro/.

AA. “Venezuela Devlet Başkanı Maduro’dan, ABD Ile Olası Bir Anlaşmanın Müzakere Edilmesine Yeşil Işık.” 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuela-devlet-baskani-madurodan-abd-ile-olasi-bir-anlasmanin-muzakere-edilmesine-yesil-isik/3787382.

Adriaan Alsema. “Colombia Calls for Emergency UN, OAS Meetings after US Air Strikes in Venezuela”. Colombia News. 3 Ocak 2026. https://colombiareports.com/colombia-calls-for-emergency-un-oas-meetings-after-air-strikes-in-venezuela/.

Anadolu Ajansı. “ABD, Venezuela Açıklarında Ikinci Bir Ticari Gemiye El Konulduğunu Doğruladı.” 2025. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-venezuela-aciklarinda-ikinci-bir-ticari-gemiye-el-konuldugunu-dogruladi/3776809.

Kawsachun News. “What SOUTHCOM Wants from Latin America.” YouTube video. Erişim 2 Ocak 2026. https://www.youtube.com/watch?v=T7CX7cn31xA

U.S. Department of the Treasury. Office of Foreign Assets Control. General License No. 41B: Authorizing the Wind Down of Certain Transactions Related to Chevron Corporation’s Joint Ventures in Venezuela. Venezuela Sanctions Regulations 31 CFR part 591. Washington, DC, 24 Mart 2025. Erişim tarihi: 5 Ocak 2026. https://ofac.treasury.gov/media/934071/download?inline.

U.S. Congress. Senate. Committee on Armed Services. Hearing to Receive Testimony on Posture of United States Northern Command and United States Southern Command in Review of the Defense Authorization Request for Fiscal Year 2025 and the Future Years Defense Program. 118th Cong., 2nd sess., 14 Mart 2024. Erişim tarihi: 5 Ocak 2026. https://www.armed-services.senate.gov/imo/media/doc/31424fulltranscript.pdf.

Bousso, Ron. “US Oil Refiners Win, Chinese Rivals Lose in Trump’s Venezuela Strike.” Reuters, 5 Ocak 2026. Erişim tarihi: 5 Ocak 2026. https://www.reuters.com/markets/commodities/us-oil-refiners-win-chinese-rivals-lose-trumps-venezuela-strike-2026-01-04/.

Seelke, Clare Ribando. Venezuela: Overview of U.S. Sanctions Policy. CRS In Focus IF10715. Washington, DC: Congressional Research Service, 5 Aralık 2025. Erişim tarihi: 5 Ocak 2026. https://www.congress.gov/crs-product/IF10715.

Reuters. “Trump Says U.S. Will Run Venezuela after U.S. Captures Maduro.” Reuters, 4 Ocak 2026. Erişim tarihi: 5 Ocak 2026. https://www.reuters.com/world/americas/loud-noises-heard-venezuela-capital-southern-area-without-electricity-2026-01-03/.

3 Ocak 2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Operasyonuna İlişkin Basın Açıklaması (3 Ocak 2026)

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinden sabaha kadar süren askeri operasyon hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunmuştur. Trump, operasyonun kendi talimatıyla gerçekleştirildiğini belirtmiş ve hava, kara ve deniz unsurlarının eş zamanlı olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Operasyonu “olağanüstü” olarak nitelendirmiştir.


Trump, ABD silahlı kuvvetlerinin “ezici askeri güç” kullandığını, operasyonun hız, güç, hassasiyet ve askerî yetkinlik açısından dikkat çekici olduğunu söylemiştir. Operasyona katılan askerlerin ABD kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirtmiştir.


Açıklamasında, Venezuela askerî unsurlarının saldırıya hazır durumda olduğunu, denizde konuşlandırılmış çok sayıda unsur bulunduğunu, ancak bu kuvvetlerin kısa sürede etkisiz hâle getirildiğini ifade etmiştir. Venezuela’nın askeri kapasitesinin büyük ölçüde işlevsiz hâle getirildiğini ileri sürmüştür. Operasyon sırasında hiçbir ABD askerinin hayatını kaybetmediğini ve herhangi bir askerî ekipman kaybı yaşanmadığını söylemiştir.


Trump, operasyonun Caracas’ın merkezinde yer alan, ağır şekilde tahkim edilmiş bir askerî hedefe yönelik olduğunu belirtmiştir. Elektrik altyapısında yaşanan kesintilerin, ABD’nin teknik kabiliyetleri sayesinde gerçekleştirildiğini ifade etmiştir. Bu operasyonu, daha önce İran’a yönelik nükleer ve askeri hedeflere düzenlenen saldırılarla karşılaştırmıştır.


ABD Başkanı, operasyonun hedefinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanması olduğunu ve bu hedefin gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Maduro ve eşinin, ABD’ye doğru yola çıkarıldığını; yargı sürecinin New York Güney Bölgesi federal mahkemesinde yürütüleceğini, yer seçimine ilişkin kararın New York ile Miami arasında verileceğini belirtmiştir. Trump, Maduro ve eşinin ABD’de “ölümcül narkoterör faaliyetleri” yürütmekle suçlandığını ifade etmiştir.


Trump, konuşmasında Maduro’yu “gayrimeşru bir diktatör” olarak tanımlamış; ABD’ye yönelik büyük ölçekli uyuşturucu sevkiyatlarından sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Venezuela kaynaklı deniz uyuşturucu trafiğinin büyük ölçüde engellendiğini ileri sürmüş, deniz yoluyla taşınan uyuşturucuların ciddi can kayıplarına yol açtığını savunmuştur.


Basın toplantısında ABD’nin Venezuela’daki rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Trump, ülkede “güvenli, uygun ve ihtiyatlı bir geçiş süreci” sağlanana kadar ABD’nin yönetimi üstleneceğini ifade etmiştir. Bu sürecin ardından iktidarın devredileceğini belirtmiştir.


Trump ayrıca Venezuela’daki petrol sektörüne değinmiş; altyapının uzun süredir işlevsiz olduğunu iddia etmiştir. Büyük ABD şirketlerinin ülkeye girerek petrol altyapısını onaracağını ve üretimi yeniden başlatacağını söylemiştir. Bu faaliyetlerin Venezuela ekonomisine gelir sağlayacağını ifade etmiştir.


ABD Başkanı, gerekli görülmesi hâlinde Venezuela’ya yönelik ikinci bir askeri operasyonun gündeme gelebileceğini belirtmiş; bu operasyonun “çok daha büyük” ölçekte olabileceğini söylemiştir. İlk aşamada ikinci bir saldırı dalgasının planlandığını, ancak ilk operasyonun başarısı nedeniyle buna gerek kalmadığını ifade etmiştir.


Basın açıklamasının sonunda Trump, Venezuela’da gerçekleştirilen operasyonu ABD askeri tarihindeki “en çarpıcı, en etkili ve en güçlü askeri güç ve yetkinlik gösterilerinden biri” olarak tanımlamıştır. Operasyon sırasında hiçbir ABD askerinin hayatını kaybetmemesini ve hedefin gerçekleştirilmesini, bu değerlendirmesinin dayanakları arasında göstermiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, basın toplantısının ilerleyen bölümünde yaptığı açıklamada, Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri yetkililerin, Nicolas Maduro’nun başına gelenlerin kendilerinin de başına gelebileceğini anlaması gerektiğini söylemiştir. Trump, “Venezuela halkının yeniden özgür olduğunu” ifade etmiş; ABD’nin ise bu gelişmelerle birlikte “daha güvenli” ve “daha gururlu” bir ülke hâline geldiğini belirtmiştir.


Trump, konuşmasının bu bölümünün ardından sözü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e devretmiştir. Hegseth, sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonu, “askeri unsurlar ile kolluk kuvvetlerinin birlikte yürüttüğü, büyük ölçekli ve kusursuz biçimde icra edilmiş bir ortak baskın” olarak tanımlamıştır.

Hegseth, Nicolas Maduro’nun da daha önce İran’a atıfla ifade edildiği gibi “bir şansa sahip olduğunu”, ancak bu fırsatı değerlendirmediğini söylemiştir. Açıklamasında, operasyonun bu sürecin sonucu olarak gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.

Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in Açıklamaları

Basın toplantısının ilerleyen bölümünde, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine söz almıştır. Caine, Venezuela’da gerçekleştirilen askeri operasyonun planlama sürecine ilişkin ayrıntılar paylaşmıştır. Operasyonun “Operation Absolute Resolve” adıyla yürütüldüğünü açıklamıştır.


Caine, operasyonu “gizli” ve “hassas” olarak nitelendirmiştir. Operasyonun, müşterek kuvvetlerin tüm bileşenlerinin katılımını gerektirdiğini; kara, deniz, hava ve deniz piyade unsurlarının yanı sıra istihbarat kurumları ve kolluk kuvvetlerinin eşgüdüm içinde hareket ettiğini belirtmiştir. Bu unsurların tamamının tek bir yapı içinde ve eş zamanlı olarak görev yaptığını ifade etmiştir.


Genelkurmay Başkanı, operasyonun “eşsiz” istihbarat kabiliyetlerine ve ABD’nin “terörle mücadele alanındaki yıllara dayanan deneyimine” dayandığını söylemiştir. Operasyon kapsamında gerçekleştirilen çıkarma sürecinin son derece hassas olduğunu, bu nedenle 150’den fazla hava aracının doğru yer ve zamanda bir araya gelmesini gerektirdiğini açıklamıştır.


Caine ayrıca, operasyon öncesindeki hazırlık sürecine değinmiş; Nicolas Maduro’ya ilişkin istihbaratın oluşturulması için aylar süren çalışmalar yürütüldüğünü belirtmiştir. Bu süreçte Maduro’nun yaşadığı yer, günlük yaşam düzeni ve beslenme alışkanlıkları dâhil olmak üzere ayrıntılı bilgilerin toplandığını ifade etmiştir.


ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, operasyon sırasında ABD güçlerinin “tam anlamıyla sürpriz unsurunu” koruduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda Venezuela’ya ait hava savunma sistemlerinin etkisiz hâle getirildiğini ve operasyonun bu şekilde ilerlediğini söylemiştir.


Caine, ABD kuvvetlerinin Maduro’nun yerleşkesine Doğu Saati ile 01.01’de ulaştığını ve bölgenin çevrelendiğini ifade etmiştir. Bu aşamada helikopterlerin ateş altına alındığını, buna karşılık ABD unsurlarının “ezici güç” kullanarak karşılık verdiğini açıklamıştır. Bir helikopterin isabet aldığını, ancak tüm ABD hava araçlarının operasyonu tamamladıktan sonra güvenli şekilde üslerine döndüğünü belirtmiştir.


Caine’in açıklamasına göre, bu gelişmelerin ardından Nicolas Maduro ve eşi direnç göstermemiş ve teslim olmuştur. Maduro ve eşi, ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştır. Caine, Doğu Saati ile 03.29’da Maduro ve eşinin USS Iwo Jima adlı gemiye bindirildiğini ifade etmiştir.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Açıklamaları

Basın toplantısında söz alan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Nicolas Maduro’nun Venezuela’nın meşru devlet başkanı olmadığını ifade etmiştir. Bu değerlendirmenin yalnızca mevcut yönetimin görüşü olmadığını; ilk Trump yönetimi ile Biden yönetiminin de aynı tutumu benimsediğini belirtmiştir. Rubio ayrıca, Maduro’nun Avrupa Birliği ve dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından da tanınmadığını söylemiştir.


Rubio, Maduro’yu “Amerikan adaletinden kaçan bir firari” olarak tanımlamış; kendisi hakkında 50 milyon ABD doları tutarında bir ödül bulunduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, Maduro’nun yakalanmasıyla birlikte söz konusu ödülün fiilen ödenmeyeceğini belirtmiştir. ABD Başkanı Donald Trump da bu noktada, ödülün herhangi bir kişi tarafından talep edilmemesi gerektiğini söylemiştir.


Rubio, Maduro’nun bu süreci önlemek için “birden fazla fırsata sahip olduğunu”, ancak farklı bir yol izlemeyi tercih ettiğini ifade etmiştir. Açıklamasında, Maduro’nun İran’ı ülkesine davet ettiğini ve ABD’ye yönelik suç unsurlarının ülkeye girişini kolaylaştırdığını ileri sürmüştür. Maduro’nun herhangi bir karşılıkla karşılaşmayacağını düşündüğünü söylemiştir. Rubio, Donald Trump’ın sorunlara yönelik yaklaşımına da değinmiş; Trump’ın bir konuyu ele alacağını söylediğinde bunu uygulamaya koyduğunu ifade etmiştir.

ABD’nin Venezuela’yı Yönetme Biçimine İlişkin Açıklamalar

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Venezuela’yı yönetmesi durumunda sahada ABD askerlerinin bulunup bulunmayacağına ilişkin bir soruyu yanıtlamıştır. Trump, ABD’nin “kara gücü konuşlandırmaktan çekinmediğini” belirtmiş; ABD askerlerinin önceki gece “çok üst düzeyde” sahada bulunduğunu ifade etmiştir.


Trump, ABD’nin Venezuela’nın “doğru şekilde yönetilmesini” sağlayacağını söylemiştir. Ülkenin yönetimine ilişkin hangi mekanizmanın kullanılacağı sorusuna ise, bu amaçla bazı kişilerin halihazırda görevlendirildiğini ve bu isimlerin kamuoyuna daha sonra açıklanacağını belirtmiştir. Kimin Venezuela’yı yöneteceğine ilişkin soruya yanıt verirken Trump, el hareketiyle kendisini ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu işaret etmiş; geçici bir süre boyunca yönetimin, arkasında bulunan kişiler tarafından yürütüleceğini ifade etmiştir.


Trump, Venezuela muhalefetinin önde gelen isimlerinden María Corina Machado ile temas kurup kurmadığına ilişkin bir soruya da yanıt vermiştir. Trump, Machado’nun Venezuela’nın lideri olmasının “çok zor” olacağını söylemiştir. Machado’yu “çok iyi bir kadın” olarak tanımlamakla birlikte, ülke içinde yeterli desteğe ve saygıya sahip olmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle Machado’nun Venezuela’nın yönetimini üstlenmesinin mümkün görünmediğini belirtmiştir.

Küba’ya İlişkin Açıklamalar ve Bölgesel Mesajlar

Basın toplantısının kapanışına doğru yöneltilen sorular sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Trump, Küba’nın ilerleyen dönemde gündeme gelecek bir konu olduğunu belirtmiş; ABD’nin Küba’da yaşayan halka ve ülkeden ayrılmak zorunda kalan Kübalılara yardım etmek istediğini ifade etmiştir.


Bu açıklamaya müdahil olan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı’nın sözlerinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini söylemiştir. Rubio, Nicolas Maduro’nun güvenliğinin sağlanmasında görev alan unsurlar arasında Kübalı görevlilerin de bulunduğunu belirtmiştir. Açıklamasında, Havana’da hükümet içinde yer alan kişilerin bu gelişmelerden endişe duyması gerektiğini ifade etmiştir.

Delcy Rodríguez’e İlişkin Açıklamalar ve Geçiş Sürecine Dair İfadeler

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın yönetiminin, “güvenli, uygun ve ihtiyatlı bir geçiş” sağlanana kadar bir grup tarafından yürütüleceğini açıklamıştır. Bu grubun Venezuela içinden kimlerden oluşacağına dair soruya yanıt verirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez ile temas hâlinde olduğunu söylemiştir.


Delcy Rodríguez’in, ABD’nin talepleri doğrultusunda “ne gerekiyorsa yapmaya istekli olduğunu” ifade ettiğini belirtmiştir. Trump’ın bu açıklaması, Rodríguez’in uzun süredir Nicolas Maduro yönetiminin üst düzey isimlerinden biri olması nedeniyle dikkat çekmiştir.


Rodríguez, ABD saldırılarının ardından kamuoyuna ilk açıklama yapan Venezuela yetkilisi olmuştur. Yalnızca ses kaydı formatında iletilen mesajında, ABD’den Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair kanıt sunulmasını talep etmiştir. Bu açıklamanın ardından Rodríguez’in Venezuela dışında olabileceğine yönelik iddialar ortaya atılmış; Reuters’a konuşan kaynaklar Rodríguez’in Rusya’da bulunduğunu ileri sürmüştür. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları yalanlamıştır. Delcy Rodríguez’in kardeşi Jorge Rodríguez, Venezuela Ulusal Meclisi’nin başkanıdır. Her iki isim de uzun süredir Maduro yönetiminin en güçlü savunucuları arasında yer almaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “America First” Vurgusu

ABD Başkanı Donald Trump, basın toplantısında yöneltilen bir soru üzerine, Venezuela’nın ABD tarafından yönetilmesinin “America First” yaklaşımıyla nasıl örtüştüğüne ilişkin açıklamada bulunmuştur. Trump, bu yaklaşımın ABD’nin çevresinde istikrarlı ve güvenli komşular oluşturmayı hedeflediğini ifade etmiştir. Venezuela’daki istikrarın ABD açısından önemli olduğunu belirtmiş; ülkenin sahip olduğu enerji kaynaklarının “çok büyük” olduğunu ve bu kaynakların korunmasının gerekli olduğunu söylemiştir.

ABD'li yetkililerin Venezuela'daki saldırıları izlediğini gösteren fotoğraflar. - (ABD Hükümeti)

Trump’ın Operasyona İlişkin Görselleri Paylaşması



ABD'li yetkililerin Venezuela'daki saldırıları izlediğini gösteren fotoğraflar. - (ABD Hükümeti)

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda bir dizi görsel paylaşmıştır. Paylaşılan görsellerin, Trump ve bazı üst düzey ABD’li yetkililerin, Venezuela’ya yönelik gece düzenlenen askeri saldırıları ve Nicolas Maduro ile eşinin yakalanma sürecini izledikleri anlara ait olduğu belirtilmiştir. Görsellerin, operasyonun icrası sırasında çekildiği ifade edilmiştir.


Delcy Rodríguez’in Açıklamaları

Delcy Rodríguez. - (Venezuela Devlet Televizyonu)

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro’nun Venezuela’nın tek devlet başkanı olduğunu söylemiştir. Rodríguez, “Venezuela’da yalnızca bir başkan vardır ve onun adı Nicolas Maduro’dur” ifadelerini kullanmıştır. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce Rodríguez’i ülkenin yeni lideri olarak tanımlamasının ardından gelmiştir.



Delcy Rodríguez, aynı konuşmasında Venezuela hükümetinin ülkeyi savunmaya hazır olduğunu belirtmiştir. Açıklamalar, Trump’ın ABD’nin Venezuela’yı yöneteceğini ifade etmesinin ardından yapılmıştır. Rodríguez, halka sükûnet ve birlik çağrısında bulunmuştur. Devlet televizyonunda yaptığı açıklamaların devamında Delcy Rodríguez, Venezuela’ya yönelik “silahlı saldırıyı” kınamıştır. Rodríguez, ülkenin savunma konseyinin aktive edildiğini duyurmuştur. Hükümetin ilerleyen saatlerde ek açıklamalar yapmasının beklendiğini ifade etmiştir. Rodríguez ayrıca, Venezuela’da “açık ve işlevsel bir hükümet” bulunduğunu söylemiş ve ülkenin saygılı ve hukuka uygun diyaloğa açık olduğunu belirtmiştir.

Kaynakça

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 2 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

4 Ocak 2026

Nicolas Maduro’nun New York’a Getirilmesi

ABD merkezli yayın kuruluşu CBS’nin aktardığına göre, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’u taşıyan uçak, New York eyaletinde bulunan Stewart Air National Guard Base’e iniş yapmıştır. Uçağın piste temas etmesinin ardından çok sayıda ABD’li kolluk kuvveti görevlisinin uçağa çıktığı bildirilmiştir.


Nicolás Maduro New York'ta, 3 Ocak 2025 - (WHTR)

Stewart Hava Üssü’ne iniş yapan uçaktan, aralarında Nicolas Maduro olduğu değerlendirilen bir kişinin de bulunduğu kalabalık bir grubun indirildiği gözlemlenmiştir. ABD televizyon kanalları, görüntülerde yer alan şahıslar arasındaki bir kişinin Maduro olduğunu tespit ettiklerini aktarmıştır. Grup, uçağın merdivenlerinden inerek pist üzerinden terminal alanına yönelmiştir.


Brooklyn’e Nakil Planı ve İlk Adli İşlemler

New York’a ulaşmasının ardından Nicolas Maduro’nun helikopterle Manhattan’daki Westside Heliport’a götürülmesi planlanmıştır. Buradan kara yoluyla Drug Enforcement Administration’ın (DEA) Manhattan’daki merkezine sevk edileceği bildirilmiştir.


DEA merkezinde kimlik tespit ve kayıt işlemlerinin yapılmasının ardından Maduro’nun, Brooklyn’de bulunan Metropolitan Detention Center’a nakledileceği ifade edilmiştir. Maduro’nun, Manhattan federal mahkemesinde uyuşturucu ve silah suçlamalarıyla yargılanmadan önce bu tesiste tutulmasının beklendiği aktarılmıştır.


Reuters tarafından servis edilen görüntülere göre, New York’ta üç helikopterin Manhattan’daki Westside Heliport’a iniş yaptığı bildirilmiştir. Bu helikopterlerden birinin Nicolas Maduro ve eşini taşıdığı değerlendirilmiştir. Helikopterlerin inişinin ardından Maduro’nun DEA ofisine götürüleceği belirtilmiştir.

Maduro ve Eşine Yöneltilen Suçlamalar

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde iddianame düzenlendiğini açıklamıştır. Çifte, “narkoterörizm amacıyla komplo kurmak”, “kokain ithali”, “makineli silahlar ve yıkıcı cihazlara sahip olmak” ve bu silahlara yönelik komplo suçlamaları yöneltilmiştir.


ABD basınında yer alan bilgilere göre, çiftin kayıt işlemleri kapsamında biyometrik verilerinin alındığı, parmak izi ve fotoğraf çekimlerinin yapıldığı, ayrıca sağlık kontrollerinden geçirildikleri belirtilmiştir. Bu işlemlerin ardından, DEA merkezinde ikinci bir kayıt sürecinin yürütüleceği ifade edilmiştir.

Metropolitan Detention Center’a Nakil

DEA merkezinden ayrılan ve Nicolas Maduro’yu taşıdığı belirtilen konvoyun Manhattan’daki Westside Highway üzerinden kuzeye doğru ilerlediği bildirilmiştir. Daha sonra helikopterle tekrar havalanan Maduro ve eşinin, Brooklyn’deki Metropolitan Detention Center’a götürüldüğü aktarılmıştır.


Üç helikopterin Hudson Nehri boyunca ilerleyerek New York Limanı’ndaki Özgürlük Heykeli yakınından geçtiği, ardından güvenlik konvoyu eşliğinde cezaevine ulaştığı bildirilmiştir. Tesiste daha önce yüksek profilli mahkûmların da tutulduğu belirtilmiştir. Maduro’nun, ABD’de bir askeri üsse inişinin ardından DEA ofisine götürüldüğü, burada resmi suçlamalarla karşı karşıya kaldığı ve daha sonra Brooklyn’deki cezaevine sevk edildiği ifade edilmiştir.


Maduro ve eşinin, New York’ta bir yargıç huzuruna çıkarılmasının planlandığı, ancak duruşma tarihinin henüz açıklanmadığı bildirilmiştir.

Venezuela Yüksek Mahkemesi’nin Geçici Başkanlık Kararı

Caracas’ta, Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi, Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in geçici devlet başkanı olarak görevlendirilmesine karar vermiştir. Mahkeme, bu kararın “idari sürekliliğin sağlanması ve ulusun bütüncül savunmasının güvence altına alınması” amacıyla alındığını açıklamıştır.


Reuters’ın aktardığına göre, mahkeme ayrıca Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “zorla yokluğu” durumunda devletin sürekliliğini, kamu yönetimini ve egemenliğin savunulmasını garanti altına alacak hukuki çerçevenin belirlenmesi için müzakere sürecinin başlatılacağını duyurmuştur.

Operation Absolute Resolve’un Seyrine İlişkin Ayrıntılar

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, daha önce düzenlenen basın toplantısında “Operation Absolute Resolve” adı verilen askerî operasyonun ayrıntılarını paylaşmıştır. Açıklamalara göre, hava, kara, uzay, deniz ve istihbarat unsurları aylar süren bir koordinasyon süreciyle operasyonu planlamıştır.


Operasyon için 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece, Doğu Saati ile 22.46’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından resmî onay verilmiştir. Operasyon kapsamında, Batı Yarımküre genelindeki 20 farklı üsten 150 hava aracı Venezuela’ya doğru havalanmıştır.


Maduro ve eşinin yakalanmasına yönelik çıkarma gücü, 3 Ocak’ta Doğu Saati ile 01.01’de helikopterler ve kara unsurlarından oluşan bir ekip tarafından hedef bölgeye yönelmiştir. Bu güç, F-22, F-35, F/A-18, EA-18, E-2 tipi hava araçları, B-1 bombardıman uçakları ve insansız hava araçları tarafından havadan korunmuştur.

Operasyon sırasında helikopterlerin ateş altına alındığı, bunlardan birinin isabet aldığı ancak uçuş kabiliyetini koruduğu bildirilmiştir. Maduro ve eşinin, Doğu Saati ile 03.39’dan sonra USS Iwo Jima adlı gemiye bindirildiği açıklanmıştır.

Karayipler Hava Sahasına Yönelik Kısıtlamaların Kaldırılması

ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Karayipler üzerindeki hava sahasına uygulanan kısıtlamaların Doğu Saati ile 00.00 itibarıyla kaldırılacağını duyurmuştur. Bakan, havayolu şirketlerinin bilgilendirildiğini ve uçuş planlarının güncelleneceğini açıklamıştır.


