fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarENVER KONUKÇU20 Kasım 2024 08:03
Altın Orda hanı (1256-1266).

Cengiz Han’ın torunu, Cuci Han’ın oğlu, Batu Han’ın kardeşi, Sertak ile Ulakçı hanların da halefidir. Kaynaklarda adı Berke, Berkâ ve Berkây, bazan da Berke Oğul şeklinde geçer. Gençliği hakkında çok az bilgi vardır. 1246 ve 1251 yıllarında amcası Ögedey’in oğlu Güyük ile öbür amcası Tuluy’un oğlu Mengü’nün tahta geçişlerindeki kurultayda yer aldı ve gayretleriyle bazı iç çekişmeleri önledi. Büyük bir ihtimalle Müslümanlığı hükümdar olmadan önce Hârizm’de bulunduğu sıralarda kabul etmiştir. Sertak ve Ulakçı’nın kısa saltanatlarından sonra 1256 yılı sonunda Altın Orda tahtına geçti.


Saltanatının ilk yıllarında batıda Galiçya’da ayaklanan Kral Daniel’in isyanı bastırılarak yeni inşa edilen kaleler yıktırıldı. Ardından Litvanya ve Polonya’nın istilâsına başlanarak Saint Domierz Kalesi tahrip edildi, Krakow Kalesi ile bazı kaleler ele geçirildi. Bu durum karşısında Kral Utangaç Boleslas Macaristan’a iltica etmek zorunda kaldı. Diğer taraftan Rus Knezliği ile mevcut olan dostluk, vergi meselesinden dolayı meydana gelen ayaklanmalar sebebiyle bozuldu. 1259’da Novgorad Rostof, Suzdal ve Yaroslav gibi şehirlerdeki isyanlar derhal bastırıldı. Knez Yaroslav oğlu Aleksandr Berke Han’ın üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldı.


Berke Han, Bizans’a sığınmış olan Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykâvus’un İmparator Mikhail VIII. Palaiologos’un emriyle Enez Kalesi’ne kapatılması üzerine bu devlete karşı da harekete geçti. İmparatorun bizzat kumanda ettiği kuvvetler, Bulgar Çarı Teş’in de yardımıyla bozguna uğratıldı. Cuci ailesinden Nogay, İzzeddin ve ailesini kurtarıp Berke’ye gönderdi. Burada izzet ve ikram gören İzzeddin Orbay Hatun’la evlendirildi. Solhad ile Suğdak’ın gelirleri kendisine tahsis edildi. Ceneviz kaynaklarında belirtildiğine göre İzzeddin’e Kefe’de bir de saray verilmişti. Altın Orda tehdidine karşı Bizans evlilik yolu ile Berke Han’a yaklaşmak istedi, saraya mensup Prenses Euphrosyne’yi zengin hediyelerle Nogay’a vererek akrabalık kurdu.


Berke’yi yakından ilgilendiren asıl siyasî konu İlhanlılar idi. 1256’ya kadar büyük han adına birlikte hareket eden iki devlet, Hülâgû’nun Berke Han’a karşı cephe almasıyla rekabet içine girdi. Berke Han İlhanlılar’a karşı siyasî dengeyi sağlamak için Memlük Sultanı Zâhir Rükneddin Baybars’a elçi göndererek İslâm ülkelerini istilâ ve halka zulmeden Hülâgû’ya karşı birlikte mücadele etmeyi teklif etti ve savaşı kazanırlarsa onun elindeki bütün toprakları alıp kendisine vereceğini bildirdi.


İlhanlılar’ın Azerbaycan’ı istilâ ederek sınırı Derbent’ten geçirmeleri ve topraklarındaki Altın Ordalı tüccarları öldürmeleri tarafları savaşa sürükledi. 1263’te meydana gelen savaşta Hülâgû ağır bir bozguna uğradı. Bu haber İslâm dünyasında büyük bir sevinç yarattı. Berke savaş alanında pek çok kişinin öldüğünü öğrenince, “Allah, Moğollar’ı Moğollar’ın kılıcı ile öldüren Hülâgû’yu utandırsın” diyerek üzüntüsünü belirtmiştir.


Hülâgû’nun 1265’te ölümü üzerine yerine geçen Abaka Han da Berke’ye karşı aynı siyaseti devam ettirdi. Aynı yıl Kür nehri sahilinde İlhanlılar ile Altın Orda kuvvetleri karşı karşıya geldiler. Irmağın her iki tarafındaki kuvvetler bir müddet savaş nizamında beklediler. Berke Tiflis tarafına giderek nehri geçtikten sonra İlhanlılar’a saldırmayı düşünüyordu. Ancak ömrü buna yetmedi; 1266’da vefat etti. Berke’nin cenazesi töre gereğince başşehir Saray’a götürüldü ve burada toprağa verildi. Oğlu olmadığı için yerine Batu’nun torunu Mengü Timur han ilân edildi.


Tarihe ilk müslüman Altın Orda hükümdarı olarak geçen Berke Han, İslâmiyet’i daha yeğenleri zamanında kabul etmiş ve Sertak Han ile de bu yüzden anlaşmazlığa düşmüştü. İslâmiyet’i kabulünde Şeyh Necmeddîn-i Kübrâ’nın halifelerinden Seyfeddin Bâharzî’nin büyük rolü olmuştu. Saray şehrinin kurulmasından sonra Türkistan’la ticarî münasebetler artmış ve bunun sonucu İslâmiyet süratle yayılmıştır. Cûzcânî ve Cüveynî’nin yazdıklarından anlaşıldığına göre Berke yasa ve şeriatı birlikte uygulamış, her iki sistemin ruhuna bütün samimiyetiyle bağlı kalmıştır. Kur’ân-ı Kerîm öğretmek üzere okullar açtırmış, Saray’da imam ve müezzinler bulundurmuş ve âlimleri himaye etmiştir.


Berke Han zamanında en parlak devrini yaşayan Altın Orda Moğolistan’daki büyük kağanlıktan ayrılmış ve tamamen bağımsız bir devlet olmuştur. Onun kendi adına sikke bastırması da bunu göstermektedir.


Berke’nin Saray (Sarây-ı Berke) adıyla İdil nehri kıyısındaki büyük bir düzlükte inşa ettirdiği şehir kısa zamanda bir ticaret merkezi haline gelmiştir. İbn Battûta ve birçok Batılı seyyah bu şehirden övgüyle söz etmişlerdir. Sarây-ı Berke’nin yeri bugün tam olarak tesbit edilememiştir. Tzarev veya Selitrennoye Selitrenniy Gorodok’ta harabeleri meydana çıkarmak için çalışmalar yapılmıştır. Bazı maddî kültür kalıntıları ise Leningrad Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kaynakça

A. Y. Yakubovskiy, Altınordu ve Çöküşü (trc. Hasan Eren), Ankara 1976, s. 56-65, 73, 100, 109, 121-122, 144-145, 224.

Akdes Nimet Kurat, IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, Ankara 1972, s. 128-130, 134, 152, 342-343.

Atâ Melik el-Cüveynî, The History of the World-Conqueror (trc. J. A. Boyle), Manchester 1958, I, 184, 249; II, 548, 563, 573, 594.

Fâyid Hammâd M. Âşûr, el-ʿAlâḳātü’s-siyâsiyye beyne’l-Memâlîk ve’l-Moġūl fi’d-Devleti’l-Memlûkiyyeti’l-ûlâ, Kahire 1976, s. 81-83.

J. A. Boyle, “Dynastic and Political History of the Il-Khans”, CHIr., V, 352-354, 356.

Makrîzî, Histoire des sultan mamlouks de l’Égypte (trc. M. Quatremère), Paris 1842, I/1, s. 213 vd.

Minhâc-ı Sirâc el-Cûzcânî, Ṭabaḳāt-ı Nâṣırî (nşr. Abdülhay Habîbî), Kâbil 1343 hş., II, 213-218.

Mustafa Kafalı, Altın Orda Hanlığının Kuruluş ve Yükseliş Devirleri, İstanbul 1976, s. 54-59.

Müstevfî, Târîḫ-i Güzîde (Nevâî), s. 478, 585, 590.

Pakhymeres, Histoire de Constantinople (nşr. Cousin), Paris 1685, VI, 107, 136-142.

R. Grousset, The Empire of the Steppes (trc. N. Walferd), New Brunswick 1970, s. 394-400.

Reşîdüddin, Câmiʿu’t-tevârîḫ (nşr. Behmen Kerîmî), Tahran 1338 hş., I, 625-632; II, 731-734, 736, 744.

W. Barthold, “Berke”, İA, II, 553-555.

W. de Tiesenhausen, Altınordu Devleti Tarihine Ait Metinler (trc. İsmail Hakkı İzmirli), İstanbul 1941, I, 115; II, 6, 379, 507.

a.mlf. – J. A. Boyle, “Berke”, EI2 (İng.), I, 1187-1188.

a.mlf., “Cuci Ulusu ve Ak-Orda (Altın-Orda) Gök-Orda Hanlıkları”, TED, I (1970), s. 103-120.

a.mlf., “Saray”, a.e., X, 206-207.

a.mlf.ler, “Berke Ḫân”, UDMİ, IV, 433-435.

İbn Battûta, Voyages, IV, 447.

İbn Kesîr, el-Bidâye, XIII, 234, 238-239, 242, 247, 249.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"BERKE HAN" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor