Deniz Milli Parkı

Alıntıla
kure star outline

Deniz milli parkı, denizel doğal süreçlerin, türlerin, habitatların, ekosistemlerin ve bunlarla ilişkili doğal veya kültürel değerlerin millî park statüsü altında uzun vadeli korunması amacıyla sınırları belirlenen ve yönetilen korunan alan türüdür. Türkiye’de Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü, millî parkı bilimsel ve estetik bakımdan millî ve milletlerarası ölçekte ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları olarak tanımlamaktadır. Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin (IUCN) korunan alan sınıflandırmasında millî parklar, büyük ölçekli ekolojik süreçleri, karakteristik türleri ve ekosistemleri koruyan; aynı zamanda çevresel ve kültürel değerlerle uyumlu bilimsel, eğitsel ve rekreasyonel kullanımlara imkân veren II. kategori korunan alanlardır. Bu çerçevenin deniz alanlarında uygulanması, deniz millî parklarını daha geniş kapsamlı “deniz koruma alanı” kavramının içinde konumlandırmaktadır.


Türkiye’de “Deniz Millî Parkı” adıyla belirlenen alanlara ilişkin güncel uygulama 16 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile ortaya çıkmıştır. Kararla Muğla’nın Fethiye ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarında bulunan deniz alanı ve Kuzey Ege’de sınırları belirlenen saha “Deniz Millî Parkı” olarak ilan edilmiştir.

Muğla (Anadolu Ajansı)

Kavramsal Çerçeve

Deniz millî parkı kavramının temelini oluşturan deniz koruma alanları, deniz veya kıyı çevresinin belirli bölümlerinin doğal ve kültürel kaynaklarının korunması amacıyla hukuki veya diğer etkili yöntemlerle koruma altına alınmasına dayanır. IUCN’nin korunan alan tanımında, doğanın ve buna bağlı ekosistem hizmetleri ile kültürel değerlerin uzun süreli korunmasını sağlamak üzere açık biçimde belirlenmiş, tanınmış ve yönetilen coğrafi alan ölçütü kullanılmaktadır.


IUCN’nin deniz koruma alanlarına ilişkin kılavuzunda deniz koruma alanlarının deniz çevresini mutlaka içermesi, bunun yanında kıyıdaki kara parçalarını ve adaları da kapsayabilmesi öngörülmektedir. Deniz tabanı, bunun üzerindeki su kütlesi, flora ve fauna ile tarihî ve kültürel unsurlar aynı koruma sisteminin parçaları olabilmektedir. Büyük deniz koruma alanlarında farklı faaliyetlerin farklı ölçülerde sınırlandırıldığı bölgeler oluşturulabilmektedir.


Deniz koruma alanı kavramı, yalnızca millî park statüsünü ifade etmez. Deniz rezervleri, özel çevre koruma bölgeleri, tabiat parkları ve farklı yönetim kategorilerine sahip korunan deniz alanları bu genel çerçeve içinde yer alabilir. Deniz rezervleri gibi bazı koruma alanlarında doğal veya kültürel kaynakların çıkarılması yasaklanırken, çok amaçlı deniz koruma alanlarında belirlenmiş bölgeler içinde farklı kullanımlara izin verilebilmektedir.


IUCN sınıflandırmasındaki II. kategori millî parklar ise geniş doğal veya doğala yakın alanların büyük ölçekli ekolojik süreçleriyle birlikte korunmasını esas alır. Bu alanlarda karakteristik türlerin ve ekosistemlerin korunmasının yanında koruma hedefleriyle uyumlu bilimsel araştırma, eğitim, rekreasyon ve ziyaret faaliyetlerine yer verilebilir.

Koruma Amaçları

Deniz koruma alanlarının temel amaçları arasında denizel biyolojik çeşitliliğin, ekosistemlerin ve habitatların korunması bulunmaktadır. Bu alanlar deniz canlılarının üreme, beslenme ve gelişme alanlarının korunması, tehdit altındaki türlerin yaşam alanlarının devamlılığının sağlanması ve ekosistemlerin yapısı ile işlevlerinin muhafaza edilmesi amacıyla oluşturulabilmektedir.


Deniz koruma alanları bilimsel araştırmalar bakımından da kullanılmaktadır. İnsan faaliyetlerinin sınırlandırıldığı veya düzenlendiği deniz alanları, ekosistemlerdeki uzun dönemli değişimin izlenmesine yönelik kontrol ve referans alanları oluşturabilmektedir. Bunun yanında doğa temelli rekreasyon, eğitim ve kültürel mirasın korunması da deniz koruma alanlarının kullanım amaçları arasında yer almaktadır.


Deniz çevresine yönelik koruma yaklaşımı zaman içinde yalnızca belirli türlerin veya tek tek habitatların korunmasından ekosistem temelli yönetime doğru genişlemiştir. Ekosistem temelli yaklaşımda canlı ve cansız doğal kaynakların birbirleriyle olan ilişkileri ile balıkçılık, deniz ulaşımı, enerji faaliyetleri, su ürünleri yetiştiriciliği ve bilimsel araştırma gibi insan faaliyetlerinin ekosistem üzerindeki etkileri birlikte ele alınmaktadır.

Yönetim ve Bölgeleme

Deniz koruma alanlarında koruma düzeyi ve izin verilen faaliyetler bütün alan boyunca aynı olmak zorunda değildir. Geniş alanlarda farklı yönetim amaçlarına sahip bölgeler oluşturulabilmektedir. IUCN’ye göre bu bölgelerin ayrı yönetim kategorileriyle değerlendirilmesi için sınırlarının açık biçimde haritalandırılması, hukuki veya diğer etkili araçlarla uzun dönemli olarak tanınması ve her bölgenin açık yönetim hedeflerine sahip olması gerekmektedir.


Bölgeleme sistemi, korumanın derecesine göre insan faaliyetlerinin düzenlenmesine imkân verir. IUCN kılavuzlarında tamamen korunan alanlardan kontrollü kullanıma açık bölgelere kadar farklı düzenlemelerin uygulanabileceği belirtilmektedir. Büyük Set Resifi Deniz Parkı örneğinde koruma, bilimsel araştırma, millî park, tampon, habitat koruma ve genel kullanım gibi farklı bölgeler aynı deniz parkı içinde yer almaktadır.


Türkiye’de korunan alanlara ilişkin kullanılan “uzun devreli gelişme planı” da kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal ve ekonomik unsurlar ile eylem ve yönetim modellerini bir araya getiren, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı bir plan olarak tanımlanmaktadır.

Uluslararası Koruma Sistemi

Deniz koruma alanı düşüncesinin uluslararası düzeyde gelişimi 20. yüzyılın ikinci yarısında hızlanmıştır. Deniz alanlarının korunması konusu 1962’de gerçekleştirilen Birinci Dünya Millî Parklar Konferansı’nda ele alınmış; sonraki dönemde deniz çevresinin korunması, uluslararası çevre ve deniz hukuku düzenlemelerinin konularından biri hâline gelmiştir.


IUCN, deniz koruma alanlarını bütünleşik kıyı ve deniz yönetiminin bir unsuru olarak ele almaktadır. 1999 tarihli Guidelines for Marine Protected Areas adlı kılavuzda deniz koruma alanlarının deniz biyolojik çeşitliliğinin ve üretkenliğinin korunmasındaki rolü açıklanmış; koruma alanlarının tek başlarına değil, onları etkileyen deniz ve kara faaliyetlerini kapsayan daha geniş yönetim sistemleri içinde ele alınması öngörülmüştür.


IUCN’nin daha sonraki yönetim kategorileri kılavuzunda korunan alanlar altı temel kategori altında sınıflandırılmıştır. Milli park, bu sistemde II. kategoridir. Deniz koruma alanlarına da aynı korunan alan tanımı ve yönetim kategorileri uygulanabilmektedir.

Akdeniz’de Bölgesel Koruma Sistemi

Akdeniz’de deniz ve kıyı alanlarının korunmasına ilişkin temel bölgesel düzenlemelerden biri Barselona Sözleşmesi’dir. Akdeniz Eylem Planı’nın hukuki çerçevesini oluşturan sözleşme 1976’da kabul edilmiş, daha sonra kapsamı genişletilerek “Akdeniz’in Deniz Ortamı ve Kıyı Bölgesinin Korunması Sözleşmesi” adını almıştır. Türkiye güncellenmiş sözleşme metnini 2002 yılında onaylamıştır.


Barselona Sözleşmesi kapsamında oluşturulan Akdeniz’de Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe İlişkin Protokol, deniz ve kıyı biyolojik çeşitliliğinin doğal ortamında korunmasını ve Akdeniz’de Önemi Haiz Özel Koruma Alanları listesinin oluşturulmasını düzenlemektedir. Türkiye Protokolün güncellenmiş metnini 2002 yılında onaylamıştır.


Akdeniz’de Önemi Haiz Özel Koruma Alanları, Akdeniz biyolojik çeşitliliğinin korunması bakımından önem taşıyan, bölgeye özgü ekosistemleri veya tehlike altındaki türlerin habitatlarını barındıran ya da bilimsel, estetik, kültürel ve eğitsel özellikleri bulunan alanlardan oluşturulabilmektedir. Bu alanların belirlenmesinde benzersizlik, temsil edilebilirlik, çeşitlilik, doğallık, tehlike altında bulunma ve endemiklik gibi ölçütlerden yararlanılmaktadır. Yönetim planının hazırlanması da bu sistemin unsurlarındandır.


Akdeniz’deki deniz koruma alanlarının yönetimi ve izlenmesine ilişkin çalışmalar UNEP/MAP bünyesinde de sürdürülmüştür. 2019-2023 yılları arasında yürütülen IMAP-MPA Projesi; deniz koruma alanlarında ekosistem yaklaşımının güçlendirilmesi, çevresel durumun izlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması ve ekolojik bakımdan temsil edici, birbirine bağlı ve izlenen bir deniz koruma alanları ağının geliştirilmesi hedefleriyle uygulanmıştır.

Türkiye’de Hukuki Çerçeve

Türkiye’de “millî park” terimi ilk defa 1956 tarihli Orman Kanunu’nda kullanılmıştır.【1】 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu’nun 1983 yılında yürürlüğe girmesinden sonra millî park ilanları bu kanun çerçevesinde yapılmıştır.【2】


2024 tarihli hukuk çalışmasına göre Türk hukukunda deniz koruma alanlarının kurulması ve yönetilmesini tek başına düzenleyen müstakil bir hukuki rejim bulunmamaktaydı. Buna karşılık Türkiye’de kıyı ve deniz alanları 1980’lerden itibaren özel çevre koruma bölgesi, millî park, tabiat parkı, doğal sit alanı ve benzeri koruma statüleri kapsamına alınmıştır.


Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik, korunan alanlar arasında millî park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı, doğal sit alanı, sulak alan ve özel çevre koruma bölgelerine yer vermektedir. Yönetmelikteki korunan alan tanımı kara, su ve deniz alanlarını kapsamaktadır.


Türkiye’de deniz koruma alanlarına yönelik hukuki ve kurumsal düzenlemeler Limanlar Kanunu, Orman Kanunu, Su Ürünleri Kanunu, Turizmi Teşvik Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu ve Kıyı Kanunu gibi farklı mevzuat düzenlemeleriyle de ilişkilidir.

Türkiye’de Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının Gelişimi

Türkiye’de kıyı ve deniz alanlarını içine alan özel çevre koruma bölgelerinin oluşturulması 1980’lerin sonlarından itibaren yaygınlaşmıştır. Gökova, Köyceğiz-Dalyan ve Fethiye-Göcek 1988’de; Patara, Kaş-Kekova, Foça ve Datça-Bozburun ise 1990’da özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alanlar arasında yer almıştır. Saros Körfezi 2010’da bu koruma sistemine dâhil edilmiştir.


Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi 1990 yılında ilan edilmiştir. Bölgenin sınırları 8 Kasım 2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile batıda Uluburun’a kadar genişletilmiş ve Kaş-İnceburun çevresindeki deniz alanları da koruma sınırları içine alınmıştır.


Kaş-Kekova’da 2009-2012 yıllarında yürütülen Güney MedPAN Türkiye Pilot Projesi kapsamında deniz yönetim planının hazırlanması, koruma ve kullanım ölçütlerinin belirlenmesi, deniz ve kıyı biyolojik çeşitliliğinin korunması, kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve ilgili kurumların yönetim kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Proje kapsamında biyolojik çeşitlilik ve sosyoekonomik araştırmalar, taşıma kapasitesi çalışmaları, coğrafi bilgi sistemleri uygulamaları, deniz yönetim planı hazırlanması ve şamandıra sistemlerinin kurulması gibi faaliyetler yürütülmüştür.


2009-2014 yılları arasında gerçekleştirilen “Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi” ise Fethiye-Göcek, Köyceğiz-Dalyan, Datça-Bozburun, Gökova ve Foça özel çevre koruma bölgeleri ile Ayvalık Adaları Tabiat Parkı gibi alanlarda uygulanmıştır. Projede mevcut alanların yönetim kapasitesinin geliştirilmesi, yeni koruma alanları için kurumsal kapasitenin oluşturulması, finansal planlama ve kurumlar arası koordinasyon hedeflenmiştir.


2013 yılında Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. 2024 tarihli hukuk çalışmasında Finike Denizaltı Dağları, yalnızca deniz alanını içine alan ilk ulusal koruma alanı ve bu anlamda Türkiye’nin ilk deniz koruma alanı olarak nitelendirilmiştir. Alanın önemli bir bölümü Türkiye karasularının dışında bulunmaktadır.


2024 tarihli başka bir çalışmada Türkiye’nin yaklaşık 32 deniz ve kıyı koruma alanına sahip olduğu, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen 18 özel çevre koruma bölgesinden 12’sinin yaklaşık 17.575 kilometrekarelik deniz ve kıyı alanını kapsadığı belirtilmiştir.【3】 Aynı çalışma, yayımlandığı tarihte Türkiye karasularının yaklaşık yüzde 4’ünün koruma statüsünde bulunduğunu ve açık deniz koruma alanlarının bulunmadığını kaydetmiştir.【4】

Fethiye-Kaş Deniz Millî Parkı

16 Ağustos 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla’nın Fethiye ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarında bulunan deniz alanı “Deniz Millî Parkı” olarak belirlenmiştir.


Fethiye-Kaş çevresinde 2026 kararından önce de farklı koruma statüleri uygulanmıştır. Fethiye-Göcek, Patara ve Kaş-Kekova özel çevre koruma bölgeleri bölgedeki kıyı ve deniz alanlarını kapsayan koruma sistemlerinin başlıca örnekleridir. Kaş-Kekova’da yapılan denizel biyolojik zenginlik araştırmalarında İnceburun ile Uluburun arasındaki kıyı şeridi ve adalar denizel biyolojik zenginlik bakımından belirlenen alanlar arasında yer almış; bu çalışmaların ardından mevcut özel çevre koruma bölgesinin sınırları 2006’da genişletilmiştir.

Kuzey Ege Deniz Millî Parkı

Aynı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kuzey Ege’de sınırları belirlenen bir saha da “Deniz Millî Parkı” olarak ilan edilmiştir.


Kuzey Ege, 2026 yılındaki ilan öncesinde de deniz koruma alanlarına ilişkin bilimsel çalışmalarda ele alınmıştır.【5】 2024 tarihli bir derlemede Ege Denizi’nde Gökçeada’nın batısı ve İzmir Karaburun’un kuzeybatısı dâhil bazı açık deniz alanları koruma alanı önerileri arasında gösterilmiştir.【6】 Aynı çalışmada Kuzey Ege’de korunan alan oluşturulması konusu ayrıca ele alınmıştır.【7】

Antalya (Anadolu Ajansı)

Koruma Statüleriyle İlişkisi

Deniz millî parkı, deniz koruma alanlarının farklı hukuki ve yönetim biçimlerinden biridir. Bir deniz alanının millî park olarak belirlenmesi, aynı bölgede daha önce oluşturulmuş özel çevre koruma bölgesi, doğal sit veya başka bir koruma statüsünün bulunmasına engel değildir. Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün kullandığı kavramlar arasında bir alanın birden fazla koruma statüsüne sahip olması “çakışan koruma statüsü” olarak tanımlanmaktadır.


Uluslararası uygulamada da deniz koruma alanları tek biçimli değildir. Bazı alanlar, bütün alan boyunca aynı yönetim kategorisine sahipken büyük deniz koruma alanlarında farklı koruma ve kullanım bölgeleri oluşturulabilmektedir. Alanların ortak özelliği, doğal değerlerin korunmasının belirli coğrafi sınırlar ve uzun dönemli yönetim düzenlemeleriyle ilişkilendirilmesidir.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. “Fethiye-Kaş ile Kuzey Ege’de Belirlenen Sahalar Deniz Millî Parkı İlan Edildi.” Anadolu Ajansı. Erişim 17 Ağustos 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/fethiye-kas-ile-kuzey-egede-belirlenen-sahalar-deniz-milli-parki-ilan-edildi/4028549

Day, Jon, Nigel Dudley, Marc Hockings, G. Holmes, D. Laffoley, Sue Stolton, Sue Wells, ve Lauren Wenzel, ed. Guidelines for Applying the IUCN Protected Area Management Categories to Marine Protected Areas. 2. ed. Gland, Switzerland: IUCN, 2019. Erişim 17 Ağustos 2026. https://portals.iucn.org/library/node/48887

International Union for Conservation of Nature. “Marine Protected Areas: Global Standards.” IUCN. Erişim 17 Ağustos 2026. https://iucn.org/our-union/commissions/group/iucn-wcpa-marine-thematic-group/marine-protected-areas-global-standards

Kanlı, İmam Bakır ve Nahide Nur Falcıoğlu. “Barselona Sözleşmesi Kapsamında Akdeniz ve Kıyılarının Korunmasında Çevresel İşbirliğinin Önemi.” IBAD Sosyal Bilimler Dergisi, no. 9 (2021): 117–142. https://doi.org/10.21733/ibad.793183.

Karahanlı, Ertan. “Türkiye Denizlerinde Önerilen Açık Deniz Koruma Alanları.” Acta Aquatica Turcica 20, no. 2 (2024): 168–181. https://doi.org/10.22392/actaquatr.1347579

Kelleher, Graeme. Guidelines for Marine Protected Areas. Ed. Adrian Phillips. Gland: IUCN, 1999. Erişim 17 Ağustos 2026. https://portals.iucn.org/library/node/7639

National Oceanic and Atmospheric Administration. “About Marine Protected Areas.” Marine Protected Areas. Erişim 17 Ağustos 2026. https://marineprotectedareas.noaa.gov/aboutmpas/

National Oceanic and Atmospheric Administration. “Classification System.” Marine Protected Areas. Erişim 17 Ağustos 2026. https://marineprotectedareas.noaa.gov/aboutmpas/classification/

National Oceanic and Atmospheric Administration. “Terms and Definitions.” Marine Protected Areas. Erişim 17 Ağustos 2026. https://marineprotectedareas.noaa.gov/aboutmpas/termsdefinitions/

Reçber, Sercan. “Açık Denizlerin Korunması ve Deniz Koruma Alanları.” Public and Private International Law Bulletin 42, no. 1 (2022): 81–120. https://doi.org/10.26650/ppil.2022.42.1.981605.

SPA/RAC. “Specially Protected Areas of Mediterranean Importance.” SPA/RAC. Erişim 17 Ağustos 2026. https://spa-rac.org/en/themes/specially-protected-areas-of-mediterranean-importance/

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü. “Temel Kavramlar.” Erişim 17 Ağustos 2026. https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP/Menu/34/Temel-Kavramlar

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü. “Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi Deniz Yönetim Planı ve Uygulaması Güney MEDPAN Türkiye Pilot Proje.” Erişim 17 Ağustos 2026. https://tvk.csb.gov.tr/projeler/kas-kekova-ozel-cevre-koruma-bolgesi-deniz-yonetim-plani-ve-uygulamasi-guney-medpan-turkiye-pilot-proje

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü. “Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi.” Erişim 17 Ağustos 2026. https://tvk.csb.gov.tr/projeler/turkiye-nin-deniz-ve-kiyi-koruma-alanlari-sisteminin-guclendirilmesi-projesi

United Nations Environment Programme. “IMAP-MPA Project.” UNEP. Erişim 17 Ağustos 2026. https://www.unep.org/unepmap/what-we-do/projects/IMAP-MPA-Project

Özturanlı, Beyza. “Türk Hukukunda Deniz Koruma Alanları ve Özel Koruma Alanları Protokolü’nden Kaynaklanan Yükümlülükler.” Kırıkkale Hukuk Mecmuası 4, no. 2 (2024): 901–932. https://doi.org/10.59909/khm.1526072.

Dipnotlar

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Günün Önerilen Maddesi
17 Ağustos 2026 tarihinde günün önerilen maddesi olarak seçilmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNurten Yalçın17 Ağustos 2026 13:34

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Deniz Milli Parkı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Kavramsal Çerçeve

  • Koruma Amaçları

  • Yönetim ve Bölgeleme

  • Uluslararası Koruma Sistemi

  • Akdeniz’de Bölgesel Koruma Sistemi

  • Türkiye’de Hukuki Çerçeve

  • Türkiye’de Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının Gelişimi

  • Fethiye-Kaş Deniz Millî Parkı

  • Kuzey Ege Deniz Millî Parkı

  • Koruma Statüleriyle İlişkisi

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor