ABD’nin Venezuela’ya Ait Petrol Tankerine El Koyması (10 Aralık 2025)
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin Venezuela açıklarında bir petrol tankerine el koymasını eleştirmiştir. Maduro, başkent Caracas’ta partisinin düzenlediği halk etkinliğinde yaptığı konuşmada, söz konusu eylemi “Karayip korsanlığı” olarak nitelendirmiştir. ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçek niyetinin bu olayla açığa çıktığını ifade eden Maduro, tanker olayının uluslararası hukuk açısından yasa dışı bir müdahale olduğunu dile getirmiştir.
Maduro, ABD’nin petrol tankerine Venezuela açıklarında değil, Atlantik Okyanusu’nda, Trinidad ve Tobago ile Grenada sahillerinin kuzeyinde el koyduğunu belirtmiştir. ABD’nin gemiyi kuşattığını, asker çıkardığını ve zorla alıkoyduğunu ifade eden Maduro, bu durumu deniz eşkıyalığı olarak tanımlamıştır.
Maduro, konuya ilişkin olarak, “Maskeleri resmen düştü. Tüm Karayipler'e yönelik yeni bir deniz eşkıyalığı dönemi başladı. Tren de Aragua, uyuşturucu örgütleri ve narko ile savaşmış falan gibi iddialar tamamen yalanlandı. Gerçekten yasa dışı ve kriminal bir olay yaşandı. Barış bölgesinde, Karayip korsanları gibi, bir ticari özel gemi kuşatıldı, asker indirdiler, zorla alıkoydular ve gemiyi çaldılar.” ifadelerini kullanmıştır. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Venezuela açıklarındaki petrol tankerine, "yaptırım altındaki İran Devrim Muhafızları Ordusuna (IRGC) petrol taşıdığı gerekçesiyle" el konulduğunu savunmuştur.
ABD’ye Yönelik “Korsanlık” ve “Hırsızlık” Suçlamaları
Maduro, ABD’nin gemiyi kaçırarak gemide bulunan Venezuela petrolünü çaldığını ileri sürmüştür. Gemide ticari ürünlerin ve 2 bin varil petrolün bulunduğunu, bedelin önceden ödendiğini ve denizcilerin zorla alıkonulduğunu belirtmiştir. Bu durumun Karayipler’de yeni bir korsanlık ve suç biçimi oluşturduğunu ifade etmiştir.
Maduro, Venezuela’nın Karayipler bölgesindeki ticari ve hukuki haklarını koruyacağını vurgulamış; diplomatik, ticari ve yasal tüm girişimlerin başlatılması yönünde talimat verdiğini açıklamıştır.
Karayipler bölgesinde barışın önemine dikkat çeken Maduro,
“Petrol için savaşa hayır. Venezuela'da Tren de Aragua grubunu yendik, anayasayı elimizde tutarak onları ortadan kaldırdık. Emperyalistler Venezuela'nın petrolünü çalmak ve parasını vermek istemiyor. Venezuela, doğal kaynakları üzerindeki egemenliğini savunacaktır. ABD'de iktidarda olan üstün gruplar, Güney Amerika'da bir savaş çıkarmak istiyor. ABD halkını, tekrar petrol için bir savaşa sürüklemek istiyorlar.” ifadelerini kullanmıştır.
ABD Başkanı Trump’ın Açıklamaları ve Venezuela’nın Tepkisi
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela açıklarında petrol taşıyan tankere el koyduklarını kamuoyuna açıklamıştır. Trump, söz konusu el koymanın “iyi bir gerekçeyle” yapıldığını ve tankerin ABD’nin elinde tutulacağını belirtmiştir. Trump, olayın ayrıntılarının daha sonra paylaşılacağını ifade etmiştir.
Trump, önceki açıklamalarında Venezuela’ya yönelik kara saldırılarının mümkün olduğunu ve bu saldırıların “yakın zamanda” başlayabileceğini dile getirmiştir. Venezuela yönetimi ise tanker olayını “açık bir hırsızlık” olarak tanımlamış ve konunun uluslararası mercilere taşınacağını bildirmiştir.
ABD’nin Maduro’nun Aile Üyelerine ve Petrol Sektörüne Yaptırım Kararı
ABD yönetimi, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşi Cilia Flores’in üç yeğenini, Maduro ile bağlantılı bir iş insanını ve Venezuela petrol sektöründe faaliyet gösteren altı nakliye şirketini yaptırım listesine eklemiştir. ABD Hazine Bakanlığı, bu yaptırımların Maduro yönetimiyle bağlantılı kişi ve kurumları hedef aldığını açıklamıştır.
Açıklamada, altı geminin aldatıcı ve güvenli olmayan nakliye faaliyetleri yürüttüğü ve Venezuela yönetimine finansal kaynak sağladığı iddia edilmiştir. Cilia Flores’in iki yeğeninin geçmişte uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla yargılandığı ve 2022 yılında affedildikleri hatırlatılmıştır.
Maduro–Putin Telefon Görüşmesi
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yaptığı bildirilmiştir. Venezuela Dışişleri Bakanlığı, görüşmenin verimli geçtiğini ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin teyit edildiğini açıklamıştır.
Görüşmede, Yüksek Düzeyli Hükümetlerarası Komisyon kapsamında imzalanan 19 anlaşmanın memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiştir. Maduro’nun, Venezuela’nın ekonomik büyüme hedefleri ve bölgesel istikrar konusundaki ilerlemeler hakkında Putin’i bilgilendirdiği belirtilmiştir.
Putin’in ise Rusya’nın Venezuela’nın egemenliğini ve Latin Amerika’daki barışı savunma yönündeki desteğini sürdüreceğini vurguladığı kaydedilmiştir.
Venezuela’nın Resmî Tepkisi ve BM Başvurusu (14–15 Aralık 2025)
Venezuela hükümeti, Trump’ın tankerleri bloke talimatına yazılı açıklamayla yanıt vermiştir. Açıklamada, ABD’nin tehditlerinin uluslararası hukuku, serbest ticareti ve seyrüsefer özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir. Venezuela yönetimi, bu durumu Birleşmiş Milletler nezdinde resmî şikâyet konusu yapacağını duyurmuştur.
Bu kapsamda Venezuela, Dışişleri Bakanı Yvan Gil imzasıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) resmî mektup göndermiştir. Mektupta, ABD askerlerinin açık denizde özel bir gemiye zorla çıktığı, mürettebatı alıkoyduğu ve Venezuela’ya ait petrol sevkiyatına yasa dışı şekilde el koyduğu ifade edilmiştir. Söz konusu eylemin seyrüsefer serbestisini ve meşru uluslararası ticareti ihlal ettiği savunulmuş; ABD’ye “korsanlık” suçlaması yöneltilmiştir.
Maduro’nun Açıklamaları ve İç Kamuoyu (16 Aralık 2025)
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Caracas’ta katıldığı İşçi Sınıfı Kurucu Meclisi toplantısında, ülkesinin 25 haftadır ABD’nin askeri kuşatması altında olduğunu belirtmiştir. Maduro, ABD’nin Venezuela’yı Libya, Afganistan ve Irak’a benzer bir senaryoya sürüklemek istediğini ileri sürmüş; “Yeni bir Vietnam istemiyoruz” ifadesini kullanmıştır.Maduro, el konulan tankerin yaklaşık 1 milyon 900 bin varil petrol taşıdığını ve bunun açık bir korsanlık eylemi olduğunu belirtmiştir. Ayrıca denizcilik sektöründe çalışan işçilere küresel eylem çağrısı yapmıştır.
PDVSA’ya Yönelik Siber Saldırı İddiası (16–17 Aralık 2025)
Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA, ulusal basına yansıyan açıklamasında siber saldırıya uğradıklarını duyurmuştur. Açıklamada, söz konusu saldırının ABD’nin Venezuela petrolünü ele geçirmeye yönelik stratejisinin bir parçası olduğu öne sürülmüştür. PDVSA, saldırının şirket faaliyetlerini aksatmayı hedeflediğini ve ülkenin egemen enerji hakkının engellenmeye çalışıldığını belirtmiştir.
Toplumsal Tepkiler
ABD’nin petrol tankerine el koyduğu iddialarının ardından Venezuela’nın başkenti Caracas’ta protesto gösterileri düzenlenmiştir. Gösterilerde ABD’nin eylemleri “deniz korsanlığı” olarak tanımlanmış ve ekonomik baskılara tepki gösterilmiştir.
Venezuela Meclisi’nin ABD'nin Petrol Tankerlerine Yönelik Abluka Kararını Görüşmesi (17 Aralık)
Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulanan petrol tankerlerinin Venezuela'ya giriş ve çıkışını engelleme talimatını ele almak üzere olağanüstü bir oturuma başkanlık etmiştir.. Oturumda, söz konusu kararın ülkenin enerji sektörü ve ekonomik durumu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları (18 Aralık)
ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da Joint Base Andrews Havalimanı’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Venezuela’nın ABD’ye ait olduğunu ileri sürdüğü enerji ve petrol haklarını “yasa dışı” şekilde aldığını iddia etmiştir. Trump, Venezuela’ya yönelik baskının artırılacağını belirterek, şu ifadeleri kullanmıştır:
“Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar. Kısa bir süre önce tüm petrolümüzü yasa dışı olarak aldılar.”
Trump, Venezuela’da faaliyet gösteren Amerikan petrol şirketlerinin ülkeden çıkarıldığını ileri sürmüş ve açıklamasını şu sözlerle sürdürmüştür:
“Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar, artık bunu yapamayacaklar. Onları geri istiyoruz.”
Trump, Venezuela’ya “yapmamaları gereken şeyleri yapmalarına izin verilmeyeceği” yönünde uyarıda bulunmuş, önceki gün yaptığı açıklamada ise yaptırıma tabi tüm Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatını verdiğini duyurmuştur. Aynı gün içerisinde Beyaz Saray’dan ulusa sesleniş konuşması yapacağı ve Venezuela’ya yönelik blokaj politikasına ilişkin açıklamalarda bulunacağı bildirilmiştir.
Nicolas Maduro ile Antonio Guterres Arasındaki Görüşme
Trump’ın açıklamalarının ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Venezuela hükümetinin resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre görüşmede bölgesel barış ve son gelişmeler ele alınmıştır.
Maduro, Guterres’i Venezuela’ya yönelik tehditlerin ulaştığı boyut ve bu durumun bölgesel barış açısından doğurduğu sonuçlar konusunda bilgilendirmiştir. Görüşmede Maduro, Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaları kınamış ve Venezuela’nın petrolü, doğal zenginlikleri ve topraklarının ülkeye ait olduğunu vurgulamıştır.
Maduro, Trump’ın beyanlarının Birleşmiş Milletler sistemi tarafından reddedilmesi gerektiğini ifade etmiş ve Venezuela’nın egemenliğini hedef alan açıklamaların uluslararası hukuka ve barışa doğrudan tehdit oluşturduğunu dile getirmiştir. Ayrıca Venezuela’ya yönelik siyasi, diplomatik ve ekonomik kuşatmaya dikkat çekmiştir.
Açıklamada, Venezuela petrolünü yasal olarak taşıyan bir gemiye yönelik saldırının uluslararası anlayışla bağdaşmadığı belirtilmiş ve bu durum “modern korsanlık” ve “barbarlık diplomasisi” kavramlarıyla tanımlanmıştır.
Guterres’in görüşmede şu değerlendirmelerde bulunduğu aktarılmıştır:
“Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine olan bağlılığımı teyit ediyorum. Her türlü tırmanma ve çatışmadan kaçınılması gerekmektedir. Olası bir çatışma Latin Amerika ve Karayipler’in barış bölgesi ile bölgesel istikrar açısından ciddi sonuçlar doğuracaktır.”
