İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak."Pişirdiği ekmekleri çıkaran pastacı, fırının sıcak havasıyla ısınan mutfağında bir yudum su içti."
İsim
2.
Bu ocakta pişirilmiş."Ev yapımı fırın ekmeklerin kokusu, eve yayıldıkça iştah açıcı bir hal alıyordu."
Sıfat
3.
Ekmek, pasta vb. hamur işlerinin pişirildiği ve satıldığı dükkân."Sabahları taze pişmiş simit almak için her zaman fırına uğrarım."
İsim
4.
Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet."Elektrik fırını, mutfakta yemek hazırlamanın vazgeçilmez bir parçası haline geldi."
İsim
5.
Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç."Laboratuvarda kullanılan fırın, seramiklerin pişirilmesinde kullanılıyor."
İsim
İşaret Dili
F
ı
r
ı
n
Köken
Arapça frn kökünden gelen furn (فرن) "ekmek veya yemek fırını" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Orta Yunanca foûrnos (φοῦρνος) ve Latince furnus sözcüklerinden evrilmiştir.