Gündem
kure star outline
ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026)
fav gif
Kaydet
ABD, 3 Ocak 2026’da Venezuela’nın başkenti Caracas’a yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı düzenlemiştir. Operasyonda Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırılarak ülke dışına çıkarılmıştır.
ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

3 Ocak 2026

ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Maduro’nun Kaçırılması (2026), 3 Ocak 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından Venezuela’ya düzenlenen geniş kapsamlı askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in ABD güçlerince kaçırılarak ülke dışına çıkarılması olayıdır.


Operasyon, Donald Trump yönetimi tarafından “büyük ölçekli bir saldırı” olarak tanımlanmış, başkent Caracas ve çevresindeki askeri bölgelerde yoğun hava bombardımanları gerçekleşmiştir. Caracas’ta yerel saatle 02.00 civarında en az yedi patlama meydana gelmiş, Miraflores Başkanlık Sarayı ve La Carlota Askeri Üssü çevresinde yoğun dumanlar yükselmiştir.


Caracas'ta Yaşanan Patlamalar (Anadolu Ajansı)

Trump, saldırının “ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde” yürütüldüğünü açıklamış ve Maduro’nun “yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını” doğrulamıştır. Venezuela hükümeti olayı “egemenliğe yönelik askeri saldırı” olarak nitelendirmiş ve ülke genelinde “dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum” ilan etmiştir.


Operasyonun Arka Planı

2025 yılı boyunca Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Venezuela’ya yönelik ekonomik ve askeri baskı politikalarını yoğunlaştırmıştır. Bu süreçte Karayipler ve Pasifik Okyanusu’nda “narko tekneleri” olarak tanımlanan gemilere yönelik 30’dan fazla hava saldırısı gerçekleştirilmiş, ABD Başkanı Donald Trump bu saldırıların amacını uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele olarak açıklamıştır.


Aralık 2025’te Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), Venezuela kıyısındaki bir liman tesisine insansız hava aracıyla saldırı düzenlemiştir. Saldırı, “ülke içindeki ilk bilinen ABD saldırısı” olarak kaydedilmiştir.


Bu saldırı, ABD’nin Venezuela topraklarını doğrudan hedef aldığı ilk operasyon olmuştur. ABD yetkilileri, tesisin uyuşturucu sevkiyatında kullanıldığını ileri sürmüştür. Trump, aynı ay içinde yapılan bir röportajda bu saldırıya değinmiş ve “bütün tekneleri vurduk, şimdi de bölgeyi vurduk” ifadesini kullanmıştır.


ABD’li Emekli General Laura J. Richardson’ın geçmişte yaptığı ve “Venezuela zengin petrol, nikel ve altın rezervlerine sahip. Ulusal güvenliğimiz doğrultusunda oyunumuzu ilerleteceğiz.” ifadelerini kullandığı bir konuşma. - (Kawsachun News)

2 Ocak 2026 tarihinde, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, devlet televizyonuna verdiği bir röportajda ABD ile uyuşturucu kaçakçılığına karşı olası bir anlaşma için müzakereye açık olduğunu belirtmiş, ancak CIA tarafından düzenlenen drone saldırısı hakkında yorum yapmamıştır. Maduro, “ABD hükümeti biliyor, eğer uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda ciddi bir anlaşma görüşmesi istiyorlarsa, biz hazırız” demiştir.



Nicolas Maduro Venezuela Devlet Başkanı (AA)

Maduro, aynı röportajda ABD’nin hedefinin “ülkesinde rejim değişikliği sağlamak ve Venezuela’nın doğal kaynaklarına erişim kazanmak” olduğunu iddia etmiş, “Açıkça görülüyor ki tehditler, korkutma ve güç yoluyla kendilerini dayatmak istiyorlar” ifadelerini kullanmıştır.


3 Ocak 2026 Tarihli Hava Saldırıları

Saldırıların Başlangıcı

3 Ocak 2026 tarihinde yerel saatle 01.50–02.00 civarında Venezuela’nın başkenti Caracas ve çevresinde patlama sesleri duyulmuştur. Şehir genelinde en az yedi patlama gerçekleşmiş, bazı bölgelerde halk evlerinden çıkarak sokaklara yönelmiştir.


Caracas’ın kuzeyindeki La Guaira ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote’de de patlamalar tespit edilmiştir. Higuerote Havalimanı yoğun bombardımana maruz kalmış, kent genelinde elektrik kesintileri yaşanmıştır. Alçaktan uçan uçakların ve helikopterlerin şehir üzerinde görüldüğünü aktarmıştır. La Carlota Askeri Havaalanı, Fuerte Tiuna Askeri Üssü ve doğudaki Higuerote Havaalanının hedef alındığı belirtilmiştir.


Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabı üzerinden “Şu anda Caracas bombalanıyor... füze saldırısı düzenleniyor” ifadelerini paylaşmıştır. Saldırılar sırasında La Carlota Askeri Havaalanı ve Fuerte Tiuna Üssü’nden dumanların yükseldiği görüntüler uluslararası basına yansımıştır.


Venezuela Coğrafi Konumu ve Başkent Caracas (AA)

Saldırıların ardından Caracas genelinde elektrik kesintileri yaşanmış ve bazı bölgelerde iletişim ağları devre dışı kalmıştır. Venezuela hükümeti tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, saldırının amacının “ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak” olduğu belirtilmiş, Devlet Başkanı Maduro’nun “olağanüstü hal ilanına” ilişkin kararnameyi imzaladığı duyurulmuştur.


Maduro ve Eşinin Kaçırılması

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformundaki açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: “Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve lideri Başkan Nicolás Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı gerçekleştirmiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır.” CBS News kaynaklarına göre, Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD ordusunun bir birimi olan Delta Force tarafından kaçırılmıştır.


ABD Başkanı Donald Trump'ın konuya ilişkin sosyal medya paylaşımı (Social Truth)

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonuna bağlanarak “Başkan Maduro ve First Lady’nin nerede olduğunu bilmiyoruz... derhal yaşam kanıtı istiyoruz” açıklamasında bulunmuştur.


Venezuela Hükümeti ve Ordusunun Tepkileri

Venezuela hükümeti, saldırıların ardından yayımladığı resmi bildiride, ABD’nin başkent Caracas ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivillere ve askeri tesislere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini açıklamıştır. Açıklamada, bu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 1. ve 2. maddelerinde yer alan egemenlik, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağı ilkelerinin açık ihlali olduğu ifade edilmiştir.


Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, televizyon üzerinden yaptığı açıklamada saldırıyı “en acınası ve suç teşkil eden bir rejim değişikliği operasyonu” olarak tanımlamış ve ordunun ülke genelinde seferber edildiğini bildirmiştir. López, “Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler... bizim yönelimimiz barış, fakat mirasımız özgürlük için mücadeledir” ifadelerini kullanmıştır.


Devlet televizyonu VTV üzerinden yayınlanan hükümet duyurusunda, Başkan Maduro’nun “Constitutional Emergency Decree” (Anayasal Olağanüstü Hal Kararnamesi) imzaladığı ve tüm ulusal savunma planlarının uygun zamanda yürürlüğe girmesi için emir verdiği bildirilmiştir. Aynı açıklamada, “Ülkedeki tüm sosyal ve politik güçler seferberlik planlarını etkinleştirmeli ve bu emperyalist saldırıyı kınamalıdır.”) ifadeleri yer almıştır.


Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonuna yaptığı kısa telefon bağlantısında, "Venezuel'nın sakin olduğunu, bu türden bir askeri saldırının anlamını kavramaya çalıştığını” söylemiştir.


Venezuela ordusu, resmi bildirilerinde tüm askeri birliklerin ve savunma hatlarının ülke çapında “tam seferberlik durumu”na geçtiğini duyurmuştur. Caracas ve çevresinde konuşlu zırhlı birlikler Miraflores Başkanlık Sarayı çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştır. Venezuela hükümeti, ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca “halkını, topraklarını ve bağımsızlığını koruma amacıyla meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu” açıklamıştır.

Uluslararası Tepkiler

ABD’nin 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya düzenlediği hava saldırısı, Latin Amerika’dan Avrupa’ya ve Asya’ya kadar geniş bir diplomatik yankı yaratmıştır. Farklı ülkeler olayı egemenliğe, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na aykırı olarak değerlendirmiş; Washington yönetimine “itidal, diyalog ve barışçıl çözüm” çağrısında bulunmuştur.

Türkiye

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yapmıştır. Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verilmiştir.


Türkiye'nin, Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedilmiştir.

Latin Amerika Ülkeleri

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela’ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır.” ifadelerini kullanmıştır. Petro, daha sonra yaptığı ikinci paylaşımda Latin Amerika’nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini vurgulamış, Venezuela’dan gelebilecek olası mülteci akınına karşı Kolombiya ordusuna sınır bölgelerinde güvenlik önlemlerini artırma talimatı vermiştir. Ayrıca Kolombiya hükümeti, BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılması için resmi girişimde bulunmuştur.


Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor..” ifadelerini kullanmış; ABD’yi “Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla” suçlamıştır. Küba Dışişleri Bakanlığı, bölgenin “barış bölgesi” olma niteliğinin korunması gerektiğini belirterek Latin Amerika ülkeleri arasında ortak dayanışma çağrısı yapmıştır.


Meksika Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı açıklamada, “Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir.” ifadelerine yer vermiştir. Açıklamada, ABD’nin eylemlerinin “bölgesel barışı tehlikeye attığı” vurgulanmış ve tüm taraflara uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl çözüm çağrısı yapılmıştır. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da BM Şartı’nın 2. maddesini alıntılayarak saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.


Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." ifadelerini kullanmıştır.


Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulunmuş Brezilya'nın "güç kullanımını kınadığını" vurgulayan Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinin bölgedeki "kötü askeri müdahale anılarını akıllara getirdiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini" kaydetmiştir. Lula, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla duruma müdahale etmesi gerektiğini ve ülkesinin diyalog ile işbirliğini desteklediğini ifade etmiştir.

Avrupa Birliği ve Avrupa Ülkeleri

Avrupa ülkeleri ABD’nin Venezuela’ya saldırısına farklı tonlarda tepki göstermiştir. Avrupa Birliği (AB) kurumlarından yapılan açıklamalarda ise Washington yönetimine doğrudan eleştiri yöneltilmemiş, ancak “uluslararası hukuka ve BM Şartı’na uyulması gerektiği” mesajı verilmiştir.


AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır.” ifadelerini kullanmıştır. Costa, AB’nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözüm desteklemeye devam edeceğini ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın bu yöndeki diplomatik çabalarına destek verdiklerini belirtmiştir. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yinelemiştir. Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." demiştir.


AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas da Venezuela'daki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizmiştir. AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildiren Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini vermiştir. Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yapmıştır.


Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) Grubu Başkanı Iratxe Garcia-Perez, “Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir.” demiştir. Garcia-Perez, AB’nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla liderlik etmesi gerektiğini savunmuş, S&D Grubu’nun Venezuela’daki durumu tartışmak üzere Avrupa Parlamentosu’nda genel kurul oturumu düzenlenmesi talebinde bulunduğunu açıklamıştır.


İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullanmıştır. "Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." demiştir.


Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yapmıştır. Starmer ayrıca, Venezuela'da yaklaşık 500 İngiliz vatandaşı olduğuna değinerek, "Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz." şeklinde konuşmuştur.


Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yapmıştır. Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetmiştir. Durumu yakından takip ettiklerini bildiren Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etmiştir.


Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, “Venezuela’daki vatandaşlarımızın güvenliği en büyük önceliğimizdir.” ifadesini kullanmıştır. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, “Gelişmeleri ve İtalyan vatandaşlarının güvenliğini yakından izliyoruz. Başbakan Giorgia Meloni durumu düzenli olarak takip ediyor.” açıklamasını yapmıştır.


Slovenya Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ettiklerini bildirmiş, “gerilimin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı” çağrısı yapmıştır. Slovenya ayrıca Venezuela’daki son seçimlerin sonuçlarını tanımadığını hatırlatmıştır.


İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurmuştur. İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanılmıştır.


İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denilmiştir. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulunmuştur.


Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanmıştır.


İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee, “İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik.” açıklamasında bulunmuştur. McEntee, AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediklerini bildirmiştir.


Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söylemiştir. Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulunmuştur.


Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullanmıştır. Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunulmuştur.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, “(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor.” ifadelerini paylaşmıştır. Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, “ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.” demiştir. Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırmıştır. Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetmiştir.

Asya ve Diğer Ülkeler

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirmiştir. Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istenmiştir. Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir.” demiştir. Venezuela’ya yönelik askeri saldırı sırasında işlenen suçların planlayıcıları ile faillerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Bakanlık, BM ve Güvenlik Konseyi’ne ABD’nin “yasa dışı saldırısını” durdurma çağrısı yapmıştır.


Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanılmıştır. Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edilmiştir.


