
Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemi, 2024 ABD başkanlık seçimlerini kazanarak 20 Ocak 2025'te ülkenin 47. başkanı olarak göreve başlamasıyla başlayan dönemdir. İlk başkanlık dönemi (2016-2020) boyunca uluslararası alanda tartışmalı politikalarıyla dikkat çeken Trump, ikinci döneminde ekonomik büyüme, göç politikaları, dış ticaret ve dış politika gibi alanlarda kapsamlı reformlar gerçekleştirme hedefiyle yola çıkmıştır.
Seçim sürecinde karşılaştığı hukuki ve siyasi zorluklara rağmen seçim zaferi elde eden Trump, bu yeni dönemde iç ve dış politikada köklü reformlar yapmayı planlamaktadır.
Donald Trump, 20 Ocak 2025 tarihinde Washington D.C.'de düzenlenen törenle Amerika Birleşik Devletleri'nin 47. Başkanı olarak yemin etmiştir. Aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle, geleneksel olarak açık alanda gerçekleştirilen yemin töreni bu kez ABD Kongre Binası'nın Rotunda bölümünde yapılmıştır.
Tören öncesinde, Trump ve ailesi St. John’s Kilisesi'nde düzenlenen geleneksel ayine katılmış, ardından Beyaz Saray'da eski ABD Başkanı Joe Biden ile bir araya gelmiştir. Kongre Binası'ndaki törende, seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance yemin etmiş, ardından Yüksek Mahkeme Başkanı Yargıç John Roberts'ın huzurunda Donald Trump başkanlık yeminini etmiştir.
Yemin töreni için toplanan bağış miktarı 170 milyon doları aşarak rekor seviyeye ulaşmıştır. Bu miktar, 2021'deki yemin töreni için toplanan yaklaşık 62 milyon dolarlık bağışın neredeyse üç katıdır.
Törene davet edilenler arasında Macaristan Başbakanı Viktor Orban, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Belçika'nın aşırı sağcı Vlaams Belang partisinin lideri Tom Van Grieken gibi isimler yer almış, ancak Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen davet edilmemiştir.

Donald Trump Yemin Töreni (Kaynak: AP)
Donald Trump'ın ikinci kez ABD başkanı olarak göreve gelme süreci bir dizi önemli gelişmeyle şekillenmiştir.
Donald Trump, 2021'de başkanlıktan ayrıldıktan sonra seçim müdahalesi, mali usulsüzlükler ve Kongre baskınıyla ilgili hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu davalar, 2024 başkanlık seçimlerine aday olmasını engellememiştir. Anayasanın 14. Ek Maddesi uyarınca bazı eyaletlerde adaylığına itiraz edilse de ABD Yüksek Mahkemesi Trump'ın seçimlere katılabileceği hükmünü vermiştir.
Seçim kampanyası sırasında Donald Trump, bir mitingde silahlı saldırıya uğramıştır. Güvenlik güçleri saldırıya hızla müdahale ederken, Trump’ın mitinge devam etme kararı kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. Olay, güvenlik önlemlerinin artırılması yönünde tartışmalara yol açarken, Trump'ın seçim kampanyasının görünürlüğünü ve destekçileri arasındaki dayanışmayı artırdığı şeklinde değerlendirilmiştir.

Trump Suikast Girişimi (Kaynak: TRT)
Kamala Harris'in Demokratların Adayı Olması
Joe Biden’ın sağlık durumu ve yaşına ilişkin tartışmaların ardından, Trump karşısında televizyon tartışmasında sergilediği zayıf performans da üzerindeki baskıları artırmış ve seçimlerden çekilmesine yol açmıştır. Yerine Kamala Harris’in Demokrat Parti’nin adayı olarak gösterilmesi, seçim sürecinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Harris’in adaylığı, kampanya dinamiklerini değiştirirken, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Trump kampanyası ise Harris’in adaylığını, mevcut yönetimin bir devamı olarak değerlendirmiştir.
Seçim sürecinde Robert Kennedy Jr.'ın Donald Trump'a desteğini açıklaması ve Elon Musk'ın Trump lehine yaptığı açıklamalar, seçim dinamiklerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Kennedy’nin desteği, özellikle çevre politikaları ve bireysel özgürlükler gibi konulara duyarlı bağımsız ve kararsız seçmenler nezdinde Trump’a avantaj sağlamıştır. Demokrat Parti içinde ise bu gelişme, bölünmelere yol açarak kampanya stratejilerinde değişikliklere neden olmuştur.
Elon Musk ise sosyal medya platformu X üzerinden Trump’a verdiği destekle dikkat çekmiştir. Hükümet müdahalelerine karşı sergilediği duruş ve ekonomi ile teknoloji politikalarına ilişkin görüşleri, Trump’ın serbest piyasa yanlısı yaklaşımını güçlendirdi ve iş dünyasından gelen desteği artırmıştır.
2024 ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump, toplam oyların %49,9’unu alarak ve 312 seçim delegesi kazanarak ikinci kez başkan seçilmiştir. Rakibi Kamala Harris ise %48,4 oy oranında kalmıştır. Seçim süreci boyunca Trump'ın kampanya stratejisi, Cumhuriyetçi tabanı sağlamlaştırmaya ve özellikle belirli demografik gruplarda oy oranını artırmaya odaklanmıştır.
Seçim sonuçları, Trump'ın geleneksel seçmen kitlesi olan üniversite mezunu olmayan beyaz seçmenler arasındaki desteğini koruduğunu ve ayrıca Hispanik ve Asya kökenli seçmenlerden daha fazla oy aldığını göstermiştir. Özellikle Hispanik erkek seçmenler arasında %54 oranında oy alarak rakibine karşı üstünlük sağlamıştır. Afro-Amerikan erkek seçmenler arasında da önceki seçimlere kıyasla oy oranını %12'den %20'ye yükseltmiştir. Genç seçmenlerde ise desteğini %35'ten %42'ye çıkardığı gözlemlenmiştir.
Trump'ın salıncak eyaletlerde gösterdiği performans, zaferinde önemli bir rol oynamıştır. 2020 seçimlerinde kaybettiği Arizona, Georgia, Michigan, Nevada, Kuzey Carolina, Pensilvanya ve Wisconsin eyaletlerini bu kez kazanarak kritik bir avantaj sağlamıştır. Arizona'da Hispanik seçmenlerin Trump'a yönelmesi, Georgia'da Atlanta çevresinde Demokrat oylarının azalması ve Michigan'da Arap kökenli seçmenlerin Biden yönetiminin dış politikasına duyduğu tepki Trump lehine bir sonuç doğurmuştur.
Seçimlerin güvenliği ve yönetimiyle ilgili olarak, uzmanlar seçim sürecinin şeffaf ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirildiğini vurgulamışlardır. Seçim günü ve sonrasında herhangi bir büyük aksaklık veya güvenlik sorunu yaşanmadığı belirtilmiştir.

Trump'ın ikinci dönem başkanlığı için uygulamaya koymayı planladığı politikalar oldukça kapsamlıdır. Başkanlığının ilk gününde yaklaşık 60 taahhüdü yerine getirmek amacıyla yürütme emirleri imzalayacağı beklenmektedir. Yeni yönetimler için bu tür adımlar olağan bir uygulama olsa da Trump'ın bu kez daha geniş kapsamlı bir eylem planına sahip olduğu belirtilmektedir.
Trump'ın ikinci dönem başkanlığı için sunduğu seçim vaatleri şu başlıklar altında toplanır:
Trump’ın bu vaatleri, ulusal güvenlik, ekonomi ve dış politika alanlarında büyük değişiklikler öngörmekte olup, uygulamada karşılaşabileceği hukuki ve diplomatik zorluklarla şekillenecektir.
Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemi, dış politika alanında radikal değişiklikler ve yeniden şekillendirilen stratejiler vadetmektedir. Ekonomik, askeri ve çevresel politikalar konusunda güçlü bir duruş sergileyen Trump, uluslararası ilişkilerde "Önce Amerika" (First America) sloganı ekseninde korumacı bir dış politika izlemesi beklenmektedir.
Donald Trump, 20 Ocak 2025'teki yemin töreninden hemen sonra ilk başkanlık kararnamelerini imzalayarak yeni dönemdeki politika önceliklerini ortaya koymuştur. İmzalanan kararnameler ve yapılan açıklamalar, Trump’ın ikinci başkanlık dönemine hızlı bir başlangıç yapma niyetini göstermiştir. İlk kararname ve açıklamaların öne çıkan başlıkları şu şekildedir:
Bu karar ve açıklamalar, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde izleyeceği politikalara dair ilk işaretleri vermiştir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Donald Trump'ın İkinci Başkanlık Dönemi" maddesi için tartışma başlatın
Yemin Töreni
Seçilme Süreci
Mahkeme Süreci ve Adaylığının Kesinleşmesi
Suikast Girişimi
Robert Kennedy ve Elon Musk Faktörü
Seçim Sonuçları
Seçim Vaatleri
Dış Politika Söylemleri
İlk Kararnameler ve Açıklamalar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.