BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarEbrar Sıla Peri19 Nisan 2026 12:02
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline

İnsan, hayatı boyunca en çok kendi eşiğinde bekler. Ne tam içeride ne de tamamen dışarıda; tam o ince çizginin üzerinde, kararsızlığın mekân bulmuş halinde. Bir ayağı geçmişin tozlu halısında, diğeri geleceğin soğuk zemininde...


Eşik, sadece bir kapının bitimi ve bir odanın başlangıcı değildir. O, bir vazgeçiştir ya da cesaretin en çıplak halidir. Adımını atmakla, olduğun yere kök salmak arasındaki o sancılı saniye, aslında ömrün özetidir. Bir yanın geride bıraktığın o tanıdık kokuyu, o güvenli karanlığı ve yaşanmışlığın ağırlığını özler; diğer yanın ise henüz girmediğin odanın yabancı ışığına, o tedirgin edici boşluğa kapılmıştır.


Bazı eşikler çok yüksektir; aşmak için sadece adım atmak yetmez, ruhunu bükmen gerekir. Bazıları ise o kadar alçaktır ki, geçtiğini ancak çok sonra, dönüp arkana baktığında anlarsın. Ama en yorucusu, o eşikte durup beklemektir. Rüzgârın hem önünden hem arkandan estiği, seslerin birbirine karıştığı o arafta kalmak... Ne bir yere ait olabilmek ne de ait olduğun yerden tamamen kopabilmek.


Eşik, bir bakıma insanın kendiyle yüzleştiği o dar koridordur. İçerideki yankı henüz sönmemiş, dışarıdaki gürültü ise henüz başlamamıştır. Orada dururken, sırtındaki yüklerin hangisini içeri taşıyacağına, hangisini kapı önünde bırakacağına karar verirsin. Çünkü bilirsin; her eşik bir veda, her veda ise yeni bir odanın sessizliğidir.


Belki de hayat, bir odadan diğerine telaşla geçmek değil, sadece o eşikte durabilme, o tekinsiz boşlukta nefes alabilme sanatıdır. Çünkü insan, en çok ne içeride ne de dışarıdayken; tam o sınırda, o kararsız dengedeyken en dürüst halindedir. Maskelerin kapı önünde bırakıldığı, yeni rollerin henüz kuşanılmadığı o kısa boşlukta...


Sahi, sen şu an hangi kapının önünde, hangi eşiğin o sızılı serinliğinde bekliyorsun? Arkandaki kapıyı kapatacak kadar yorgun, önündekini açacak kadar meraklı mısın?

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

KÜRE'ye Sor