Maduro’nun Trump’ın Blokaj Talimatına Tepkisi
Nicolas Maduro, Trump’ın Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatına, Caracas’taki Miraflores Devlet Başkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmayla yanıt vermiştir. Maduro, söz konusu talimatı şu ifadelerle değerlendirmiştir:
“Basitçe söylemek gerekirse bu, savaş yanlısı ve sömürgeci bir girişimdir. Gerçek niyet ortaya çıkmıştır: Egemenliği teslim edecek ve Venezuela’yı bir koloniye dönüştürecek kukla bir hükümeti dayatmak için bir rejim değişikliği hedeflenmektedir.”
Maduro, Venezuela halkının egemenliğine vurgu yaparak, ülkesinin kendi yasalarına ve haklarına sahip olduğunu belirtmiş ve şu ifadeleri kullanmıştır:
“Kendi ülkemizin topraklarındayız, kendi yasalarımız ve haklarımız var. Bu bereketli toprakları ve çocuklarımızın geleceğini güvence altına almaya çalışıyoruz. Savaşa hayır dedik.”
Trump’ın “Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar, artık bunu yapamayacaklar. Bunları geri istiyoruz.” sözlerine yanıt veren Maduro, ABD yönetiminin Venezuela petrolü, maden kaynakları ve toprakları üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürmüş ve bu iddiaları reddetmiştir.
Maduro, petrol ticaretinin sürdürüleceğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır:
“Korsanların zamanı değildir. Venezuela tüm ürünlerinin ticaretini sürdürmeye devam edecektir. Halkına ait olan petrolümüzün ve doğal zenginliklerimizin ticareti sürecektir.”
Brezilya lideri Lula da Silva’nın Arabuluculuk Teklifi (18 Aralık)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, bölgede olası savaşın önlenmesi amacıyla ABD ile Venezuela arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için arabulucu olabileceğini söylemiştir.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüştüğünü söyleyen Lula da Silva, şunları kaydetmiştir.
"ABD ve Venezuela liderleriyle ayrı ayrı görüştüm. Güney Amerika'mızda silahlı bir çatışmayı önlemek için arabuluculuk dahil her türlü diplomatik girişime nasıl katkı sağlayabileceğimizi konuştuk. Gerekirse Trump ile yeniden görüşerek kardeş kavgasına yol açacak bir savaşın nasıl önlenebileceğini ele almaya hazırım."
Trump’ın Operasyon İhtimali Açıklaması (19 Aralık)
ABD Başkanı Donald Trump, yaptırıma tabi tüm Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatı vermesinin ardından, ülkeye yönelik askeri operasyon ihtimalini göz ardı etmediğini söylemiştir. NBC News'a telefonla bağlanan Trump, Venezuela'ya karşı askeri operasyon ihtimalini göz ardı etmediğini belirterek, daha fazla petrol tankerlerine el konulacağına işaret etmiştir.
Trump, "Denize açılmaya devam edecek kadar aptal olurlarsa bizim limanlarımızdan birine dönüş yaparlar." yanıtını vermiştir. Trump, "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmenin nihai hedefi olup olmadığına" ilişkin soruyu yanıtsız bırakarak, "O, benim ne istediğimi tam olarak biliyor. Herkesten daha iyi biliyor." demiştir.
ABD–Venezuela Geriliminde Petrol Tankerlerine Yönelik İzleme Faaliyetleri
Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya yönelik yürürlükteki yaptırımların uygulanmasını güçlendirme amacıyla ülke açıklarındaki deniz trafiğini daha yakından izlemeye başlamıştır. Bu çerçevede ABD yetkilileri, Venezuela açıklarında seyreden üçüncü bir petrol tankerinin aktif olarak takip edildiğini açıklamıştır. Söz konusu gelişme, Washington’un Caracas yönetimine karşı sürdürdüğü ekonomik ve diplomatik baskı politikaları kapsamında değerlendirilmiştir.
Yaptırımların Hukuki ve Siyasi Çerçevesi
ABD Yaptırımları
ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları, ülkenin enerji sektörünü ve özellikle ham petrol ihracatını hedef almaktadır. Bu yaptırımlar, Venezuela devletine gelir sağlayan petrol satışlarının sınırlandırılmasını ve üçüncü ülkelerle yapılan ticaretin denetlenmesini amaçlamaktadır. Yaptırımlar kapsamında, Venezuela petrolünü taşıdığı tespit edilen veya taşıma şüphesi bulunan tankerler, ABD tarafından izlenmekte ve gerektiğinde müdahaleye konu olabilmektedir.
Deniz Yollarının Denetlenmesi
ABD makamları, yaptırımların ihlal edilmesini önlemek amacıyla uluslararası sularda seyreden tankerleri takip etme, yük ve varış noktası bilgilerini inceleme ve ilgili ülkelere diplomatik uyarılarda bulunma yetkisini kullanmaktadır. Venezuela açıklarında izlenen üçüncü tanker, bu denetim sürecinin bir parçası olarak kayda geçmiştir.
Petrol Tankerlerine Yönelik Takip Faaliyetleri
Önceki Müdahaleler
ABD, daha önce Venezuela petrolü taşıdığı gerekçesiyle iki ayrı petrol tankerine el koyma veya yönlendirme girişiminde bulunmuştur. Bu tankerlerin, yaptırımları ihlal ederek Venezuela’dan petrol aldığı iddia edilmiştir. Söz konusu müdahaleler, ABD’nin yaptırımları fiilen uygulama konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur.
Üçüncü Tankerin Takibi
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, Venezuela açıklarında seyreden üçüncü tanker aktif izleme altındadır. Bu takip, tankerin rotası, yük durumu ve bağlantılı olduğu ticari ağların incelenmesini kapsamaktadır. ABD tarafı, tankerle ilgili nihai bir kararın henüz verilmediğini, ancak yaptırımların ihlal edilmesi durumunda gerekli adımların atılacağını bildirmiştir.
Venezuela’nın Tepkisi
Venezuela yönetimi, ABD’nin tanker takibi ve deniz faaliyetlerini “ekonomik abluka” ve “deniz korsanlığı” olarak nitelendirmiştir. Resmî açıklamalarda, Venezuela’nın petrol ihracatının uluslararası hukuka uygun olduğu ve ABD’nin bu faaliyetlerle ülkenin egemenlik haklarını ihlal ettiği savunulmuştur.
Uluslararası Platformlar
Venezuela, ABD’nin tanker takibi ve yaptırım uygulamalarını uluslararası kuruluşlara taşıma seçeneğini gündeme getirmiştir. Caracas yönetimi, özellikle Birleşmiş Milletler nezdinde diplomatik girişimlerde bulunabileceğini açıklamıştır.
Olayın Uluslararası Bağlamı
Enerji Ticareti ve Yaptırımlar
Venezuela açıklarında yaşanan tanker takibi, küresel enerji ticareti ve yaptırımların uygulanması açısından dikkatle izlenmektedir. Uzmanlar, bu tür müdahalelerin uluslararası deniz ticareti, sigorta süreçleri ve enerji arz güvenliği üzerinde dolaylı etkiler doğurabileceğine işaret etmektedir.
Bölgesel Etkiler
ABD’nin Venezuela’ya yönelik denizden uyguladığı yaptırım denetimleri, Latin Amerika bölgesindeki siyasi ve ekonomik dengelerle birlikte değerlendirilmiştir. Bu gelişmeler, ABD–Venezuela ilişkilerindeki gerilimin sürdüğünü ve yaptırım politikasının deniz boyutunun güçlendirildiğini göstermiştir.