Mevcut durumda, her şeyden önce daha fazla gerilimin tırmanmasını önlemek gerektiği ve diyalog yoluyla bir çıkış yolu bulmaya odaklanmanın çok önemli olduğu vurgulanan açıklamada, "Birbirlerine karşı suçlamaları olan tüm ortakların, sorunlara diyalog yoluyla çözüm aramaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda onları desteklemeye hazırız." ifadelerine yer verilmiştir.


Latin Amerika'nın bir barış bölgesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Venezuela'ya, yıkıcı olmayan, hele ki askeri, dış müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir. Venezuela halkıyla dayanışmamızı ve ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı yönetimin izlediği yolu desteklediğimizi yeniden teyit ediyoruz." değerlendirmesi yer almıştır. Rusya'nın, Venezuela yetkililerinin ve Latin Amerika ülkelerinin liderlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil olarak toplanması çağrısına destek verdiği bildirilen açıklamada, Venezuela'daki Rus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği aktarılmıştır.


Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin saldırısını “uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit” olarak tanımlamış, “Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır” açıklamasını yapmıştır.


Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, X paylaşımında, Venezuela'da meydana gelen gelişmeleri değerlendirmiştir. Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etmiştir. Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullanmıştır. Bakan Sybiha ayrıca, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda demokrasi, insan hakları ve "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını vermiştir. Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletmiştir. Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetmiştir.

Diplomatik ve Askeri Sonuçlar

ABD Başkanı Donald Trump, saldırının ardından Truth Social platformundaki mesajında şu ifadeleri paylaşmıştır: “Bu operasyon, ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır. Bugün saat 11.00’de Mar-a-Lago’da bir basın toplantısı yapılacaktır.”


CBS News’e konuşan ABD’li yetkililer, saldırıların Trump’ın doğrudan emriyle gerçekleştirildiğini ve hedeflerin askeri tesisler olduğunu bildirmiştir. Yetkililer, operasyonun daha önce Noel günü yapılmasının planlandığını, ancak Nijerya’daki DEAŞ hedeflerine yönelik hava saldırıları ve olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelendiğini açıklamıştır.


ABD Beyaz Saray ve Pentagon yetkilileri, saldırıların ardından gelen ilk saatlerde medyanın yorum taleplerine yanıt vermemiştir. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), 3 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, “devam eden askeri faaliyetler” nedeniyle ABD ticari uçuşlarının Venezuela hava sahasında yasaklandığını duyurmuştur.


Venezuela Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne ve Güvenlik Konseyi’ne resmi bir şikayet dosyası hazırlanacağı belirtilmiştir. Açıklamada, saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği vurgulanmıştır. Saldırıların ardından Caracas’taki askeri altyapının ağır hasar gördüğü, Higuerote havaalanı ve La Carlota askeri hava üssünün devre dışı kaldığı rapor edilmiştir. Venezuela hava kuvvetleri ve kara birliklerinin ülke genelinde "acil konuşlanma" emri aldığı, başkent çevresinde tank ve zırhlı araçların devriye gezdiği gözlemlenmiştir.


Venezuela hükümeti, operasyonun ardından "ulusal savunma koordinasyon birimleri"ni faaliyete geçirmiştir. Caracas’taki Miraflores Başkanlık Sarayı çevresinde güvenlik önlemleri artırılmıştır. ABD tarafından, Maduro ve eşi Cilia Flores’in nerede tutulduğuna ilişkin herhangi bir resmi bilgi paylaşılmamıştır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları ve Sonraki Gelişmeler

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026’da Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela’ya yönelik saldırıların ABD tarafından gerçekleştirildiğini duyurmuştur. Trump, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: "ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır."


New York Times'a konuşan Trump, operasyonun başarısının iyi bir planlama ve sahadaki askeri unsurlar sayesinde sağlandığını savunmuştur. Trump, "Çok iyi bir planlama vardı, çok güçlü ve çok yetkin askerler görev aldı. Açıkçası son derece başarılı bir operasyondu." ifadelerini kullanmıştır. Operasyon için ABD Kongresinden yetki alıp almadığı ve Venezuela'ya ilişkin bundan sonraki adımların ne olacağına ilişkin sorulara ise Trump, bu konuları Mar-a-Lago'da düzenleyeceği basın toplantısında konuşacağını söylemiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, Fox televizyonunda Venezuela'da düzenlenen operasyona ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Söz konusu operasyonun ordudan generallerin de olduğu bir odada çok sayıda kişiyle takip edildiğini belirten Trump, "Sanki bir televizyon programı izler gibi izledim." demiştir.


Operasyonda her türlü senaryo için savaş uçağı bulundurduklarını kaydeden Trump, "İçeri girdiler, girilemeyecek çelik kapılı yerlere girdiler. Saniyeler içinde de dışarı çıkarıldılar, hiç böyle bir şey görmemiştim." ifadesini kullanmıştır. Söz konusu operasyonun 4 gün önce yapılacağını ancak hava şartlarının el vermediğini söyleyen Trump, hava düzelir düzelmez operasyonun başladığını kaydetmiştir.


ABD tarafında birkaç kişinin yaralandığını ancak can kaybı olmadığı bilgisini paylaşan Trump, operasyonda bir helikopterin hasar aldığını ancak tüm helikopterler ve uçakların geri döndüğünü ifade etmiştir.


Operasyon için doğru zaman olduğunu belirten Trump, "Bunu yapmak zorundaydık çünkü bu bir savaş. Her yıl 300 bin kişiyi kaybediyoruz. Bu kadar kişiyi savaşta olsak kaybetmezdik." ifadesini kullanmıştır. Maduro'nun evinden alındığını belirten Trump, "Evden çok bir kale gibiydi. Çelik kapıları olan güvenli bir yer vardı, her yerde dayanıklı çelikler vardı. Ama buraya giremedi. Buraya girmeye çalışıyordu ama onları yakaladık." ifadesini kullanmıştır. Venezuela'yı bundan sonra neyin beklediğine ilişkin ise Trump,"Bu konuda karar veriyoruz. Başka birinin yönetimi devralıp işi kaldığı yerden devam ettirmesine izin veremeyiz. Bu sürece çok müdahil olacağız. Venezuela halkı için özgürlük istiyoruz." değerlendirmesinde bulunmuştur.

Maduro ve Eşinin New York’a Getirilmesi

Trump, Maduro ve eşi hakkında New York'ta suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, "Şu anda bir gemideler, New York'a getiriliyorlar, gemiye de helikopterle götürüldüler." ifadesini kullanmıştır. "Venezuela'nın petrol endüstrisinin geleceğinde ne görüyorsunuz?" sorusuna Trump, "Gördüğüm şu ki son derece müdahil olacağız. Söyleyebileceğim bu. Dünyadaki en mükemmel en büyük petrol şirketleri ve son derece müdahil olacağız." yanıtını vermiştir. Operasyonun ikinci dalgasına hazır olunduğunu kaydeden Trump, "(Saldırı) O kadar güçlüydü ki, buna gerek kalmadı. Ama hazırlıklıydık." diye konuşmuştur.


Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun, ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından çekildiği belirtilen ilk kareler, 3 Ocak 2025 - (Sosyal Medya)

Maduro destekçilerine yönelik de konuşan Trump, "Eğer ona sadık kalırlarsa, gelecekleri gerçekten kötü olacak." dedi. Öte yandan bu kişilerin çoğunluğunun fikrini değiştirdiğini ve Maduro'ya yönelik sadakatin "oldukça az" olduğunu savunan Trump, "Bugün bazı insanların sokaklarda ABD bayrakları sallayarak yürüdüklerini ve çok destekleyici olduklarını fark ettim." ifadesini kullanmıştır.


Maduro'nun Fotoğrafının Yayınlanması

Nicolas Maduro (Truth Social)

Donald Trump, Truth Social hesabından Maduro'nun yakalandığına dair bir fotoğraf paylaşmıştır. Trump, paylaşımında "Nicolas Maduro, USS Iwo Jima gemisinde." ifadesini kullanmıştır.


ABD Adalet Bakanlığı’nın İddianamesi

Adalet Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan belgede, Maduro "yolsuz, gayrimeşru bir hükümeti yıllarca yönetmek" ile suçlanmaktadır. Ayrıca belgede Maduro'nun, hükümetin gücünü uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere hukuksuz eylemler için kötü kullandığı belirtilmektedir. Belgede, Maduro'nun uyuşturucu kaçakçılığı eylemlerinin Venezuela'nın askeri ve siyasi elitini zenginleştirdiği öne sürülmekte ve "Maduro dünyadaki en tehlikeli uyuşturucu kaçakçıları ve narko teröristler ile işbirliği yapmıştır." ifadesi yer almaktadır.


ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi'nde iddianame düzenlenerek suç duyurusunda bulunulduğunu bildirmiştir. Maduro hakkında "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini kaydeden Bondi, "Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar." demiştir. Bondi, son olarak başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere operasyona dahil olan kişilere teşekkür etmiştir.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Kongre Tepkileri

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırı ve Maduro'nun yakalanmasına ilişkin paylaşım yapmıştır. Başkan Trump'ın Venezuela'ya birçok "çıkış yolu" önerdiğini savunan Vance, öte yandan, "uyuşturucu kaçakçılığına son verilmesi ve çalınan petrolün ABD'ye geri verilmesi" konusunda net bir tavır sergilediği değerlendirmesinde bulunmuştur.


Vance, "Maduro, Başkan Trump'ın söylediklerinde ciddi olduğunu anlayan en son kişi oldu." ifadesini kullanmıştır. Maduro'nun "narko terörizm" kapsamında ABD'de çok sayıda suçlamayla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Vance, "Caracas'ta bir sarayda yaşıyor olman, ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı suçundan adaletten kaçmanı sağlamaz." yorumunu yapmıştır.


Utah eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Mike Lee, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, kendisine "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere tutuklandığını ve bu ülkeye düzenlenen saldırıların tutuklama emrini uygulayanları korumak için gerçekleştirildiğini" bildirdiğini belirtmiştir.


Lee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Rubio ile ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırılara ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ülke dışına çıkarılmasına ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesine yönelik paylaşım yapmıştır. Lee, paylaşımında şunları kaydetiştir: "(Rubio) Bana, Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere ABD personeli tarafından tutuklandığını ve bu gece gördüğümüz kinetik eylemin, tutuklama emrini uygulayanları korumak ve savunmak için gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu eylem, Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca, ABD personelini fiili veya yakın bir saldırıdan korumak için Başkanın doğal yetkisi kapsamında yer almaktadır."

Kaynakça

Al Jazeera. “Explosions Heard over Venezuelan Capital Caracas amid US Tensions.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/1/3/explosions-heard-over-venezuelan-capital-caracas-amid-us-tensions.

Anadolu Ajansı. “Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama meydana geldi.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuelanin-baskenti-caracasta-patlama-meydana-geldi/3788179.

Associated Press. “Explosions Heard in Venezuelan Capital Caracas.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://apnews.com/article/venezuela-us-explosions-caracas-ca712a67aaefc30b1831f5bf0b50665e.

CBS News. “Live Updates: Venezuela US Military Strikes.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.cbsnews.com/live-updates/venezuela-us-military-strikes-maduro-trump/.

Euronews. “At Least Seven Explosions and Low-Flying Aircraft Heard in Venezuelan Capital Caracas.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.euronews.com/2026/01/03/at-least-seven-explosions-and-low-flying-aircraft-heard-in-venezuelan-capital-caracas.

The Washington Post. “U.S. Strikes in Venezuela.” 3 Ocak 2026. Erişim tarihi: 3 Ocak 2026. https://www.washingtonpost.com/world/2026/01/03/us-venezuela-strikes-trump-maduro/.

AA. “Venezuela Devlet Başkanı Maduro’dan, ABD Ile Olası Bir Anlaşmanın Müzakere Edilmesine Yeşil Işık.” 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/venezuela-devlet-baskani-madurodan-abd-ile-olasi-bir-anlasmanin-muzakere-edilmesine-yesil-isik/3787382.

Adriaan Alsema. “Colombia Calls for Emergency UN, OAS Meetings after US Air Strikes in Venezuela”. Colombia News. 3 Ocak 2026. https://colombiareports.com/colombia-calls-for-emergency-un-oas-meetings-after-air-strikes-in-venezuela/.

Anadolu Ajansı. “ABD, Venezuela Açıklarında Ikinci Bir Ticari Gemiye El Konulduğunu Doğruladı.” 2025. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-venezuela-aciklarinda-ikinci-bir-ticari-gemiye-el-konuldugunu-dogruladi/3776809.

