BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarAyşe Aslıhan Yoran28 Eylül 2026 10:44

At Otoparkı

Edebiyat+2 Daha
Alıntıla
kure star outline

Atımı nereye bıraktığımı unuttum.


İstanbul’da insan birçok şeyini kaybedebilir. Vaktini trafikte, maaşını kirada, sabrını köprü girişinde, hayat enerjisini bir aşkta… Ben çıtayı biraz başka bir yere çektim, atımı kaybettim.


Üstelik park halindeyken.


Süreyya, Allah aşkına, neredesin?


At otoparkına ait o fiş. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)


Sabahın 8'inde Levent’teki katlı at otoparkına girmeye çalıştık. Betonarme, buram buram saman ve tezek kokan devasa bir yapının önündeydik.


Eskiden arabayı park ederken valeye anahtar bırakırdık, şimdi atı bırakırken yularını teslim edip "Aman usta, benimki taze havuca alışkın, arkadaki aygırla yan yana bağlama, huysuzlanır" diyoruz. Valeler deseniz ayrı bir alem; "Abla buraya çekme, burası VIP kişnetme alanı, saatliği iki çuval yem!" diye bağırıyorlar. Dörtlüleri yakıp "iki dakika duracağım" deme devri bitti; atı yolun ortasında çifte atarken bırakıp gidemiyoruz çünkü.


Ve ben bu kargaşada kendime yer bulmuştum. Yarım saat dolaştıktan sonra bir yeraltı at otoparkına girdim. Girişteki elektronik tabela “DOLULUK %98” diyordu. Altında daha küçük harflerle “Kısrak katında 2 boş bağlama noktası” yazıyordu. Süreyya’yla üç kat aşağı indik. Bir yerde başka bir atla tartıştı, bir yerde geri geri çıkmak zorunda kaldık.


At otoparkında atını arayan o kadın. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Üçüncü seferde ancak yer buldum, kızcağız da beğendi ne hikmetse yerini… Buldum bulmasına ama, onu nereye bıraktığımı unuttum işte. Elimde buruşmuş bir otopark fişi kaldı.


AT OTOPARKI — B BLOK / -3. KAT / 17 NUMARA
İlk 30 dakika ücretsiz.
Yem ve su ayrıca ücretlendirilir.
Nal kaybından işletmemiz sorumlu değildir.


Fişin arkasında küçük puntolarla bir şeyler daha yazıyordu. “Otopark içerisinde dörtnala gitmek yasaktır.” “Geri geri yanaşırken kişnemek suretiyle diğer kullanıcıları tedirgin eden atların sahiplerine idari para cezası uygulanır.” Bir de QR kod var. Atımı bulmak için uygulamayı indirmem gerekiyordu.


Telefonumun şarjı yüzde üç. Süreyya’nın da telefonu yok.


"Nasıl olacak bu iş?" diye kara kara düşünmeye başladım.

Kendi Çocukluğuma Atla Gittim

Çocukken böyle olacağını tahmin etmemiştim tabii.


Ben küçükken, babam kadınların araba kullanması konusunda oldukça eleştireldi. Bir kadın trafikte yanlış bir şey yaptığında bunun kişisel bir hata olduğunu düşünmezdi; nedense bütün kadınlık kurumu adına verilmiş kötü bir sınav sonucu gibi değerlendirirdi. Erkek sürücünün yaptığı aynı hareket ise genellikle “dalgınlığa gelmiş” olurdu.


Bu matematiği çocuk aklımla çözemiyordum.


Bir gün, yine kadınların araba kullanması hakkında bir şey söylediğinde, ben küçük bir kız çocuğu gibi değil, yetişkin bir birey gibi kararımı açıklamıştım:


“Ben araba kullanmayacağım baba. At süreceğim ileride.”


Beyaz atı Süreyya'yı çok seven o kadın. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Çocukların yetişkinlerden önemli bir üstünlüğü vardır: Saçma bir dünyaya karşı mantıklı çözümler üretmek zorunda hissetmezler.


Benim de çözümüm attı.


Yıllar sonra kadın hakları, kız çocuklarının eğitimi, hayatta kendi ayaklarının üzerinde durmaları konusunda eski halinden çok daha hassas bir adama dönüştü babacığım... İnsan bazen kendi hayatı boyunca da göç ediyor demek ki; ülke değiştirmeden, ev değiştirmeden, yalnızca fikrinden kalkıp başka bir fikre yerleşiyor.


Fakat devlet benim çocukluk sözümü babamdan daha çok ciddiye aldı.

Ve otomobiller yasaklandı.


Her şey “Büyük Trafik Reformu” ile başladı.


İstanbul’un trafiği artık çözülemiyordu. Köprüler doluydu. Otoparklar doluydu. İnsanlar çöp gibi doluydu. İnsanların sinirleri daha da doluydu. Bir yerden bir yere gitmek için harcadığımız vakit, vardığımız yerde geçirdiğimiz vakti aşıyordu.


Sonra bir kurul toplandı ve başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde -şehirler arası ulaşım ve acil durumlar hariç- otomobil kullanmayı yasakladı. Binek araçların yerini, binek hayvan olan at aldı.


Aslında Türk ve Orta Asya bozkır kültürlerinde at; hem ulaşım aracı, hem savaşın, göçün, ekonominin ve gündelik hayatın merkezindeki unsurlardan biri oldu hep. Anadolu'da da atlı gelenekler ortadan kaybolmuş değil; bugün bile rahvan binicilikten atlı ciride, atlı okçuluktan kökbörüye uzanan geleneksel sporlar sürüyor. Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu'nun 2026 takviminde Sivas'tan Kütahya'ya, İstanbul'dan Gaziantep'e, Van'dan Denizli'ye kadar atlı okçuluk ve rahvan müsabakaları var.


Fakat tarihimizin atlı olmasıyla 16 milyonluk bir metropolün pazartesi sabahı hep birlikte ata binmesi arasında küçük lojistik farklar bulunuyor.


İstanbul trafiğinde, köprü trafiğinde at sürmeye çalışan o insanlar. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)


Mesela gübre.


İlk hafta İstanbul'un bütün tartışması buydu. İkinci hafta belediye “Akıllı Gübre Yönetim Sistemi”ni devreye soktu. Üçüncü hafta tüm sistem çöktü. Dördüncü hafta kimse artık konuşmak istemiyordu.


Otomobil markalarının showroomları ahıra çevrildi. Benzin istasyonları yem istasyonu oldu.


Sabah ekonomi haberlerinde spiker şöyle diyordu artık: “Yulaf güne yüzde 4,7 yükselişle başladı. Yonca yatay seyrediyor. Saman tarafında ise Ortadoğu kaynaklı jeopolitik riskler sürüyor.”


HGS de kaldırılmadı. Adı değiştirildi. Hızlı Geçiş Semeri oldu.


Ancak Anadolu'da işler biraz farklıydı. İstanbul atı yeniden keşfetmiş gibi davranırken Anadolu'nun bazı yerlerinde insanlar ata hiçbir zaman bütünüyle yabancılaşmamıştı çünkü.


Yeni düzende şehirli insan Anadolu'ya gidip: “Biz köklerimize döndük.” diyordu.


Yanıt şöyle oluyordu: “Kardeşim, nereye gitmiştiniz ki zaten?”

Kendinden Hükümlü Kısraklar...

İnanmazsınız, bir ara “Atın kusur ehliyeti var mıdır?” tartışması başladı. Televizyonlara uzmanlar çıktı. Üç hukukçu, iki veteriner, bir eski jokey ve konu hakkında hiçbir uzmanlığı bulunmadığı halde son derece yüksek sesle konuşan bir adam, dört saat tartıştı.


Sonuncusu, yani yüksek sesle konuşan adam kazandı. Zaten genellikle o kazanır.


İşin tuhafı, kadın sürücüler meselesi otomobiller ortadan kalkınca bitmedi; sadece şekil değiştirdi.


İlk zamanlar sosyal medyada videolar dolaşıyordu:

KADIN ATLILARA DİKKAT!


Bir kadın atını kaldırıma biraz yakın sürse video çekiliyordu. “Bak bak bak nasıl yanaşıyor!” Bir kadın otoparkta atıyla iki hamlede dönemese: “Kadından süvari olmaz.” Bir erkek aynı yerde üç saksıyı devirip simitçinin tezgâhına girerse: “At huysuzlanmış.” Olurdu.


Tanıdık geldi.

Anlamışsınızdır.

Mesele, bir kadının bir yere kendi başına gidebilmesiydi.


Çünkü ulaşım, bir insanın evden çıkabilmesi, çalışabilmesi, eğitim görebilmesi, çocuğunu götürebilmesi, arkadaşına ulaşabilmesi, istemediği bir yerden ayrılabilmesi demektir. Hareket edebilmek, özgürlüğün en gündelik biçimlerinden…


Ortadoğu bunun ne kadar siyasi bir mesele olabileceğini fazlasıyla gösterdi. Suudi Arabistan'da kadınların sürücü belgesi almasını engelleyen yasak ancak Haziran 2018'de kaldırıldı. BM Kadın Birimi de bu değişikliği (sağ olsun) kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen reformlardan biri olarak değerlendirdi. 【1】


Yasalar ve zihinler aynı hızda değişmiyor.


Türkiye'de de kadınların araba kullanması hiçbir zaman yasal bir mesele olmamasına rağmen, “kadın sürücü” yıllarca başlı başına bir mizah kategorisi oldu. İtiraf edin. Kadın sürücülere ilişkin bu kalıp yargılar, Türkiye'deki trafik kültürünü toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmalarda da ele alınıyor.


Oysa bilim, bu şakayı pek desteklemiyor. 【2】

Ve Kendini Gerçekleştiren Kehanet!

Türkiye'deki genç sürücüler üzerinde yapılan çalışmalar, sürüş hakkındaki değerlendirmelerimizin toplumsal cinsiyet rolleri ve kalıp yargılarla da ilişkili olduğunu gösteriyor.


Öncelikle, kadın sürücülerin kurallara uyma oranlarını görüyoruz mesela.

%80 kadın, %53 erkek...


2025 tarihli Türkiye-Fransa araştırması da sürüş davranışlarını nasıl algıladığımızın cinsiyet stereotipleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 【3】 2026'da Türkiye'de yapılan nitel bir araştırmada kadın sürücüler daha temkinli fakat becerileri küçümsenen; erkek sürücüler ise daha özgüvenli fakat risk almaya daha yatkın kişiler olarak algılanıyor.


Araştırmadaki önemli noktalardan biri şu: bilişsel ve güvenli sürüş becerileri doğuştan gelen kadınlık veya erkeklik özellikleri değil, deneyim, özgüven ve eğitimle gelişen beceriler olarak görülüyor. 【4】【5】


Bu durumda klişenin kendisi, performansı bozabiliyor.


2015'te yayımlanan iki deneyde kadınlara “kadınların kötü sürücü olduğu” hatırlatıldığında simülasyondaki hata sayılarının kontrol koşullarına kıyasla iki katına çıktığı görülmüş.【6】


Yani birine yıllarca: “Sen bunu beceremezsin.” deyip sonra eli titrediğinde: “Gördün m bak, beceremiyorsun.” demek bilimsel açıdan da biraz hileli bir oyun. Bugünse bunun adı, Süvari Özgüven Sendromu olmuştu.


Televizyondaki bir profesör şöyle açıklıyordu:

“Kadınlar ata binerken daha tedirgin.”

Televizyon programında atlar, trafik ve kadınlar hakkında konuşabilen ama aslında hiçbir uzmanlığı olmayan o adam. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Sunucu sordu: “Neden?”
Profesör: “Kadın oldukları için.”
Sunucu: “Kadın oldukları için tedirgin olduklarını nereden biliyoruz?”
Profesör: “Tedirgin olduklarından.”


Program reklam arasına girdi ve ben, reklam sayesinde öfkemi bir kenara koymak zorunda kaldım, önemli bir toplantıma geç kaldığımı fark etmiştim. Evden çıkıp Levent’e sürmemin sebebi buydu.


Babamın o günlerde sürücü kadınlara kızıp kurduğu cümleler, bugün Levent’teki At Otoparkı’nda, aynı anda Süreyya’yı valeden yalvar yakar bulmasını rica edip bir şekilde teslim alırken gülümsediğim bir anıya dönüştü.


Atıma bindim. Çıkış bariyerine doğru sürdük.


Görevli arkamdan seslendi: “Hanımefendi! Fişiniz!”

Dönmedim. Her şeyi doğru yapacak değildim.

Süreyya’yla trafiğe karıştık.

Yanımızdan bir adam atını dörtnala sürerek geçti.

Kırmızı ışığı görmedi ve kavşağın ortasında başka bir ata çarptı.

Arkamızdaki adam başını uzatıp kazaya baktı.

“Kesin dişidir bu, kısraktır yani,” dedi.


Tam o sırada Süreyya'm, önümdeki aygıra yol vermedi ve yola atladı.
Demek ki bazı kız çocukları, dizginleri ele almak için doğuyordu.

Kaynakça

Ceylan, Yasemin. “Trafik Suçlarının Suç Kuramlarındaki Yeri ve Sosyolojik Analizi.” Yüksek Lisans Tezi, Anadolu Üniversitesi, 2015. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://thesis.rawdatalibrary.net/thesis/trafik-suclarnn-suc-kuramlarndaki-yeri-sosyolojik-analizi

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü. “Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu.” Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://shgm.gsb.gov.tr/Federasyonlar/97/3/turkiye-geleneksel-atli-spor-dallari-federasyonu.aspx

Güneş Yüce, Tuğçe ve Neslihan Başak Yıldız. “Eril Trafik Kültürü İçerisinde Kadın Sürücülerin Konumu: Haber Analizi.” Sosyal Araştırmalar ve Yönetim Dergisi, no. 1 (2022). Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/sayod/article/1082914?

Kültür ve Turizm Bakanlığı. “Türk Kültürü.” T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. www.ktb.gov.tr/TR-96255/turk-kulturu.html

Moè, Angelica, Mara Cadinu, and Anne Maass. “Women Drive Better If Not Stereotyped.” Accident Analysis & Prevention 85 (2015): 199–206. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.aap.2015.09.021

Saudi Press Agency. “Saudi Traffic Dept., Starts Granting National Driving License, for Women Holding Int’l Ones.” Haziran 4, 2018. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://www.spa.gov.sa/w698809

Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu. “2026 Etkinlik Takvimi.” Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://www.tgasdf.gov.tr/takvim/liste/?tribe-bar-date=2026-07-15

United Nations Secretary-General. “Statement Attributable to the Spokesman for the Secretary-General on Saudi Arabia.” Haziran 24, 2018. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://www.un.org/sg/en/content/sg/statements/2018-06-24/statement-attributable-the-spokesman-for-the-secretary-general-saudi-arabia

Öztürk, İbrahim, Julie Devif, Brice Douffet, Seher Genç, Marie-Axelle Granié, and Türker Özkan. “Exploring the Effects of Sex Category, Gender Roles, and Gender Stereotypes on One’s Own, Women’s and Men’s Driving Behaviour in Türkiye and France.” Research in Transportation Economics 114 (2025): 101664. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.retrec.2025.101664.

Üzümcüoğlu, Yeşim, Suzan Ceylan-Batur ve Cansu Kaya. “Behind the Wheel and under the Lens: How Gender Stereotypes Drive Perception in Türkiye.” Women’s Studies International Forum 114 (2026): 103244. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.wsif.2025.103244

Dipnotlar

  • [1]

    United Nations Secretary-General, “Statement Attributable to the Spokesman for the Secretary-General on Saudi Arabia,” Haziran 24, 2018. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://www.un.org/sg/en/content/sg/statements/2018-06-24/statement-attributable-the-spokesman-for-the-secretary-general-saudi-arabia; Saudi Press Agency, “Saudi Traffic Dept., Starts Granting National Driving License, for Women Holding Int’l Ones,” Haziran 4, 2018. Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://www.spa.gov.sa/w698809

  • [2]

    Tuğçe Güneş Yüce ve Neslihan Başak Yıldız, “Eril Trafik Kültürü İçerisinde Kadın Sürücülerin Konumu: Haber Analizi,” Sosyal Araştırmalar ve Yönetim Dergisi, no. 1 (2022), Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/sayod/article/1082914

  • [3]

    İbrahim Öztürk, Julie Devif, Brice Douffet, Seher Genç, Marie-Axelle Granié, and Türker Özkan, “Exploring the Effects of Sex Category, Gender Roles, and Gender Stereotypes on One’s Own, Women’s and Men’s Driving Behaviour in Türkiye and France,” Research in Transportation Economics 114 (2025): 101664, https://doi.org/10.1016/j.retrec.2025.101664

  • [4]

    İbrahim Öztürk, Julie Devif, Brice Douffet, Seher Genç, Marie-Axelle Granié, and Türker Özkan, “Exploring the Effects of Sex Category, Gender Roles, and Gender Stereotypes on One’s Own, Women’s and Men’s Driving Behaviour in Türkiye and France,” Research in Transportation Economics 114 (2025): 101664, Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.retrec.2025.101664

  • [5]

    Yeşim Üzümcüoğlu, Suzan Ceylan-Batur ve Cansu Kaya, “Behind the Wheel and under the Lens: How Gender Stereotypes Drive Perception in Türkiye,” Women’s Studies International Forum 114 (2026): 103244, Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.wsif.2025.103244

  • [6]

    Angelica Moè, Mara Cadinu, and Anne Maass, “Women Drive Better If Not Stereotyped,” Accident Analysis & Prevention 85 (2015): 199–206, Erişim Tarihi: 28 Eylül 2026. https://doi.org/10.1016/j.aap.2015.09.021

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

İçindekiler

  • Kendi Çocukluğuma Atla Gittim

  • Kendinden Hükümlü Kısraklar...

  • Ve Kendini Gerçekleştiren Kehanet!