BOSTÂN
(بوستان)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarADNAN KARAİSMAİLOĞLU20 Kasım 2024 07:52
İranlı büyük şair Sa‘dî’nin (ö. 691/1292) ünlü Farsça mesnevisi.
Bostân’dan minyatürlü bir başka sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 54b)
Bostân’dan minyatürlü bir başka sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 54b)
Bostân’dan minyatürlü bir başka sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 54b)
Bostân’dan minyatürlü bir sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 78b)
Bostân’dan minyatürlü bir sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 78b)
Bostân’dan minyatürlü bir sayfa (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1919, vr. 78b)
Bostân’ın ilk iki sayfası (İÜ Ktp., FY, nr. 1410)
Bostân’ın ilk iki sayfası (İÜ Ktp., FY, nr. 1410)
Bostân’ın ilk iki sayfası (İÜ Ktp., FY, nr. 1410)

Sa‘dî-yi Şîrâzî, uzun yıllar süren seyahatlerinden doğum yeri Şîraz’a döndükten sonra 655’te (1257) tamamladığı bu eserini, İran’ın Fars bölgesinde hüküm süren Salgurlular’dan Ebû Bekir b. Sa‘d b. Zengî’ye ithaf etmiştir. Bostân’ın ilk yazma nüshalarında Saʿdînâme adının kullanıldığı görülmekte ise de, şair muhtemelen eserine herhangi bir ad vermemiştir. Daha sonraki dönemlerde Saʿdînâme yerine, Sa‘dî’nin diğer meşhur eseri Gülistân’a anlam ve söyleyiş bakımından daha uygun düştüğü için, “güzel kokulu çiçek bahçesi” anlamına gelen Bostân adı tercih edilmiş olmalıdır.


Daha çok kahramanlık şiirlerinin yazıldığı mütekārib bahrinde kaleme alınan eser bir mukaddime ve on bölüm (bab) halinde tertip edilmiştir. Adalet, ihsan, aşk, tevazu, rızâ, kanaat, terbiye, şükür, tövbe, münâcât ve hatm-i kitâb başlıklarını taşıyan bölümler birçok hikâyeden meydana gelir. Bölümler konu itibariyle zaman zaman birbirlerinin sınırlarını ihlâl eder gibi görünürse de konular incelendiğinde anlaşılabileceği gibi bu durum kaçınılmazdır. Bostân’ın Farsça yazmalarının yanı sıra Türkçe tercümelerinde de görülen ve birçok farklılık gösteren “hikâye” (hikâyet), “konuşma” (goftâr) ve konuya işaret eden alt başlıklar muhtemelen daha sonra konulmuştur. Bostân yaklaşık 5000 beyit ihtiva eder. Ancak bu sayı bazı yazma nüshalarında farklıdır. Eser üzerinde yapılan incelemeler, Sa‘dî’nin ilk yazımından sonra eseri tekrar gözden geçirdiğini ve bazı değişiklikler yaptığını ortaya koymaktadır.


Sa‘dî, çeşitli kaynaklardan derlediği hikâyeler, bizzat şahit olduğu olaylar ve başkalarından duyduğu rivayetlerle edindiği bilgi ve tecrübelerini hikâye ve fıkralar halinde anlatırken sade, çekici ve anlaşılır bir üslûp kullanmış, yer yer tarihî şahsiyetlerden de söz etmiştir. Teşbih ve istiarelerinde gerçekçi olmaya da özen göstermiş, adalet, siyaset, yöneten-yönetilen münasebetleri, iyi ve kötü ahlâk, Allah’a karşı kulluk, terbiye, aşk, muhabbet ve benzeri konuları eğitici ve öğretici bir şekilde işlemiştir. Çeşitli nasihatler veya ibretli cümlelerle sona erdirdiği hikâye ve sözlerini hep bu amaç için kullanmıştır.


Bostân taşıdığı bu özelliklerle dünyanın birçok yerinde haklı bir şöhret kazanmış, İslâm ülkelerinde bilhassa Farsça öğretimde başvurulan temel eserlerden biri olmuştur. Sa‘dî külliyatının birçok yazma nüshası içinde yer aldığı gibi ondan ayrı olarak da çeşitli kütüphanelerde çok sayıda nüshaları bulunmaktadır. Külliyat içinde veya ayrı olarak birçok defa basılmıştır.


Farsça başta olmak üzere çeşitli dillerde şerhleri yapılan eser Mehmed Çelebi (Fâtih devri), Muslihuddin Mustafa Sürûrî (ö. 1562), Şem‘î (ö. 1011/1602-1603 [?]), Sûdî Bosnevî (ö. 1007/1599 [?]) ve Havâyî Mustafa Çelebi (ö. 1608) tarafından Türkçe olarak şerhedilmiştir. Kâtib Çelebi Havâyî’nin eserini bunların en doğrusu ve en güzeli olarak gösteriyorsa da en yaygını ve beğenileni Sûdî’nin şerhi olup, iki cilt halinde İstanbul’da basılmıştır (1288). Sûdî, şerhinde yeri geldikçe Sürûrî’yi ve Şem‘î’yi de tenkit eder. Bu şerh taşıdığı özellikler sebebiyle Farsça’ya tercüme edilerek basılmıştır (Tebriz 1352 hş.).


Bostân’ın bilinen ilk Türkçe tercümesi, Hoca Mes‘ûd b. Ahmed tarafından manzum olarak 755’te (1354) yapılmıştır. Ferhengnâme-i Sa‘dî adını taşıyan eser aynı vezinde olup 1073 beyti ihtiva eder. Kelimelere bağlı kalınmayıp mâna dikkate alınarak tercüme edildiği ve yer yer çok başarılı olduğu belirtilen bu tercüme Veled Çelebi ve Kilisli Muallim Rifat tarafından neşredilmiştir (İstanbul 1340 r./1342). Veled Çelebi, isim benzerliği sebebiyle, Hoca Mes‘ûd’un bu eserini yanlışlıkla meşhur kelâm ve fıkıh âlimi Teftâzânî’ye (ö. 792/1390) nisbet etmiş, onun bu yanlışı sırasıyla Gibb (I, 201-203), Storey (İA, XII/1, s. 121) ve Saîd-i Nefîsî (EI2 [Fr.], II, 1385-1386) tarafından tekrarlanmıştır (Veled Çelebi’nin hatası için bk. Köprülü, 481-483). Bostân’ın Türkçe tercümelerinden günümüzde en yaygın olanları, Kilisli Rifat Bilge (İstanbul 1934, 1975) ve Hikmet İlaydın’ın (Ankara 1947; İstanbul 1973, 1985) tercümeleridir. Bunlardan ikincisinde Sûdî’nin şerhindeki Farsça metnin tercümeye esas alındığı belirtilmektedir. Ayrıca Hakkı Eroğlu’nun mesnevi tarzında hece vezniyle ve meâlen yapılmış bir tercümesi de vardır (Niğde 1945).


Bostân’ın Batı dillerine yapılan ilk tercümelerinden bazıları şunlardır: Forbes Falconer (İngilizce [seçmeler], London 1839), Schlechta-Wssehrd (Almanca, Wien 1852), B. de Meynard (Fransızca, Paris 1880), K. Chaykin (Rusça, Moscov 1935).

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"BOSTÂN" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor