Gündem
kure star outline

Venezuela–ABD Gerilimi (Kasım, 2025)

fav gif
Kaydet
Venezuela ile ABD arasındaki ilişkiler Kasım 2025’te Karayipler’deki askeri faaliyetlerin artması ve karşılıklı açıklamaların sertleşmesi nedeniyle gerilmiştir. Aynı dönemde taraflar hem güvenlik odaklı adımlar atmış hem de olası diplomatik temas iddialarıyla gündeme gelmiştir.
Venezuela–ABD Gerilimi (Kasım, 2025) image
Broadcast IconSon Eklenen:

26 Kasım 2025

Kasım 2025 döneminde Venezuela ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilim, Karayipler’de artan askeri konuşlanmalar, uluslararası sularda yürütülen operasyonlar ve iki ülke arasındaki karşılıklı siyasi açıklamalar sonucunda ortaya çıkan, güvenlik ve diplomasi odaklı bir kriz durumudur.


Genel Çerçeve

Kasım 2025 sonu itibarıyla Venezuela ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ilişkiler, askeri baskı araçlarının yoğun biçimde kullanıldığı ve karşılıklı siyasi açıklamaların sertleştiği bir dönemden geçmektedir. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadele gerekçesiyle Karayipler’deki askeri varlığını artırmış; Ağustos 2025’te bölgeye yönelik yeni bir askeri konuşlandırma emrinin ardından deniz ve hava unsurlarının kapasitesi genişletilmiştir. Bu süreçte uluslararası sularda uyuşturucu yüklü olduğu iddia edilen teknelere yönelik operasyonlar yürütülmüş; iki ay içinde 21 tekneye düzenlenen saldırılarda en az 83 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Caracas yönetimi, söz konusu operasyonların Venezuela’da rejim değişikliğini hedefleyen daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu ileri sürmekte ve ülke egemenliğinin ihlal edildiğini savunmaktadır.


Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 26 Kasım 2025’te Caracas’taki Fuerte Tiuna Askeri Akademisi’nde yaptığı konuşmada ülkesinin “cumhuriyet olarak varoluş açısından belirleyici bir dönemeçten geçtiğini” belirtmiş; aynı gün düzenlenen “Kurtarıcı Simon Bolivar’ın Bayrak ve Kılıç Yürüyüşü” kapsamında binlerce kişinin ABD karşıtı gösteriler düzenlediğini aktarmıştır. Maduro, halkın, ordunun ve milis güçlerinin olası bir saldırıya karşı seferber edildiğini ifade etmiştir.

ABD’nin Askeri Baskı Araçları ve Karayipler’deki Yığınak

Trump yönetimi, daha önce imzalanmış bir kararname doğrultusunda Latin Amerika kökenli uyuşturucu kartellerine karşı “yerinde mücadele” stratejisi kapsamında ordunun daha yoğun kullanılmasına olanak tanıyan adımlar atmıştır. 2025 yılı Ağustos ayı sonunda ABD, Venezuela açıklarına denizaltılar ve füze donanımlı savaş gemilerinin yer aldığı bir deniz gücü göndermiş; “dünyanın en büyük uçak gemisi” olarak nitelenen USS Gerald R. Ford ve ona eşlik eden saldırı grubunun Latin Amerika’ya ulaştığı bildirilmiştir.


Venezuela yönetimi, Karayipler’deki bu yığınağı ülkeye yönelik ciddi bir tehdit ve olası bir işgal hazırlığı olarak değerlendirmektedir. Maduro, yaklaşık 4,5 milyon kişilik milis gücünün seferber edildiğini açıklamış; ordunun olası bir saldırıyla mücadele etmeye hazır olduğunu söylemiştir. Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, 23 Kasım 2025’teki açıklamasında ABD’yi “insanlık tarihinin en büyük ve en yıkıcı imparatorluklarından biri” olarak nitelendirmiş; Venezuela’nın ABD’nin haftalardır sürdürdüğü tehditlere “başı dik şekilde karşılık verdiğini” ifade etmiştir.


ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesiyle uluslararası sularda yürüttüğü operasyonlarda, Venezuela çıkışlı olduğu iddia edilen teknelerin hedef alınmaya devam ettiği; somut delil paylaşılmaması ve yüksek can kaybı nedeniyle bu operasyonların uluslararası hukuk çevrelerinde tartışmalara yol açtığı aktarılmaktadır. 21 Kasım 2025 tarihli bilgilerde, konuşlanma emrinin verildiği tarihten bu yana 21 tekneye hava saldırısı düzenlendiği ve toplam 83 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilmektedir.

CIA’ye Gizli Operasyon Yetkisi İddiası

19 Kasım 2025 tarihli  New York Times’a dayandırılan haberlere göre, ABD Başkanı Trump’ın Merkezi İstihbarat Teşkilatına (CIA) Venezuela’ya yönelik gizli askeri operasyonlar yürütme yetkisi verdiği öne sürülmüştür. Bu iddialara göre Trump, artan gerilim ortamında Venezuela’ya yönelik olası bir askeri müdahaleye hazırlık amacıyla ek önlemleri onaylamış ve istihbarat birimlerine ülke içinde örtülü operasyon yürütme imkânı tanımıştır.


Aynı haberde, Trump’ın Caracas yönetimiyle gayriresmî bir müzakere turuna da onay verdiği, bu temaslarda Maduro’nun istifa edebileceği yönünde sinyaller verdiğinin iddia edildiği aktarılmaktadır. Söz konusu görüşmelerde Maduro’nun, ABD’li enerji şirketlerine Venezuela’nın petrol kaynaklarına erişim izni tanımaya hazır olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu gizli müzakerelerin sonucunun ne olacağına dair net bir bilgi bulunmadığı, haberlerde yalnızca olası senaryoların tartışıldığı belirtilmiştir.

Maduro’ya Yönelik Ödül Programının Tarihi 

Trump ile Maduro arasındaki gerilim en az 2017’den bu yana çeşitli aşamalardan geçmektedir. 2017 yılında Maduro hakkında yaptırımlar uygulanmış; 2019’da muhalefet lideri Juan Guaidó’nun başkanlık iddiasının tanınmasıyla ilişkiler daha da gerilmiştir. Trump’ın ilk başkanlık döneminin son yılında, Maduro’nun yakalanmasına yönelik 15 milyon dolarlık bir ödül programı duyurulmuş; aynı çerçevede Savunma Bakanı ve Yüksek Mahkeme Başkanı gibi üst düzey isimler için de yüksek meblağlı ödüller ilan edilmiştir.


Joe Biden yönetimi döneminde söz konusu ödül 25 milyon dolara yükseltilmiş; Trump’ın Ocak 2025’te yeniden göreve başlamasıyla birlikte ödül miktarı bir kez daha artırılarak 50 milyon dolara çıkarılmıştır. Bu tutar, ABD tarihinde bir devlet başkanına yönelik belirlenen en yüksek ödüllerden biri olarak kaydedilmiştir.


ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, bu ödülü duyururken Maduro’nun “cezasız kalmayacağını” ve işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle hesap vereceğini savunmuştur. Trump yönetimi, bu ödül politikasını uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı göçle mücadele çerçevesinde gerekçelendirmekte; Maduro hükümetini ABD’ye yasadışı uyuşturucu ve göç akışını artırmakla suçlamaktadır.


Venezuela Yönetiminin Açıklamaları

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 26 Kasım 2025’te yaptığı konuşmada ülkesinin “varoluşsal bir dönemden geçtiğini” ifade etmiş; aynı gün Caracas’ta düzenlenen “Kurtarıcı Simon Bolivar’ın Bayrak ve Kılıç Yürüyüşü” kapsamında binlerce kişinin gösterilere katıldığı bildirilmiştir. Maduro, halkın, ordunun ve milis güçlerinin olası bir saldırıya karşı seferber edildiğini açıklamıştır.


Maduro, 25 Kasım 2025 tarihli başka bir açıklamasında, ABD’nin olası bir müdahalesine ilişkin “Ne yaparlarsa yapsınlar, nasıl yaparlarsa yapsınlar Venezuela’yı ele geçiremeyecekler.” ifadesini kullanmıştır. Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, 21 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada ABD’nin Venezuela’yı “51. eyalet” hâline getirmeyi hedeflediğini öne sürmüş; muhalefet lideri María Corina Machado’nun bu hedefle uyumlu hareket ettiğini iddia etmiştir. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, olası bir işgal veya afet durumunda güvenlik güçlerinin halkla birlikte hareket edeceğini belirtmiştir.


Savunma Bakanlığı ve Ordu Açıklamaları

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, 23 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada Venezuela’nın ABD’nin haftalarca sürdürdüğü tehditlere “başı dik bir şekilde karşılık verdiğini” ifade etmiştir. Lopez, ABD’nin bombardıman uçakları, füze donanımlı savaş gemileri ve nükleer tahrikli denizaltılarla Venezuela’yı tehdit ettiğini ileri sürmüştür.


Lopez, Trinidad ve Tobago açıklarında yürütülen askerî tatbikatlara da değinmiş; hiçbir deniz veya hava konuşlandırmasının Venezuela’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağını ve ülkenin özgürlüğü ile egemenliğinin devredilemez olduğunu belirtmiştir.


ABD Kongresi Açıklamaları, Cartel de los Soles ve Petrol Başlığı

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Maria Salazar, 25 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada Venezuela’ya “girmek üzere olduklarını” ifade etmiş ve Maduro yönetiminin sonlandırılması için gerekli koşulların oluştuğunu iddia etmiştir. Salazar, Venezuela topraklarının İran, Hizbullah, Hamas, Küba ve Nikaragua gibi aktörler tarafından kullanıldığını öne sürmüş; ülkenin ABD tarafından “Cartel de los Soles” adı verilen suç ağıyla ilişkilendirildiğini belirtmiştir. Aynı dönem içinde Cartel de los Soles’in Yabancı Terör Örgütleri listesine eklendiği bildirilmiştir.


Aynı açıklamalarda Venezuela’nın dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olduğu ifade edilmiş; olası bir yönetim değişikliğinin ABD ekonomisi açısından olumlu sonuçlar doğurabileceği ileri sürülmüştür. 25 Kasım 2025 tarihli analizlerde, ABD’nin 2019’dan itibaren yürürlüğe koyduğu petrol yaptırımlarının Venezuela’nın ihracatını Rusya, Çin ve Hindistan gibi Asya pazarlarına yönlendirdiği belirtilmiştir. Bu analizlerde ayrıca, Trump ile Maduro arasında gerçekleşebilecek bir görüşmede yaptırımların gevşetilmesi karşılığında Venezuela’nın petrol üretimi ve ihracatına ilişkin olası tavizlerin gündeme gelebileceği ifade edilmiştir.

ABD Başkanı’nın Açıklamaları ve Olası Görüşmelere İlişkin Bilgiler

ABD Başkanı Donald Trump, 21 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada yakın dönemde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüşebileceğini belirtmiş ve görüşmede iletilecek “spesifik mesajlardan” söz etmiştir.


Maduro, 19 Kasım 2025 tarihli açıklamalarında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik olası bir askeri müdahalesinin Trump açısından “siyasi son” anlamına gelebileceğini ifade etmiş; bazı çevrelerin ABD Başkanı’nı askeri bir çatışmaya yönlendirmeye çalıştığını ileri sürmüştür. Maduro, buna rağmen hükümetinin ABD ile “yüz yüze” görüşmeye açık olduğunu ve diplomatik temasların sürdürülmesini tercih ettiğini belirtmiştir.


26 Kasım 2025 tarihinde aktarılan bilgilerde, Trump’ın Florida’ya gerçekleştirdiği bir seyahat sırasında Venezuela meselesinin “kolay yoldan çözülebileceğini”, bunun mümkün olmadığı durumda “zor yolun” da seçenekler arasında bulunduğunu söylediği bildirilmiştir.


Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, 25 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada ABD’nin Karayipler’deki askeri varlığını “abartılı ve saldırgan” olarak nitelendirmiş; söz konusu faaliyetlerin Maduro hükümetini güç kullanarak devirmeyi amaçladığını ileri sürmüştür. Rodriguez, böyle bir girişimin uluslararası hukuka aykırı olacağını ve bölgede yüksek can kaybı ile geniş çaplı istikrarsızlık riski doğurabileceğini söylemiş; ABD halkına bu politikaların durdurulması çağrısında bulunmuştur.


Aynı dönemde Karayip bölgesindeki bazı liderler, ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele operasyonlarına temkinli yaklaşmış ve itidal ile diplomatik çözüm vurgusu yapmıştır. Buna karşılık Trinidad ve Tobago Başbakanı Kamla Persad-Bissessar’ın Eylül 2025 başlarında yaptığı bir açıklamada ABD’nin uyuşturucu kaçakçılarını “şiddetle öldürmesi” gerektiğini savunması, bölgedeki muhalefet çevreleri ile bazı bölgesel aktörler tarafından eleştirilmiş ve bu söylemin CARICOM içindeki dayanışmayı olumsuz etkileyebileceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.

Maduro’nun Orduya Talimatı

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD'nin olası saldırısına karşı Hava Kuvvetlerine "hazır olun" talimatı vermiştir.  Maduro, başkent Caracas’ta düzenlenen Bolivarcı Askeri Havacılığın 105. yıl dönümü töreninde "(ABD) Emperyalist yabancı güçler, Karayip Denizi’nin, Güney Amerika’nın ve Venezuela’nın barışını ne ABD kamuoyunun ne dünya kamuoyunun ne de güçlü Venezuela kamuoyunun inandığı sahte ve abartılı gerekçelerle sürekli tehdit ediyor. Bugün Venezuela’da halkımızı korkutan hiçbir tehdit veya saldırganlık yok. Bu halk, Bolivar’ın öncülüğünde vatanını, topraklarını, denizlerini, gökyüzünü ve tarihini savunmak için sükunetle hazırlandı." açıklamasını yapmıştır.

ABD Savunma Bakanı’nın Savaş Gemilerini Ziyareti

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 28 Kasım 2025 tarihinde, ülkesinin, "uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele" gerekçesiyle Karayipler bölgesine gönderdiği dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford'u ziyaret ederek Şükran Günü yemeği vermiştir.


1 Aralık 2025

ABD–Venezuela Telefon Görüşmesi ve Hava Sahası Gerginliği

2025 yılı boyunca ABD yönetimi, özellikle Eylül ayından itibaren Karayipler’de geniş kapsamlı bir askeri yığınağa girişmiştir. ABD yönetimi bu konuşlandırmanın gerekçesini, bölgede uyuşturucu ticareti yaptığı iddia edilen teknelere yönelik operasyonlar ve Venezuela kaynaklı olduğu öne sürülen sevkiyatların engellenmesi olarak açıklamıştır. Bu çerçevede Eylül–Kasım 2025 döneminde Venezuela açıklarında çok sayıda tekne hedef alınmış; söz konusu operasyonlar, uluslararası kamuoyunda “yargısız infaz” ve “hukuki yetki aşımı” tartışmalarına konu olmuştur. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu operasyonların “hukuka uygun” biçimde yürütüldüğünü savunmuştur.


Venezuela makamları ise ABD operasyonlarını egemenlik ihlali ve uluslararası hukuka aykırı bir askeri baskı süreci olarak yorumlamış; kayıpların çoğunun Venezuelalı olduğunu, operasyonların “yasa dışı” nitelik taşıdığını açıklamıştır. Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, 2 Eylül 2025’ten itibaren uyuşturucu taşıdığı iddiası gerekçesiyle 20 teknenin hedef alındığını ve bu saldırılarda basına yansıyan bilgilere göre en az 83 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtmiştir.

Trump–Maduro Telefon Görüşmesi

Başkan Donald Trump, 30 Kasım 2025 tarihinde, gazetecilerin sorusu üzerine Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile telefon görüşmesi yaptığını doğrulamıştır. Trump, görüşmenin ne zaman yapıldığına dair kesin bir tarih paylaşmamış, ancak “Evet, görüştüm” ifadesiyle görüşmeyi teyit etmiştir. Görüşmenin içeriği kamuoyuna açıklanmamış; yalnızca bir telefon görüşmesi olduğunu, “iyi ya da kötü geçtiğini söyleyemeyeceğini” bildirmiştir.


Görüşmede iki lider arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılması muhtemel bir yüz yüze buluşma ihtimali de gündeme gelmiştir. Maduro yönetimi ise görüşmeye ilişkin kamuoyuna açıklama yapmamış; Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, 30 Kasım’da düzenlediği basın toplantısında, telefon görüşmesinin gündemlerinde olmadığını belirterek açıklama yapmayı reddetmiştir.

Hava Sahası Açıklaması ve Diplomatik Etkileri

Trump, telefon görüşmesini doğrulamadan bir gün önce, 29 Kasım 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda, Venezuela’nın üzerindeki ve çevresindeki hava sahasının “tamamen kapalı sayılması” gerektiğini ilan etmiştir. Paylaşımında “Tüm hava yolları, pilotlar, uyuşturucu satıcıları ve insan kaçakçıları lütfen Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını göz önünde bulundurun.” ifadesini kullanmıştır.


Bu açıklama, Venezuela’da hem iç politikada hem de diplomatik düzeyde tepki doğurmuştur. Trump, gazetecilerin açıklamanın “yakın hava saldırısı” anlamına gelip gelmediği yönündeki sorularına, bu ifadelere fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini söyleyerek yanıt vermiştir. Buna rağmen Caracas yönetimi açıklamayı uluslararası havacılık hukukuna aykırı bir müdahale olarak değerlendirmiştir.

Venezuela’nın Tepkisi ve ICAO Başvurusu

Venezuela Ulaştırma Bakanı Ramon Velasquez Araguayan, 1 Aralık 2025 tarihinde yaptığı duyuruda, ABD’nin hava sahasına ilişkin bu açıklamasını ülke egemenliğinin ihlali olarak tanımlamış ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne (ICAO) resmî şikâyette bulunduklarını bildirmiştir. Araguayan, ABD’nin duyurusunun, Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’nin 17 No’lu ekinde “yasa dışı müdahale” kapsamında değerlendirildiğini, çünkü yanlış bilgi yayarak uluslararası havacılık operasyonlarının güvenliğini tehlikeye attığını belirtmiştir. “Hiçbir yabancı güç Venezuela’nın yargı yetkisini üstlenemez; hava sahasının düzenlenmesi yalnızca INAC’ın yetkisindedir.” ifadelerini kullanmıştır.

OPEC’e Gönderilen Uyarı Mektubu

Venezuela yönetimi, ABD’nin Karayipler’deki askeri yığınağının uluslararası enerji piyasasının dengesi için tehdit oluşturduğunu belirterek OPEC’e resmî mektup göndermiştir. Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, mektupta Venezuela’nın doğal enerji kaynaklarını savunma kararlılığının vurgulandığını, ABD’nin “şantaj ve tehditlerine boyun eğilmeyeceğinin” iletildiğini açıklamıştır. Venezuela, askeri gerilimin küresel petrol piyasasında istikrarsızlığa yol açabileceğini OPEC’e raporlamıştır.

ABD’li Senatörün Trump’ı Engelleme Girişimi

2 Aralık 2025 tarihinde ABD'de Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, Başkan Donald Trump'ın Venezuela'ya olası askeri operasyon yetkisi vermesi durumunda ABD askeri güçlerinin, Venezuela'da konuşlanmasını engelleyecek "savaş yetkisi kararı" sunacaklarını belirtmiştir.


Senato'ya hitap eden Schumer, Trump'ın Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını açıklamasının ardından Caracas yönetimine karşı askeri harekat ihtimaline tepki göstermiştir.


Schumer, "Çok net olmak istiyorum. Donald Trump Venezuela'ya saldırı planını uygulamaya koyarsa Senatörler (Tim) Kaine, (Rand) Paul ve ben, Venezuela'da askerlerin kullanılmasını engellemek için Kongre'yi harekete geçmeye zorlayacak bir savaş yetkisi kararı sunacağız." ifadesini kullanmıştır.

Maduro’nun ABD’ye Çağrısı

2 Aralık’ta Başkent Caracas’ta düzenlenen Bolivarcı Topluluk Komutanlarının geniş katılımlı yemin töreninde konuşan Maduro, sahnede kendi sözlerinin remiks edilmiş versiyonuyla dans ederek, ABD’ye barış istediklerini vurgulamıştır.


Binlerce destekçisinin önünde müzik eşliğinde dans eden Maduro, "Savaş mı? Asla, asla savaş yok. Savaşa hayır lütfen, barış lütfen" ifadelerini kullanmıştır. Başkent Caracas'ın en büyük caddelerinde yürüyüş gerçekleştiren Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) üyeleri ellerinde Venezuela bayrakları ve Maduro posterleriyle ABD'nin Karayipler bölgesindeki askeri hareketliliğini kınayıcı sloganlar atmıştır.

Donald J. Trump ile Nicolás Maduro Arasındaki Telefon Görüşmesi 4 Aralık 2025 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro arasında, Kasım 2025’te bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiği, Venezuela lideri tarafından kamuoyuna açıklanmıştır. Maduro, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada görüşmenin yaklaşık on gün önce yapıldığını ifade etmiş ve temasın “samimi” bir atmosferde gerçekleştiğini belirtmiştir.


Maduro, söz konusu görüşmenin iki ülke arasında “yeni bir başlangıç” olabilmesi temennisini dile getirmiş; ayrıca Venezuela’nın “güçlü, barış içinde ve ekonomik açıdan istikrarlı” bir geleceği hedeflediğini vurgulamıştır.


Görüşmeye ilişkin sorular Trump’a da yöneltilmiş; Trump, Maduro ile bir telefon görüşmesi yapıldığını doğrulamış ancak görüşmenin içeriğine dair değerlendirmede bulunmamıştır.

Bu açıklamalar, uzun süredir gerilimli seyreden ABD–Venezuela ilişkilerinde diplomatik temasların tümüyle kesilmediğini gösteren nadir resmi doğrulamalardan biri olarak kayda geçmiştir.

Trump’ın Karadan Saldırı Açıklaması (4 Aralık 2025)

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Venezuela kaynaklı uyuşturucu trafiğine yönelik baskıyı artırdıklarını belirterek “yakında karadan da saldırılara başlanacağını” ifade etmiştir. Beyaz Saray’da düzenlenen bir basın toplantısının ardından Venezuela’ya ilişkin soruları yanıtlayan Trump, Venezuela’dan ABD’ye ulaştırılan uyuşturucu miktarının kendi döneminde yüzde 91 oranında azaldığını ve bunun uygulanan politikaların sonucu olduğunu savunmuştur. 


Trump, “Maduro baskılarınıza karşılık verdi mi?” sorusuna, kendisiyle kısa bir görüşme yaptığını, bazı hususları ilettiğini ve bunun sonuçlarının ilerleyen süreçte görüleceğini söyleyerek yanıt vermiş; Venezuela’nın ABD’ye uyuşturucu göndermeye devam ettiğini ve bunun yanı sıra “göndermemesi gereken kişileri de gönderdiğini” ileri sürmüştür. 


ABD Başkanı, Venezuela çevresinde “uyuşturucu taşıdığı” belirtilen teknelere düzenlenen operasyonlara atıfta bulunarak bu eylemlerin karadan da sürdürüleceğini dile getirmiştir. Trump ayrıca, kamuoyunda tartışılan ve iki yaralı kişinin ikinci bir saldırıda öldürülmesiyle ilgili olarak kimin emir verdiğine dair sorulara da değinmiş; bu kişilerin öldürülmesini desteklemediğini ancak söz konusu teknelerin vurulması kararını desteklediğini, bu tekneleri kullananların ABD’de insanları öldürmeye çalıştıkları için suçlu olduğunu ifade etmiştir.


12 Aralık 2025

ABD’nin Venezuela’ya Ait Petrol Tankerine El Koyması (10 Aralık 2025)

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin Venezuela açıklarında bir petrol tankerine el koymasını eleştirmiştir. Maduro, başkent Caracas’ta partisinin düzenlediği halk etkinliğinde yaptığı konuşmada, söz konusu eylemi “Karayip korsanlığı” olarak nitelendirmiştir. ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçek niyetinin bu olayla açığa çıktığını ifade eden Maduro, tanker olayının uluslararası hukuk açısından yasa dışı bir müdahale olduğunu dile getirmiştir.


Maduro, ABD’nin petrol tankerine Venezuela açıklarında değil, Atlantik Okyanusu’nda, Trinidad ve Tobago ile Grenada sahillerinin kuzeyinde el koyduğunu belirtmiştir. ABD’nin gemiyi kuşattığını, asker çıkardığını ve zorla alıkoyduğunu ifade eden Maduro, bu durumu deniz eşkıyalığı olarak tanımlamıştır.


Maduro, konuya ilişkin olarak, “Maskeleri resmen düştü. Tüm Karayipler'e yönelik yeni bir deniz eşkıyalığı dönemi başladı. Tren de Aragua, uyuşturucu örgütleri ve narko ile savaşmış falan gibi iddialar tamamen yalanlandı. Gerçekten yasa dışı ve kriminal bir olay yaşandı. Barış bölgesinde, Karayip korsanları gibi, bir ticari özel gemi kuşatıldı, asker indirdiler, zorla alıkoydular ve gemiyi çaldılar.” ifadelerini kullanmıştır. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Venezuela açıklarındaki petrol tankerine, "yaptırım altındaki İran Devrim Muhafızları Ordusuna (IRGC) petrol taşıdığı gerekçesiyle" el konulduğunu savunmuştur.


ABD’ye Yönelik “Korsanlık” ve “Hırsızlık” Suçlamaları

Maduro, ABD’nin gemiyi kaçırarak gemide bulunan Venezuela petrolünü çaldığını ileri sürmüştür. Gemide ticari ürünlerin ve 2 bin varil petrolün bulunduğunu, bedelin önceden ödendiğini ve denizcilerin zorla alıkonulduğunu belirtmiştir. Bu durumun Karayipler’de yeni bir korsanlık ve suç biçimi oluşturduğunu ifade etmiştir.


Maduro, Venezuela’nın Karayipler bölgesindeki ticari ve hukuki haklarını koruyacağını vurgulamış; diplomatik, ticari ve yasal tüm girişimlerin başlatılması yönünde talimat verdiğini açıklamıştır.

Karayipler bölgesinde barışın önemine dikkat çeken Maduro,


“Petrol için savaşa hayır. Venezuela'da Tren de Aragua grubunu yendik, anayasayı elimizde tutarak onları ortadan kaldırdık. Emperyalistler Venezuela'nın petrolünü çalmak ve parasını vermek istemiyor. Venezuela, doğal kaynakları üzerindeki egemenliğini savunacaktır. ABD'de iktidarda olan üstün gruplar, Güney Amerika'da bir savaş çıkarmak istiyor. ABD halkını, tekrar petrol için bir savaşa sürüklemek istiyorlar.” ifadelerini kullanmıştır.


ABD Başkanı Trump’ın Açıklamaları ve Venezuela’nın Tepkisi

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela açıklarında petrol taşıyan tankere el koyduklarını kamuoyuna açıklamıştır. Trump, söz konusu el koymanın “iyi bir gerekçeyle” yapıldığını ve tankerin ABD’nin elinde tutulacağını belirtmiştir. Trump, olayın ayrıntılarının daha sonra paylaşılacağını ifade etmiştir.


Trump, önceki açıklamalarında Venezuela’ya yönelik kara saldırılarının mümkün olduğunu ve bu saldırıların “yakın zamanda” başlayabileceğini dile getirmiştir. Venezuela yönetimi ise tanker olayını “açık bir hırsızlık” olarak tanımlamış ve konunun uluslararası mercilere taşınacağını bildirmiştir.


ABD’nin Maduro’nun Aile Üyelerine ve Petrol Sektörüne Yaptırım Kararı

ABD yönetimi, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşi Cilia Flores’in üç yeğenini, Maduro ile bağlantılı bir iş insanını ve Venezuela petrol sektöründe faaliyet gösteren altı nakliye şirketini yaptırım listesine eklemiştir. ABD Hazine Bakanlığı, bu yaptırımların Maduro yönetimiyle bağlantılı kişi ve kurumları hedef aldığını açıklamıştır.


Açıklamada, altı geminin aldatıcı ve güvenli olmayan nakliye faaliyetleri yürüttüğü ve Venezuela yönetimine finansal kaynak sağladığı iddia edilmiştir. Cilia Flores’in iki yeğeninin geçmişte uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla yargılandığı ve 2022 yılında affedildikleri hatırlatılmıştır.

Maduro–Putin Telefon Görüşmesi

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yaptığı bildirilmiştir. Venezuela Dışişleri Bakanlığı, görüşmenin verimli geçtiğini ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin teyit edildiğini açıklamıştır.


Görüşmede, Yüksek Düzeyli Hükümetlerarası Komisyon kapsamında imzalanan 19 anlaşmanın memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiştir. Maduro’nun, Venezuela’nın ekonomik büyüme hedefleri ve bölgesel istikrar konusundaki ilerlemeler hakkında Putin’i bilgilendirdiği belirtilmiştir.

Putin’in ise Rusya’nın Venezuela’nın egemenliğini ve Latin Amerika’daki barışı savunma yönündeki desteğini sürdüreceğini vurguladığı kaydedilmiştir.

Venezuela’nın Resmî Tepkisi ve BM Başvurusu (14–15 Aralık 2025)

Venezuela hükümeti, Trump’ın tankerleri bloke talimatına yazılı açıklamayla yanıt vermiştir. Açıklamada, ABD’nin tehditlerinin uluslararası hukuku, serbest ticareti ve seyrüsefer özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir. Venezuela yönetimi, bu durumu Birleşmiş Milletler nezdinde resmî şikâyet konusu yapacağını duyurmuştur.


Bu kapsamda Venezuela, Dışişleri Bakanı Yvan Gil imzasıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) resmî mektup göndermiştir. Mektupta, ABD askerlerinin açık denizde özel bir gemiye zorla çıktığı, mürettebatı alıkoyduğu ve Venezuela’ya ait petrol sevkiyatına yasa dışı şekilde el koyduğu ifade edilmiştir. Söz konusu eylemin seyrüsefer serbestisini ve meşru uluslararası ticareti ihlal ettiği savunulmuş; ABD’ye “korsanlık” suçlaması yöneltilmiştir.

Maduro’nun Açıklamaları ve İç Kamuoyu (16 Aralık 2025)

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Caracas’ta katıldığı İşçi Sınıfı Kurucu Meclisi toplantısında, ülkesinin 25 haftadır ABD’nin askeri kuşatması altında olduğunu belirtmiştir. Maduro, ABD’nin Venezuela’yı Libya, Afganistan ve Irak’a benzer bir senaryoya sürüklemek istediğini ileri sürmüş; “Yeni bir Vietnam istemiyoruz” ifadesini kullanmıştır.Maduro, el konulan tankerin yaklaşık 1 milyon 900 bin varil petrol taşıdığını ve bunun açık bir korsanlık eylemi olduğunu belirtmiştir. Ayrıca denizcilik sektöründe çalışan işçilere küresel eylem çağrısı yapmıştır.

PDVSA’ya Yönelik Siber Saldırı İddiası (16–17 Aralık 2025)

Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA, ulusal basına yansıyan açıklamasında siber saldırıya uğradıklarını duyurmuştur. Açıklamada, söz konusu saldırının ABD’nin Venezuela petrolünü ele geçirmeye yönelik stratejisinin bir parçası olduğu öne sürülmüştür. PDVSA, saldırının şirket faaliyetlerini aksatmayı hedeflediğini ve ülkenin egemen enerji hakkının engellenmeye çalışıldığını belirtmiştir.


Toplumsal Tepkiler

ABD’nin petrol tankerine el koyduğu iddialarının ardından Venezuela’nın başkenti Caracas’ta protesto gösterileri düzenlenmiştir. Gösterilerde ABD’nin eylemleri “deniz korsanlığı” olarak tanımlanmış ve ekonomik baskılara tepki gösterilmiştir.


​​Venezuela Meclisi’nin ABD'nin Petrol Tankerlerine Yönelik Abluka Kararını Görüşmesi (17 Aralık)

Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulanan petrol tankerlerinin Venezuela'ya giriş ve çıkışını engelleme talimatını ele almak üzere olağanüstü bir oturuma başkanlık etmiştir.. Oturumda, söz konusu kararın ülkenin enerji sektörü ve ekonomik durumu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları (18 Aralık)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da Joint Base Andrews Havalimanı’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Venezuela’nın ABD’ye ait olduğunu ileri sürdüğü enerji ve petrol haklarını “yasa dışı” şekilde aldığını iddia etmiştir. Trump, Venezuela’ya yönelik baskının artırılacağını belirterek, şu ifadeleri kullanmıştır:


“Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar. Kısa bir süre önce tüm petrolümüzü yasa dışı olarak aldılar.”


Trump, Venezuela’da faaliyet gösteren Amerikan petrol şirketlerinin ülkeden çıkarıldığını ileri sürmüş ve açıklamasını şu sözlerle sürdürmüştür:

“Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar, artık bunu yapamayacaklar. Onları geri istiyoruz.”


Trump, Venezuela’ya “yapmamaları gereken şeyleri yapmalarına izin verilmeyeceği” yönünde uyarıda bulunmuş, önceki gün yaptığı açıklamada ise yaptırıma tabi tüm Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatını verdiğini duyurmuştur. Aynı gün içerisinde Beyaz Saray’dan ulusa sesleniş konuşması yapacağı ve Venezuela’ya yönelik blokaj politikasına ilişkin açıklamalarda bulunacağı bildirilmiştir.


Nicolas Maduro ile Antonio Guterres Arasındaki Görüşme

Trump’ın açıklamalarının ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Venezuela hükümetinin resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre görüşmede bölgesel barış ve son gelişmeler ele alınmıştır.

Maduro, Guterres’i Venezuela’ya yönelik tehditlerin ulaştığı boyut ve bu durumun bölgesel barış açısından doğurduğu sonuçlar konusunda bilgilendirmiştir. Görüşmede Maduro, Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaları kınamış ve Venezuela’nın petrolü, doğal zenginlikleri ve topraklarının ülkeye ait olduğunu vurgulamıştır.


Maduro, Trump’ın beyanlarının Birleşmiş Milletler sistemi tarafından reddedilmesi gerektiğini ifade etmiş ve Venezuela’nın egemenliğini hedef alan açıklamaların uluslararası hukuka ve barışa doğrudan tehdit oluşturduğunu dile getirmiştir. Ayrıca Venezuela’ya yönelik siyasi, diplomatik ve ekonomik kuşatmaya dikkat çekmiştir.


Açıklamada, Venezuela petrolünü yasal olarak taşıyan bir gemiye yönelik saldırının uluslararası anlayışla bağdaşmadığı belirtilmiş ve bu durum “modern korsanlık” ve “barbarlık diplomasisi” kavramlarıyla tanımlanmıştır.


Guterres’in görüşmede şu değerlendirmelerde bulunduğu aktarılmıştır:


“Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine olan bağlılığımı teyit ediyorum. Her türlü tırmanma ve çatışmadan kaçınılması gerekmektedir. Olası bir çatışma Latin Amerika ve Karayipler’in barış bölgesi ile bölgesel istikrar açısından ciddi sonuçlar doğuracaktır.”


Maduro’nun Trump’ın Blokaj Talimatına Tepkisi

Nicolas Maduro, Trump’ın Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatına, Caracas’taki Miraflores Devlet Başkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmayla yanıt vermiştir. Maduro, söz konusu talimatı şu ifadelerle değerlendirmiştir:


“Basitçe söylemek gerekirse bu, savaş yanlısı ve sömürgeci bir girişimdir. Gerçek niyet ortaya çıkmıştır: Egemenliği teslim edecek ve Venezuela’yı bir koloniye dönüştürecek kukla bir hükümeti dayatmak için bir rejim değişikliği hedeflenmektedir.”


Maduro, Venezuela halkının egemenliğine vurgu yaparak, ülkesinin kendi yasalarına ve haklarına sahip olduğunu belirtmiş ve şu ifadeleri kullanmıştır:

“Kendi ülkemizin topraklarındayız, kendi yasalarımız ve haklarımız var. Bu bereketli toprakları ve çocuklarımızın geleceğini güvence altına almaya çalışıyoruz. Savaşa hayır dedik.”


Trump’ın “Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar, artık bunu yapamayacaklar. Bunları geri istiyoruz.” sözlerine yanıt veren Maduro, ABD yönetiminin Venezuela petrolü, maden kaynakları ve toprakları üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürmüş ve bu iddiaları reddetmiştir.

Maduro, petrol ticaretinin sürdürüleceğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır:


“Korsanların zamanı değildir. Venezuela tüm ürünlerinin ticaretini sürdürmeye devam edecektir. Halkına ait olan petrolümüzün ve doğal zenginliklerimizin ticareti sürecektir.”

Brezilya lideri Lula da Silva’nın Arabuluculuk Teklifi (18 Aralık)

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, bölgede olası savaşın önlenmesi amacıyla ABD ile Venezuela arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için arabulucu olabileceğini söylemiştir.


Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüştüğünü söyleyen Lula da Silva, şunları kaydetmiştir.


"ABD ve Venezuela liderleriyle ayrı ayrı görüştüm. Güney Amerika'mızda silahlı bir çatışmayı önlemek için arabuluculuk dahil her türlü diplomatik girişime nasıl katkı sağlayabileceğimizi konuştuk. Gerekirse Trump ile yeniden görüşerek kardeş kavgasına yol açacak bir savaşın nasıl önlenebileceğini ele almaya hazırım."

Trump’ın Operasyon İhtimali Açıklaması (19 Aralık)

ABD Başkanı Donald Trump, yaptırıma tabi tüm Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatı vermesinin ardından, ülkeye yönelik askeri operasyon ihtimalini göz ardı etmediğini söylemiştir. NBC News'a telefonla bağlanan Trump, Venezuela'ya karşı askeri operasyon ihtimalini göz ardı etmediğini belirterek, daha fazla petrol tankerlerine el konulacağına işaret etmiştir.


Trump, "Denize açılmaya devam edecek kadar aptal olurlarsa bizim limanlarımızdan birine dönüş yaparlar." yanıtını vermiştir. Trump, "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmenin nihai hedefi olup olmadığına" ilişkin soruyu yanıtsız bırakarak, "O, benim ne istediğimi tam olarak biliyor. Herkesten daha iyi biliyor." demiştir.

ABD–Venezuela Geriliminde Petrol Tankerlerine Yönelik İzleme Faaliyetleri

Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya yönelik yürürlükteki yaptırımların uygulanmasını güçlendirme amacıyla ülke açıklarındaki deniz trafiğini daha yakından izlemeye başlamıştır. Bu çerçevede ABD yetkilileri, Venezuela açıklarında seyreden üçüncü bir petrol tankerinin aktif olarak takip edildiğini açıklamıştır. Söz konusu gelişme, Washington’un Caracas yönetimine karşı sürdürdüğü ekonomik ve diplomatik baskı politikaları kapsamında değerlendirilmiştir.

Yaptırımların Hukuki ve Siyasi Çerçevesi

ABD Yaptırımları

ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları, ülkenin enerji sektörünü ve özellikle ham petrol ihracatını hedef almaktadır. Bu yaptırımlar, Venezuela devletine gelir sağlayan petrol satışlarının sınırlandırılmasını ve üçüncü ülkelerle yapılan ticaretin denetlenmesini amaçlamaktadır. Yaptırımlar kapsamında, Venezuela petrolünü taşıdığı tespit edilen veya taşıma şüphesi bulunan tankerler, ABD tarafından izlenmekte ve gerektiğinde müdahaleye konu olabilmektedir.

Deniz Yollarının Denetlenmesi

ABD makamları, yaptırımların ihlal edilmesini önlemek amacıyla uluslararası sularda seyreden tankerleri takip etme, yük ve varış noktası bilgilerini inceleme ve ilgili ülkelere diplomatik uyarılarda bulunma yetkisini kullanmaktadır. Venezuela açıklarında izlenen üçüncü tanker, bu denetim sürecinin bir parçası olarak kayda geçmiştir.

Petrol Tankerlerine Yönelik Takip Faaliyetleri

Önceki Müdahaleler

ABD, daha önce Venezuela petrolü taşıdığı gerekçesiyle iki ayrı petrol tankerine el koyma veya yönlendirme girişiminde bulunmuştur. Bu tankerlerin, yaptırımları ihlal ederek Venezuela’dan petrol aldığı iddia edilmiştir. Söz konusu müdahaleler, ABD’nin yaptırımları fiilen uygulama konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur.

Üçüncü Tankerin Takibi

Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, Venezuela açıklarında seyreden üçüncü tanker aktif izleme altındadır. Bu takip, tankerin rotası, yük durumu ve bağlantılı olduğu ticari ağların incelenmesini kapsamaktadır. ABD tarafı, tankerle ilgili nihai bir kararın henüz verilmediğini, ancak yaptırımların ihlal edilmesi durumunda gerekli adımların atılacağını bildirmiştir.

Venezuela’nın Tepkisi

Venezuela yönetimi, ABD’nin tanker takibi ve deniz faaliyetlerini “ekonomik abluka” ve “deniz korsanlığı” olarak nitelendirmiştir. Resmî açıklamalarda, Venezuela’nın petrol ihracatının uluslararası hukuka uygun olduğu ve ABD’nin bu faaliyetlerle ülkenin egemenlik haklarını ihlal ettiği savunulmuştur.

Uluslararası Platformlar

Venezuela, ABD’nin tanker takibi ve yaptırım uygulamalarını uluslararası kuruluşlara taşıma seçeneğini gündeme getirmiştir. Caracas yönetimi, özellikle Birleşmiş Milletler nezdinde diplomatik girişimlerde bulunabileceğini açıklamıştır.

Olayın Uluslararası Bağlamı

Enerji Ticareti ve Yaptırımlar

Venezuela açıklarında yaşanan tanker takibi, küresel enerji ticareti ve yaptırımların uygulanması açısından dikkatle izlenmektedir. Uzmanlar, bu tür müdahalelerin uluslararası deniz ticareti, sigorta süreçleri ve enerji arz güvenliği üzerinde dolaylı etkiler doğurabileceğine işaret etmektedir.

Bölgesel Etkiler

ABD’nin Venezuela’ya yönelik denizden uyguladığı yaptırım denetimleri, Latin Amerika bölgesindeki siyasi ve ekonomik dengelerle birlikte değerlendirilmiştir. Bu gelişmeler, ABD–Venezuela ilişkilerindeki gerilimin sürdüğünü ve yaptırım politikasının deniz boyutunun güçlendirildiğini göstermiştir.

Rusya–Venezuela Diplomatik Temasları (22 Aralık)

Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, 22 Aralık 2025’te Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Gil, görüşmede Rusya’nın Venezuela’ya “tam destek” verdiğini ifade etmiştir. Yapılan açıklamalarda, ABD yönetiminin Venezuela’yı hedef alan eylemlerinin ele alındığı bildirilmiştir.


Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin kardeşlik, karşılıklı saygı ve stratejik işbirliği temelinde yeniden teyit edildiği aktarılmıştır. Gil, Karayipler’de uluslararası hukukun ihlal edildiği iddiasıyla gemilere yönelik saldırılar, yargısız infazlar ve ABD tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen yasa dışı eylemlerin gündeme getirildiğini belirtmiştir. Rusya’nın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile dayanışmasını yinelediği ifade edilmiştir.

Rusya tarafından yapılan açıklamada ise Lavrov ile Gil’in Karayipler’deki durumu ele aldığı, ABD’nin eylemlerinin bölgesel istikrara ve uluslararası denizciliğe yönelik riskler oluşturabileceği yönünde endişelerin paylaşıldığı bildirilmiştir. Taraflar, temasların sürdürülmesi ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası platformlarda eşgüdüm sağlanması konusunda mutabık kalmıştır.

ABD Başkanı Trump’ın Açıklamaları ve Askerî Vurgular (23 Aralık)

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago yerleşkesinde yaptığı açıklamalarda Venezuela’ya yönelik politikaları değerlendirmiştir. Trump, Venezuela çevresinde “devasa bir Amerikan filosu” bulunduğunu belirtmiş ve Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik sert ifadeler kullanmıştır.


Trump, Venezuela’dan ABD’ye yasa dışı göçmenler ve suç unsurlarının geldiğini, ayrıca uyuşturucu sevkiyatlarının bu ülke kaynaklı olduğunu ileri sürmüştür. ABD’nin Karayipler’de uyuşturucu taşıdığı düşünülen tekneleri hedef almaya devam edeceğini ve yaptırım kapsamındaki Venezuela petrol tankerlerine el koymayı sürdüreceğini ifade etmiştir. El konulan tankerlerdeki petrolün ABD’nin kontrolünde tutulacağını belirtmiştir.

Trump, ABD’nin nihai hedefinin Maduro’nun görevden uzaklaştırılması olup olmadığına ilişkin soruya kesin bir yanıt vermemiş, sürecin Venezuela yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu söylemiştir. Aynı açıklamalarda Kolombiya’yı da uyuşturucu üretimi ve sevkiyatıyla ilişkilendiren ifadeler kullanmıştır.

Venezuela Parlamentosunun Yasal Düzenlemesi (23 Aralık)

Venezuela Ulusal Meclisi, ABD’nin petrol tankerlerine yönelik adımlarına karşılık olarak seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini güvence altına alan bir yasayı 23 Aralık 2025’te kabul etmiştir. Yasa teklifi, milletvekili Giuseppe Alessandrello tarafından sunulmuş ve oy birliğiyle kabul edilmiştir.


Düzenleme, Venezuela’nın taraf olduğu uluslararası anlaşmalar çerçevesinde seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini korumayı amaçlamıştır. Yasa kapsamında, korsanlık, abluka veya diğer uluslararası hukuka aykırı faaliyetleri teşvik eden ya da destekleyen kişilere 15 ila 20 yıl arasında hapis cezası ve para cezası öngörülmüştür. Düzenlemenin, 1958 Cenevre Açık Denizler Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Şartı’na dayandığı belirtilmiştir.

Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, ABD’nin Venezuela petrolü taşıyan gemilere el koymasını tarihsel korsanlık faaliyetleriyle ilişkilendirmiştir. Açıklamalarda, Venezuela yönetiminin söz konusu eylemleri egemenliğe yönelik ihlal olarak değerlendirdiği aktarılmıştır.

Maduro’nun Küresel Ekonomi ve Enerji Vurgusu (23 Aralık)

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ABD’nin petrol tankerlerine el koymasının küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı uyarısında bulunmuştur. Maduro tarafından kaleme alınan ve Dışişleri Bakanı Gil tarafından kamuoyuna okunan mektupta, enerji ticaretine yönelik abluka ve korsanlık faaliyetlerinin uluslararası piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceği ifade edilmiştir.


Mektupta, söz konusu eylemlerin yalnızca Venezuela’yı değil, Latin Amerika, Karayipler ve küresel ekonomiyi etkileyebileceği belirtilmiştir. Maduro, enerjinin bir savaş silahı veya siyasi baskı aracı hâline getirilemeyeceğini vurgulamıştır. ABD’ye Karayipler’deki askerî yığınağı sona erdirme çağrısı yapılmıştır.


Maduro, Trump yönetiminin daha önce uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle Karayipler’de geniş çaplı bir deniz ve hava konuşlandırması başlattığını hatırlatmış; Venezuela’nın uluslararası hukuk çerçevesinde toprak bütünlüğünü ve doğal kaynaklarını savunacağını ifade etmiştir.

Maduro’nun Trump’a Yönelik Açıklamaları (23 Aralık)

Maduro, ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına yanıt olarak yaptığı konuşmalarda, ABD yönetiminin Venezuela’ya yönelik baskı politikalarını eleştirmiştir. Trump’ın kendi ülkesindeki sorunlara odaklanması gerektiğini ifade eden Maduro, Venezuela’nın iç işlerine müdahale edildiğini savunmuştur.


Maduro, ABD’nin petrol üzerinden baskı kurmaya çalıştığını belirtmiş ve bu sürecin Venezuela’yı ekonomik ve siyasi olarak daha dirençli hâle getireceğini dile getirmiştir. Ayrıca, ABD’li enerji şirketi Chevron ile yapılan anlaşmalara bağlı kalındığını ve sözleşmelerin anayasal çerçevede uygulanmaya devam ettiğini ifade etmiştir.

Maduro BMGK Destek Açıklaması

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin ülkesine ait petrol tankerlerine el koyması nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nden "ezici destek" gördüklerini açıklamıştır.


Maduro "Hiç kimse Venezuela’yı yenilgiye uğratamayacak. Güvenlik Konseyi, Venezuela’ya serbest seyrüsefer ve serbest ticaret hakkı konusunda oldukça ezici destek veriyor." ifadelerini kullanıştır.


Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi toplantısında ABD hükümetinin tüm yalanlarını çürüttüğünü ileri sürmüştür.


Gil "Dünyadaki hiçbir ülke, hatta ABD’nin tarihi müttefikleri bile, sahte bir uyuşturucuyla mücadele gerekçesi altında özgür ve egemen bir ulusu boyun eğdirmek amacıyla güç kullanımını ya da güç kullanma tehdidini onaylamadı. Konsey toplantısında, Venezuela halkına devredilemez biçimde ait olan petrol kaynaklarına el koymaya yönelik açık denizlerdeki korsanlık eylemleri kınandı." ifadelerini kullanmıştır.

BM Venezuela Açıklaması (24 Aralık)

Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Khaled Khiari, Venezuela'ya yönelik hava ve deniz kısıtlamalarının, hükümetin temel kamu hizmetleri sunma yönündeki mali kapasitesini daha da kısıtlama riski taşıdığını söylemiştir.


Venezuela'nın halihazırda "oldukça kırılgan" bir ekonomiye sahip olduğunu ve milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Khiari, ülkenin artan enflasyon ve gelir erozyonuyla mücadele ettiği değerlendirmesinde bulunmuştur.


Venezuela'nın Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki Daimi Temsilcisi Samuel Moncada ise, ABD'nin Venezuela'ya ait petrol tankerlerine el koyma hamlelerini "devlet korsanlığı" olarak nitelendirmiştir. Moncada, BM oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'de Donald Trump yönetiminin Venezuela'ya yönelik tutumuna tepki göstermiştir.

NYT C-17 İddiası

ABD ile Venezuela arasındaki politik gerilim devam ederken, Washington yönetiminin askeri birlik ve teçhizat taşımak için kullanılan C-17 uçağını en az 16 kere Karayipler bölgesine gönderdiği iddia edilmiştir. New York Times (NYT) tarafından incelenen uçuş verilerine göre, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri baskısının devam ettiği belirtilmiştir.


Buna göre, çoğunlukla askeri birlik ve teçhizat taşımak için kullanılan C-17 ağır yük kargo uçaklarının, geçen hafta ABD'deki üslerinden Porto Riko'ya en az 16 uçuş yaptığı tespit edilmiştir. Hava trafik kontrol iletişimlerine göre, bazı askeri uçuşlar kamuya açık uçuş takip sitelerinde görünmediğinden, gerçek uçuş sayısının daha yüksek olabileceği belirtilmiştir.

ABD’nin Venezuela Petrol Ticaretine Yönelik Yaptırımları (31 Aralık, 2025)

ABD yönetimi, Venezuela petrol ticaretinde faaliyet gösterdiği belirtilen dört şirket ile bu şirketlerle bağlantılı dört petrol tankerini yaptırım listesine eklemiştir. Karar, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi(OFAC) tarafından açıklanmıştır.


Açıklamada, söz konusu tankerlerin bir bölümünün Venezuela’ya hizmet veren ve uluslararası kamuoyunda “gölge filo” olarak adlandırılan ağın parçası olduğu ifade edilmiştir. Bu ağın, yaptırıma tabi faaliyetleri kolaylaştırdığı ve Venezuela yönetiminin istikrarsızlaştırıcı operasyonları için gelir sağladığı ileri sürülmüştür.


ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduroyönetiminin petrol ihracatından gelir elde ederken ABD’yi ölümcül uyuşturucularla hedef aldığı iddiasına izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu anımsatmış ve baskı politikasının sürdürüleceğini belirtmiştir.

Venezuela’daki Bir Limana Yönelik Saldırı İddiası

Aynı gün ABD basınında yer alan haberlerde, Venezuela topraklarında uyuşturucu kartelleri tarafından kullanıldığı öne sürülen bir limana düzenlenen saldırının, Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından yürütüldüğü iddia edilmiştir.


Haberlere göre saldırı, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilmiş ve bu operasyonun, ABD’nin Venezuela topraklarında yürüttüğü bilinen ilk doğrudan askeri eylem olduğu ileri sürülmüştür. Aynı kaynaklar, Eylül 2025’ten itibaren Karayipler ve Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik en az 26 saldırı düzenlendiğini, bu saldırılarda en az 104 kişinin hayatını kaybettiğini aktarmıştır. ABD ordusunun söz konusu saldırıları, uluslararası kamuoyunda “yargısız infaz” tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Başkan Trump, daha önce yaptığı bir radyo röportajında, Güney Amerika’da uyuşturucu taşımacılığıyla bağlantılı olduğu öne sürülen büyük bir tesisin vurulduğunu teyit etmiştir.

Maduro’dan Müzakere Açıklaması (2 Ocak, 2026)

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, devlet televizyonuna verdiği demeçte, ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda bir anlaşma müzakere etmek istemesi halinde Venezuela’nın buna hazır olduğunu açıklamıştır. Maduro, Washington ve Caracas yönetimlerinin mevcut veriler üzerinden ciddi görüşmelere başlamasının zamanının geldiğini ifade etmiştir.


Maduro ayrıca, Venezuela’nın ABD’nin talep edeceği zaman, yer ve koşullarda petrol yatırımlarına açık olduğunu belirtmiştir. ABD’nin Venezuela’da bir limana düzenlediği iddia edilen saldırıya ilişkin sorulara ise, bu konunun ilerleyen günlerde ele alınabileceğini söylemiştir.

Güvenlik Operasyonları ve Uluslararası Tartışmalar

Maduro’nun açıklamaları, ABD’nin son dönemde Karayipler ve Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı iddiasıyla yürüttüğü askeri operasyonların uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri bağlamında tartışıldığı bir döneme denk gelmiştir. Venezuela yönetimi, söz konusu operasyonların ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini savunurken, ABD tarafı bu adımların uyuşturucu ticaretiyle mücadele kapsamında atıldığını ileri sürmüştür.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarZeynep Gül26 Kasım 2025 11:10

Etiketler

Özet

Kasım 2025’te Venezuela ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler belirgin biçimde gerildi. ABD, uyuşturucu kaçakçılığı ve düzensiz göç gerekçesiyle Karayipler’deki askeri varlığını artırdı ve bölgedeki operasyonlar sonucunda birçok can kaybı yaşandı. Venezuela yönetimi bu süreci egemenliğe yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi ve ülke içinde seferberlik açıklamaları yaptı. Aynı dönemde iki taraf arasında hem sert söylemler hem de olası müzakere temaslarına yönelik iddialar gündeme geldi.

2025 yılı Kasım ve Aralık aylarının başında gelişen olaylar, ABD–Venezuela ilişkilerinde diplomatik, askeri ve hukuki boyutları bir araya getiren kapsamlı bir kriz tablosu oluşturmuştur.

ABD Venezuela’ya ait bir petrol tankerine 10 Aralık 2025’te el koydu. Venezuela yönetimi olayı “açık bir hırsızlık ve korsanlık eylemi” olarak nitelendirerek uluslararası mercilere taşıyacağını açıkladı.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Venezuela–ABD Gerilimi (Kasım, 2025)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 26 Kasım 2025

    Genel Çerçeve

  • 26 Kasım 2025

    ABD’nin Askeri Baskı Araçları ve Karayipler’deki Yığınak

  • 26 Kasım 2025

    CIA’ye Gizli Operasyon Yetkisi İddiası

  • 26 Kasım 2025

    Maduro’ya Yönelik Ödül Programının Tarihi

  • 26 Kasım 2025

    Venezuela Yönetiminin Açıklamaları

  • 26 Kasım 2025

    Savunma Bakanlığı ve Ordu Açıklamaları

  • 26 Kasım 2025

    ABD Kongresi Açıklamaları, Cartel de los Soles ve Petrol Başlığı

  • 26 Kasım 2025

    ABD Başkanı’nın Açıklamaları ve Olası Görüşmelere İlişkin Bilgiler

  • 26 Kasım 2025

    Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler

  • 26 Kasım 2025

    Maduro’nun Orduya Talimatı

  • 26 Kasım 2025

    ABD Savunma Bakanı’nın Savaş Gemilerini Ziyareti

  • 1 Aralık 2025

    ABD–Venezuela Telefon Görüşmesi ve Hava Sahası Gerginliği

  • 1 Aralık 2025

    Trump–Maduro Telefon Görüşmesi

  • 1 Aralık 2025

    Hava Sahası Açıklaması ve Diplomatik Etkileri

  • 1 Aralık 2025

    Venezuela’nın Tepkisi ve ICAO Başvurusu

  • 1 Aralık 2025

    OPEC’e Gönderilen Uyarı Mektubu

  • 1 Aralık 2025

    ABD’li Senatörün Trump’ı Engelleme Girişimi

  • 1 Aralık 2025

    Maduro’nun ABD’ye Çağrısı

  • 1 Aralık 2025

    Donald J. Trump ile Nicolás Maduro Arasındaki Telefon Görüşmesi 4 Aralık 2025

  • 1 Aralık 2025

    Trump’ın Karadan Saldırı Açıklaması (4 Aralık 2025)

  • 12 Aralık 2025

    ABD’nin Venezuela’ya Ait Petrol Tankerine El Koyması (10 Aralık 2025)

  • 12 Aralık 2025

    ABD’ye Yönelik “Korsanlık” ve “Hırsızlık” Suçlamaları

  • 12 Aralık 2025

    ABD Başkanı Trump’ın Açıklamaları ve Venezuela’nın Tepkisi

  • 12 Aralık 2025

    ABD’nin Maduro’nun Aile Üyelerine ve Petrol Sektörüne Yaptırım Kararı

  • 12 Aralık 2025

    Maduro–Putin Telefon Görüşmesi

  • 12 Aralık 2025

    Venezuela’nın Resmî Tepkisi ve BM Başvurusu (14–15 Aralık 2025)

  • 12 Aralık 2025

    Maduro’nun Açıklamaları ve İç Kamuoyu (16 Aralık 2025)

  • 12 Aralık 2025

    PDVSA’ya Yönelik Siber Saldırı İddiası (16–17 Aralık 2025)

  • 12 Aralık 2025

    Toplumsal Tepkiler

  • 12 Aralık 2025

    ​​Venezuela Meclisi’nin ABD'nin Petrol Tankerlerine Yönelik Abluka Kararını Görüşmesi (17 Aralık)

  • 12 Aralık 2025

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları (18 Aralık)

  • 12 Aralık 2025

    Nicolas Maduro ile Antonio Guterres Arasındaki Görüşme

  • 12 Aralık 2025

    Maduro’nun Trump’ın Blokaj Talimatına Tepkisi

  • 12 Aralık 2025

    Brezilya lideri Lula da Silva’nın Arabuluculuk Teklifi (18 Aralık)

  • 12 Aralık 2025

    Trump’ın Operasyon İhtimali Açıklaması (19 Aralık)

  • 12 Aralık 2025

    ABD–Venezuela Geriliminde Petrol Tankerlerine Yönelik İzleme Faaliyetleri

  • 12 Aralık 2025

    Olayın Uluslararası Bağlamı

  • 12 Aralık 2025

    Maduro BMGK Destek Açıklaması

  • 12 Aralık 2025

    BM Venezuela Açıklaması (24 Aralık)

  • 12 Aralık 2025

    NYT C-17 İddiası

  • 12 Aralık 2025

    ABD’nin Venezuela Petrol Ticaretine Yönelik Yaptırımları (31 Aralık, 2025)

  • 12 Aralık 2025

    Venezuela’daki Bir Limana Yönelik Saldırı İddiası

  • 12 Aralık 2025

    Maduro’dan Müzakere Açıklaması (2 Ocak, 2026)

  • 12 Aralık 2025

    Güvenlik Operasyonları ve Uluslararası Tartışmalar

KÜRE'ye Sor