
Yazar Tarafından Yapay Zeka Desteği İle Oluşturulmuştur.
Bir Dem Gelir, Anadolu tasavvuf edebiyatının önde gelen isimlerinden Yunus Emre’ye atfedilen ve insanın ruhsal hâllerindeki değişimi konu alan manzum bir eserdir. Şiir, Yunus Emre’nin tasavvufî düşünceyi halk diliyle ifade ettiği ilahiler arasında yer almakta olup, sözlü kültür ortamında oluşmuş ve sonraki dönemlerde yazıya geçirilmiştir. Eserde, insanın iç dünyasında zamanla ortaya çıkan farklı hâller, ardışık örnekler ve karşıtlıklar yoluyla dile getirilmektedir.
Halk Şiiri / Tasavvufî Şiir / İlahi
“Bir Dem Gelir”, tasavvufî içerik taşıyan bir halk şiiridir. Şiir, Yunus Emre’ye atfedilen ilahiler arasında değerlendirilmekte olup, öğretici ve açıklayıcı bir nitelik taşımaktadır. Hece ölçüsüne dayalı yapısı ve dörtlüklerle kurulmuş biçimiyle Anadolu halk şiiri geleneği içinde yer almaktadır.
Bir Dem Gelir şiiri, insanın ruhsal hâllerinin süreklilik göstermediğini ve zamanla değişebileceğini anlatır. Şiirde kullanılan “bir dem” ifadesi, hayatın geçiciliğini ve insanın ilahi irade karşısındaki acziyetini simgeler. Yunus Emre, bu değişkenlik üzerinden insanın kendini sorgulamasını amaçlar.
Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur
Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
Bir dem sanasın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile büstan olur
Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur
Bir dem div olur ya peri, viraneler olur yeri
Bir dem uçar Belkıs ile, sultan-ı ins ü can olur
Bir dem varır mescidlere, yüz sürer anda yerlere
Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur
Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur
Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur
Bir dem döner Cebraile, rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur
Şiirin kesin yazılış tarihi bilinmemektedir. Yunus Emre’nin yaşadığı kabul edilen 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başları arasındaki dönemde, Anadolu’daki tasavvufî düşünce ortamı içinde ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Şiir, başlangıçta sözlü kültür yoluyla aktarılmış; daha sonraki yüzyıllarda Yunus Emre divanları ve tasavvuf edebiyatı derlemeleri aracılığıyla yazılı hâle getirilmiştir.
“Bir Dem Gelir” şiiri, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde sözlü olarak aktarılmıştır. Yunus Emre’nin hayatıyla ilişkilendirilen Eskişehir, Sivas ve Karaman çevresi, şiirin bilindiği ve derlendiği başlıca yöreler arasında yer almaktadır. Sözlü aktarım süreci nedeniyle şiirin farklı bölgelerde küçük varyantlarla yaşadığı bilinmektedir.
Yunus Emre, Anadolu’da 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başlarında yaşamış, Türk tasavvuf edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hayatına dair bilgiler sınırlı olup, biyografisi büyük ölçüde şiirlerinden ve sonraki dönemlerde kaleme alınan kaynaklardan hareketle oluşturulmaktadır. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, 1240 civarında doğduğu ve 1320 civarında vefat ettiği yönündeki görüşler yaygınlık kazanmıştır.
Yunus Emre’nin yaşamı Anadolu’nun çeşitli bölgeleriyle ilişkilendirilmekte; özellikle Eskişehir, Karaman ve Sivas çevresi onun hayatına ve şiirlerinin yayılımına dair öne çıkan merkezler arasında gösterilmektedir. Şairin, Anadolu Selçuklu Devleti’nin çözülme süreci ve Moğol istilalarının etkili olduğu bir tarihsel dönemde yaşadığı kabul edilmektedir. Bu dönemin sosyal ve siyasal şartlarının, Yunus Emre’nin şiirlerinde yer alan insan, ahlak ve maneviyat merkezli söylemin oluşumunda etkili olduğu değerlendirilmektedir.
Yunus Emre, tasavvufî düşünceyi sade bir Türkçe ile ifade etmesiyle tanınmaktadır. Şiirlerinde Arapça ve Farsça unsurlar bulunmakla birlikte, genel olarak halkın anlayabileceği bir dil kullanmıştır. Bu yönüyle, tasavvufî düşüncenin geniş kitlelere ulaşmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Eserlerinde insan sevgisi, ilahî aşk, dünya hayatının geçiciliği ve nefs terbiyesi gibi tasavvufî kavramlar öne çıkmaktadır.
Yunus Emre’ye atfedilen şiirler, başlangıçta sözlü kültür ortamında yayılmış; daha sonraki yüzyıllarda derlenerek yazıya geçirilmiştir. Bu durum, şiirlerin farklı varyantlarla günümüze ulaşmasına neden olmuştur. Yunus Emre’nin şiirleri, Yunus Emre Divanı başlığı altında toplanmış; ayrıca tasavvuf edebiyatı, halk edebiyatı ve Türk dili üzerine yapılan akademik çalışmalarda kapsamlı biçimde ele alınmıştır.
“Bir Dem Gelir” şiiri, Yunus Emre’nin insanın iç dünyasını merkeze alan tasavvuf anlayışını yansıtan eserlerinden biridir. Şiirde, insanın zaman içinde farklı ruhsal hâllere bürünebileceği; sevinç ve keder, bilinç ve gaflet gibi durumlar arasında geçişler yaşayabileceği örneklerle ifade edilmektedir. Bu yönüyle şiir, tasavvufî düşüncenin temel kavramlarını açıklayıcı bir anlatım çerçevesinde sunmaktadır.
“Bir Dem Gelir” şiirinin ortaya çıkışına dair belirli bir tarihsel olay veya yazılı bir anlatı bulunmamaktadır. Şiirin, Yunus Emre’nin yaşadığı dönemde Anadolu’da yaygın olan tasavvufî düşünce ortamı ve sözlü anlatım geleneği içinde oluştuğu kabul edilmektedir. Eser, belirli bir tarihsel hadiseden ziyade, insanın manevî hâllerini ve tasavvufî tecrübeyi ifade etme amacıyla ortaya konmuş bir şiir olarak değerlendirilmekte; bu yönüyle Yunus Emre’nin tasavvufî öğretisini halka aktarmaya yönelik eserleri arasında yer almaktadır.

Yazar Tarafından Yapay Zeka Desteği İle Oluşturulmuştur.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Bir Dem Gelir (Şiir)" maddesi için tartışma başlatın
Şiirin Türü
Bir Dem Gelir Şiiri
Tarihsel Bilgi
Derlendiği / Bilindiği Yöre
Şairi
Bağlamsal Bilgi
Çıkış Hikayesi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.