
Duha Türkleri, Moğolistan’ın kuzeyindeki Sayan Dağları'nın eteklerinde, Rusya sınırına yakın Tsagaannuur bölgesinde yaşayan, az nüfusa sahip ve kültürel değerlerini koruyan bir Türk topluluğudur. Kendilerini “Duha” veya “Tuka” olarak adlandıran bu topluluk, tarihsel, dilsel ve kültürel bağlarıyla Sibirya Türk halkları arasında yer alır. Duha Türkleri, özellikle Ren geyiği (Rangifer tarandus) yetiştiriciliğine dayalı yaşam tarzları ve Şamanist inanç sistemlerini sürdüren ender gruplardan biri olmalarıyla dikkat çeker.
Duha Türkleri, Moğolistan’ın Hövsgöl Aymagı'na bağlı Tsagaannuur Sum’unda yaşamaktadır. Bu bölge, Moğol Altayları ile Sayan Dağları arasında uzanan ormanlık ve dağlık bir arazidir. Nüfusları yaklaşık 300–400 kişi arasında olup Moğolistan'ın toplam nüfusunun çok küçük bir kısmını oluştururlar. Yerleşim yapıları, yarı göçebe düzende ilerler. Yıl içinde birkaç kez göç ederek geyiklerin beslenme ihtiyaçlarına göre kamp alanlarını değiştirirler.
Duha Türklerinin tarihine ilişkin kesin veriler sınırlı olsa da bu topluluğun kökeni Sibirya’daki Tuva Türkleri ile yakın ilişkili olarak değerlendirilmektedir. Moğolistan’a ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, 17. yüzyılda başlayan göçlerle Tuva'dan güneye, bugünkü Hövsgöl bölgesine yerleştikleri tahmin edilmektedir. Sovyetler Birliği’nin Tuva Cumhuriyeti’ni etki alanı altına almasıyla birlikte, Moğolistan sınırlarına geçen bazı Türk topluluklarının burada yaşamaya başladıkları bilinmektedir. Bu bağlamda Duha Türkleri, tarihî ve kültürel kökleri bakımından hem Sibirya Türkleriyle hem de Altay halklarıyla ilişkilendirilmektedir.
Duha Türkçesi, Türk dil ailesinin Kuzeydoğu (Sibirya) grubuna ait, Tuva Türkçesine çok yakın bir lehçedir. Ses yapısı, sözcük dağarcığı ve gramer özellikleri bakımından Tuva Türkçesiyle büyük benzerlik gösterse de çevredeki Moğolca ve Rusça etkileriyle bazı yerel farklılıklar barındırır. UNESCO tarafından "kaybolma tehlikesi altında olan diller" arasında sınıflandırılmıştır. Genç kuşakların Moğolca eğitimi alması ve dış dünya ile artan temas, Duha Türkçesinin kullanım alanını daraltmıştır.
Duha Türklerinin yaşamı büyük oranda Ren geyiği yetiştiriciliğine dayalıdır. Geyikler, hem ulaşım hem de temel ihtiyaçların karşılanmasında kullanılır. Geyiklerin sütünden yoğurt, derisinden giysi ve çadır örtüsü, boynuzundan alet yapılır. Etleri ise genellikle törenlerde ve özel zamanlarda tüketilir. Duha toplumu ayrıca avcılık, balıkçılık ve orman ürünlerinin toplanması gibi faaliyetlerle de geçimini sağlar.
Son yıllarda artan dış ilgiden dolayı turizm faaliyetleri de sınırlı ölçüde ekonomik gelir kaynağı hâline gelmiştir. Özellikle antropologlar, etnologlar ve doğa turizmi meraklıları, Duha kamp alanlarını ziyaret etmektedir.
Toplumsal yapı, çekirdek aileler üzerine kuruludur. Aileler genellikle 5–7 kişiden oluşur. Evlilik, ataerkil değerlerin etkili olduğu geleneksel biçimlerde yürütülür. Yaşlı bireylerin toplum içinde saygı gören bir konumu vardır. Kadınlar genellikle ev işleri, geyiklerin sağımı, deri işçiliği ve çocukların bakımıyla ilgilenir.
Duha halkı, topluluk içinde dayanışmacı bir yapıya sahiptir. Kamp değişimleri sırasında yük paylaşımı ve karar alma süreçleri kolektif olarak yürütülür.
Duha Türkleri “urts” adı verilen konik yapılı, taşınabilir çadırlarda yaşamaktadır. Bu çadırlar geyik derileriyle kaplanır ve ortasında duman tahliye deliği bulunan geleneksel ocak yapısıyla donatılmıştır. Soğuk iklim koşullarına karşı oldukça işlevsel olan bu yapılar, hem yazlık hem kışlık kamp dönemlerinde kullanılır.
Giyimde deri ve yün ağırlıklıdır. Erkekler uzun, kuşaklı kaftanlar giyerken kadınlar, başörtüsü ve işlemeli elbiseler kullanır. Geyik derisi çizmeler, zorlu kış koşullarında yaygındır.
Duha toplumu, Şamanist inanç sistemini büyük ölçüde korumaktadır. Kam adı verilen şaman figürü, topluluk içindeki ruhsal rehberdir. Doğa ruhları, atalar ve ormanla ilişkili kutsal varlıklara tapınma hâlâ devam etmektedir. Ritüeller; hastalıkların tedavisi, ruhsal temizlik, doğum, ölüm ve göç zamanlarında gerçekleştirilir.
Şaman davulu, kamların en önemli aracıdır. Kamların trans hâlindeyken genellikle tanrı ve ruhlarla iletişime geçtiklerine inanılır. Ayrıca bazı bireyler arasında Budizm ve Hristiyanlığa yönelim de gözlemlenmektedir. Bu da inanç yapısında dönüşümlerin başladığını göstermektedir.
Moğolistan, Duha topluluğunu 1990’lı yıllardan itibaren daha yerleşik bir yaşama teşvik etmektedir. Bu çabalar, göçebe yaşam biçimiyle çelişmekte ve topluluk içinde kültürel gerilimlere yol açmaktadır. Duha çocukları Tsagaannuur köyündeki devlet okuluna Moğolca eğitim almak üzere gönderilmektedir. Bu durum, geleneksel dil ve kültürün aktarımında kesintilere neden olmaktadır.
Modernleşmenin getirdiği diğer sorunlar arasında hayvan hastalıkları, çevresel değişimler, geleneksel bilgi kaybı ve gençlerin şehir yaşamına yönelmesi yer almaktadır.
Duha Türklerinin yaşadığı kültürel dönüşüm, antropoloji ve etnografya alanında birçok çalışmaya konu olmuştur. Akademik kurumlar ve bazı sivil toplum kuruluşları, Duha kültürünün belgelenmesi ve korunması adına çeşitli çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca UNESCO ve benzeri kuruluşlar, bu tür kültürlerin korunmasına yönelik farkındalık programları oluşturmaktadır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Duha Türkleri" maddesi için tartışma başlatın
Coğrafi Yerleşim ve Demografik Yapı
Tarihsel Arka Plan
Dil ve Etnolinguistik Yapı
Ekonomik Yapı ve Geçim Kaynakları
Sosyal Yaşam ve Aile Yapısı
Barınma ve Giysi Kültürü
İnanç Sistemi ve Ritüeller
Eğitim, Modernleşme ve Tehditler
Kültürel Miras ve Koruma Çabaları
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.