Atlas Çağlayan'ın öldürüldüğü anlara dair kamera kayıtları, 14 Ocak 2026 - (Bandırma Express)
Atlas Çağlayan Cinayeti, 14 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’un Güngören ilçesinde, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın 15 yaşındaki E.Ç. tarafından “yan bakma” iddiası üzerine bıçaklanarak öldürülmesi olayıdır. Olay, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir baklavacı dükkanının önünde meydana gelmiş, saldırgan gözaltına alınarak “kasten öldürme” suçundan tutuklanmıştır.
Olayın Seyri
14 Ocak 2026 akşamı saat 20.20 civarında İstanbul’un Güngören ilçesi Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bulunan bir kafede, yaşları 18’in altında olan iki grup arasında “yan bakma” iddiası üzerine sözlü bir tartışma başlamıştır. Kısa süreliğine yatışan tartışma, tarafların kafeden çıkmasıyla yeniden başlamış ve sokakta kavgaya dönüşmüştür. E.Ç. isimli 15 yaşındaki şüpheli, yanında taşıdığı “sustalı” olarak tabir edilen bıçakla 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaralamıştır.
Olayın hemen ardından çevredekiler tarafından polis ve sağlık ekiplerine haber verilmiştir. Çağlayan, ağır yaralı olarak yere yığılmış, sağlık ekipleri tarafından Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirmiştir.
Olay sonrası polis ekipleri tarafından gözaltına alınan E.Ç., kısa süre içinde Güngören Çocuk Büro Amirliği ekiplerince, suç aleti olan bıçakla birlikte gözaltına alınmıştır. Zanlının yanında bulunduğu belirtilen arkadaşları da ifadeleri alınmak üzere emniyete götürülmüştür. E.Ç., işlemlerinin ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edilmiş ve çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmiştir.
Atlas Çağlayan'ın, 2009 doğumlu olup, ailesiyle birlikte İstanbul’da yaşadığı bilinmektedir. Olay günü annesini işten aldıktan sonra kardeşini görmek için evden çıktığı, kısa süre sonra öldürüldüğü belirtilmiştir. Çağlayan'ın cenazesi, ailesi ve arkadaşlarının katılımıyla Kazlıçeşme Mezarlığı’na, anneannesinin yanına defnedilmiştir.
Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, oğlunun yaralandıktan kısa süre sonra yaşamını yitirdiğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır: “Yarım saat bile yaşayamadı yavrum. Yarım saat sürmemiştir yaşaması. ‘Vefat etti,’ dediler, ‘öldü,’ dediler. O cani çocuğumu öldürdü. Atlas için adalet istiyorum. Herkesin sesimi duymasını istiyorum.”
Soruşturma ve Hukuki Süreç
Zanlının İfadesi
Şüpheli E.Ç., savcılık ifadesinde olay günü yaşananları detaylandırmıştır. İfadesinde, Atlas Çağlayan’ı tanımadığını belirterek şu açıklamayı yapmıştır: “Ben olay tarihinde A.A.H., S.Y. ve M. isimli arkadaşlarımla birlikte Güngören’de bulunan bir kafeye gittim. Ben arkadaşlarımla birlikte kafeden çıkıp kafenin önünde olduğum sırada kafeden çıkan başka bir grup içinde bulunan olay sonucunda ismini öğrendiğim Atlas Çağlayan isimli şahıs bana ‘ne bakıyorsun’ diyerek küfretti. Üzerime geldi. Ben de bunun üzerine üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum.”
E.Ç., bıçaklama sonrasında yaşananları şu sözlerle aktarmıştır: “Sonrasında çocuğu yere yatırdılar. Yanımda bulunan arkadaşlar da beni darbederek bana hakaret ettiler. Ben orada beklemeye başladım. Yanımda bulunan arkadaşım A.A.H., bana bıçağı vermemi söyledi, ben de elimdeki bıçağı ona verdim. Bıçağı elinde tutarken kafede bulunanlar bıçağı yere atmasını söylediler. Ada da bıçağı yere attı. Polisler geldiğinde beni kafede yakaladılar. Bıçağı teslim aldılar. Daha önce Atlas Çağlayan’ı tanımam, suçlamaları anlattığım haliyle kabul ederim.”
