CANDAR
(جاندار)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarAYDIN TANERİ20 Kasım 2024 08:06
Eskiden bazı İslâm devletlerinde hükümdar ve sarayını korumakla görevli muhafızlar hakkında kullanılan bir terim.

Farsça cân (silâh) ve dâr (tutan) kelimelerinden oluşan candar terimine Ortaçağ’da kurulan Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Hârizmşahlar, Eyyûbîler ve Memlükler gibi İslâm devletlerinin saray teşkilâtında rastlanmaktadır. Candar geniş yetkileri olan önemli bir görevli idi.


Büyük Selçuklular’da diğer saray görevlileri gibi candarlar da çeşitli milletlere mensup gulâmlar arasından seçilen hassa askerleri olup hükümdarın ve sarayın güvenliğini sağlamaktan sorumlu idiler. Candarların kumandanına “emîr-i cândâr” denilirdi. Yüksek rütbeli bir kumandan olan emîr-i cândârlar arasında Gümüştegin Candar ve Çavlı Candar gibi atabegliğe kadar yükselenler de vardı.


Anadolu Selçukluları’nda da candar denilen ve süvarilerden teşkil edilen bir muhafız birliği vardı. Bunlar kılıçlarını kayışları altın işlemeli kınlarında taşırlardı. I. Alâeddin Keykubad tahta çıktığında 120 candardan oluşan muhafız birliğine sahipti (İbn Bîbî, s. 216). I. Gıyâseddin Keyhusrev Bizans İmparatoru I. Laskaris ile yaptığı savaşta cesaretine aldanıp candarlarından uzaklaştığı sırada şehid edilmişti. Candaroğulları Beyliği’nin kurucusu olarak kabul edilen Emîr Şemseddin Yaman’ın candar lakabını taşıdığına bakılırsa onun da Anadolu Selçukluları’nda emîr-i cândâr olarak hizmet ettiği söylenebilir.


Eyyûbîler devrinde mevcut olan candarların en önde gelen kumandanlarından Tuğrul Candar, Halep ve Ba‘lebek muhasaralarıyla Kudüs Krallığı ve Antakya Prensliği’nin hâkimiyetindeki yerlerin fethinde önemli hizmetlerde bulunmuştur (Şeşen, s. 143-144).


Eyyûbîler’den Memlükler’e geçen candarlık bu dönemde en yüksek rütbeli memuriyetlerden biri haline gelmiştir. Asıl görevi sultanın ve sarayın emniyetini sağlamak olan candarların siyasî suçluları yakalayıp zeredhâne denilen yerde hapsetmek, idam mahkûmlarının cezalarını infaz etmek, huzura girmek isteyen emîrleri sultana takdim etmek, gelen postayı devâtdâr ve kâtib-i sır ile beraber sultana arzetmek ve merasimlerde çetr taşımak gibi görevleri de vardı. Perdedarlar, rikâbdarlar ve hazinedarlar da onun emrindeydi. Candar seferlerde sultanın etrafında bulunan muhafız alayının önünde yürürdü. Candarların teşkil ettiği muhafız alayı “mukaddemü elf” veya “emîr-i tablhâne” tarafından idare edilirdi. Memlükler döneminde bu müessesenin başında bulunan mukaddemü elf rütbesindeki emîrler arasında Âlcây el-Yûsufî ve Canı Beg el-Hamzavî zikredilebilir. Candarlık IX. (XV.) yüzyılın ortalarında önemini kaybetmeye başladı ve Memlükler’in yıkılışına kadar bu görev sıradan askerler tarafından yerine getirildi.

Kaynakça

Aḫbârü’d-devleti’s-Selcûḳıyye, s. 75, 118, 127.

el-Ḳāmûsü’l-İslâmî, I, 566.

David Ayalon, “Studies on the Structure of the Mamlūk Army-III”, BSOAS, XVI/1 (1954), s. 63-64.

Hasan-ı Enverî, Iṣṭılâḥât-ı Dîvânî: Devre-yi Ġaznevî ve Selcûḳī, Tahran 2535 şş., s. 27-28.

Kalkaşendî, Ṣubḥu’l-aʿşâ, IV, 20; XIII, 93, 97-98.

M. C. Şehabeddin Tekindağ, Berkuk Devrinde Memlûk Sultanlığı, İstanbul 1961, s. 129-132.

Mecdud Mansuroğlu, “Cândâr”, İA, III, 24-25.

Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi, İstanbul 1971, s. 136-187.

Ramazan Şeşen, Salâhaddîn Devrinde Eyyûbîler Devleti, İstanbul 1983, s. 143-144.

Reşat Genç, Karahanlı Devlet Teşkilâtı, İstanbul 1981, s. 218-219.

Râvendî, Râhatü’s-sudûr (Ateş), I, 223; II, 359.

Uzunçarşılı, Medhal, s. 32, 34, 101, 187-188, 327.

İbn Bîbî, el-Evâmirü’l-ʿAlâʾiyye, s. 216.

“D̲j̲āndār”, EI2 (İng.), II, 444.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"CANDAR" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor