BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarEbrar Sıla Peri17 Nisan 2026 12:25

Bir Bakışta Tanıdım Onu

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline

İnsan hayatında en çok geçmişe takılı kalır, ne zaman bir sorun çıksa suçu geçmişine atar. Hep kaçtığımız geçmişe de dönüp baksak bir kere, belki tüm sorun çözülürdü. Ama ben kaçmayı seçmiştim. Gönül isterdi ki böyle olmasın ama bu gönlün her istediği çoğu şey olmuyordu. Ağustos güneşi tenimi yakarken kendimi bir havalimanında bulmuştum. Her yerde yüzlerine "Yetişebilecek miyim?" İfadesi taşıyan binlerce insan koşuşturup duruyordu. Benimse bir yere yetişmeye ihtiyacım yoktu. Kaybedecek neyim varsa kaybetmiş, geçmişimi ardımda bırakıp buraya gelmiştim. Nereye gideceğim bilmiyordum, tek bildiğim kaçmaktı. Sakince yürümeye başladım. Havalimanından sonunda çıkabilmiştim. Yürüdükçe yüzünü gördüğüm insanlar sürekli anneme ya da babama benziyorlardı. Peşimi bırakmıyorlardı, ben gittikçe onlar daha çok geliyorlardı. Yüzleşmeliydim, artık kendimi aşmalıydım. Otobüs durağında oturuyorken karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kadının arabanın altında kalışını gördüğümde yanlış yaptığımı anlamıştım. Havalimanının girişine koşar adımlarla gitmiş, yüzüne "yetişebilecek miyim?" İfadesi takınan insanlardan herhangi biriydim artık. Geldiğim yöne tekrar bilet aldım ve kapıların açılmasını beklemek üzere sıralanmış koltuklardan birine oturdum. Ellerimle yüzüme dokundum, ağlamaktan şişmiş göz altlarımla çoktan barışmış, bir makyaj emaresi sürmemiştim yüzüme. Gözyaşlarıyla birbirlerine yapışmış kirpiklerime dokundum. Yeniden dolduğunu hissettiğim gözlerimi aniden kapadım ve elimi yüzümden çektim. Bir kez daha ağlamama gerek yoktu. Ağlamadım. Bekledim, düşündüm, nasıl bu hale geldiğimi, günün sabahında aslında ne kadar mutlu bir güne uyandım sandığımı düşündüm. İnsanın hayatının birkaç saatte nasıl altüst olabileceğini anladım. Hayatın altı üstünden daha güzel değilmiş, kim demişse kendini avutmuş. Zaman gelmişti, birkaç saat önce yalvar yakar kaçtığım şehre geri dönüyor, ailemi kaybetme düşüncesiyle yeniden yüzleşiyordum.

Yanımdan geçen insanlar, gördüğüm her göz, duyduğum her ses aileme benziyor, beni onlara, geçmişe götürüyordu. Uçağa bindiğimde cam kenarı koltuğu seçtiğime bir kez daha şükrederek koltuğuma oturdum. Sanırım bugünlerde doğru yaptığım tek şey gelirken de giderken de cam kenarı koltuk seçmemdi. Kulaklıklarımı o takıp gözlerimi kapatmaya çalışmıştım, ta ki kaybedişlerim tekrar gözlerimin önüne gelene kadar. Aynı anları yaşamayı geç görmeye dahi katlanamıyordum. Gözlerimi bulutlara, gökyüzüne çevirdim. Her zaman duygularımı yüklediğim o ağır, kimine göre kasvetli, kimine göre cıvıl cıvıl, bana göre tek sığınak olan gökyüzüne. Düşüncelerimi de benden alıp gitmelerini, öyle yeryüzüne dökülmelerini diledim. Yeterince ağlamamışım gibi tttuğum gözyaşlarımı da benim yerime akıtsınlar istedim. Ben yoruluyordum, ben çoktan yorulmuştum. Yaşamımın son demlerinde huzurlu olmak istedim belki, bilmiyorum. Orada da çıktı geçmişim karşıma, kaçamadım hiçbir zaman, kaçamıyorum.

Uçak indiğinde çalınan anonslar sayesinde kulaklıklarımı çıkarmış, bir an önce bu basık araçtan çıkmayı denedim. Yine yüzlerindeki ifadeyi silmeden beklemiş gibi duran insanlar oradan oraya gidip kapılardan çıkmaya çalışıyorlardı. Oturdum, hepsinin çıkmasını bekledim. Ortalık durulduğunda kalktım ve sakince merdivenlerden inip bavul kapılarına doğru yürümeye başladım. Geçmişime doğru.

Kaynakça

Peri, Ebrar Sıla, "Bir Bakışta Tanıdım Onu" yayımlanmamış el yazması deneme. 2023

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

KÜRE'ye Sor