
2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen parlamenter zirvedir. Zirve, NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) tarafından 2024 yılından itibaren ev sahibi ülkelerle iş birliği içinde düzenlenmeye başlanan zirvelerin üçüncüsü olup, Washington ve Brüksel’de düzenlenen zirvelerin ardından gerçekleştirilmiştir. Zirvenin ana toplantısı 29 Haziran 2026 Pazartesi günü Dolmabahçe Sarayı’nda yapılmıştır. Zirve, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, müttefik ülkeler arasında parlamenter düzeyde istişare ve görüş alışverişine imkan sağlamayı amaçlamaktadır.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
NATO Parlamenter Zirvesi, NATO PA tarafından 2024 yılından itibaren ev sahibi ülkelerle iş birliği içinde düzenlenmeye başlanan bir platformdur. Zirve, NATO Liderler Zirvesi öncesinde müttefik ülkeler arasında parlamenter düzeyde istişare ve görüş alışverişine imkân sağlamakta; parlamenter eşgüdüm ve diyaloğun güçlendirilmesini amaçlamaktadır. 2026 İstanbul Zirvesi, ilki Washington’da, ikincisi Brüksel’de gerçekleştirilen zirvelerin ardından üçüncü zirve niteliği taşımaktadır. NATO PA tarafından yapılan bilgilendirmede, zirvenin Belçika’nın Brüksel kentinde düzenlenen önceki zirvenin üzerine inşa edildiği belirtilmiştir. Etkinlik basına ve medyaya kapalı olarak gerçekleştirilmiştir.
Zirve, 28-29 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenmiştir. NATO Meclis Başkanları Zirvesi Toplantısı 29 Haziran Pazartesi günü Dolmabahçe Sarayı’nda yapılmıştır. Zirve, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde gerçekleştirilmiştir.
Zirveye 20 Meclis Başkanı, 3 Meclis Başkanvekili, NATO PA Başkanı Marcos Perestrello, NATO Genel Sekreter Vekili Radmila Shekerinska, NATO PA Başkanlık Divanı üyeleri ile müttefik ülkelerin ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri katılmıştır.
Zirve kapsamında Arnavutluk, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Hırvatistan, Hollanda, İsveç, İtalya, Kuzey Makedonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Norveç, Polonya, Portekiz ve Slovakya’dan meclis başkanları da İstanbul’da bir araya gelmiştir.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, zirve dolayısıyla İstanbul’da bulunan parlamento başkanları ile 28 Haziran 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı İstanbul Çalışma Ofisi’nde bir dizi ikili görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde NATO PA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu da yer almıştır.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO PA Başkanı Perestrello ile görüşüyor, 28 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kurtulmuş, NATO PA Başkanı Marcos Perestrello ile yaptığı görüşmede, NATO Parlamenter Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir. Zirvenin ittifak üyesi ülkelerin meclis başkanları ile parlamenterlerinin güncel ve stratejik konularda istişarelerde bulunmalarına vesile olacağını, NATO’nun birlik ve dayanışma ruhuna katkı sunacağını belirten Kurtulmuş, İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi ile 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nin, içinde bulunulan kritik küresel ve bölgesel konjonktürde ittifakın geleceği açısından önemli olduğuna işaret etmiştir. Kurtulmuş, savunma harcamalarına ilişkin taahhütler dahil güvenlik ile savunma alanındaki ortak hedeflere ulaşmak ve iş birliğini artırmak için parlamentoların desteğinin sürdürülmesinin önemli olduğunu belirtmiş, NATO’nun mevcut vizyonunu geliştirerek barış yapıcı girişimler başlatabilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bulgaristan Ulusal Meclisi Başkanı Dotsova ile görüşüyor, 28 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kurtulmuş, Bulgaristan Ulusal Meclisi Başkanı Mihaela Dotsova ile yaptığı görüşmede, Bulgaristan’da 19 Nisan’da gerçekleştirilen seçimlerin ve yeni hükümetin hayırlı olması temennisini dile getirerek Dotsova’ya görevinde başarılar dilemiştir. Kurtulmuş, yeni yasama döneminde Bulgaristan Parlamentosunda Türkiye dostluk grubunun en yakın zamanda oluşturulması ile karşılıklı çalışmalara ve ziyaretlere başlanmasının ikili ilişkilere katkı sağlayacağını belirtmiştir. Türkiye olarak özellikle Balkanlar’ın istikrarına büyük önem verdiklerinin altını çizen Kurtulmuş, Bulgaristan ve Türkiye arasında köklü tarihi ilişkilerin bulunduğunu, Bulgaristan’daki Türk toplumu ve Bulgaristan parlamentosunda yer alan 20 Türk kökenli milletvekilinin ilişkilerin geliştirilmesinde güçlü bir köprü olduğunu belirtmiştir. Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi’nin üçüncüsünün İstanbul’da yapılacağını anımsatarak, NATO Parlamenter Zirvesi’nin NATO Liderler Zirvesi gibi kalıcı hale gelmesini arzuladıklarını söylemiştir.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Letonya Parlamentosu Başkanı Mieriņa ile görüşüyor, 28 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kurtulmuş, Letonya Parlamentosu (Saeima) Başkanı Daiga Mieriņa ile yaptığı görüşmede, dost ve müttefik Letonya ile iyi ilişkilerin ve çok taraflı iş birliğinin karşılıklı çabalarla güçlendirilmesi arzusunda olduklarını belirtmiştir. NATO PA, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT PA) ve Parlamentolar Arası Birlik (PAB) gibi parlamenter asamblelerde heyetler arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesinin önemine değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin amiral gemisi TCG Anadolu’nun da dahil olduğu Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti’nin NATO Müttefik Mukabele Kuvveti bünyesinde görevlendirilmesinin ve Kuzey Denizi ile Baltık Denizi’nde gerçekleştirilen çeşitli tatbikatlara katılmasının önemli olduğunu belirtmiştir. Kurtulmuş, Letonya ile savunma sanayi alanında her türlü iş birliğini güçlendirmeye hazır olduklarını kaydetmiştir.
Kurtulmuş, Estonya Parlamentosu (Riigikogu) Başkanı Lauri Hussar ile yaptığı görüşmede, NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında Estonya Parlamentosu Başkanı’nı Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir. Türkiye ile Estonya arasındaki ikili ve parlamentolar arası ilişkilerin daha da güçlendirilmesi arzusunu dile getiren Kurtulmuş, Estonya ile NATO PA, AKPM, AGİT PA ve PAB gibi parlamenter asamblelerde ortak hareket etmenin önemini vurgulamıştır. Kurtulmuş, Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesinin ve birikiminin Estonya’nın savunma ve güvenlik alanındaki çabalarına önemli katkılar sağlayabileceğine inandıklarını belirterek, Türkiye’nin NATO misyonları çerçevesinde aktif görev aldığını ifade etmiştir.
İkili görüşmelerde Kurtulmuş, İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi’nin ve 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin NATO’nun geleceğine ilişkin güçlü bir perspektif ortaya koyması temennisini dile getirmiş; bir güvenlik şemsiyesi olan NATO’nun, çatışmaları önleyici bir barış kurma perspektifi geliştirmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Zirve, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde Dolmabahçe Sarayı’nda başlamıştır. Açılışta konuşan Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi’nin üçüncüsünde müttefik ülkelerin meclis başkanlarını İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir. İstanbul’un tarih boyunca kültürlerin, medeniyetlerin, farklı din ve inanç mensuplarının yan yana yaşadığı önemli dünya merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, zirvenin ilkinin Washington’da, ikincisinin Brüksel’de gerçekleştirildiğini anımsatarak söz konusu zirvenin kalıcı hale gelmesi temennisinde bulunmuştur.
Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi’nin hemen ardından 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi’ne işaret ederek, toplantının içinde bulunulan dönemin şartları bakımından önemli olduğunu, hem NATO’nun geleceğine ilişkin fikirlerin tartışılması hem de stratejik konuların gündeme getirilmesi bakımından önem taşıdığını belirtmiştir. İnsanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinin yaşandığını aktaran Kurtulmuş, şunları söylemiştir: “Dünyada güç dengeleri değişiyor. Dünyada teknoloji büyük bir hızla değişiyor. Artık tek kutuplu dünyanın geride kaldığı, çok kutupluluğun, çok merkezliliğin hakim olmaya başladığı yeni bir evreye giriyoruz. Bu evrede çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, iç savaşların fevkalade yoğun bir şekilde bizim de içinde bulunduğumuz bölgeyi tehdit ettiği aşikardır. Yeni dönemin önümüze çıkarmış olduğu sorunları eski dönemin alışkanlıklarıyla çözmenin mümkün olmadığı kanaatindeyiz. Öncelikle meselenin sadece güvenlik perspektifiyle ele alınmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz. NATO hala dünyanın en önemli güvenlik şemsiyesidir. Ama NATO’nun da karşılaştığı, özellikle Avrupa kıtasının karşılaştığı sorunların çözülmesinde sadece askeri kapasitenin yeterli olmadığı, sadece silahların yeterli olamayacağı aşikardır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde NATO bir taraftan savunma kapasitesini artırırken, üye ülkeler kendi aralarındaki dayanışmayı artırırken, aynı zamanda dünyanın bundan sonraki dönemde çatışmalarının nasıl çözülebileceğinin, Avrupa kıtası başta olmak üzere çevremizi, bizleri ilgilendiren güvenlik sorunlarının hangi barış perspektifiyle elimine edilebileceğinin üzerinde de yoğunlaşmamız lazım. Öyle görünüyor ki NATO’nun, sadece güvenlik doktrinleri değil, aynı zamanda barış doktrinlerini de geliştiren bir uluslararası kuruluş halinde yerini alması ve fonksiyon icra etmesi kaçınılmazdır.”

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
İçinde bulunulan dönemin diplomasiyi önemli hale getirdiğine işaret eden Kurtulmuş, Türkiye’nin dış politikasını da bu anlayışla inşa ettiğini vurgulayarak “Hiç şüphesiz saldırgana, zalime, uluslararası hukuku ihlal edene karşı en sert şekilde tavrımızı ortaya koyacağız ama aynı şekilde tavrımızı barıştan, karşılıklı müzakerelerden ve en zor sorunları bile diplomasi masasında çözebilme yeteneğinden yana kullanacağız.” demiştir. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, Ukrayna’nın egemenliğine kayıtsız şartsız sonuna kadar destek vermiş ve destek vermeye devam ediyor. Aynı zamanda krizin başladığı andan itibaren her iki ülkeyle konuşabilen neredeyse dünyadaki tek ülke olarak, iki tarafla da barış müzakerelerinin yapılması için büyük bir emek sarf etti, bugüne kadar büyük merhaleler elde edildi.” bilgisini paylaşmıştır.
Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı’nda Rusya-Ukrayna arasındaki barış müzakerelerinin de yapıldığını anımsatarak, savaşın o dönemin şartları içinde bazı ülkelerin istememesinden dolayı sonlandırılamadığını hatırlatmıştır. Müzakerelerin sonuçsuz kalmadığını belirten Kurtulmuş, Karadeniz Tahıl Koridoru’nun açık tutulması ve esir takaslarının gerçekleştirilmesini bu çerçevede örnek göstermiş; aynı perspektifin güncel meselelerde de hakim olmasını arzu ettiklerini ifade etmiştir.
Kurtulmuş, ABD-İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için atılan adımın önemine dikkati çekerek “İsviçre’de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sadece ateşkesin değil, kalıcı, adil bir barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim içinde bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir. Ümit ederim ki bu barış çabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar, bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz.” demiştir.
Orta Doğu’daki gelişmeleri küresel barış bakımından en önemli meselelerden biri olarak niteleyen Kurtulmuş, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan ve soykırım boyutlarına ulaşan saldırganlıklarına son verilmesi gerektiğinin altını çizmiş ve “Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil; mesele, sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze’nin haritadan silinmiş olması değil; mesele, aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın, başkenti Doğu Kudüs olan, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kuruluşu mümkün olsun, iki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın ve uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir.” demiştir.
Kurtulmuş, “Filistinliler özgür olmadan Orta Doğu’da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz.” görüşüne yer vermiştir.
Ulusal savunma kapasitelerinin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin savunma sanayisinde büyük merhaleler katettiğini, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıktığını anlatmıştır. Türkiye’nin Lahey’de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları kararındaki kararlılığının bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini istediklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetmiştir: “Şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayi ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların, son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayisinde işbirliğine hazırken aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye’ye karşı sergilenmesini ümit ederiz. Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu’da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere Türkiye’nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.”
Parlamentoların yalnızca güvenlik ve savunma kararlarının alındığı platformlar olmadığını, aynı zamanda halkların endişelerini gideren kurumlar olduğunu belirten Kurtulmuş, parlamentoların öncelikli vazifelerinden birinin halkların güvenliğini sağlamak kadar endişelerini de gidermek olduğunu vurgulamıştır. Konuşmasını adil ve hakkaniyetli bir dünya sistemi çağrısıyla tamamlayan Kurtulmuş, “Gelin hep beraber NATO çerçevesindeki meselelerimizi konuşmakla birlikte adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için, ulusların egemenlikte eşitliği, halkların da yaratılışta eşitliği prensibine oturan yeni bir dünyanın kurulması için hep beraber çalışalım, çalışmalarımızı ortaklaştıralım ve yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım.” demiştir. Kurtulmuş, konuşmasının ardından katılımcı meclis başkanlarına söz vermiştir.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
NATO PA Başkanı Marcos Perestrello, konuşmasına Türk yetkililere sıcak karşılama ve organizasyon için teşekkür ederek başlamış; Rusya’nın NATO’ya yönelik politikasına işaret ederek Moskova’nın siber saldırılar ve sabotajlar yürüttüğünü söylemiştir. Gelecek hafta Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin sonuçlarının büyük ölçüde parlamento eylemlerine bağlı olacağını ifade eden Perestrello, NATO üyesi ülkelerin meclislerinin ittifakın savunma politikalarına yönelik yatırımların desteklenmesindeki rolünü vurgulamış, 2035’ten önce hedeflere ulaşılabilmesi için mümkün olan çabanın gösterilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Daha güçlü bir NATO için daha güçlü bir Avrupa inşasının yalnızca yüksek paralar harcamakla değil, daha akıllı, hızlı ve koordine yatırımlarla mümkün olacağına işaret eden Perestrello, “Savunmada çok daha fazla yatırım ihtiyacımız olacak.” demiş; NATO için Ukrayna’ya desteğin sorumluluk olduğunu dile getirmiştir. Perestrello, güçlü, egemen ve bağımsız bir Ukrayna’nın hayati önem taşıdığına dikkati çekmiştir.
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, “Gelecek hafta dünyanın gözleri Ankara’nın ve hepimizin üzerinde olacak, bizden beklenenleri yerine getirip getirmeyeceğimiz yakından izlenecek.” diye konuşmuştur. Ankara’daki zirvede savunma taahhütlerinin yerine getirileceğinin ve NATO savunmasının güçlü olduğunun gösterileceğini belirten Shekerinska, son dönemde NATO’nun gerçekleştirdiği savunma eylemlerini, savunma mekanizmasının işlediğinin ve müttefik dayanışmasının somut göstergeleri olarak nitelemiştir. Müttefiklerin savunma harcamalarının artmasının önemine değinen Shekerinska, “Tüm müttefiklerin, 2035 yılına kadar yüzde 5’lik savunma harcamaları hedefine ulaşmak için somut planlarla Ankara’ya gelmelerini bekliyoruz.” demiştir. NATO müttefiklerinde savunma alanında başarılı firmalar bulunduğunu aktaran Shekerinska, ASELSAN’ı örnek göstermiş ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin firmaya ziyaretini anımsatmıştır. Shekerinska, Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu desteğin sağlanması gerektiğini kaydetmiştir.
Mihaela Dotsova, “Bulgaristan için Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi, ittifakın değerlerine, ortak güvenliğe ve Avrupa-Atlantik bölgesindeki istikrarın güçlendirilmesine olan kararlı bağlılığını yeniden teyit etmek için bir fırsat.” diyerek NATO’yu güvenliğin temel direği olarak gördüklerini vurgulamıştır. Güncel küresel ortamda artan istikrarsızlığa dikkati çeken Dotsova, üye devletlerin savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirmiş; Bulgaristan’ın müşterek savunmaya yönelik taahhütlerini yerine getirdiğini ve silahlı kuvvetlerini modernize etmeyi sürdürdüğünü belirterek, “Savunmaya yatırım yapmak güvenliğe, dayanıklılığa ve devletin kendi vatandaşlarını ve ulusal egemenliğini koruma kabiliyetine yatırım yapmak anlamına gelir.” ifadesini kullanmıştır.
Gordan Jandrokovic, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının yanı sıra hibrit tehditler, yıkıcı teknolojiler ve yoğunlaşan stratejik rekabetin Avrupa’nın güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğini belirtmiştir. “Bu bağlamda, askeri güç elbette vazgeçilmez olmaya devam etmektedir ancak artık tek başına yeterli değildir. Kritik altyapı, ekonomik ve teknolojik ilerleme ile siyasi uyum da denklemin aynı derecede önemli parçalarıdır.” diyen Jandrokovic, güvenilir bir transatlantik bağı ile dayanışma halinde daha güçlü Avrupa savunma kapasitelerine ihtiyaç duyulduğuna işaret etmiştir. Jandrokovic, 2030’a gelindiğinde ülkesinin GSYH’sinin yüzde 3’ünün savunmaya ayrıldığı bir rotada ilerlediklerini, 2035’te bunu yüzde 5’e çıkarmaya kararlı olduklarını söylemiştir.
Daiga Mierina, Ukrayna’ya desteğin süreceğini ifade ederek “Rusya, İttifak’ın tüm üyeleri için uzun vadeli tehdit olmaya devam ediyor ve edecektir.” demiştir. Ukrayna’yı destekleyerek Rusya’yı tecrit etme politikasının sürdürülmesi çağrısında bulunan Mierina, “Güç yoluyla barış yaklaşımı, bu korkunç savaşı adil ve kalıcı bir barışla sona erdirmenin en etkili yoludur. Top, artık bizim sahamızda ve tam da bu nedenle birlik içinde ve kararlı hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullanmıştır.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Juozas Olekas, ülkesinde bu yıl GSYH’nin yüzde 5,38’ini savunma harcamalarına ayıran bütçeyi kabul ettiklerine, gelecek dönemde bu oranı en az yüzde 5 ila 6 seviyesinde tutma taahhüdünde bulunduklarına dikkati çekmiştir. “Avrupa’nın güvenliğinin geleceği bugün Ukrayna’da belirlenmektedir. En çok ihtiyaç duyduğumuz şey, güçlü bir siyasi irade ve adil yük paylaşımıdır.” değerlendirmesinde bulunan Olekas, Alman tugayının Litvanya’ya konuşlandırılması konusunda çalıştıklarını ve ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının doğu kanadı için hayati önem taşıdığını vurgulamıştır. Olekas, “NATO ülkelerinde savunma sanayisi altyapısının güçlendirilmesi ilerleme kaydetmektedir ancak kapasite artışı hala yeterince hızlı değildir. Bunun çözümü, son derece nitelikli bir ekosistem, yatırım için cazip bir ortam, güçlü devlet desteği ve sahadaki gerçekliklere uyum sağlayan geleceğe dönük askeri teknolojilere yatırım yapılmasından geçmektedir.” diyerek Ankara’daki zirvenin başarılı sonuçlar doğurmasını dilemiştir.
Claude Wiseler, “Dünyanın farklı bölgelerinde birden fazla kriz patlak verdi. Bunlar, bize kolayca unuttuğumuz bir gerçeği hatırlatıyor, özgürlük bize verilmez, kazanılması ve korunması gerekir.” demiştir. Ukrayna’ya desteğin artırılması gerektiğine dikkati çeken Wiseler, “Her tereddüt, her gecikme somut bir bedel doğuruyor. Bu bedel, yıkılan altyapı, zarar gören hastaneler ve her şeyden önce kaybedilen hayatlarla ölçülüyor.” ifadelerini kullanmıştır. Son iki yılda savunma harcamalarını iki katına çıkardıklarını ve savunma bütçelerini her yıl yüzde 5 artıracaklarını anlatan Wiseler, harcamaların büyük bölümünün ilk aşamada hava ve füze savunmasına yönlendirildiğini, uzay ve haberleşme alanlarına yatırımın süreceğini belirtmiştir.
Milos Vystrcil, NATO üyesi her ülkenin GSYİH’sinin en az yüzde 2’sini savunmaya ayırmasının bir sorumluluk olduğunu söyleyerek, “Avrupa, NATO savunması hususunda daha fazla sorumluluk üstlenmelidir zira daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO demektir.” demiştir. Çekya vatandaşlarının yüzde 82’sinin ülkesinin NATO üyeliğini desteklediğini ve yüzde 62’sinin yıllık savunma harcamalarının en az yüzde 2 seviyesinde olmasını savunduğunu belirten Vystrcil, “İstanbul’dan tek bir mesaj vereceksek, bu mesaj şudur: Özgürlüğümüzü ve demokrasimizi savunmak söz konusu olduğunda, hepimiz omuz omuza duruyoruz.” ifadesini kullanmıştır.
Tomio Okamura, dünyanın halihazırda çok istikrarsız olduğuna dikkati çekerek, “Barış zamanında savunmayı güçlendirmek kısıtlı kalabiliyor ama bir kriz ortaya çıkmadan önce hazırlıklı olmak lazım, sonra değil. Her ülkenin topraklarını, vatandaşlarını, sınırlarını ve yaşam tarzını müdafaa etmek hem hakkı hem görevidir.” şeklinde konuşmuştur. Egemenliğin korunmasının savunma harcamalarının güçlendirilmesiyle desteklenmesi gerektiğini belirten Okamura, mümkün olan en kısa sürede Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştur.
Soren Gade, Avrupa-Atlantik güvenliğinin çok daha karışık hale geldiğine işaret ederek NATO’nun güçlü tutulmasının önemini vurgulamıştır. Yaklaşık 5 yıldır devam eden Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona ermesinin herkesin çıkarına olacağını ifade eden Gade, “Eski bir Savunma Bakanı olarak, NATO’nun ne kadar büyük bir baskıya maruz kaldığını bizzat gördüm ancak NATO, tarihin en güçlü ve en başarılı ittifakı olmaya devam ediyor. Bunun nedeni, NATO’nun sadece askeri bir ittifak değil, aynı zamanda ortak demokratik değerlere dayanan siyasi bir ittifak olmasıdır.” demiştir. Gade, “Uluslararası güvenlik durumu büyük bir baskı altında olsa da NATO’nun önümüzdeki zorluklarla başa çıkmak için gerekli donanıma sahip olduğuna inanıyorum.” diye konuşmuştur.
Malgorzata Kidawa-Blonska, Rusya’ya karşı dayanıklılığın artırılması gerektiğini kaydederek, “Ukrayna’ya elimizden gelen tüm gücümüzle destek olmalıyız.” demiş; NATO’nun savunma hazırlığının artırılmasının ve yeni iş birliği formatları geliştirilmesinin önemine dikkati çekmiştir. Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilere atıfta bulunan Kidawa-Blonska, “Polonya ve Türkiye, NATO’nun doğu kanadındaki müttefikler olarak kilit bir rol oynamakta. NATO bünyesindeki ikili ve çok taraflı işbirliğimizin İttifak’ın daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını umuyorum.” ifadesini kullanmıştır.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Jose Pedro Aguiar Branco, ittifakın iç bütünlüğünün korunmasının önemini vurgulamış; NATO’nun caydırıcılık ve kolektif savunma misyonunun temel hedeflerden biri olmaya devam etmesi gerektiğini, bunun askeri alanlara yatırım yapılmasını gerektirdiğini belirtmiştir. Branco, “Ukrayna’ya kısa ve orta vadeli desteğimiz, Euro-Atlantik güvenlik çerçevesi içinde öncelikli olmaya devam etmelidir.” ifadesini kullanmıştır.
Richard Rasi, ülkesinin dış ve güvenlik politikasının Avrupa Birliği ve NATO üyeliğine dayandığını vurgulayarak bunların güvenlik ve refahlarının temelini oluşturduğunu dile getirmiştir. NATO’nun savunmalarının en önemli dayanağı olmaya devam ettiğini aktaran Rasi, ittifak içinde daha güçlü bir Avrupa ayağına ihtiyaçları olduğunu söylemiş; Slovakya’nın savunma harcamalarını kademeli olarak yüzde 5’e çıkarmayı planladığını, bütçenin önemli bir kısmının modernizasyona ayrıldığını bildirmiştir. Rasi, Ukrayna meselesinde adil ve kalıcı bir barışın sağlanacağı koşullar istediklerini sözlerine eklemiştir.
Lauri Hussar, NATO üyelerinin 2035’e kadar GSYH’nin yüzde 5’inin savunmaya ayrılması kararının tarihi olduğunu belirterek, Estonya’nın bu hedefle bölgesel savunma planlamasında ve hava savunması gibi alanlarda iş birliğini derinleştirdiğini vurgulamıştır. “Barış istiyorsanız savaşa hazırlıklı olun.” ilkesine işaret eden Hussar, “Bu, gerilimi artırmakla ilgili değil, güçlü savunmanın savaş ihtimalini azalttığının farkında olmakla ilgili.” demiştir. Rusya’nın NATO ülkelerinin hava sahalarını ihlal etmesine değinen Hussar, “Ukrayna’nın NATO’ya entegre edilmesi, kendi güvenliğimize stratejik yatırım olur.” ve “Barışın hiçbir zaman bedelsiz olmadığını ve zayıflığın her zaman bir bedeli olduğunu unutmamalıyız. Birlik olmak, NATO’nun ağırlık merkezidir.” ifadelerini kullanmıştır.
Jussi Halla-Aho, “NATO’nun gücünün, üyelerinin gücünden geldiğiniz biliyoruz. Bu nedenle ortak caydırıcılığa aktif katkı sağlamak istiyoruz.” demiştir. Rusya’nın tehditlerine karşı ortak yanıt verilmesi gerektiğine işaret eden Halla-Aho, Ukrayna’nın Avrupa’nın savunmasının önemli bir parçası olduğunu dile getirerek, “Rusya’yı saldırılarını sonlandırmaya ikna etmenin tek yolu, savaşın ekonomik ve siyasi maliyetini sürdürülemeyecek düzeyde artırmaktır. Bu zaman alabilir ancak doğru yolda olduğumuza inanıyorum.” şeklinde konuşmuştur.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lorenzo Fontana, Avro-Atlantik bölgesinde güvenliğin tek eksen boyunca şekillenmediğini ve dünyaya gerçekçi gözle bakmaları gerektiğini söylemiştir. NATO’nun doğu kanadının Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında kritik önem taşıdığına dikkati çeken Fontana, Akdeniz, Orta Doğu, Kızıldeniz ve Körfez gibi bölgelerin güvenlik, ticaret yolları, enerji arzı ve toplumsal istikrar açısından derin bağlantılı unsurlar olduğunu dile getirmiştir. Fontana, “NATO birlik olduğunda güçlüdür. Krizleri yalnızca onlara tepki vererek değil, önleyebildiğinde güvenilirdir.” ifadelerini kullanmıştır.
Thom Van Campen, konuşmasının başında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a ev sahipliği için Türkçe teşekkür etmiştir. Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 1612’ye kadar uzandığını ve bunun Avrupa’daki en eski ve kesintisiz ikili ilişkilerinden biri olduğunu belirten van Campen, “İlişkilerimiz diplomasi ve ticaretin ötesine uzanmaktadır. Hollanda’nın en ünlü simgelerinden biri olan lale, Anadolu’da ortaya çıkmıştır ve bu, halklarımız arasındaki derin ve kalıcı bağların canlı hatırlatıcısıdır.” demiştir. Parlamentolar arası diplomasinin güven inşasında hayati rol oynadığını ifade eden van Campen, “Kıtalar ve kültürler arasında köprü görevi gören Türkiye’de bir araya geliyoruz ve bu bir tesadüf değildir. Tarihlerimiz farklı olsa da amaçlarda birleşmiş bir ittifak, tam da hedeflememiz gereken türden bir ittifaktır.” ifadesini kullanmıştır. Van Campen, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırı savaşının kurallara dayalı uluslararası düzene doğrudan saldırı olduğunu belirterek, NATO’nun “birleşik, kararlı ve harekete geçmeye hazır” olduğunun gösterilmesi çağrısında bulunmuştur.
Afrim Gashi, dünyanın hızla değiştiğini ve NATO’nun da karşı karşıya olduğu tehditlere uygun şekilde hızlı hareket etmesi gerektiğini belirterek, “NATO 3.0, ittifakın stratejik yeniden başlatılması perspektifinden değerlendirilmelidir. Müttefikler, Avrupa’nın konvansiyonel savunma yükünün daha büyük kısmını üstlenebileceğini ve kıtanın savunmasında birincil sorumluluğu üstlenebileceğini öngörmelidir.” diye konuşmuştur. Gashi, Ukrayna’ya gelecekteki destekte dengeli yük paylaşımının ve müttefiklerin kendi ulusal kapasitelerine yaptıkları yatırımların dikkate alınması gerektiğini vurgulamış; Orta Doğu’daki gelişmelerin barış, enerji piyasaları ve insani koşullar açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etmiştir.
Masud Gharahkhani, ülkesinin savunma üretimini artırdığını, insansız hava araçları ve dijital çözümler gibi yeni sistemlere yatırım yaptığını aktararak, “Bu, isteğe bağlı bir konu değildir. Daha fazla koordinasyon sağlamamız gerekiyor. Ortak güvenliğimizi güçlendirmek için endüstriyel kapasitelerimizi ve üretimimizi hızlandırmamız gerekiyor. Bu, hem ulusal ihtiyaçları hem de NATO’nun hazırlık durumunu desteklemekle ilgilidir.” ifadelerini kullanmıştır. Ülkesinde 2036’ya kadar uzanan savunma planı üzerinde siyasi partiler arasında mutabakat bulunduğunu belirten Gharahkhani, “Bu durum, güvenlik ortamının daha da ciddileştiğini ve Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü acımasız savaştan çıkarılan dersleri yansıtmaktadır.” demiştir.
Michael Forsyth, “İngiltere için Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’nın kesişim noktasında birçok alanda değerli bir ortak. Bölgeleri birbirine bağlamada ve çatışmalarda arabuluculuk yapmada hayati bir diplomatik rol oynuyorsunuz.” demiştir. İngiltere’nin savunma politikasının temel direğinin NATO olduğunun altını çizen Forsyth, “Caydırıcılık, çatışmadan çok daha az masraflı; müşterek savunma, tek başına hareket etmekten daha etkili.” diyerek yapay zeka ve siber teknolojilerin sebep olduğu değişime hazır olduklarına işaret etmiştir. Forsyth, Ukrayna’ya ilişkin olarak, “Bugün Ukrayna, buradaki hepimiz adına bu saldırganlığa karşı cepheyi tutuyor. Bundan dolayı Ukraynalılara büyük bir minnet borçluyuz. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir.” ifadelerini kullanmıştır.
Judith Cummins, “NATO, 77 yıldır ortak bir tarih ve paylaşılan değerlerle birleşmiş bir şekilde bizi güvende ve refah içinde tuttu. Bu durum, müşterek güvenliğin saldırganlığı caydırmadaki kalıcı gücünün bir kanıtıdır.” demiştir. Ukrayna ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyadaki gerilimlere dikkati çeken Cummins, “Tarihimizin bu en tehlikeli noktasında, biz NATO üyelerinin birbirine ihtiyacı var. Daha yakın bir işbirliği yapmalı ve birimize yapılan saldırının hepimize yapılmış sayılacağı ilkesini pekiştirmeliyiz.” diye konuşmuştur.
Javier Maroto, NATO müttefiki ülkelerin liderlerinin iş birliği yapması gerektiğini belirterek, “Tüm NATO ülkeleri, Ukrayna’da ya da Orta Doğu’da olsun, istisnasız her çatışmada uluslararası hukuka saygıyı savunmalı.” demiştir. Avrupa’nın NATO içinde daha güçlü üye haline gelmesi gerektiğini söyleyen Maroto, “NATO reformu, daha az ABD anlamına gelmemeli, Avrupalıların daha fazla komuta ve sorumluluk üstlenmeleri, bölgesel liderlik yapmaları ve geleneksel savunma yükünü daha çok sırtlanmaları anlamına gelmeli.” ifadelerini kullanmıştır. Maroto, “Birçok Avrupalı, demokrasiden, savunma olmadan korunabilirmiş gibi bahsediyor ancak güvenlik olmadan refah devleti, hastaneler, okullar ve özgürlük olmaz.” diye konuşmuştur.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kerstin Lundgren, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’nde gündemlerinin ittifak kapasitesinin, Ukrayna’ya sürdürülebilir desteğin ve savunma alanında endüstriyel üretimin artırılması gibi konuları içereceğini belirtmiştir. İsveç Parlamentosundaki partilerin NATO üyelerinin 2035’e kadar GSYH’nin yüzde 5’inin savunmaya ayrılması kararına bağlı olduğunu dile getiren Lundgren, “NATO, demokrasi, insan hakları, kurallara dayalı dünya düzeni ve serbest ticaretin yalnızca büyük idealler değil aynı zamanda bugün bizi güçlü kılan ilkeler olduğu görüşü temelindeki bir ittifaktır.” demiş; müttefikleri korumaya bağlılıkları ile Ukrayna’ya verilen desteğin önemini vurgulamıştır.
Igli Hasani, güvenliğin birlikte hareket edebilme kapasitesine dayandığına dikkati çekerek Arnavutluk’un Ukrayna’ya desteğini dile getirmiş ve “Temel bir ilkeyi yineliyoruz: Güvenlik, yalnızca savaş alanında değil sürdürülen dayanışma ve kararlılıkla savunulur.” demiştir. NATO’ya savunma yatırımı planlarının hazırlıklı olma, dayanıklılık ve caydırıcılık açısından stratejik bir adım olduğunu belirten Hasani, kritik altyapıyı modern savunmanın itici gücü olarak gördüklerini söylemiş; Batı Balkanlar’ın stratejik bir öncelik olması gerektiği yorumunu yapmıştır.
Natalia Pouzyreff, Fransa’da yapılan G7 Liderler Zirvesi’nde Orta Doğu’daki durumun yatıştırılması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konularının gündeme geldiğini hatırlatarak, G7 kapsamında Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanıyan ve ülkeye yönelik askeri yardımın güçlendirilmesi çağrısı yapan bir ortak bildiri yayımlandığına dikkati çekmiştir. Ukrayna’nın geleceğinin NATO’da olduğunun teyit edilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunan Pouzyreff, Ukrayna’nın Avrupa-Atlantik entegrasyonunun güvenliğe ve bölgesel istikrara doğrudan katkı sağladığını kaydetmiştir.
Dimitris Keridis, İstanbul’u “görkemli ve ihtişamlı” olarak niteleyerek, “Dünyada pek çok şehir vardır ama İstanbul tektir.” demiştir. Yunanistan Başkonsolosluğunun Türk vatandaşlarına günde yaklaşık 2 bin Schengen vizesi verdiğine işaret eden Keridis, bu yıl da 2 milyondan fazla Türk vatandaşının Yunanistan’ı ziyaret etmesini beklediklerini dile getirmiştir. Türkiye’nin Schengen Bölgesi’ne alınması gerektiğine inandıklarını belirten Keridis, “Bazı Avrupalı ortaklarınız ticari anlaşmalar konusunda istekli davranırken sizi Schengen’den uzak tutmayı tercih ediyor. Biz ise dostluk elimizi uzatma konusunda samimiyiz.” ifadelerini kullanmıştır.
Dagur Eggertsson, “Kültürleri, kıtaları ve medeniyetleri yüzyıllardır birbirine bağlayan İstanbul’da bulunmak ayrı bir ayrıcalıktır. Bu şehir bize güvenliğin hiçbir zaman izolasyon içinde değil, diyalog, işbirliği ve ortak sorumlulukla inşa edildiğini hatırlatmaktadır.” diye konuşmuştur. Uluslararası düzenin benzeri görülmemiş bir baskı altında olduğu döneme işaret eden Eggertsson, uluslararası hukuka yönelik tehditlere, demokratik kurumları zayıflatma girişimlerine ve dezenformasyon faaliyetlerine dikkati çekmiştir. NATO’nun yalnızca toprakları savunmak için değil barışı mümkün kılan ilkeleri korumak için var olduğunu belirten Eggertsson, “Askeri kapasite önemlidir, caydırıcılık önemlidir ve NATO’nun kalbinde yer alır ancak askeri güç tek başına bir ittifakı sürdüremez. Gerçek temel güvene dayanır. Birbirimize güven, demokratik kurumlarımıza güven ve savunduğumuz ortak değerlerin korunmaya değer olduğuna dair güvendir.” ifadelerini kullanmıştır.
Dusko Stjepovic, Avrupa ve Orta Doğu’da devam eden savaşların, siber saldırıların, dezenformasyon kampanyalarının ve demokratik kurumları zayıflatmaya yönelik girişimlerin güvenliğin artık yalnızca devletlerin bakış açısıyla değerlendirilemeyeceğini gösterdiğine, bu nedenle NATO’nun her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkati çekmiştir. Savunmaya yapılan yatırımların artırılmasını desteklediklerini dile getiren Stjepovic, “Bu mesele yalnızca istatistikler ya da gayri safi yurt içi hasılanın belirli bir yüzdesiyle ilgili değildir. Bu, barışı, istikrarı ve ortak yaşam biçimimizi korumaya ne kadar hazır olduğumuzun bir göstergesidir.” demiştir. Stjepovic, Karadağ’ın 2028’de Avrupa Birliği’nin bir sonraki üyesi olmayı hedeflediğini hatırlatmıştır.

2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Yehor Cherniev, yıllardır ortak yürütülen çabaların sonuç vermeye başladığına dikkati çekerek Ukrayna halkı adına teşekkür etmiş ve Rusya ile savaşta inisiyatifi ele geçirmeye başladıklarını söylemiştir. Rusya’nın askeri, ekonomik, insani ve ahlaki kayıplar yaşadığını savunan Cherniev, “Yeniden toparlanma ve güçlerini yeniden inşa etme fırsatı vermemeliyiz. Sonunda onu baskı altına almalı ve barışa zorlamalıyız çünkü barış istemeyen tek ülke Rusya’dır.” ifadesini kullanmıştır. Cherniev, “2022’de İstanbul’da yürütülen müzakereleri organize ettiği için Türkiye’ye minnettarız. Ne yazık ki bu görüşmelerin sonuçları başarılı olmadı, çünkü barış şartları Ukrayna için adil ve kabul edilebilir değildi, egemenliğimizi kaybedebilirdik.” demiş; Avrupa’nın güvenliğinin Ukrayna’nın NATO’ya tam üyeliği olmadan eksik kalacağını belirtmiştir.
NATO parlamento başkanları onuruna verilen öğle yemeği programının açılışında konuşan NATO PA Başkanı Perestrello, organizasyona ev sahipliği yapan Türk makamlarına teşekkür ederek, “İttifakımızı bir araya getiren bu güzel şehirde sizlerle birlikte olmak büyük bir mutluluk.” demiştir. NATO’yu güçlü ve güvenilir kılmak için çalıştıklarını dile getiren Perestrello, “Bunu yaparken de sadece savunma alanında çalışmak yetmiyor. Savunma sanayimizin de kapasitesini artırmaya ihtiyacımız var. Bununla birlikte birliğimizi ve dayanışmamızı berkitmeye devam etmemiz lazım. Karşılıklı güvenimizi artırmamız lazım. Siyasi ve kişisel bağlarımızı da güçlendirmeye devam etmemiz lazım.” ifadelerini kullanmıştır. Portekizli olduğuna değinen Perestrello, Türkiye ile Portekiz’in Avrupa’nın iki farklı ucunda bulunmasına rağmen ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket ettiğini kaydetmiş ve “Bu parlamentolar zirvesi bizlere daha güvenli, daha güçlü ve daha modern bir NATO getirsin.” demiştir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul’da katılımcılarla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu söylemiştir. Zirvenin verimli geçmesi temennisini dile getiren ve katkı sunan herkese teşekkür eden Erdoğan, toplantının 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, “Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.” ifadesini kullanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen öğle yemeğinde konuşuyor, 29 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Erdoğan, “Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken, yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Erdoğan, şunları söylemiştir: “Başta Gazze ve Lübnan’da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO’nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum.”
Mevcut jeopolitik denklemin NATO’nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayan Erdoğan, şu görüşü paylaşmıştır: “Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır.”
Sadece müttefikler arasında değil dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirten Erdoğan, “Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir.” demiştir.
Zirve programı kapsamında 29 Haziran günü öğleden sonra katılımcılar için Baykar Milli Teknoloji Merkezi’ne saha ziyareti gerçekleştirileceği bildirilmiştir. Ziyarette, şirketin faaliyetleri, savunma teknolojileri alanındaki çalışmaları ve yenilikçi projeleri hakkında bilgi verilmesinin planlandığı belirtilmiştir.
Anadolu Ajansı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ankara Zirvesi Tecrübe Paylaşımının En Güçlü Zemini Olacak.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ankara-zirvesi-tecrube-paylasiminin-en-guclu-zemini-olacak/3980756
Anadolu Ajansı. “NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello: Savunmada Çok Daha Fazla Yatırım İhtiyacımız Olacak.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/nato-parlamenter-asamblesi-baskani-marcos-perestrello-savunmada-cok-daha-fazla-yatirim-ihtiyacimiz-olacak/3980857
Anadolu Ajansı. “NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da Düzenlenecek.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/nato-parlamenter-zirvesi-istanbulda-duzenlenecek/3973479
Anadolu Ajansı. “TBMM Başkanı Kurtulmuş: İsrail'in Saldırganlıklarının Sona Ermesi Dünya Barışının Garanti Altına Alınması Demektir.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-saldirganliklarinin-sona-ermesi-dunya-barisinin-garanti-altina-alinmasi-demektir/3980740
Anadolu Ajansı. “Turkish Parliament Speaker to Host NATO Parliamentary Summit in Istanbul.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/en/turkiye/turkish-parliament-speaker-to-host-nato-parliamentary-summit-in-istanbul/3973656
NATO Parliamentary Assembly. “NATO Parliamentary Summit | Istanbul 2026.” NATO Parliamentary Assembly. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.nato-pa.int/content/nato-parliamentary-summit-istanbul-2026
NATO. “NATO Deputy Secretary General to Participate in the NATO Parliamentary Summit in Istanbul.” NATO. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.nato.int/en/news-and-events/events/media-advisories/2026/06/26/nato-deputy-secretary-general-to-participate-in-the-nato-parliamentary-summit-in-istanbul
TRT Haber. “NATO Parlamenter Zirvesi'ne 20 Meclis Başkanı Katılacak.” TRT Haber. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.trthaber.com/haber/gundem/nato-parlamenter-zirvesine-20-meclis-baskani-katilacak-949436.html
Türkiye Büyük Millet Meclisi. “TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bulgaristan Ulusal Meclisi Başkanı Dotsova ile Görüştü.” TBMM. Erişim 29 Haziran 2026. https://tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=78519acf-47b0-4ad3-a4d1-019f0e8f98b2
Türkiye Büyük Millet Meclisi. “TBMM Başkanı Kurtulmuş, Estonya Parlamentosu Başkanı Hussar ile Görüştü.” TBMM. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=f8e83a25-f8de-4405-a43c-019f0ee2afb0
Türkiye Büyük Millet Meclisi. “TBMM Başkanı Kurtulmuş, Letonya Parlamentosu Başkanı Mieriņa ile Görüştü.” TBMM. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=017647bd-379c-4a4c-b6d2-019f0edddec1
Türkiye Büyük Millet Meclisi. “TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO PA Başkanı Perestrello ile Görüştü.” TBMM. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=1653a1c4-4b6f-44a3-9c4b-019f0e64888f
Türkiye Büyük Millet Meclisi. “İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi’ne 20 Meclis Başkanı Katılacak.” TBMM. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=39254db8-134c-46fa-bce4-019f03988291
2026 NATO Parlamenter Zirvesi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi ve müttefik ülkelerin meclis başkanlarını bir araya getirdi. Kurtulmuş, NATO'nun yalnızca askeri güvenliğe değil barışın tesisine de odaklanması gerektiğini vurguladı, savunma sanayisindeki ambargoların ittifak ruhuna aykırı olduğunu söyledi ve Filistin ile ABD-İran sürecinde diplomasi çağrısı yaptı. Zirvede konuşan NATO temsilcileri ve üye ülke parlamenterleri, savunma harcamalarının artırılması, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve ittifakın caydırıcılığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da NATO içinde dayanışmanın güçlendirilmesi ve Ankara'da yapılacak Liderler Zirvesi'nden somut sonuçlar çıkması beklentisini paylaştı.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"2026 İstanbul NATO Parlamenter Zirvesi" maddesi için tartışma başlatın
29 Haziran 2026
Genel Çerçeve
29 Haziran 2026
Tarih ve Yer
29 Haziran 2026
Katılımcılar
29 Haziran 2026
İkili Görüşmeler (28 Haziran 2026)
29 Haziran 2026
Açılış Oturumu ve TBMM Başkanı Kurtulmuş’un Konuşması (29 Haziran 2026)
29 Haziran 2026
NATO Parlamenter Asamblesi ve NATO Temsilcilerinin Konuşmaları
29 Haziran 2026
Meclis Başkanlarının ve Delegasyon Başkanlarının Konuşmaları
29 Haziran 2026
Delegasyon Temsilcilerinin Değerlendirmeleri
29 Haziran 2026
Öğle Yemeği Programı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Konuşması
29 Haziran 2026
Saha Ziyareti