Cennet ve Cehennem Obrukları (Mersin)
Doğa bazen yerin altında gizli dünyalar oluşturur. Mersin’in Silifke ilçesinde bulunan Cennet ve Cehennem obrukları, sanki bir devin toprağa vurduğu devasa yumruk izleri gibi duran, görenleri hayrete düşüren iki büyük doğa harikasıdır. Bu derin çukurlar, binlerce yıl süren bir doğa hikâyesinin sonucudur.
Bu Dev Çukurlar Nasıl Oluştu?
Aslında bu çukurların oluşumu bir "tavan çökmesi" hikâyesidir. Yerin altındaki sular, kireç tabakalarını zamanla eriterek büyük boşluklar oluşturur. Bir gün bu boşlukların üzerindeki tavan ağırlığı taşıyamaz ve gürültüyle aşağı çöker. İşte bu şekilde oluşan derin çukurlara obruk diyoruz.
Cennet Obruğu: Yeşil Bir Dünya
Cennet obruğu, içine girilebilen ve tabanında yemyeşil ağaçların olduğu huzurlu bir yerdir. Yaklaşık 70 metre derinliğindeki bu obruğa inmek için tam 452 tane taş basamağı tek tek yürümeniz gerekir. Merdivenlerin 300. basamağına geldiğinizde sizi sürpriz bir yapı karşılar: Kayaların arasına gizlenmiş küçük bir kilise! Obruğun en dibine indiğinizde ise yeraltındaki bir nehrin sesini duyabilirsiniz.

Cennet Obruğu (Kültür Portalı)
Cehennem Obruğu ve Ejderha Efsanesi
Cennet’in hemen 75 metre ilerisinde Cehennem obruğu yer alır. Burası 128 metre derinliğindedir ve ağzı Cennet’e göre daha dardır. Kenarları içeriye doğru eğimli olduğu için özel ekipmanınız yoksa buraya inmek imkânsızdır. Eski hikâyelere göre, gökyüzünün tanrısı Zeus, alevler kusan yüz başlı ejderha Typhon’u bir kavgada yendikten sonra onu bir süreliğine bu karanlık çukurda hapsetmiştir.

Zeus Tapınağı (Kültür Portalı)
Zaman Yolculuğu
Yaklaşık 1500 yıl önce (MS 5. yüzyıl), Paulus adında dindar bir adam Cennet obruğunun içine Meryem Ana adına küçük bir kilise yaptırmıştır. Ayrıca obruğun hemen tepesinde, eski dönemlerden kalma ve içinde 130 din adamının adının yazılı olduğu bir Zeus Tapınağı da bulunmaktadır.


