Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik."Çocukken duymaktan en keyif aldığım şey Nasreddin Hoca'nın fıkralarıydı."
İsim
2.
Köşe yazısı."Fıkra yazmayı seviyor fakat gazeteye göndermeye üşeniyordu."
İsim
3.
Kanun maddelerinin içinde, satır başlarıyla ayrılmış küçük bölümlerden her biri."Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir."
İsim
4.
Bir yazının ayrıca bir konu oluşturan, başından ve sonundan ayrılabilen parçası, paragraf."Bu fıkrayı diğerlerinden ayrı tutup detaylıca incelemek gerek."
İsim
5.
Omurgayı meydana getiren kemiklerden her biri, omur."Doktor, röntgen sonuçlarına bakarak üçüncü fıkrada hafif bir eğrilik olduğunu söyledi."
İsim
İşaret Dili
F
ı
k
r
a
Kökeni
Arapça "fiḳra" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Kullanım Alanları
Edebiyat ve Sözlü Kültür: Mizahi, düşündürücü veya eğlenceli anlatılar için kullanılır.
Basın ve Medya: Günlük gazetelerde veya dergilerde yayımlanan, güncel olayları ele alan kısa yazılar için kullanılır.
Hukuk ve Mevzuat: Yasaların belirli hükümlerini açıklayan alt başlıklar için kullanılır.
Dil ve Anlatım Birimi: Bir metin içerisindeki bağımsız, ayrı bir anlam taşıyan bölümler için kullanılır.
Tıp ve Anatomi: Omurgayı oluşturan her bir kemik için kullanılır.