DÂRÂNÎ
(الداراني)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMUSTAFA KARA20 Kasım 2024 08:33
İlk zâhidlerden.

Dımaşk’ın Dârân veya Dir‘iye köyünde doğdu. Suriye bölgesinin en eski sûfîlerinden biri olup aslen Vâsıtlıdır. Gençlik döneminden sonra tasavvufa yöneldi; özellikle aç kalmaya önem veren, riyâzetlerle dolu bir zühd hayatı yaşadı ve bundan dolayı “bündârü’l-câiîn” (açların önderi) lakabını aldı. Mekke ve Bağdat’ı ziyareti sırasında buralarda bulunan sûfîlerle görüştü. Zühd ve tasavvufla ilgili sözleri, daha çok yetiştirdiği sûfîlerin en büyüğü olan Ahmed b. Ebü’l-Havârî vasıtasıyla rivayet edilmiştir.


Dârânî havf-recâ halleri ve bunların birlikte yaşanması gerektiği üzerinde özellikle duran sûfîlerden biridir. Ona göre vera‘ zühdün ilk merhalesidir. Recâ müşahede, havf ise mücahede ile ilgilidir. Müşahedeler de mücadelelerin neticesidir; kanaat rızânın başlangıcıdır; zâhidlerin son mertebesi mütevekkillerin ilk mertebesidir. Ona göre ağlamayı terketmek ilâhî yardımın kesildiğini gösterir. Bu sebeple, “Gözünüzü yaşa, gönlünüzü tefekküre alıştırınız” der. “Usulü kaybeden vuslatı gerçekleştiremez” sözü kendisinden sonra tasavvufî çevrelerde seyrüsülûkün bir ilkesi haline gelmiştir. Dârânî semâ meclislerini gönülleri terbiye ve tedavi etmek için faydalı saymıştır. Onun tasavvuf düşüncesinde üç temel makam vardır: Zühd, vera‘ ve rızâ. Hub (sevgi) ise rızânın tabii neticesidir. Gece ibadetine çok önem veren Dârânî “ehl-i lehv” (dünyevî zevklere düşkün olanlar) tabirinin karşıtı olarak “ehl-i leyl” (gecelerini ihya edenler) terimini kullanan ilk sûfî olarak bilinmektedir. Ehl-i leyli tefekkür ederek, ağlayarak Kur’an okuyanlar, vecde gelip haykırarak rahatlayanlar ve susanlar şeklinde üç gruba ayırmıştır.


Ebû Süleyman ed-Dârânî’nin mârifet ve mârifet ehliyle ilgili olarak da dikkat çekici görüşleri vardır. Ferîdüddin Attâr, “zâhidlere ne mutlu” diyen birine Dârânî’nin “âriflere ne mutlu” şeklinde cevap verdiğini nakleder. “Başkalarının elli rek‘atta tadamadığı ruhanî zevki ârif iki rek‘atta tadar” diyen Dârânî mârifetin sözden çok sükûtta aranması gerektiği görüşündedir (Attâr, s. 28). Ancak sûfî gönül dünyasında hissettiği nükte ve hikmetlerin doğruluğunu Kur’an ve Sünnet’in hükümlerine uymadıkça kabul etmemelidir.


Dârânî bazı âyetlere tasavvufî yorumlar getirmesi sebebiyle işârî tefsir hareketinin ilk temsilcilerinden sayılır. Abdurrahman-ı Câmî’nin verdiği bilgiye göre kardeşi Dâvûd b. Ahmed’in de mürşididir. Hâris el-Muhâsibî başta olmak üzere birçok sûfîyi etkileyen Dârânî’nin tasavvuf düşüncesinin kuruluş safhasında önemli hizmetleri olmuştur. Richard Gramlich onunla ilgili geniş bir makale yazarak tasavvufî konulardaki düşüncelerini değerlendirmiştir.

Kaynakça

Ali Sâmî Neşşâr, Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, Kahire 1978, III, 306-319.

Attâr, Teẕkiretü’l-evliyâʾ, s. 28.

Ebû Nuaym, Ḥilye, IX, 254.

Hatîb, Târîḫu Baġdâd, VIII, 241.

Hücvîrî, Keşfü’l-maḥcûb, s. 139; a.e. (Uludağ), s. 211.

Kuşeyrî, Risâle (Uludağ), s. 129-130.

Lâmiî, Nefehât Tercümesi, s. 116.

Münâvî, el-Kevâkib, II, 251.

Richard Gramlich, “Abū Suleymān ad-Dārānī”, Oriens, XXXIII (1992), s. 22-85.

Sülemî, Ṭabaḳāt, s. 91.

Süleyman Ateş, İşârî Tefsîr Okulu, Ankara 1974, s. 64.

İbn Hallikân, Vefeyât, III, 131.

İbn Kesîr, el-Bidâye, X, 255.

İbn Teymiyye, el-Furḳān, Bağdad 1389, s. 39.

İbnü’l-Cevzî, Ṣıfatü’ṣ-ṣafve, IV, 223.

Şa‘rânî, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 87.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"DÂRÂNÎ" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor