Kendini olduğundan fazla gösterecek şekilde tavır takınma, gösteriş, caka, sahte vakar, kurum, fiyaka."Çalıma bak kopukta / Ne de kurum satıyor / Nümâyişi topukta / Hemen göze batıyor. - Türkü"
İsim
2.
Tavır, hal."O kadar yorgundu ki, çalımları bile isteksiz ve gevşekti, sanki hiçbir şeye aldırmıyordu."
İsim
3.
Kılıcın keskin tarafı."Dövüşçü, çalımını ustalıkla kullanarak rakibinin savunmasından kaçtı ve keskin kılıcıyla darbeyi indirdi."
İsim
4.
Bir geminin su kesimi altında kalan kısmının baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması durumu."Gemi, su kesiminden daralarak ilerledi, kaptan çalımını doğru ayarlayarak daha hızlı bir yol aldı."
İsim
5.
Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan, karşı takım oyuncusunu geçmek için yaptığı şaşırtıcı ve dikkat dağıtıcı kıvrak vücut hareketi."Rakip takım oyuncusunun çalımını geçmek için yaptığı hareket o kadar hızlıydı ki, defans oyuncuları sadece boş bir alan gördü."
İsim
6.
Bir aleti çalma işi."Orkestradaki her çalım, müzik eserinin derinliğini ve duygusunu dinleyicilere başarıyla aktarıyordu."
İsim
İşaret Dili
Ç
a
l
ı
m
Köken
Türkiye Türkçesi çal- “vurmak” fiilinden, Türkiye Türkçesi +Im ekiyle türetilmiştir.
Kullanım Alanları
Sahte Vakar ve Gösteriş: Kişilerin sosyal hayatta kendilerini daha güçlü ya da önemli göstermek amacıyla kullandığı tavırdır.
Spor: Futbol gibi sporlarda, oyuncuların rakiplerini geçmek için yaptığı dikkat dağıtıcı hareketlerdir.
Denizcilik: Geminin gövdesinin baş ve kıç bodoslamasına doğru daralmasıyla aldığı şekli ifade eder.