ABD Federal Havacılık İdaresi tarafından daha önce alınan karar doğrultusunda, Venezuela’ya yönelik geniş çaplı askerî saldırıların ardından Karayipler hava sahasında kısıtlamalar uygulanmış ve yüzlerce uçuş iptal edilmiştir. Bu durumdan American Airlines, Delta Air Lines, Spirit Airlines ve JetBlue Airways’in de aralarında bulunduğu çok sayıda havayolu şirketinin etkilendiği bildirilmiştir.

Kaynakça

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 4 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

WTHR. “Plane Carrying Venezuelan Leader Nicolás Maduro Arrives in New York Following His Capture by US.” YouTube video. Erişim 4 Ocak 2026. https://www.youtube.com/watch?v=Oq-X04OY-oo

5 Ocak 2026

4-5 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ABD Medyasına Açıklamaları (4 Ocak 2026)

4 Ocak 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela’ya yönelik ABD operasyonunun ardından ABD’deki çeşitli ulusal medya kuruluşlarına sabah saatlerinden itibaren bir dizi açıklamada bulunmuştur.


Rubio, açıklamalarında ABD’nin yürüttüğü sürecin “Venezuela’ya karşı bir savaş olmadığını” belirtmiş; operasyonu, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen bir güvenlik ve kolluk faaliyeti olarak tanımlamıştır. ABD’nin, Venezuela’ya yönelik tutumunu bundan sonraki süreçte “ülkenin atacağı somut adımlara göre” değerlendireceğini ifade etmiştir.

Operasyonun Niteliğine İlişkin Açıklamalar

Rubio, ABC News’e verdiği mülakatta, operasyon öncesinde ABD Kongresi’nden yetki alınmamasının gerekçesini açıklamış; bunun bir işgal ya da askeri istila olmadığını, bu nedenle kongresel onayın gerekli görülmediğini söylemiştir. Operasyonu, hukuki çerçevede yürütülen bir kolluk faaliyeti olarak nitelendirmiştir. Aynı açıklamada, Nicolás Maduro’nun ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanları tarafından "sahada yakalandığını" ifade etmiştir.


Rubio, Kongre’nin önceden bilgilendirilmemesinin gerekçeleri arasında operasyonun sızma riski, hava koşulları ve hedef kişilerin hareketliliği gibi faktörlerin bulunduğunu belirtmiştir.

ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Tutumu

Rubio, NBC News ve CBS News’e yaptığı açıklamalarda, ABD’nin Venezuela’yı “söylemlerine göre değil, eylemlerine göre” değerlendireceğini vurgulamıştır. ABD’nin çıkarlarını korumak amacıyla “çoklu baskı ve kaldıraç mekanizmalarını” elinde tutacağını belirtmiş; bu araçlar arasında petrol karantinası, ekonomik baskılar ve uyuşturucu taşıyan teknelere el konulması uygulamalarını saymıştır.


Rubio, Maduro yönetimiyle geçmişte herhangi bir anlaşma ya da uzlaşma sağlanamadığını, buna karşın Maduro’ya “çok cömert teklifler” sunulduğunu ifade etmiştir. Maduro’nun, yaklaşık bir buçuk hafta öncesine kadar ülkeyi terk etme imkanına sahip olduğunu, ancak bu fırsatı kullanmadığını belirtmiştir.

Uyuşturucu Kaçakçılığı ve Güvenlik Gerekçeleri

Rubio, Venezuela’da askeri ve polis gücü içerisindeki bazı unsurların "uyuşturucu kaçakçılığı yapan örgütlerle açık biçimde iş birliği yaptığını" ileri sürmüş; bu durumun ABD açısından doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğunu söylemiştir. ABD’nin, uyuşturucu taşındığı tespit edilen teknelere yönelik el koyma uygulamalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etmiştir.


ABD’nin Venezuela’dan kaynaklanan uyuşturucu trafiği ve düzensiz göç hareketleri konularında somut değişiklikler beklediğini belirten Rubio, bu alanlardaki gelişmelerin ABD’nin değerlendirmesinde belirleyici olacağını kaydetmiştir.

Delcy Rodriguez ve Meşruiyet Tartışması

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Donald Trump, 3 Ocak 2025 - (ABD Hükümeti)

Rubio, Venezuela’da geçici devlet başkanı olarak görevlendirilen Delcy Rodriguez’in meşruiyeti konusunda yöneltilen sorulara yanıt vermiş; ABD’nin mevcut Venezuela yönetimini meşru olarak tanımadığını açıkça ifade etmiştir. Bununla birlikte, ülkede fiilen değişim yapabilecek konumda bulunan kişiler olduğunun farkında olduklarını belirtmiş; meşruiyetin ancak bir geçiş süreci ve seçimler sonucunda oluşabileceğini dile getirmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya İlişkin Açıklamaları ve Delcy Rodríguez’e Yönelik Tehditleri (4–5 Ocak 2026)

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD’ye getirilmesinin ardından yaptığı açıklamalarda, Venezuela’da kontrolün ABD’de olduğunu ifade etmiştir. Trump, ABD’nin Venezuela’yı “düzene sokmayı”, ülkenin petrol altyapısını yeniden yapılandırmayı ve ardından seçimlere hazırlamayı hedeflediğini söylemiş; ancak bu sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntı vermemiştir.


Trump, 4 Ocak 2026 tarihinde ABD merkezli The Atlantic dergisine verdiği röportajda, Maduro’nun alıkonulmasının ardından geçici devlet başkanı olarak görevlendirilen Delcy Rodríguez hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Trump, Rodríguez’in “doğru olanı yapmaması hâlinde çok büyük bir bedel ödeyeceğini” söylemiş; bu bedelin Nicolás Maduro’nun karşılaştığından daha ağır olabileceğini ifade etmiştir. Trump, Rodríguez’in ABD’nin taleplerine uygun hareket etmesi gerektiğini belirtmiştir.


Trump, Venezuela’nın mevcut durumunu “cehenneme dönmüş” ve “başarısız bir ülke” olarak tanımlamış; ülkede yürütülmesi planlanan yeniden inşa ve rejim değişikliği sürecinin mevcut durumdan daha kötü olamayacağını dile getirmiştir. Açıklamalarında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesinin tekil bir örnek olmadığını savunan Trump, bu çerçevede Grönland üzerinden ABD’nin küresel güvenlik yaklaşımına atıfta bulunmuştur.

ABD’nin Venezuela’daki Kontrole İlişkin Beyanları

Trump, 5 Ocak 2026 tarihinde Florida’dan Washington’a dönerken Air Force One uçağında basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda, Venezuela’da kontrolün ABD’de olduğunu yinelemiştir. Trump, “Ülkedeki her şeyi biz yöneteceğiz ve ülkeyi düzelteceğiz. Daha sonra seçimler doğru zamanda yapılacaktır.” ifadelerini kullanmıştır.


Trump, Venezuela’daki askerî müdahalenin doğru ve haklı olduğunu ileri sürmüş; bu ülkeden ABD’ye yüksek miktarda uyuşturucu sevkiyatı yapıldığını ve Nicolás Maduro’nun “bir narko-terör devleti yönettiğini” savunmuştur. Venezuela’daki mevcut durumun kapsamlı bir yeniden yapılandırma gerektirdiğini belirten Trump, büyük Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye giderek milyarlarca dolarlık yatırımlar yapacağını ifade etmiştir.


Trump, geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez ile yakın temas hâlinde olduklarını, kendisinin doğrudan görüşme yapmadığını ancak kabinesindeki yetkililerin Rodríguez ile temas kurduğunu söylemiştir. Trump, Rodríguez’in ABD ile işbirliği yaptığını belirtmiş; bu işbirliğinin içeriğine ilişkin ayrıntı vermemiştir. Ayrıca, ABD’nin Venezuela’ya doğrudan yatırım yapmayacağını, ancak yönetim ve altyapı süreçlerinde yönlendirici rol üstleneceğini ifade etmiştir.

İkinci Askeri Müdahale İhtimali

Trump, Maduro’nun alıkonulduğu askerî operasyon planında, gerekmesi halinde ikinci bir saldırı için hazırlık yapıldığını, ancak ilk operasyonda hedefe ulaşıldığı için buna gerek kalmadığını söylemiştir. Trump, Venezuela yönetiminin ABD’ye karşı tutumunun değişmemesi durumunda ikinci bir askerî müdahalenin her zaman gündemde olduğunu vurgulamış; “Burası Venezuela, burası bizim bölgemiz.” ifadesini kullanmıştır.


Trump ayrıca, Venezuela yönetiminin iş birliği yapmaması hâlinde askerî seçeneklerin yeniden gündeme gelebileceğini belirtmiş; aynı açıklamalarda Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu hedef alarak, Kolombiya’dan ABD’ye yönelik uyuşturucu akışının durdurulmaması hâlinde askerî seçeneklerin değerlendirilebileceğini söylemiştir. Trump, Meksika’ya da “düzeni sağlama” çağrısında bulunmuştur.

Seçimlerin Zamanlaması

ABD Başkanı Donald Trump, 5 Ocak 2025 - (Anadolu Ajansı)

Trump, Venezuela’da seçimlerin yapılmasının mümkün olduğunu, ancak bunun yalnızca “doğru zamanda” gerçekleşeceğini ifade etmiştir. Seçimlerden önce ülkede altyapının onarılması, kamu düzeninin sağlanması ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi gerektiğini söylemiş; bu süreç tamamlanmadan seçim yapılmasının gündemde olmadığını belirtmiştir.


ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Venezuela’ya İlişkin Açıklamaları (4 Ocak 2026)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 4 Ocak 2026 tarihinde CBS News’e verdiği röportajda, ABD’nin Venezuela’yı yönetmesinin ne anlama geldiğine ilişkin soruya yanıt vermiştir. Hegseth, bu durumun “şartları ABD’nin belirlemesi” anlamına geldiğini ifade etmiş; söz konusu şartların ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlendiğini ve nihai uygulama kararının da Trump’a ait olduğunu söylemiştir.


Hegseth, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarının ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun alıkonulmasının, ABD’nin Irak işgalinin “tam tersi” olduğunu ileri sürmüştür. Bu adımların, ABD’ye yönelik uyuşturucu akışını durdurmayı hedeflediğini savunan Hegseth, “ABD’den alındığını” öne sürdüğü petrolün geri verilmesi anlamına geldiğini belirtmiştir.


ABD’nin bu eylemlerle diğer ülkelere nasıl bir mesaj verdiğine ilişkin soruya yanıt veren Hegseth, Donald Trump’ı “eylem odaklı bir başkan” olarak tanımlamıştır. Hegseth, Venezuela’ya yönelik operasyonların Trump’ın doğrudan liderliği altında yürütüldüğünü ifade etmiştir.

ABD İç Siyasetinde Tepkiler

Trump yönetiminin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu, ABD iç siyasetinde Demokrat Parti mensuplarının eleştirilerine yol açmıştır. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Kongre onayı olmadan başlatılan askeri harekatı “düşüncesizlik” olarak nitelendirmiş ve yönetimin ileriki planlar hakkında Kongre’yi derhal bilgilendirmesi gerektiğini savunmuştur.


Demokrat Senatör Tim Kaine, yazılı açıklamasında, Trump’ın Venezuela’ya yönelik askerî operasyonlarını engellemek amacıyla Senato’da savaş yetkileri tasarısının oylanacağını duyurmuştur. Vermont bağımsız Senatörü Bernie Sanders, Kongre’yi “yasa dışı askerî operasyonu sona erdirmek ve anayasal sorumlulukları yeniden ortaya koymak” için harekete geçmeye çağırmış; ABD Başkanı’nın ülkeyi tek taraflı olarak savaşa sokma yetkisine sahip olmadığını ifade etmiştir.


Demokrat Senatör Ruben Gallego, sosyal medya paylaşımında, ABD’nin “dünyanın polisi konumundan dünyanın zorbası konumuna” geldiğini belirtmiş; Venezuela ile savaş hâlinde olunması için hiçbir gerekçe bulunmadığını kaydetmiştir. Senatör Andy Kim, Başkan Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’i eleştirmiştir.

Temsilciler Meclisi Üyelerinin Açıklamaları

Temsilciler Meclisi Demokrat üyesi Jim McGovern, Venezuela’ya yönelik operasyon için Kongre onayı ve halk desteğinin bulunmadığını belirtmiştir. Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Melanie Stansbury, saldırıların yasa dışı olduğunu savunmuş ve Başkan Trump’ın Kongre olmadan savaş ilan etme veya büyük çaplı askerî operasyon yürütme yetkisine sahip olmadığını ifade etmiştir.


Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, Trump yönetiminin uyuşturucu ticaretini gerekçe göstermesine rağmen, saldırıların uyuşturucuyla ilgili olmadığını belirtmiştir. Temsilciler Meclisi üyesi Rashida Tlaib, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarının ve Maduro’nun alıkonulmasının uluslararası hukuk ve ABD Anayasası’nın ağır ihlalleri olduğunu ifade etmiştir.

Altı Ülkenin Ortak Açıklaması

Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika, Uruguay ve İspanya, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî müdahalesine ilişkin ortak bir bildiri yayımlamıştır. Bildiride, ABD’nin eylemlerinin “bölgesel barış ve güvenlik açısından son derece tehlikeli bir emsal oluşturduğu” ve sivil nüfusu riske attığı ifade edilmiştir.


Altı ülke, Venezuela’daki krize çözümün diyalog ve müzakere gibi barışçıl yollarla sağlanması gerektiğini vurgulamış; dış müdahalelerin uluslararası hukukla bağdaşmadığını belirtmiştir. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan güç kullanma ve güç tehdidi yasağına dikkat çekilmiştir.

Uluslarası Protesto Gösterileri

Maduro'nun yargılanmak üzere ABD'ye götürülmesi, Caracas'ta protesto ediliyor, 5 Ocak 2025 - (Anadolu Ajansı)

Venezuela muhalefetine destek veren gruplar, 4–5 Ocak 2026 tarihlerinde dünya genelinde çeşitli kentlerde gösteriler düzenlemiştir. Londra’daki Trafalgar Meydanı, Barselona’daki Arc de Triomf, Santiago, Lille, Madeira ve Münih gibi kentlerde protesto ve mitingler düzenlenmiştir. Gösterilerde, Edmundo González’in devlet başkanlığı görevini üstlenmesi ve siyasi tutukluların serbest bırakılması yönünde talepler dile getirilmiştir.



ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun alıkonulması, İspanya’da da sol ve aşırı sol siyasi gruplar tarafından düzenlenen protesto gösterilerine yol açmıştır. Gösteriler, 4 Ocak 2026 tarihinde başlamış; 5 Ocak 2026 itibarıyla başkent Madrid ile Bilbao ve Sevilya kentlerinde devam etmiştir.


Madrid’de düzenlenen gösteri, “Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırganlığa karşı” başlığıyla ABD Büyükelçiliği binası önünde gerçekleştirilmiştir. Gösteriye; komünist ve aşırı sol görüşlü sivil toplum kuruluşları, Birleşik Sol, Komünist Parti, Podemos Partisi, Madrid’de yaşayan Latin Amerikalılar ve Filistinliler destek vermiştir.


Podemos Partisi lideri İone Belarra, gösteriler sırasında basına yaptığı açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesini “yasa dışı bir askeri müdahale” olarak tanımlamış ve bu süreci “bir petrol savaşı” şeklinde nitelendirmiştir. Belarra, Venezuela’da yaşananları “devlet terörizmi” olarak sınıflandırmış; ABD Başkanı Donald Trump’ı, “dünyada var olan en önemli terörist” olarak tanımlamıştır.


ABD’de Caracas saldırıları protesto ediliyor, 4 Ocak 2025 - (Anadolu Ajansı)

Belarra ayrıca, Trump için “çağımızın Hitler’i” ifadesini kullanmış; ABD ile ilişkilerin kesilmesi, ABD’nin uluslararası alanda izole edilmesi ve İspanya’nın NATO’dan çekilmesi çağrısında bulunmuştur.



New York'ta Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalanmasını karşı protesto düzenleniyor, 4 Ocak 2025 - (Anadolu Ajansı)

New York’ta da protesto gösterileri düzenlenmiştir. Protestolar, Maduro’nun Brooklyn’de tutulduğu Metropolitan Gözaltı Merkezi önünde düzenlenmiştir.  Gösteriler, 4 Ocak 2026 tarihinde başlamıştır. Saatler süren protestolarda kalabalık gruplar, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesini ve Maduro’nun yargılanmak üzere ABD’ye getirilmesini protesto etmiştir. Protestocular, ABD’nin Venezuela topraklarından çekilmesini ve Nicolás Maduro’nun serbest bırakılmasını talep etmiştir.



Hollanda’da ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesi protesto ediliyor, 4 Ocak 2025 - (Anadolu Ajansı)

Protestocular, ABD yönetiminin Maduro’yu yargılamak istemesinin, Venezuela’ya özgürlük getirme amacı taşımadığını, bunun yerine ülkenin yeraltı kaynaklarını ele geçirmeye yönelik bir girişim olduğunu savunmuştur.


Kaynakça

Al Jazeera. “Live: Venezuela’s Maduro to Appear in Court, Trump Threatens More Strikes.” Al Jazeera. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/1/5/live-venezuelas-maduro-to-appear-in-court-trump-threatens-more-strikes

Anadolu Ajansı. “ABD Savunma Bakanı, Venezuela’da Şartları ABD’nin Belirleyeceğini Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-savunma-bakani-venezuelada-sartlari-abdnin-belirleyecegini-soyledi/3789274

Anadolu Ajansı. “ABD’nin Venezuela’ya Askerî Müdahalesi Sırasında Kübalı 32 Asker ve Polisin Öldüğü Açıklandı.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesi-sirasinda-kubali-32-asker-ve-polisin-oldugu-aciklandi/3789963

Anadolu Ajansı. “İspanya Solu, ABD Karşıtı Gösteriler İçin Meydanlara İndi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ispanya-solu-abd-karsiti-gosteriler-icin-meydanlara-indi/3789520

Anadolu Ajansı. “Maduro’nun Yargılanmak Üzere ABD’ye Getirilmesi New York’ta Protesto Edildi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/maduronun-yargilanmak-uzere-abdye-getirilmesi-new-yorkta-protesto-edildi/3789737

Anadolu Ajansı. “NYT: ABD’nin Venezuela’ya Askerî Müdahalesinde Ölü Sayısı 80’e Çıktı.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/nyt-abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesinde-olu-sayisi-80e-cikti/3789733

Anadolu Ajansı. “Trump, Venezuela’da Devlet Başkanlığı Görevini Geçici Üstlenen Rodriguez’i Tehdit Etti.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-venezuelada-devlet-baskanligi-gorevini-gecici-ustlenen-rodriguezi-tehdit-etti/3789713

Anadolu Ajansı. “Trump, Venezuela’da Kontrolün ABD’de Olduğunu ve Seçimlerin Doğru Zamanda Yapılacağını Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-venezuelada-kontrolun-abdde-oldugunu-ve-secimlerin-dogru-zamanda-yapilacagini-soyledi/3789762

Anadolu Ajansı. “Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi, Delcy Rodriguez’i Geçici Devlet Başkanı Olarak Görevlendirdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuela-yuksek-adalet-mahkemesi-delcy-rodriguezi-gecici-devlet-baskani-olarak-gorevlendirdi/3789235

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

5 Ocak 2026

ABD’nin Venezuela’ya Askeri Müdahalesinde Kübalı Can Kayıpları

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi sırasında Küba vatandaşı 32 asker ve polisin hayatını kaybettiği, Küba hükümeti tarafından 5 Ocak 2026 tarihinde açıklanmıştır. Küba devlet televizyonunda yayımlanan açıklamada, söz konusu personelin, ABD’nin müdahalede bulunduğu gece, Venezuela hükümetinin talebi doğrultusunda yürütülen bir görev kapsamında Venezuela’da bulunduğu bildirilmiştir.


Açıklamada, 32 Kübalı asker ve polisin, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu sırasında görev başındayken hayatını kaybettiği belirtilmiş; Küba hükümeti tarafından iki gün ulusal yas ilan edildiği duyurulmuştur. Yetkililer, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini iletmiştir.


İngilizce kaynakta yer alan bilgilere göre, Küba hükümeti, hayatını kaybedenlerin Küba Silahlı Kuvvetleri ve istihbarat birimlerine mensup kişiler olduğunu açıklamıştır. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, bu personelin Venezuela hükümetinin talebi üzerine, Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’e güvenlik sağlamakla görevli olduklarını ifade etmiştir. Resmi açıklamada, Kübalı personelin “doğrudan çatışmalarda ya da bombardımanlar sırasında” hayatını kaybettiği belirtilmiştir.


Venezuela makamları, ABD’nin Caracas’ta Maduro’nun bulunduğu yerleşkeye yönelik hava saldırıları düzenlediğini doğrulamış; ancak operasyon sırasında toplam can kaybına ilişkin resmi bir sayı açıklamamıştır. İngilizce haberde, New York Times’ın ismi açıklanmayan bir Venezuelalı yetkiliye dayandırdığı bilgiye göre, saldırılarda en az 80 kişinin öldüğü, bu sayının artmasının beklendiği aktarılmıştır. Bu bilginin bağımsız olarak doğrulanmadığı belirtilmiştir.

Küba’nın Diplomatik Tepkileri

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından, Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) tarafından çevrim içi düzenlenen Olağanüstü Dışişleri Bakanları Zirvesinde konuşmuştur. Rodríguez, müdahaleyi “Latin Amerika için tarihsel ve çok yönlü bir varoluşsal tehdit” olarak tanımlamış ve CELAC ülkelerine bağımsızlık ve egemenliklerini ortak biçimde savunma çağrısı yapmıştır.


Rodríguez, ABD’nin Latin Amerika’yı “arka bahçesi” olarak gören yaklaşımını reddettiklerini ifade etmiş; emperyalist ve zorlayıcı yöntemlerle bölgeye baskı kurulmasına karşı çıkacaklarını belirtmiştir. Ayrıca, Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in serbest bırakılması için tüm diplomatik ve siyasi kanalların kullanılması gerektiğini vurgulamıştır.

Maduro ve Cilia Flores’in Mahkemeye Çıkışı

Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü, New York’taki federal Manhattan Mahkemesinde hakim karşısına çıkacaktır. Duruşmanın yerel saatle 12.00’de (17.00 GMT) yapılacağı bildirilmiştir. Mahkeme yetkilileri, bu ilk duruşmanın usule ilişkin olacağını ve uzun sürebilecek bir yargı sürecinin başlangıcını oluşturduğunu açıklamıştır.


Maduro’nun, ABD federal makamları tarafından "15 yıldır yürütülen bir uyuşturucu kaçakçılığı davası kapsamında yargılandığı; bu davada son altı yıldır sanık konumunda bulunduğu" aktarılmıştır. Davaya, ABD Bölge Yargıcı Alvin K. Hellerstein’ın başkanlık edeceği belirtilmiştir.

Delcy Rodríguez’in Geçici Devlet Başkanlığı

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD’ye götürülmesinin ardından, Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi (Tribunal Supremo de Justicia – TSJ), 4 Ocak 2026 tarihinde aldığı kararla Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’i geçici Devlet Başkanı olarak görevlendirmiştir. Mahkeme kararında, atamanın idari sürekliliğin sağlanması ve ulusal savunmanın korunması amacıyla yapıldığı belirtilmiştir.


Rodríguez, aynı gün geçici devlet başkanı sıfatıyla düzenlenen bir toplantıya başkanlık etmiş; toplantıya sivil ve askeri yetkililer katılmıştır. TSJ açıklamasında, Rodríguez’in geçici süreyle devlet başkanlığı makamına ait tüm yetki ve sorumlulukları üstleneceği ifade edilmiştir.


Rodríguez, devlet televizyonunda yaptığı açıklamalarda, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunu “acımasız bir saldırı” olarak nitelendirmiş; Nicolás Maduro’nun derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur. Açıklamasında, ülkedeki tek meşru devlet başkanının Nicolás Maduro olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Maduro’nun ABD’ye götürülmesini “kaçırma” olarak tanımlamış ve Venezuela’nın ABD’nin bir kolonisi olmayacağını ifade etmiştir.


Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, silahlı kuvvetler adına yaptığı açıklamada, ordunun Delcy Rodríguez’e bağlılığını ilan ettiğini ve ülke genelinde egemenliği korumak amacıyla seferberlik hâlinde olduklarını bildirmiştir. Açıklamada, ABD’nin eylemleri “emperyal saldırganlık” olarak tanımlanmıştır. Padrino López, Nicolás Maduro’nun Venezuela halkı tarafından seçilmiş meşru devlet başkanı olduğunu vurgulamış ve serbest bırakılması çağrısını yinelemiştir.


Delcy Rodríguez’in, 5 Ocak 2026 tarihinde Caracas’ta, yerel saatle 08.00’de (12.00 GMT) geçici devlet başkanı sıfatıyla resmen yemin edeceği bildirilmiştir. Rodríguez’in bu süreçte yargı organları, siyasi kurumlar ve Venezuela Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle görevini sürdürdüğü aktarılmıştır.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. “ABD’nin Venezuela’ya Askerî Müdahalesi Sırasında Kübalı 32 Asker ve Polisin Öldüğü Açıklandı.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesi-sirasinda-kubali-32-asker-ve-polisin-oldugu-aciklandi/3789963

Anadolu Ajansı. “Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi, Delcy Rodriguez’i Geçici Devlet Başkanı Olarak Görevlendirdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuela-yuksek-adalet-mahkemesi-delcy-rodriguezi-gecici-devlet-baskani-olarak-gorevlendirdi/3789235

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

BBC News. “Venezuela Developments.” BBC News. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/articles/cj9r0eyw0jno

5 Ocak 2026

Nicolas Maduro’nun New York’taki İlk Mahkemesi

5 Ocak 2026 tarihinde, Maduro ve eşi Cilia Flores, ilk mahkemelerine çıkarılmak üzere Manhattan’da bulunan Daniel Patrick Moynihan Manhattan United States Courthouse binasına ulaştırılmıştır. Maduro, ABD New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi salonuna cezaevi üniformasıyla ve ayaklarından zincirli şekilde getirilmiştir. Mahkeme salonunda kamera kullanımına izin verilmediği, yalnızca sınırlı sayıda basın mensubunun içeriden bilgi aktarabildiği bildirilmiştir. Aktarımlara göre, Maduro’nun ve eşi Flores’in ellerinin kelepçeli olmadığı, bu durumun Maduro’nun avukatıyla tokalaşmasına imkan tanıdığı belirtilmiştir.


Duruşmada, Maduro ve Flores’in aynı masada oturduğu, her iki ismin de çeviri amacıyla kablolu kulaklık kullandığı aktarılmıştır. Oturum, Alvin Hellerstein başkanlığında yürütülmüş; hâkimin her iki isim hakkında hazırlanan iddianamenin kısaltılmış bir özetini mahkeme huzurunda okuduğu bildirilmiştir.


İddianamenin okunması sırasında Maduro, kendisine yöneltilen dört ayrı suçlamanın tamamı için suçsuzluk beyanında bulunmuştur. İddianamede yer alan suçlamalar arasında uyuşturucu-terörizmi komplosu, kokain ithalatı komplosu ile makineli tüfekler ve yıkıcı cihazların bulundurulması yer almıştır. Mahkeme tutanaklarına yansıyan beyanında Maduro, hâkime hitaben şu ifadeleri kullanmıştır: “Ben masumum. Suçlu değilim. Ben düzgün bir insanım.” Maduro, siyasi statüsüne ilişkin beyanında ise tercüman aracılığıyla şu ifadeyi kullanmıştır: “Ben masumum. Suçlu değilim. Ben düzgün bir insanım, ülkemin devlet başkanıyım.”


Aynı oturumda Maduro, iddianamenin tam metnini daha önce görmediğini, belgeyi avukatlarıyla “kısmen” ele aldığını, ancak tamamını bizzat okumak istediğini mahkemeye bildirmiştir. Ayrıca ABD’ye, Venezuela’nın başkenti Caracas’taki evinden zorla götürüldüğünü ileri sürmüştür.


Maduro’nun suçsuzluk beyanının ardından Cilia Flores da kendisine yöneltilen uyuşturucu ve silah bağlantılı suçlamalar kapsamında suçsuzluk beyanında bulunmuştur. Flores, mahkeme huzurunda kendisini “Venezuela Cumhuriyeti’nin first lady’si” olarak tanımlamış ve şu ifadeyi kullanmıştır: “Suçlu değilim, tamamen masumum.”


Yargıç Hellerstein, duruşma sırasında adil bir yargılama süreci yürütüleceğini belirterek, iddianamenin içeriğini mahkeme huzurunda kayda geçirmiştir. Duruşmanın ardından ABD basınında yer alan haberlere göre Maduro, mahkeme salonundan ayrılırken şu ifadeyi kullanmıştır: “Ben bir savaş esiriyim.”

Savunma Avukatlarının Açıklamaları

Maduro’nun savunmasını üstlenen avukat Barry Pollack, kaçırılma sürecinin hukuki yönleriyle ilgili sorunlar bulunduğunu ve Maduro’nun tıbbi müdahale gerektirebilecek bazı sağlık sorunları yaşadığını açıklamıştır.


Cilia Flores’in avukatı Mark Donnelly ise müvekkilinin kaçırılma sırasında ciddi yaralanmalar geçirdiğini, kaburga kemiğinde kırık ya da ciddi morarma olabileceğini ve fiziksel muayeneye ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Basına yansıyan bilgilere göre, mahkeme salonunda Flores’in alnında bandaj, sağ göz çevresinde morluk bulunduğu ve ayağa kalkarken yanındaki ABD’li görevliye tutunduğu gözlemlenmiştir.

Mahkeme Dışı Tepkiler ve Güvenlik Önlemleri

Maduro ve Flores’in yargılandığı mahkeme binası önünde farklı görüşlere sahip gruplar tarafından protesto gösterileri düzenlenmiştir. Protestocuların bir bölümü, ABD’nin Caracas’a yönelik saldırılarını kınayarak Maduro ve Flores’in serbest bırakılmasını talep etmiştir. Diğer bir grup ise Maduro’nun Venezuela’daki uygulamalarını eleştirerek yargı sürecine destek verdiklerini dile getirmiştir. Mahkeme çevresinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildirilmiştir.

Duruşma Takvimi

Savunma avukatları, Maduro ve Flores’in bu aşamada kefalet talebinde bulunmayacağını, ancak ilerleyen bir tarihte bu yönde başvuruda bulunabileceklerini mahkemeye bildirmiştir. İlk duruşma, bu usul işlemlerinin ardından sona ermiş; mahkeme, ikinci duruşmanın 17 Mart tarihinde yapılacağını ve Maduro’nun bu duruşmada yeniden mahkeme huzuruna çıkarılacağını açıklamıştır.

Kaynakça

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 5 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/cwy1x9vwn3dt

6 Ocak 2026

Delcy Rodríguez’in Geçici Devlet Başkanı Olarak Göreve Başlaması

Maduro'nun yardımcısı Delcy Rodriguez'in yemin ederek Geçici Devlet Başkanı olduğu anlar, 5 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)

Delcy Rodríguez, 5 Ocak 2026 tarihinde Venezuela Ulusal Meclisi Genel Kurulu’nda düzenlenen oturumda yemin ederek geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlenmiştir. Tören, Ulusal Meclis’in olağan yasama dönemi açılış programı kapsamında gerçekleştirilmiştir.



Rodríguez, yemin töreninde yaptığı konuşmada, ABD’nin 3 Ocak 2026’da düzenlediği askeri operasyon sonucu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasına atıfta bulunarak, “ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum” ifadelerini kullanmıştır


Maduro'nun yardımcısı Delcy Rodriguez'in yemin ederek Geçici Devlet Başkanı olduğu anlar, 5 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)

Yemin metninde, Venezuela’nın egemenliğinin korunacağı, ulusal bütünlüğün muhafaza edileceği ve halkın geleceğinin güvence altına alınacağı vurgulanmıştır. Rodríguez, ülkesinin “özgür ve egemen bir ulus olarak hak ettiği seviyeye ulaşana kadar yorulmadan çalışacağını” belirterek, görevin geçici niteliğini ve idari sürekliliğin korunacağını dile getirmiştir.



Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, yemin töreninin ardından Delcy Rodríguez’in resmen “Geçici Devlet Başkanı” olarak ilan edildiğini bildirmiştir. Böylece Delcy Rodríguez, Venezuela tarihinde devlet başkanlığı görevini üstlenen ilk kadın olmuştur.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Acil Toplantısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) acil toplantısı, 5 Ocak 2026 - (Birleşmiş Milletler)

ABD’nin Venezuela’ya yönelik 3 Ocak 2026 tarihli askeri müdahalesi sonrasında, 5 Ocak'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) New York’ta acil olarak toplanmıştır. Toplantı, Kolombiya’nın talebi üzerine, Rusya ve Çin’in desteğiyle düzenlenmiştir.



Toplantıda, ABD’nin Nicolas Maduro’yu alıkoyduğu operasyon ve ülke topraklarında gerçekleştirdiği hava saldırıları ele alınmıştır. Venezuela Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, BMGK oturumunda yaptığı konuşmada, ülkesinin “yasal hiçbir gerekçesi olmayan gayrimeşru bir silahlı saldırı” hedefi olduğunu belirtmiş ve “anayasal cumhurbaşkanının ve başkan eşi Cilia Flores’in kaçırılması” ifadelerini kullanmıştır.


Moncada, saldırının BM Şartı’nın kuvvet kullanma yasağı ve devletlerin egemen eşitliği ilkesi ile bağdaşmadığını vurgulamış, olayın uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiğini ifade etmiştir.

Rusya Federasyonu’nun Açıklamaları

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada ABD’nin müdahalesini uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirmiştir. Nebenzia, “Bu yeni yılın başlangıcı, uluslararası hukuka saygı, diğer devletlerin iç işlerine müdahale etmeme, diplomasiye güvenme ve uzlaşma arayışının temel ilkelerine umut besleyen tüm dünyayı şok etti” demiştir


Nebenzia, ABD’nin eylemlerini “uluslararası haydutluk” olarak tanımlamış, BM mekanizmaları aracılığıyla müdahalenin “uluslararası hukuk düzeyinde objektif ve kapsamlı bir incelemeye” tabi tutulması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, “kurallara dayalı dünya düzeni” söylemini eleştirerek, bu müdahalenin “en katı Atlantikçileri bile dehşete düşürdüğünü” ifade etmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Açıklamaları

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, Konsey’de yaptığı konuşmada ABD’nin Venezuela’ya yönelik eylemlerini “tek taraflı, yasa dışı ve zorbalık içeren” girişimler olarak nitelendirmiştir.


Fu, “Hiçbir ülke dünyanın polisi olamaz, hiçbir devlet uluslararası yargıç olma iddiasında bulunamaz” ifadelerini kullanmış; ABD’ye “uluslararası toplumun sesine kulak verme ve BM Şartı’na uyma” çağrısı yapmıştır.


Çin tarafı, Maduro ve eşi Cilia Flores’in derhal serbest bırakılmasını istemiş ve mevcut krizin yalnızca diyalog ve müzakere yoluyla çözülebileceğini vurgulamıştır.

Diğer Güvenlik Konseyi Üyelerinin Tutumları

BMGK oturumunda Brezilya, Kolombiya, Pakistan, Somali, Fransa ve Danimarka temsilcileri de söz almıştır. Brezilya’nın BM Daimi Temsilcisi Sérgio França Danese, “Bu eylemler, Venezuela’nın egemenliğine çok ciddi bir saldırıdır ve tüm uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir.” demiştir.


Kolombiya’nın BM Daimi Temsilcisi Leonor Zalabata Torres, ABD’nin müdahalesini egemenlik ihlali olarak değerlendirmiş ve “Hiçbir koşulda, tek taraflı güç kullanımının bir saldırı eylemini meşrulaştırması mümkün değildir.” ifadelerini kullanmıştır.


Pakistan, Somali, Fransa ve Danimarka temsilcileri de konuşmalarında BM Şartı’na ve uluslararası hukuka tam bağlılık çağrısı yapmışlardır.

ABD’nin Birleşmiş Milletler’deki Savunması

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Konsey oturumunda yaptığı konuşmada, ülkesinin Venezuela’ya karşı bir savaş yürütmediğini belirtmiş ve operasyonu “kolluk faaliyeti” olarak tanımlamıştır.


Waltz, “Bir ülkeyi işgal etmiyoruz; bu bir kolluk operasyonudur.” ifadesini kullanarak, müdahalenin uzun süredir mevcut yasal iddianamelerin uygulanması amacıyla yapıldığını açıklamıştır. Maduro’yu “sözde gayrimeşru başkan” olarak nitelendiren Waltz, ABD’nin hedefinin Amerikan vatandaşlarını narkoterörizmden koruma ve adaleti uygulama olduğunu söylemiştir. Ayrıca Waltz, Maduro’nun kokain kaçakçılığı, silahlanma, ve narkoterörizm suçlamalarıyla yargılanacağını belirtmiştir.


Waltz, “Dünyanın en büyük enerji rezervlerinden bazılarının ABD’nin düşmanları ve gayrimeşru liderlerin kontrolünde kalmasına ve bu kaynakların Venezuela halkı yerine ülke içindeki dar bir oligark grubunun çıkarlarına hizmet etmesine izin veremezsiniz." sözleriyle Venezuela’nın kaynaklarının ABD’nin güvenlik çıkarlarıyla bağlantılı olduğunu ifade etmiştir.

İsviçre’nin Mali Tedbir Kararı

İsviçre Federal Konseyi, 5 Ocak 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve onunla bağlantılı kişilerin İsviçre’deki tüm mal varlıklarının acilen dondurulmasına karar verildiğini bildirmiştir.


Açıklamada, “Federal Konsey, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve onunla bağlantılı diğer kişilerin İsviçre'deki tüm varlıklarını acilen dondurma kararı aldı.” ifadelerine yer verilmiştir.


Kararın, varlıkların dışarıya akışının önlenmesi amacıyla alındığı belirtilmiş, dondurma tedbirinin mevcut Venezuela hükümeti üyelerini etkilemediği vurgulanmıştır. İsviçre hükümeti, gelecekteki yasal işlemlerde bu fonların yasa dışı yollarla elde edildiğinin ortaya çıkması halinde, söz konusu varlıkların “Venezuela halkının yararına kullanılmasını temin etmeye çalışacağını” açıklamıştır. Bu karar, 2018 yılından bu yana yürürlükte olan Ambargo Yasası kapsamındaki Venezuela yaptırımlarına ek olarak alınmıştır.


İsviçre Federal Konseyi’nin kararında, tedbirin “Ambargo Yasası” çerçevesinde alındığı belirtilmiştir. Bu yasa uyarınca uygulanan dondurma işleminin, uluslararası mali yaptırımlar ve insan hakları gerekçeleriyle genişletildiği ifade edilmiştir. Karar metninde, dondurma tedbirinin Venezuela hükümetine yönelik mevcut yaptırımların bir parçası olduğu ve ülke içinde idari sürekliliği sağlayan yeni geçici yönetime doğrudan bir yaptırım uygulanmadığı açıkça belirtilmiştir.

Kaynakça

Al Jazeera. “Live: Venezuela’s Maduro to Appear in Court, Trump Threatens More Strikes.” Al Jazeera. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/1/5/live-venezuelas-maduro-to-appear-in-court-trump-threatens-more-strikes

Anadolu Ajansı. “BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin Venezuela’ya Askerî Müdahalesi Eleştirildi.” Anadolu Ajansı. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/bm-guvenlik-konseyinde-abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesi-elestirildi/3790632

Anadolu Ajansı. “İsviçre, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun Ülkedeki Tüm Varlıklarını Dondurma Kararı Aldı.” Anadolu Ajansı. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/isvicre-venezuela-devlet-baskani-maduronun-ulkedeki-tum-varliklarini-dondurma-karari-aldi/3790228

Anadolu Ajansı. “Maduro’nun Yardımcısı Delcy Rodriguez, Yemin Ederek Geçici Devlet Başkanı Oldu.” Anadolu Ajansı. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/maduronun-yardimcisi-delcy-rodriguez-yemin-ederek-gecici-devlet-baskani-oldu/3790711

BBC News. “Venezuela Developments.” BBC News. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/articles/ce8gen8nnvlo

Guardian. “UN Security Council Criticises Trump Attack on Venezuela.” The Guardian. Erişim 6 Ocak 2026. https://www.theguardian.com/world/2026/jan/05/un-security-council-trump-attack-venezuela

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarOnur Çolak3 Ocak 2026 08:16
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Etiketler

Özet

3 Ocak 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya yönelik geniş kapsamlı bir hava saldırısı düzenledi. Operasyonda Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırıldı ve ülke dışına çıkarıldı. Caracas’ta en az yedi patlama meydana geldi, askeri üsler hedef alındı ve şehir genelinde elektrik kesintileri yaşandı. ABD, Maduro ve eşinin nerede tutulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı.


İçindekiler

  • 3 Ocak 2026

    Operasyonun Arka Planı

  • 3 Ocak 2026

    3 Ocak 2026 Tarihli Hava Saldırıları

  • 3 Ocak 2026

    Venezuela Hükümeti ve Ordusunun Tepkileri

  • 3 Ocak 2026

    Uluslararası Tepkiler

  • 3 Ocak 2026

    Diplomatik ve Askeri Sonuçlar

  • 3 Ocak 2026

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları ve Sonraki Gelişmeler

  • 3 Ocak 2026

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Operasyonuna İlişkin Basın Açıklaması (3 Ocak 2026)

  • 3 Ocak 2026

    Delcy Rodríguez’in Açıklamaları

  • 4 Ocak 2026

    Nicolas Maduro’nun New York’a Getirilmesi

  • 4 Ocak 2026

    Venezuela Yüksek Mahkemesi’nin Geçici Başkanlık Kararı

  • 4 Ocak 2026

    Operation Absolute Resolve’un Seyrine İlişkin Ayrıntılar

  • 4 Ocak 2026

    Karayipler Hava Sahasına Yönelik Kısıtlamaların Kaldırılması

  • 5 Ocak 2026

    4-5 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 5 Ocak 2026

    ABD’nin Venezuela’ya Askeri Müdahalesinde Kübalı Can Kayıpları

  • 5 Ocak 2026

    Maduro ve Cilia Flores’in Mahkemeye Çıkışı

  • 5 Ocak 2026

    Delcy Rodríguez’in Geçici Devlet Başkanlığı

  • 5 Ocak 2026

    Nicolas Maduro’nun New York’taki İlk Mahkemesi

  • 6 Ocak 2026

    Delcy Rodríguez’in Geçici Devlet Başkanı Olarak Göreve Başlaması

  • 6 Ocak 2026

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Acil Toplantısı

  • 6 Ocak 2026

    İsviçre’nin Mali Tedbir Kararı

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor