Hayat bazen bir kütüphane gibidir; raflarda binlerce cümle dizilidir ama biz sadece o anki yaşımıza, acımıza ya da sevincimize denk düşenleri raftan indirip okuyabiliriz.
Transatlantik ittifakının uzun yıllardır taşıyıcılığını yapan NATO’nun bugün içinde bulunduğu krizlere bakıldığında ittifakın çatırdamak üzere olduğuna dair bir intibaya kapılıyoruz.
Tıp: Tedavi Eden Bir Bilim mi, Yoksa Yaşamı Koruyan Bir Sanat mıdır? İlk bakışta iki seçenek arasında yapılması gereken bir tercih gibi görünen bu soru, tıbbın doğası üzerine düşünüldükçe basitliğini kaybetmektedir.
Suriye’de iç savaş sonrası dönemin en kritik başlıklarından biri, ülkenin toprak bütünlüğünün nasıl yeniden tesis edileceği sorusu etrafında şekilleniyor.
İkizler Paradoksu, Albert Einstein’ın 1905 yılında geliştirdiği özel görelilik kuramına dayanan, zamanın mutlak değil, gözlemcinin hareketine bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini ortaya koyan bir düşünce deneyidir.
Uluslararası ve iç göç hareketleri çoğu zaman yer değiştirme üzerinden ele alınır. Oysa göç, yalnızca gidenleri değil; kalanları da dönüştüren bir süreçtir.
Kimseye yük olmamayı erken yaşta öğrenenler vardır. Yorulsalar bile bunu belli etmezler; sabah uyanır, işine gider, konuşur, gülümser, her şey yolundaymış gibi devam ederler.
Yaratılış mitleriyle kıyamet mitleri arasındaki ilişki, çoğu zaman sandığımızdan daha “düzenli” işler. Bir topluluk başlangıcı hangi sembollerle kuruyorsa sonu da o sembollerle getirir.
Polisiye roman; bir araştırmacının veya dedektifin bir suçu ya da cinayeti araştırmasını konu alan suç ve gizem romanının bir alt türüdür. İngiliz polisiye roman türü bu alanın en çok okunanlarıdıdr.