ABDÜLKERÎM el-CÎLÎ
(عبد الكريم الجيلي)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarM. NAZİF ŞAHİNOĞLU20 Kasım 2024 08:07
el-İnsânü’l-kâmil

ABDÜLKERÎM el-CÎLÎ

Approved Article Icon
Abdülkerîm el-Cîlî’nin el-İnsânü’l-kâmil adlı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Lala Mustafa Paşa, nr. 700/3, vr. 75b)
Abdülkerîm el-Cîlî’nin el-İnsânü’l-kâmil adlı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Lala Mustafa Paşa, nr. 700/3, vr. 75b)
Abdülkerîm el-Cîlî’nin el-İnsânü’l-kâmil adlı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Lala Mustafa Paşa, nr. 700/3, vr. 75b)

767’de (1365-66) Bağdat yakınlarındaki Cîl kasabasında doğdu. Kâtib Çelebi ve ona dayanan Brockelmann’a göre Abdülkādir-i Geylânî’nin torununun oğludur. Brockelmann tarafından sadece Cîlânî nisbesinin verilmesi bu yüzden olmalıdır. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Tahsil durumu, ailesi, çevresinde kimlerin yer aldığı, toplum içindeki mevkii gibi hususlar tamamen karanlıktır. Bununla beraber bazı eserlerinde, özellikle el-Kehf ve’r-raḳīm adlı risâlesinde, Zebîd’de yanında kaldığı Şerefüddin el-Cebertî’nin müridi olduğunu, bazı arkadaşlarıyla birlikte 799 (1396-97) yılında onun mescidinde toplandıklarını söyler ve el-Kelimâtü’l-ilâhiyye adlı eserini 805 (1402-1403) yılında tamamladığını kaydeder. Eserlerinden Hanbelî mezhebine ve Kādiriyye tarikatına mensup olduğu anlaşılmaktadır. İlmî yönden oldukça verimli bir ömür süren Cîlî Bağdat’ta vefat etmiştir.


Abdülkerîm el-Cîlî, eserlerinin büyük bir bölümünü İbnü’l-Arabî’nin fikirlerinin şerhine ayırmış, bazı konularda ona muhalif kaldığını ifade etmekle birlikte, tasavvufun ana meselelerinde, vahdet-i vücûd ve hazarât-ı hams gibi telakkilerde tamamen onun izinden gitmiştir. Tasavvufî ıstılahlarla yüklü el-İnsânü’l-kâmil adlı eserinde geniş şekilde işlediği küllî ve cüz’î bütün âlemleri, ilâhî ve kevnî kitapların tamamını kendinde toplayan, ruhu, kalbi, aklı ve nefsi ile mükemmelleşip mutlak tasarruf sahibi olan, kusursuz bir ayna gibi maddî-mânevî her şeyin yanı sıra ilâhî vasıfları ve kudretleri de yansıtan insân-ı kâmil fikrini ve izah tarzını Muhyiddin İbnü’l-Arabî’den almıştır. Cîlî’ye göre kâmil insanın en mükemmel örneği Hz. Muhammed’dir; ondan sonra gavs ve kutublar gelir. Diğer insanların ruhları, insân-ı kâmilde tecellî eden ilâhî sıfat ve kudretlerden birer kopya, Cîlî’nin ifadesiyle birer “nüsha”dırlar ve asla nisbetleri ve bağlılıkları ölçüsünde kâmil insan olurlar. Şairlik yönü de bulunan, fikirlerini açıklarken uygun gördüğü veya konuyla ilgili olarak kendisinin yazdığı sûfiyâne şiirlerden de faydalanan müellif, bu bakımdan da İbnü’l-Arabî’yi taklit eder.


Eserleri. Abdülkerîm el-Cîlî’nin eserleri İslâm dünyasında özellikle Doğu Hindistan’da dikkati çekmiş, dinî inanç ve fikirlerin teşekkülünde büyük bir tesir icra etmiştir. Günümüze kadar gelen otuzdan fazla eserinden bazıları şunlardır: el-Kehf ve’r-raḳīm (Haydarâbâd 1323, trc. M. Yuluğ, İstanbul 1979); el-İnsânü’l-kâmil. Kahire’de birçok defa basılan eserin bazı bölümleri R. A. Nicholson (The Perfect Man, Cambridge 1921) ve Titus Burckhardt (‘Abd al-Karîm el-Jîlî, L’homme Universel, Paris 1975) tarafından tercüme edilmiştir. Bu iki tercümede eser hakkında birer inceleme yazısı yer almaktadır. el-İnsânü’l-kâmil ile Ḥaḳīḳatü’l-yaḳīn adlı eserleri Alizâde adlı bir şahıs tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiştir (bk. Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 3018, 3157; Uşşâkī Tekkesi, nr. 411). Eserin Latin harfleriyle yayımlanmış bir Türkçe tercümesi daha vardır (İnsân-ı Kâmil, trc. Abdürrahim Ayyıldız, İstanbul 1972; II, trc. Abdulkadir Akçiçek, [baskı yeri ve tarihi yok]). Şerḥu müşkilâti’l-Fütûḥâti’l-Mekkiyye; Menâẓırü’l-ilâhiyye; Ḥaḳīḳatü’l-yaḳīn; en-Nâmûsü’l-aʿẓam ve’l-ḳāmûsü’l-aḳdem; Merâtibü’l-vücûd; Ḳābe ḳavseyn ve mülteḳa’n-nâmûseyn; ed-Dürretü’l-ʿayniyye (veya Ḳaṣîdetü’l-ʿayniyye); Keşfü’l-ġāyât şerḥu Kitâbi’t-Tecelliyât (diğer eserleri için bk. GAL, II, 264-265; GAL Suppl., II, 283-284).

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"ABDÜLKERÎM el-CÎLÎ" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor