ÂMİR b. ABDULLAH
(عامر بن عبد الله)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarAHMET ÖNKAL20 Kasım 2024 07:46
Zühd ve takvâlarıyla meşhur sekiz tâbiîden biri.

ÂMİR b. ABDULLAH

Approved Article Icon

Sahâbî olduğuna dair rivayetler bulunmakla birlikte genellikle tâbiînden kabul edilir. Bazı kaynaklarda Ebû Abdullah künyesiyle ve Âmir b. Abdülkays adıyla geçmektedir. Benî Temîm’in bir kolu olan Benî Anber’e mensup olduğu için de Anberî nisbesiyle anılmaktadır. Hz. Osman, Abdullah b. Mes‘ud gibi sahâbîleri görmüştür. Hz. Ömer ve Selmân-ı Fârisî’den hadis rivayet etmiş, Hasan-ı Basrî ve Muhammed b. Sîrîn de kendisinden rivayette bulunmuşlardır. Hz. Ömer devrinde Medâin ve Tüster’in fethine katıldı ve daha sonra Basra’ya yerleşti. Burada şehrin valisi Ebû Mûsâ el-Eş‘arî’den kıraat dersleri aldı. Zamanının büyük bir bölümünü Kur’ân-ı Kerîm ve kıraat öğretmeye ayırırdı. Savaşa gittiği zamanlar, üç konuda anlaştığı kimselerle arkadaşlık yapardı. Buna göre, sefer boyunca arkadaşlarına sadece kendisi hizmet edecek, müezzinliği o yapacak ve elinden geldiğince arkadaşlarına bizzat ikramda bulunacaktı. Yaşayış tarzıyla bazı kimselerin dikkatini çeken Âmir, et ve yağ yemediği, evlenmediği, insanlardan kaçtığı ve kendisini Hz. İbrâhim seviyesinde gördüğü ileri sürülerek Hz. Osman’a şikâyet edildi. Bunun üzerine sorguya çekilerek halifenin emriyle Dımaşk’a sürüldü ve Muâviye b. Ebû Süfyân devrinde orada öldü. Halbuki ibadete aşırı düşkünlüğü sebebiyle evlenmemiş olması dışındaki iddialar asılsızdı. Kudüs’te öldüğü de rivayet edilmektedir. Ölümüne sebep olan hastalığa yakalandığında ağladığını görenler, “Ölümden mi korkuyorsun?” diye sorduklarında, “Ben ölümden korktuğum veya dünyayı sevdiğim için değil, sıcak yaz günlerinde oruç tutmanın ve uzun kış gecelerinde namaz kılmanın sevabından mahrum kalacağım için ağlıyorum. Çünkü dünya keder ve üzüntü, âhiret ise ceza ve mükâfat yeridir” cevabını vermiştir.

Kaynakça

Abdullah b. Mübârek, Kitâbü’z-Zühd (nşr. Habîbürrahman el-A‘zamî), Haydarâbâd 1386 ⟶ Beyrut, ts. (Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye), s. 298-300.

Alkame b. Mersed, Zühdü’s̱-s̱emâniye mine’t-tâbiʿîn (nşr. Abdurrahman el-Feryevâî), Medine 1408, s. 39-42.

Ch. Pellat, “ʿĀmir b. ʿAbd al-Ḳays”, EI2 (Fr.), I, 453.

Ebû Nuaym, Ḥilye, II, 87-94.

Münâvî, el-Kevâkib, I, 128-129.

Seyyid Hasan Karûn, “Zâhidü’l-Baṣra”, ME, LII/2 (1401/1980), s. 298-306.

Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), IV, 19, 85, 327, 333.

Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IV, 15-19.

İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 85-86.

İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 438-439, ayrıca bk. 195, 436.

İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 103-112.

İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, I, 350.

İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, III, 132-133.

Şa‘rânî, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 24-25.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"ÂMİR b. ABDULLAH" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor