Boyabat Kalesi
Gökırmak Vadisi’nde, karşılıklı iki sarp kayalıktan birinin üzerinde yükselen dev bir taş yapı hayal edin. Bu görkemli yapı, sanki doğanın bir parçasıymış gibi görünür çünkü tam olarak üzerine kurulduğu kayaların şekline uygun inşa edilmiştir. Boyabat Kalesi, binlerce yıldır orada durarak bize geçmişin hikâyelerini anlatır.
Kalenin Bölümleri ve Yapısı
Kalenin çevresini saran duvarlara "sur" denir. Bu surların arasında hem yuvarlak hem de dikdörtgen şeklinde kuleler bulunur. Bu kulelerin içindeki merdivenleri kullanarak en tepeye kadar çıkmak mümkündür. Kaleye girmek isterseniz, güneydoğu köşesinde yer alan büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük kapıyı kullanmanız gerekir.

Boyabat kalesinin yandan görünümü (Boyabat Belediyesi)
Binlerce Yıllık Bir Tarih
Boyabat Kalesi aslında iki farklı bölümden oluşur: Eski ve yeni kale.
- Eski Kale: Temelleri çok uzun zaman önce, MÖ 6. yüzyılda Paflagonyalılar tarafından atılmıştır. Duvarların arasında Roma ve Bizans dönemlerinden kalan izlere rastlamak hâlâ mümkündür.
- Yeni Kale: Kalenin bugünkü görüntüsü büyük oranda Osmanlı Devleti dönemine aittir. Sur ve burçların yapımında kullanılan malzemeler, bize kalenin bu dönemde yenilendiğini gösterir.

Boyabat kalesi (Kültür Portali)
Kalenin Altındaki Gizem: Yer Altı Şehri
Boyabat Kalesi'nin sadece üstü değil, altı da oldukça heyecan vericidir. Kalenin altında adeta bir labirenti andıran tüneller bulunur. Arkeologlar, bu gizemli tünellerin Boyabat ilçesinin altına kadar uzanan koca bir yer altı şehrinin parçası olduğunu düşünmektedir. Bu tünellerde Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok kalıntı bulunmuştur.
Zaman Yolculuğu
Bundan yaklaşık 2600 yıl önce (MÖ 6. yüzyıl), henüz kağıt ve kalem bu kadar yaygın değilken, Paflagonyalılar bu kalenin temellerini attılar. O günden bu yana kale; Romalılar, Bizanslılar ve son olarak Osmanlılar tarafından kullanıldı.