E.Ç.’nin ifadesinde, herhangi bir planlama veya önceden tanışıklık olmadığı; olayın anlık bir tartışma sonucu geliştiği beyan edilmiştir. Zanlı, savcılıktaki sorgusunun ardından “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanmıştır.
Anne Gülhan Ünlü’nün İfadesi
Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, olayın ardından hem basın mensuplarına hem de adli süreçte yaptığı açıklamalarda oğlunun suçsuz olduğunu, olayın hiçbir şekilde “korkutma amacıyla” gerçekleşmediğini belirtmiştir. Ünlü, şüphelinin avukatının “bıçağın korkutmak için savrulduğu” yönündeki iddiasını kesin bir dille reddetmiştir. Annenin ifadesi, şu şekilde aktarılmıştır: “Eğer korkutmak isteği olmuş olsaydı, gerilip o bıçakla vurmazdı. Göğsünden vurarak nasıl korkutabilir? Bu iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum.” sözleriyle olayın kasıtlı bir saldırı olduğunu düşündüğünü belirtmiştir.
Ünlü, oğlunun sakin ve yardımsever bir çocuk olduğunu vurgulamış, “Benim çocuğumun hiçbir suçu yok. Oğlumun yan gözle bakmış olma ihtimali bile yok. Zaten o nur yüzüyle nasıl bir yan gözle bakma olabilir?” ifadelerini kullanmıştır.

Güngören’de bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, 18 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Ayrıca, oğlunun kişilik yapısından bahisle “Atlas’ı tanımanızı çok isterdim. Tanımadan bütün ülke benim yavrumu sevdi. Yüzünden nur akardı melek yavrumun. Herkese yardımcı olurdu, okulunda çok sevilen bir çocuktu. Arkadaşları da zaten çiçek gibi çocuklar, melek gibi hepsi. Hepsi zaten yan yana durduğunda anlaşılıyor.” demiştir.
Soruşturma ve Mahkeme Süreci
Olayın ardından başlatılan soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir. Şüpheli E.Ç., işlemlerinin tamamlanmasının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş ve tutuklanarak Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmiştir.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 20 Ocak'ta sürecin adli merciler tarafından hassasiyetle sürdürüldüğünü belirterek yaptığı açıklamada, “Sürecin büyük bir hassasiyetle yürütüleceğinden, fail ya da faillerin hak ettikleri cezayı alacaklarından kimsenin şüphesi olmamalıdır.” ifadelerini kullanmıştır.
Bakan Tunç, "İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Atlas Çağlayan evladımızın acısı, hepimizin yüreğini yakmıştır. Atlas evladımıza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum." paylaşımında bulunmuştur.
Olayla ilgili soruşturmanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca ilk andan itibaren tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürüldüğünü vurgulayan Tunç, şunları kaydetmiştir: "Soruşturma kapsamında şüpheli şahıs, 'kasten öldürme' suçundan gözaltına alınmış, adli mercilerce tutuklanmıştır. Ayrıca Atlas evladımızın ailesini tehdit ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 3 şüpheli de 'nitelikli tehdit' suçundan tutuklanmıştır. Soruşturma ve yargılama süreçlerinin büyük bir hassasiyetle yürütüleceğinden, fail ya da faillerin hak ettikleri cezayı alacaklarından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Şiddetin önlenmesi, suça karşı caydırıcı yaptırımların uygulanması, çocuklarımızın ve gençlerimizin korunması bizler için hayati bir sorumluluktur."
Bakan Tunç, "çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenmesi, koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi, çocukların eğitim, aile ve sosyal çevre içinde sağlıklı biçimde desteklenerek toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılımlarının sağlanabilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan Araştırma Komisyonu'nun çalışmalarını sürdürdüğünü" bildirmiştir.
"Komisyonun ortaya koyacağı tespitler doğrultusunda Bakanlık olarak gerek Türk Ceza Kanunu'nda gerekse ilgili mevzuattaki düzenlemelere yönelik çalışmaları gecikmeksizin hayata geçireceklerinin" altını çizen Tunç, paylaşımında şu ifadelere yer vermiştir: "Atılması gereken adımları aziz milletimizin huzur ve güvenliğini güçlendirecek bir anlayışla kararlılıkla atacağız. Bu tür acı hadiselerin tekrar yaşanmaması için kamu düzenini bozmaya çalışan sokak çetelerine, şiddeti öven anlayışlara ve toplumu tehdit eden her türlü yapıya karşı mücadelemizi kesintisiz şekilde sürdüreceğiz."
Tehdit ve Sosyal Medya Soruşturmaları
Cinayet sonrasında, Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderilmiştir. Bu mesajlar ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek soruşturmalar başlatılmıştır.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda, provokatif paylaşım yaptığı tespit edilen 4 kişi gözaltına alınmıştır. Ayrıca tehdit içerikli mesaj gönderdikleri belirlenen 3 şüpheli hakkında da işlem yapılmış; bu kişilerden ikisi il dışında yakalanmış, ifadeleri Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla alınmıştır. Savcılıktaki işlemlerinin ardından A.E., Y.T. ve S.T. isimli üç şüpheli, “tehdit” suçundan tutuklanmıştır.
Bu süreçte, sosyal medya üzerinde olayla ilgili yanlış veya kışkırtıcı paylaşımlar yaptığı belirlenen iki kişi de il dışında gözaltına alınmıştır.
Toplumsal ve Kurumsal Tepkiler
Resmi Ziyaretler ve Açıklamalar
Olayın ardından İstanbul Valisi Davut Gül, Atlas Çağlayan’ın ailesini Güngören’deki evlerinde ziyaret etmiştir. Vali Gül, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır: “Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hepimiz çok üzgünüz. Adli süreç devam ediyor. Başsağlığına geldik. Bunun ötesinde söyleyeceğimiz her şey ailenin acısını daha da derinleştirecek hem de olayı magazinleştirme niyetimiz de yok. Ciddi bir olay, acı bir olay. Dolayısıyla o ona bunu dedi, bu buna bunu dedi… Bunların kimseye faydası da yok. Emniyetimiz, adliyemiz süreci kararlılıkla devam ettiriyor. Suçluların hak ettikleri cezaya çarptırılmalarıyla ilgili de sürecin sonunda hep birlikte göreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, olayın ardından yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullanmıştır: “Üzerimize düşen görev neyse bunu sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisindeyiz. Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz.”
Olayın Kamuoyu Yansımaları
Atlas Çağlayan Cinayeti, kamuoyunda Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti ile karşılaştırılmıştır. Haberlerde, olayın Minguzzi cinayetini hatırlattığı belirtilmiş; iki olay arasında, fail ve mağdur yaşlarının benzerliği ile “çocuklar arasında şiddet” olgusuna dair toplumsal tartışmaların benzer biçimde gündeme geldiği vurgulanmıştır.
Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, oğlunun ölümünden sonra yaptığı açıklamada, daha önce yaşanan Minguzzi vakasına atıfta bulunarak şu ifadeleri kullanmıştır: “Önce Ahmet’i, sonra benim yavrum Atlas’ımı katlettiler. Bundan sonra başka çocuklar zarar görmesin. Başka çocukların anneleri yanmasın.”
Olay, kamuoyunda çocuklar arasında artan şiddet ve suça sürüklenen çocuklar konularında tartışmalara neden olmuştur.