Rusya–Venezuela Diplomatik Temasları (22 Aralık)
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, 22 Aralık 2025’te Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Gil, görüşmede Rusya’nın Venezuela’ya “tam destek” verdiğini ifade etmiştir. Yapılan açıklamalarda, ABD yönetiminin Venezuela’yı hedef alan eylemlerinin ele alındığı bildirilmiştir.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin kardeşlik, karşılıklı saygı ve stratejik işbirliği temelinde yeniden teyit edildiği aktarılmıştır. Gil, Karayipler’de uluslararası hukukun ihlal edildiği iddiasıyla gemilere yönelik saldırılar, yargısız infazlar ve ABD tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen yasa dışı eylemlerin gündeme getirildiğini belirtmiştir. Rusya’nın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile dayanışmasını yinelediği ifade edilmiştir.
Rusya tarafından yapılan açıklamada ise Lavrov ile Gil’in Karayipler’deki durumu ele aldığı, ABD’nin eylemlerinin bölgesel istikrara ve uluslararası denizciliğe yönelik riskler oluşturabileceği yönünde endişelerin paylaşıldığı bildirilmiştir. Taraflar, temasların sürdürülmesi ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası platformlarda eşgüdüm sağlanması konusunda mutabık kalmıştır.
ABD Başkanı Trump’ın Açıklamaları ve Askerî Vurgular (23 Aralık)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago yerleşkesinde yaptığı açıklamalarda Venezuela’ya yönelik politikaları değerlendirmiştir. Trump, Venezuela çevresinde “devasa bir Amerikan filosu” bulunduğunu belirtmiş ve Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik sert ifadeler kullanmıştır.
Trump, Venezuela’dan ABD’ye yasa dışı göçmenler ve suç unsurlarının geldiğini, ayrıca uyuşturucu sevkiyatlarının bu ülke kaynaklı olduğunu ileri sürmüştür. ABD’nin Karayipler’de uyuşturucu taşıdığı düşünülen tekneleri hedef almaya devam edeceğini ve yaptırım kapsamındaki Venezuela petrol tankerlerine el koymayı sürdüreceğini ifade etmiştir. El konulan tankerlerdeki petrolün ABD’nin kontrolünde tutulacağını belirtmiştir.
Trump, ABD’nin nihai hedefinin Maduro’nun görevden uzaklaştırılması olup olmadığına ilişkin soruya kesin bir yanıt vermemiş, sürecin Venezuela yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu söylemiştir. Aynı açıklamalarda Kolombiya’yı da uyuşturucu üretimi ve sevkiyatıyla ilişkilendiren ifadeler kullanmıştır.
Venezuela Parlamentosunun Yasal Düzenlemesi (23 Aralık)
Venezuela Ulusal Meclisi, ABD’nin petrol tankerlerine yönelik adımlarına karşılık olarak seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini güvence altına alan bir yasayı 23 Aralık 2025’te kabul etmiştir. Yasa teklifi, milletvekili Giuseppe Alessandrello tarafından sunulmuş ve oy birliğiyle kabul edilmiştir.
Düzenleme, Venezuela’nın taraf olduğu uluslararası anlaşmalar çerçevesinde seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini korumayı amaçlamıştır. Yasa kapsamında, korsanlık, abluka veya diğer uluslararası hukuka aykırı faaliyetleri teşvik eden ya da destekleyen kişilere 15 ila 20 yıl arasında hapis cezası ve para cezası öngörülmüştür. Düzenlemenin, 1958 Cenevre Açık Denizler Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Şartı’na dayandığı belirtilmiştir.
Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, ABD’nin Venezuela petrolü taşıyan gemilere el koymasını tarihsel korsanlık faaliyetleriyle ilişkilendirmiştir. Açıklamalarda, Venezuela yönetiminin söz konusu eylemleri egemenliğe yönelik ihlal olarak değerlendirdiği aktarılmıştır.
Maduro’nun Küresel Ekonomi ve Enerji Vurgusu (23 Aralık)
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ABD’nin petrol tankerlerine el koymasının küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı uyarısında bulunmuştur. Maduro tarafından kaleme alınan ve Dışişleri Bakanı Gil tarafından kamuoyuna okunan mektupta, enerji ticaretine yönelik abluka ve korsanlık faaliyetlerinin uluslararası piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceği ifade edilmiştir.
Mektupta, söz konusu eylemlerin yalnızca Venezuela’yı değil, Latin Amerika, Karayipler ve küresel ekonomiyi etkileyebileceği belirtilmiştir. Maduro, enerjinin bir savaş silahı veya siyasi baskı aracı hâline getirilemeyeceğini vurgulamıştır. ABD’ye Karayipler’deki askerî yığınağı sona erdirme çağrısı yapılmıştır.
Maduro, Trump yönetiminin daha önce uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle Karayipler’de geniş çaplı bir deniz ve hava konuşlandırması başlattığını hatırlatmış; Venezuela’nın uluslararası hukuk çerçevesinde toprak bütünlüğünü ve doğal kaynaklarını savunacağını ifade etmiştir.
Maduro’nun Trump’a Yönelik Açıklamaları (23 Aralık)
Maduro, ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına yanıt olarak yaptığı konuşmalarda, ABD yönetiminin Venezuela’ya yönelik baskı politikalarını eleştirmiştir. Trump’ın kendi ülkesindeki sorunlara odaklanması gerektiğini ifade eden Maduro, Venezuela’nın iç işlerine müdahale edildiğini savunmuştur.
Maduro, ABD’nin petrol üzerinden baskı kurmaya çalıştığını belirtmiş ve bu sürecin Venezuela’yı ekonomik ve siyasi olarak daha dirençli hâle getireceğini dile getirmiştir. Ayrıca, ABD’li enerji şirketi Chevron ile yapılan anlaşmalara bağlı kalındığını ve sözleşmelerin anayasal çerçevede uygulanmaya devam ettiğini ifade etmiştir.
Maduro BMGK Destek Açıklaması
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin ülkesine ait petrol tankerlerine el koyması nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nden "ezici destek" gördüklerini açıklamıştır.
Maduro "Hiç kimse Venezuela’yı yenilgiye uğratamayacak. Güvenlik Konseyi, Venezuela’ya serbest seyrüsefer ve serbest ticaret hakkı konusunda oldukça ezici destek veriyor." ifadelerini kullanıştır.
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi toplantısında ABD hükümetinin tüm yalanlarını çürüttüğünü ileri sürmüştür.
Gil "Dünyadaki hiçbir ülke, hatta ABD’nin tarihi müttefikleri bile, sahte bir uyuşturucuyla mücadele gerekçesi altında özgür ve egemen bir ulusu boyun eğdirmek amacıyla güç kullanımını ya da güç kullanma tehdidini onaylamadı. Konsey toplantısında, Venezuela halkına devredilemez biçimde ait olan petrol kaynaklarına el koymaya yönelik açık denizlerdeki korsanlık eylemleri kınandı." ifadelerini kullanmıştır.
BM Venezuela Açıklaması (24 Aralık)
Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Khaled Khiari, Venezuela'ya yönelik hava ve deniz kısıtlamalarının, hükümetin temel kamu hizmetleri sunma yönündeki mali kapasitesini daha da kısıtlama riski taşıdığını söylemiştir.
Venezuela'nın halihazırda "oldukça kırılgan" bir ekonomiye sahip olduğunu ve milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Khiari, ülkenin artan enflasyon ve gelir erozyonuyla mücadele ettiği değerlendirmesinde bulunmuştur.
Venezuela'nın Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki Daimi Temsilcisi Samuel Moncada ise, ABD'nin Venezuela'ya ait petrol tankerlerine el koyma hamlelerini "devlet korsanlığı" olarak nitelendirmiştir. Moncada, BM oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'de Donald Trump yönetiminin Venezuela'ya yönelik tutumuna tepki göstermiştir.
NYT C-17 İddiası
ABD ile Venezuela arasındaki politik gerilim devam ederken, Washington yönetiminin askeri birlik ve teçhizat taşımak için kullanılan C-17 uçağını en az 16 kere Karayipler bölgesine gönderdiği iddia edilmiştir. New York Times (NYT) tarafından incelenen uçuş verilerine göre, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri baskısının devam ettiği belirtilmiştir.
Buna göre, çoğunlukla askeri birlik ve teçhizat taşımak için kullanılan C-17 ağır yük kargo uçaklarının, geçen hafta ABD'deki üslerinden Porto Riko'ya en az 16 uçuş yaptığı tespit edilmiştir. Hava trafik kontrol iletişimlerine göre, bazı askeri uçuşlar kamuya açık uçuş takip sitelerinde görünmediğinden, gerçek uçuş sayısının daha yüksek olabileceği belirtilmiştir.
ABD’nin Venezuela Petrol Ticaretine Yönelik Yaptırımları (31 Aralık, 2025)
ABD yönetimi, Venezuela petrol ticaretinde faaliyet gösterdiği belirtilen dört şirket ile bu şirketlerle bağlantılı dört petrol tankerini yaptırım listesine eklemiştir. Karar, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi(OFAC) tarafından açıklanmıştır.
Açıklamada, söz konusu tankerlerin bir bölümünün Venezuela’ya hizmet veren ve uluslararası kamuoyunda “gölge filo” olarak adlandırılan ağın parçası olduğu ifade edilmiştir. Bu ağın, yaptırıma tabi faaliyetleri kolaylaştırdığı ve Venezuela yönetiminin istikrarsızlaştırıcı operasyonları için gelir sağladığı ileri sürülmüştür.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduroyönetiminin petrol ihracatından gelir elde ederken ABD’yi ölümcül uyuşturucularla hedef aldığı iddiasına izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu anımsatmış ve baskı politikasının sürdürüleceğini belirtmiştir.
Venezuela’daki Bir Limana Yönelik Saldırı İddiası
Aynı gün ABD basınında yer alan haberlerde, Venezuela topraklarında uyuşturucu kartelleri tarafından kullanıldığı öne sürülen bir limana düzenlenen saldırının, Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından yürütüldüğü iddia edilmiştir.
Haberlere göre saldırı, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilmiş ve bu operasyonun, ABD’nin Venezuela topraklarında yürüttüğü bilinen ilk doğrudan askeri eylem olduğu ileri sürülmüştür. Aynı kaynaklar, Eylül 2025’ten itibaren Karayipler ve Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik en az 26 saldırı düzenlendiğini, bu saldırılarda en az 104 kişinin hayatını kaybettiğini aktarmıştır. ABD ordusunun söz konusu saldırıları, uluslararası kamuoyunda “yargısız infaz” tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Başkan Trump, daha önce yaptığı bir radyo röportajında, Güney Amerika’da uyuşturucu taşımacılığıyla bağlantılı olduğu öne sürülen büyük bir tesisin vurulduğunu teyit etmiştir.
Maduro’dan Müzakere Açıklaması (2 Ocak, 2026)
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, devlet televizyonuna verdiği demeçte, ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda bir anlaşma müzakere etmek istemesi halinde Venezuela’nın buna hazır olduğunu açıklamıştır. Maduro, Washington ve Caracas yönetimlerinin mevcut veriler üzerinden ciddi görüşmelere başlamasının zamanının geldiğini ifade etmiştir.
Maduro ayrıca, Venezuela’nın ABD’nin talep edeceği zaman, yer ve koşullarda petrol yatırımlarına açık olduğunu belirtmiştir. ABD’nin Venezuela’da bir limana düzenlediği iddia edilen saldırıya ilişkin sorulara ise, bu konunun ilerleyen günlerde ele alınabileceğini söylemiştir.
Güvenlik Operasyonları ve Uluslararası Tartışmalar
Maduro’nun açıklamaları, ABD’nin son dönemde Karayipler ve Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı iddiasıyla yürüttüğü askeri operasyonların uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri bağlamında tartışıldığı bir döneme denk gelmiştir. Venezuela yönetimi, söz konusu operasyonların ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini savunurken, ABD tarafı bu adımların uyuşturucu ticaretiyle mücadele kapsamında atıldığını ileri sürmüştür.