Kawsachun News. “What SOUTHCOM Wants from Latin America.” YouTube video. Erişim 2 Ocak 2026. https://www.youtube.com/watch?v=T7CX7cn31xA

3 Ocak 2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Operasyonuna İlişkin Basın Açıklaması (3 Ocak 2026)

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinden sabaha kadar süren askeri operasyon hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunmuştur. Trump, operasyonun kendi talimatıyla gerçekleştirildiğini belirtmiş ve hava, kara ve deniz unsurlarının eş zamanlı olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Operasyonu “olağanüstü” olarak nitelendirmiştir.


Trump, ABD silahlı kuvvetlerinin “ezici askeri güç” kullandığını, operasyonun hız, güç, hassasiyet ve askerî yetkinlik açısından dikkat çekici olduğunu söylemiştir. Operasyona katılan askerlerin ABD kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirtmiştir.


Açıklamasında, Venezuela askerî unsurlarının saldırıya hazır durumda olduğunu, denizde konuşlandırılmış çok sayıda unsur bulunduğunu, ancak bu kuvvetlerin kısa sürede etkisiz hâle getirildiğini ifade etmiştir. Venezuela’nın askeri kapasitesinin büyük ölçüde işlevsiz hâle getirildiğini ileri sürmüştür. Operasyon sırasında hiçbir ABD askerinin hayatını kaybetmediğini ve herhangi bir askerî ekipman kaybı yaşanmadığını söylemiştir.


Trump, operasyonun Caracas’ın merkezinde yer alan, ağır şekilde tahkim edilmiş bir askerî hedefe yönelik olduğunu belirtmiştir. Elektrik altyapısında yaşanan kesintilerin, ABD’nin teknik kabiliyetleri sayesinde gerçekleştirildiğini ifade etmiştir. Bu operasyonu, daha önce İran’a yönelik nükleer ve askeri hedeflere düzenlenen saldırılarla karşılaştırmıştır.


ABD Başkanı, operasyonun hedefinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanması olduğunu ve bu hedefin gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Maduro ve eşinin, ABD’ye doğru yola çıkarıldığını; yargı sürecinin New York Güney Bölgesi federal mahkemesinde yürütüleceğini, yer seçimine ilişkin kararın New York ile Miami arasında verileceğini belirtmiştir. Trump, Maduro ve eşinin ABD’de “ölümcül narkoterör faaliyetleri” yürütmekle suçlandığını ifade etmiştir.


Trump, konuşmasında Maduro’yu “gayrimeşru bir diktatör” olarak tanımlamış; ABD’ye yönelik büyük ölçekli uyuşturucu sevkiyatlarından sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Venezuela kaynaklı deniz uyuşturucu trafiğinin büyük ölçüde engellendiğini ileri sürmüş, deniz yoluyla taşınan uyuşturucuların ciddi can kayıplarına yol açtığını savunmuştur.


Basın toplantısında ABD’nin Venezuela’daki rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Trump, ülkede “güvenli, uygun ve ihtiyatlı bir geçiş süreci” sağlanana kadar ABD’nin yönetimi üstleneceğini ifade etmiştir. Bu sürecin ardından iktidarın devredileceğini belirtmiştir.


Trump ayrıca Venezuela’daki petrol sektörüne değinmiş; altyapının uzun süredir işlevsiz olduğunu iddia etmiştir. Büyük ABD şirketlerinin ülkeye girerek petrol altyapısını onaracağını ve üretimi yeniden başlatacağını söylemiştir. Bu faaliyetlerin Venezuela ekonomisine gelir sağlayacağını ifade etmiştir.


ABD Başkanı, gerekli görülmesi hâlinde Venezuela’ya yönelik ikinci bir askeri operasyonun gündeme gelebileceğini belirtmiş; bu operasyonun “çok daha büyük” ölçekte olabileceğini söylemiştir. İlk aşamada ikinci bir saldırı dalgasının planlandığını, ancak ilk operasyonun başarısı nedeniyle buna gerek kalmadığını ifade etmiştir.


Basın açıklamasının sonunda Trump, Venezuela’da gerçekleştirilen operasyonu ABD askeri tarihindeki “en çarpıcı, en etkili ve en güçlü askeri güç ve yetkinlik gösterilerinden biri” olarak tanımlamıştır. Operasyon sırasında hiçbir ABD askerinin hayatını kaybetmemesini ve hedefin gerçekleştirilmesini, bu değerlendirmesinin dayanakları arasında göstermiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, basın toplantısının ilerleyen bölümünde yaptığı açıklamada, Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri yetkililerin, Nicolas Maduro’nun başına gelenlerin kendilerinin de başına gelebileceğini anlaması gerektiğini söylemiştir. Trump, “Venezuela halkının yeniden özgür olduğunu” ifade etmiş; ABD’nin ise bu gelişmelerle birlikte “daha güvenli” ve “daha gururlu” bir ülke hâline geldiğini belirtmiştir.


Trump, konuşmasının bu bölümünün ardından sözü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e devretmiştir. Hegseth, sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonu, “askeri unsurlar ile kolluk kuvvetlerinin birlikte yürüttüğü, büyük ölçekli ve kusursuz biçimde icra edilmiş bir ortak baskın” olarak tanımlamıştır.

Hegseth, Nicolas Maduro’nun da daha önce İran’a atıfla ifade edildiği gibi “bir şansa sahip olduğunu”, ancak bu fırsatı değerlendirmediğini söylemiştir. Açıklamasında, operasyonun bu sürecin sonucu olarak gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.

Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in Açıklamaları

Basın toplantısının ilerleyen bölümünde, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine söz almıştır. Caine, Venezuela’da gerçekleştirilen askeri operasyonun planlama sürecine ilişkin ayrıntılar paylaşmıştır. Operasyonun “Operation Absolute Resolve” adıyla yürütüldüğünü açıklamıştır.


Caine, operasyonu “gizli” ve “hassas” olarak nitelendirmiştir. Operasyonun, müşterek kuvvetlerin tüm bileşenlerinin katılımını gerektirdiğini; kara, deniz, hava ve deniz piyade unsurlarının yanı sıra istihbarat kurumları ve kolluk kuvvetlerinin eşgüdüm içinde hareket ettiğini belirtmiştir. Bu unsurların tamamının tek bir yapı içinde ve eş zamanlı olarak görev yaptığını ifade etmiştir.


Genelkurmay Başkanı, operasyonun “eşsiz” istihbarat kabiliyetlerine ve ABD’nin “terörle mücadele alanındaki yıllara dayanan deneyimine” dayandığını söylemiştir. Operasyon kapsamında gerçekleştirilen çıkarma sürecinin son derece hassas olduğunu, bu nedenle 150’den fazla hava aracının doğru yer ve zamanda bir araya gelmesini gerektirdiğini açıklamıştır.


Caine ayrıca, operasyon öncesindeki hazırlık sürecine değinmiş; Nicolas Maduro’ya ilişkin istihbaratın oluşturulması için aylar süren çalışmalar yürütüldüğünü belirtmiştir. Bu süreçte Maduro’nun yaşadığı yer, günlük yaşam düzeni ve beslenme alışkanlıkları dâhil olmak üzere ayrıntılı bilgilerin toplandığını ifade etmiştir.


ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, operasyon sırasında ABD güçlerinin “tam anlamıyla sürpriz unsurunu” koruduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda Venezuela’ya ait hava savunma sistemlerinin etkisiz hâle getirildiğini ve operasyonun bu şekilde ilerlediğini söylemiştir.


Caine, ABD kuvvetlerinin Maduro’nun yerleşkesine Doğu Saati ile 01.01’de ulaştığını ve bölgenin çevrelendiğini ifade etmiştir. Bu aşamada helikopterlerin ateş altına alındığını, buna karşılık ABD unsurlarının “ezici güç” kullanarak karşılık verdiğini açıklamıştır. Bir helikopterin isabet aldığını, ancak tüm ABD hava araçlarının operasyonu tamamladıktan sonra güvenli şekilde üslerine döndüğünü belirtmiştir.


Caine’in açıklamasına göre, bu gelişmelerin ardından Nicolas Maduro ve eşi direnç göstermemiş ve teslim olmuştur. Maduro ve eşi, ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştır. Caine, Doğu Saati ile 03.29’da Maduro ve eşinin USS Iwo Jima adlı gemiye bindirildiğini ifade etmiştir.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Açıklamaları

Basın toplantısında söz alan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Nicolas Maduro’nun Venezuela’nın meşru devlet başkanı olmadığını ifade etmiştir. Bu değerlendirmenin yalnızca mevcut yönetimin görüşü olmadığını; ilk Trump yönetimi ile Biden yönetiminin de aynı tutumu benimsediğini belirtmiştir. Rubio ayrıca, Maduro’nun Avrupa Birliği ve dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından da tanınmadığını söylemiştir.


Rubio, Maduro’yu “Amerikan adaletinden kaçan bir firari” olarak tanımlamış; kendisi hakkında 50 milyon ABD doları tutarında bir ödül bulunduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, Maduro’nun yakalanmasıyla birlikte söz konusu ödülün fiilen ödenmeyeceğini belirtmiştir. ABD Başkanı Donald Trump da bu noktada, ödülün herhangi bir kişi tarafından talep edilmemesi gerektiğini söylemiştir.


Rubio, Maduro’nun bu süreci önlemek için “birden fazla fırsata sahip olduğunu”, ancak farklı bir yol izlemeyi tercih ettiğini ifade etmiştir. Açıklamasında, Maduro’nun İran’ı ülkesine davet ettiğini ve ABD’ye yönelik suç unsurlarının ülkeye girişini kolaylaştırdığını ileri sürmüştür. Maduro’nun herhangi bir karşılıkla karşılaşmayacağını düşündüğünü söylemiştir. Rubio, Donald Trump’ın sorunlara yönelik yaklaşımına da değinmiş; Trump’ın bir konuyu ele alacağını söylediğinde bunu uygulamaya koyduğunu ifade etmiştir.

ABD’nin Venezuela’yı Yönetme Biçimine İlişkin Açıklamalar

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Venezuela’yı yönetmesi durumunda sahada ABD askerlerinin bulunup bulunmayacağına ilişkin bir soruyu yanıtlamıştır. Trump, ABD’nin “kara gücü konuşlandırmaktan çekinmediğini” belirtmiş; ABD askerlerinin önceki gece “çok üst düzeyde” sahada bulunduğunu ifade etmiştir.


Trump, ABD’nin Venezuela’nın “doğru şekilde yönetilmesini” sağlayacağını söylemiştir. Ülkenin yönetimine ilişkin hangi mekanizmanın kullanılacağı sorusuna ise, bu amaçla bazı kişilerin halihazırda görevlendirildiğini ve bu isimlerin kamuoyuna daha sonra açıklanacağını belirtmiştir. Kimin Venezuela’yı yöneteceğine ilişkin soruya yanıt verirken Trump, el hareketiyle kendisini ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu işaret etmiş; geçici bir süre boyunca yönetimin, arkasında bulunan kişiler tarafından yürütüleceğini ifade etmiştir.


Trump, Venezuela muhalefetinin önde gelen isimlerinden María Corina Machado ile temas kurup kurmadığına ilişkin bir soruya da yanıt vermiştir. Trump, Machado’nun Venezuela’nın lideri olmasının “çok zor” olacağını söylemiştir. Machado’yu “çok iyi bir kadın” olarak tanımlamakla birlikte, ülke içinde yeterli desteğe ve saygıya sahip olmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle Machado’nun Venezuela’nın yönetimini üstlenmesinin mümkün görünmediğini belirtmiştir.

Küba’ya İlişkin Açıklamalar ve Bölgesel Mesajlar

Basın toplantısının kapanışına doğru yöneltilen sorular sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Trump, Küba’nın ilerleyen dönemde gündeme gelecek bir konu olduğunu belirtmiş; ABD’nin Küba’da yaşayan halka ve ülkeden ayrılmak zorunda kalan Kübalılara yardım etmek istediğini ifade etmiştir.


Bu açıklamaya müdahil olan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı’nın sözlerinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini söylemiştir. Rubio, Nicolas Maduro’nun güvenliğinin sağlanmasında görev alan unsurlar arasında Kübalı görevlilerin de bulunduğunu belirtmiştir. Açıklamasında, Havana’da hükümet içinde yer alan kişilerin bu gelişmelerden endişe duyması gerektiğini ifade etmiştir.

Delcy Rodríguez’e İlişkin Açıklamalar ve Geçiş Sürecine Dair İfadeler

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın yönetiminin, “güvenli, uygun ve ihtiyatlı bir geçiş” sağlanana kadar bir grup tarafından yürütüleceğini açıklamıştır. Bu grubun Venezuela içinden kimlerden oluşacağına dair soruya yanıt verirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez ile temas hâlinde olduğunu söylemiştir.


Delcy Rodríguez’in, ABD’nin talepleri doğrultusunda “ne gerekiyorsa yapmaya istekli olduğunu” ifade ettiğini belirtmiştir. Trump’ın bu açıklaması, Rodríguez’in uzun süredir Nicolas Maduro yönetiminin üst düzey isimlerinden biri olması nedeniyle dikkat çekmiştir.


Rodríguez, ABD saldırılarının ardından kamuoyuna ilk açıklama yapan Venezuela yetkilisi olmuştur. Yalnızca ses kaydı formatında iletilen mesajında, ABD’den Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair kanıt sunulmasını talep etmiştir. Bu açıklamanın ardından Rodríguez’in Venezuela dışında olabileceğine yönelik iddialar ortaya atılmış; Reuters’a konuşan kaynaklar Rodríguez’in Rusya’da bulunduğunu ileri sürmüştür. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları yalanlamıştır. Delcy Rodríguez’in kardeşi Jorge Rodríguez, Venezuela Ulusal Meclisi’nin başkanıdır. Her iki isim de uzun süredir Maduro yönetiminin en güçlü savunucuları arasında yer almaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “America First” Vurgusu

ABD Başkanı Donald Trump, basın toplantısında yöneltilen bir soru üzerine, Venezuela’nın ABD tarafından yönetilmesinin “America First” yaklaşımıyla nasıl örtüştüğüne ilişkin açıklamada bulunmuştur. Trump, bu yaklaşımın ABD’nin çevresinde istikrarlı ve güvenli komşular oluşturmayı hedeflediğini ifade etmiştir. Venezuela’daki istikrarın ABD açısından önemli olduğunu belirtmiş; ülkenin sahip olduğu enerji kaynaklarının “çok büyük” olduğunu ve bu kaynakların korunmasının gerekli olduğunu söylemiştir.

ABD'li yetkililerin Venezuela'daki saldırıları izlediğini gösteren fotoğraflar. - (ABD Hükümeti)

Trump’ın Operasyona İlişkin Görselleri Paylaşması



ABD'li yetkililerin Venezuela'daki saldırıları izlediğini gösteren fotoğraflar. - (ABD Hükümeti)

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda bir dizi görsel paylaşmıştır. Paylaşılan görsellerin, Trump ve bazı üst düzey ABD’li yetkililerin, Venezuela’ya yönelik gece düzenlenen askeri saldırıları ve Nicolas Maduro ile eşinin yakalanma sürecini izledikleri anlara ait olduğu belirtilmiştir. Görsellerin, operasyonun icrası sırasında çekildiği ifade edilmiştir.


Delcy Rodríguez’in Açıklamaları

Delcy Rodríguez. - (Venezuela Devlet Televizyonu)

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro’nun Venezuela’nın tek devlet başkanı olduğunu söylemiştir. Rodríguez, “Venezuela’da yalnızca bir başkan vardır ve onun adı Nicolas Maduro’dur” ifadelerini kullanmıştır. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce Rodríguez’i ülkenin yeni lideri olarak tanımlamasının ardından gelmiştir.



Delcy Rodríguez, aynı konuşmasında Venezuela hükümetinin ülkeyi savunmaya hazır olduğunu belirtmiştir. Açıklamalar, Trump’ın ABD’nin Venezuela’yı yöneteceğini ifade etmesinin ardından yapılmıştır. Rodríguez, halka sükûnet ve birlik çağrısında bulunmuştur. Devlet televizyonunda yaptığı açıklamaların devamında Delcy Rodríguez, Venezuela’ya yönelik “silahlı saldırıyı” kınamıştır. Rodríguez, ülkenin savunma konseyinin aktive edildiğini duyurmuştur. Hükümetin ilerleyen saatlerde ek açıklamalar yapmasının beklendiğini ifade etmiştir. Rodríguez ayrıca, Venezuela’da “açık ve işlevsel bir hükümet” bulunduğunu söylemiş ve ülkenin saygılı ve hukuka uygun diyaloğa açık olduğunu belirtmiştir.

Kaynakça

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 2 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

4 Ocak 2026

Nicolas Maduro’nun New York’a Getirilmesi

ABD merkezli yayın kuruluşu CBS’nin aktardığına göre, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’u taşıyan uçak, New York eyaletinde bulunan Stewart Air National Guard Base’e iniş yapmıştır. Uçağın piste temas etmesinin ardından çok sayıda ABD’li kolluk kuvveti görevlisinin uçağa çıktığı bildirilmiştir.


Nicolás Maduro New York'ta, 3 Ocak 2025 - (WHTR)

Stewart Hava Üssü’ne iniş yapan uçaktan, aralarında Nicolas Maduro olduğu değerlendirilen bir kişinin de bulunduğu kalabalık bir grubun indirildiği gözlemlenmiştir. ABD televizyon kanalları, görüntülerde yer alan şahıslar arasındaki bir kişinin Maduro olduğunu tespit ettiklerini aktarmıştır. Grup, uçağın merdivenlerinden inerek pist üzerinden terminal alanına yönelmiştir.


Brooklyn’e Nakil Planı ve İlk Adli İşlemler

New York’a ulaşmasının ardından Nicolas Maduro’nun helikopterle Manhattan’daki Westside Heliport’a götürülmesi planlanmıştır. Buradan kara yoluyla Drug Enforcement Administration’ın (DEA) Manhattan’daki merkezine sevk edileceği bildirilmiştir.


DEA merkezinde kimlik tespit ve kayıt işlemlerinin yapılmasının ardından Maduro’nun, Brooklyn’de bulunan Metropolitan Detention Center’a nakledileceği ifade edilmiştir. Maduro’nun, Manhattan federal mahkemesinde uyuşturucu ve silah suçlamalarıyla yargılanmadan önce bu tesiste tutulmasının beklendiği aktarılmıştır.


Reuters tarafından servis edilen görüntülere göre, New York’ta üç helikopterin Manhattan’daki Westside Heliport’a iniş yaptığı bildirilmiştir. Bu helikopterlerden birinin Nicolas Maduro ve eşini taşıdığı değerlendirilmiştir. Helikopterlerin inişinin ardından Maduro’nun DEA ofisine götürüleceği belirtilmiştir.

Maduro ve Eşine Yöneltilen Suçlamalar

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde iddianame düzenlendiğini açıklamıştır. Çifte, “narkoterörizm amacıyla komplo kurmak”, “kokain ithali”, “makineli silahlar ve yıkıcı cihazlara sahip olmak” ve bu silahlara yönelik komplo suçlamaları yöneltilmiştir.


ABD basınında yer alan bilgilere göre, çiftin kayıt işlemleri kapsamında biyometrik verilerinin alındığı, parmak izi ve fotoğraf çekimlerinin yapıldığı, ayrıca sağlık kontrollerinden geçirildikleri belirtilmiştir. Bu işlemlerin ardından, DEA merkezinde ikinci bir kayıt sürecinin yürütüleceği ifade edilmiştir.

Metropolitan Detention Center’a Nakil

DEA merkezinden ayrılan ve Nicolas Maduro’yu taşıdığı belirtilen konvoyun Manhattan’daki Westside Highway üzerinden kuzeye doğru ilerlediği bildirilmiştir. Daha sonra helikopterle tekrar havalanan Maduro ve eşinin, Brooklyn’deki Metropolitan Detention Center’a götürüldüğü aktarılmıştır.


Üç helikopterin Hudson Nehri boyunca ilerleyerek New York Limanı’ndaki Özgürlük Heykeli yakınından geçtiği, ardından güvenlik konvoyu eşliğinde cezaevine ulaştığı bildirilmiştir. Tesiste daha önce yüksek profilli mahkûmların da tutulduğu belirtilmiştir. Maduro’nun, ABD’de bir askeri üsse inişinin ardından DEA ofisine götürüldüğü, burada resmi suçlamalarla karşı karşıya kaldığı ve daha sonra Brooklyn’deki cezaevine sevk edildiği ifade edilmiştir.


Maduro ve eşinin, New York’ta bir yargıç huzuruna çıkarılmasının planlandığı, ancak duruşma tarihinin henüz açıklanmadığı bildirilmiştir.

Venezuela Yüksek Mahkemesi’nin Geçici Başkanlık Kararı

Caracas’ta, Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi, Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in geçici devlet başkanı olarak görevlendirilmesine karar vermiştir. Mahkeme, bu kararın “idari sürekliliğin sağlanması ve ulusun bütüncül savunmasının güvence altına alınması” amacıyla alındığını açıklamıştır.


Reuters’ın aktardığına göre, mahkeme ayrıca Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “zorla yokluğu” durumunda devletin sürekliliğini, kamu yönetimini ve egemenliğin savunulmasını garanti altına alacak hukuki çerçevenin belirlenmesi için müzakere sürecinin başlatılacağını duyurmuştur.

Operation Absolute Resolve’un Seyrine İlişkin Ayrıntılar

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, daha önce düzenlenen basın toplantısında “Operation Absolute Resolve” adı verilen askerî operasyonun ayrıntılarını paylaşmıştır. Açıklamalara göre, hava, kara, uzay, deniz ve istihbarat unsurları aylar süren bir koordinasyon süreciyle operasyonu planlamıştır.


Operasyon için 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece, Doğu Saati ile 22.46’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından resmî onay verilmiştir. Operasyon kapsamında, Batı Yarımküre genelindeki 20 farklı üsten 150 hava aracı Venezuela’ya doğru havalanmıştır.


Maduro ve eşinin yakalanmasına yönelik çıkarma gücü, 3 Ocak’ta Doğu Saati ile 01.01’de helikopterler ve kara unsurlarından oluşan bir ekip tarafından hedef bölgeye yönelmiştir. Bu güç, F-22, F-35, F/A-18, EA-18, E-2 tipi hava araçları, B-1 bombardıman uçakları ve insansız hava araçları tarafından havadan korunmuştur.

Operasyon sırasında helikopterlerin ateş altına alındığı, bunlardan birinin isabet aldığı ancak uçuş kabiliyetini koruduğu bildirilmiştir. Maduro ve eşinin, Doğu Saati ile 03.39’dan sonra USS Iwo Jima adlı gemiye bindirildiği açıklanmıştır.

Karayipler Hava Sahasına Yönelik Kısıtlamaların Kaldırılması

ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Karayipler üzerindeki hava sahasına uygulanan kısıtlamaların Doğu Saati ile 00.00 itibarıyla kaldırılacağını duyurmuştur. Bakan, havayolu şirketlerinin bilgilendirildiğini ve uçuş planlarının güncelleneceğini açıklamıştır.


ABD Federal Havacılık İdaresi tarafından daha önce alınan karar doğrultusunda, Venezuela’ya yönelik geniş çaplı askerî saldırıların ardından Karayipler hava sahasında kısıtlamalar uygulanmış ve yüzlerce uçuş iptal edilmiştir. Bu durumdan American Airlines, Delta Air Lines, Spirit Airlines ve JetBlue Airways’in de aralarında bulunduğu çok sayıda havayolu şirketinin etkilendiği bildirilmiştir.

Kaynakça

BBC News. “Live Coverage.” BBC News. Erişim 4 Ocak 2026. https://www.bbc.com/news/live/c5yqygxe41pt

WTHR. “Plane Carrying Venezuelan Leader Nicolás Maduro Arrives in New York Following His Capture by US.” YouTube video. Erişim 4 Ocak 2026. https://www.youtube.com/watch?v=Oq-X04OY-oo

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarOnur Çolak3 Ocak 2026 08:16
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Etiketler

Özet

3 Ocak 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya yönelik geniş kapsamlı bir hava saldırısı düzenledi. Operasyonda Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırıldı ve ülke dışına çıkarıldı. Caracas’ta en az yedi patlama meydana geldi, askeri üsler hedef alındı ve şehir genelinde elektrik kesintileri yaşandı. ABD, Maduro ve eşinin nerede tutulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı.

İçindekiler

  • 3 Ocak 2026

    Operasyonun Arka Planı

  • 3 Ocak 2026

    3 Ocak 2026 Tarihli Hava Saldırıları

  • 3 Ocak 2026

    Venezuela Hükümeti ve Ordusunun Tepkileri

  • 3 Ocak 2026

    Uluslararası Tepkiler

  • 3 Ocak 2026

    Diplomatik ve Askeri Sonuçlar

  • 3 Ocak 2026

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları ve Sonraki Gelişmeler

  • 3 Ocak 2026

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Operasyonuna İlişkin Basın Açıklaması (3 Ocak 2026)

  • 3 Ocak 2026

    Delcy Rodríguez’in Açıklamaları

  • 4 Ocak 2026

    Nicolas Maduro’nun New York’a Getirilmesi

  • 4 Ocak 2026

    Venezuela Yüksek Mahkemesi’nin Geçici Başkanlık Kararı

  • 4 Ocak 2026

    Operation Absolute Resolve’un Seyrine İlişkin Ayrıntılar

  • 4 Ocak 2026

    Karayipler Hava Sahasına Yönelik Kısıtlamaların Kaldırılması

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırıları ve Nicolas Maduro’nun Kaçırılması (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor