Bugün bir lise öğrencisi geldi; projelerinden, yapmak istediklerinden ve artık bulunduğu kaba sığmadığından bahsetti. "Neler yapabilirim, nasıl yapabilirim?" üzerine konuşmak istedi. Bazen hayatımızda adımlarımızı hızlı atmak istiyoruz ama sonuca odaklanırken sonuca gittiğimiz yolu görmüyoruz. Bu genç ile muhabbet ederken değindiğim bir konudan sizlere de bahsetmek istedim.
Günümüzde ülkemizde TEKNOFEST, Take Off vb. etkinliklerin artmasıyla hepimiz fikir üretmeye, tasarımcı düşünce yapısına adapte oluyoruz; belki de arkadaşımız gibi inanılmaz fikirleri zihnimizde taşıyoruz. Ama bence atladığımız bir şey var: "Okumak, Yazmak, Üretmek ve Anlatmak" konusu. Bir yokuş metaforuyla konuya yaklaşacak olursak, sondaki düzlük çok hoşumuza gidiyor; fakat keyif ihtimali bizlere aradaki yokuşu unutturuyor. Bu nedenle bir projeyi, bir fikri hayata geçirirken dört aşamada çalışmamız gerekiyor.
Okumak, bir projenin ilk ve en önemli adımı olarak karşımıza çıkıyor. Platon'un Mağara Alegorisi ile düşünecek olursak, önümüzdeki gölgeleri tek gerçeklik olarak kabul etmemenin ve aydınlığa ulaşmayı amaçlamamızın ilk adımı okumak oluyor. Bir fikrin aynı dönemde farklı iki coğrafyada şekillendiğinin hikâyesini dinleyen bir nesil olarak, internet ve sağladığı okuma araçları varken bir işe okumadan atılmak, Platon'un mağarasındaki zincirleri kıramamakla eşdeğer oluyor.
Yazmak, bir projenin ikinci ve en açıklayıcı adımını oluşturuyor. Bence bu noktayı iki gerekliliğe ayırmamız gerekiyor: insanlığa olan borcumuz ve fikrimize olan inancımız. Yazarak, insanlığın beyin fırtınası oluşturmasına ve bilgiye erişmesine vesile olmamız gerekiyor. Bir diğer gerekliliğimiz de fikrimize olan inancımız. Bazen fikrimize o kadar çok âşık oluyoruz ki kusur göremiyoruz; ama yazıya döktüğümüzde, başkasının okuyacağını bilerek eleştirel bir yaklaşım ediniyoruz. Hep söylendiği gibi, "Söz uçar, yazı kalır" mottosuyla bu aşamaya eğilim göstermemiz gerekiyor. Tam da bu noktada size sormak istiyorum: Bir önceki adımda elinizde hiç kaynak olmasaydı, yazmaya başlayabilir miydiniz?
Üretmek adımı, bir projenin biçimlendiği ilk adım. Bu adımda projeyi şekillendirmenin en besleyici yolu ise ekip olabilmek. İnsan kazanarak ve emanetlerinizi ehline vererek bu adımda projeyi biçimlendirmeniz gerekebilir. Bence en büyük problemimiz, bu aşamada hemen beğendiğimiz bir çıktı almaya çalışmak. Oysa bazen bir karakalem çalışması ya da bir CAD çizimi de bir çıktıdır. Ekibinizin yetkinlikleri kapsamında ilerleyebileceğiniz son noktaya kadar devam etmek gerekiyor.
Anlatmak, bu sürecin en zor adımı bence; çünkü bu adımın içinde Aristoteles'in retorik bilimi, mühendislik ve tasarım gibi birçok etken var. Tam da bu nedenle bir hata yapmamamız gerekiyor; çünkü anlatmak adımındaki olası hatalar, geçmiş adımlarda oluşturulan öz güveni de kırarak yolculuğumuzu biraz daha uzatıyor.
Bu adımların sonucunda ne olursa olsun, en kritik ve unutulmaması gereken şey, çıktığınız yokuşta edindiğiniz kazanımlar ve yükseldikçe gördüğünüz manzaraların güzelliği olmalı. Belki yoruldunuz; ama bu yorgunlukla eşsiz manzaralar, eşsiz deneyimler edindiniz. Her şeyi bir kenara bırakırsak, arkadaşlar: Siz yokuş çıkmayı öğrendiniz.
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.