
G7 Liderler Zirvesi, 15-17 Haziran 2026 tarihlerinde Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenmektedir. Dünyanın gelişmiş ekonomilerini bir araya getiren zirvede küresel ekonomi, uluslararası güvenlik, enerji arzı, iklim değişikliği, ticaret politikaları, yapay zeka teknolojileri ve devam eden bölgesel çatışmaların ele alınması beklenmektedir. Zirve, son dönemde Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel ekonomik sorunlar gündemiyle gerçekleştirilmektedir. Fransa yönetimi, liderlerin katılımıyla düzenlenen toplantılar nedeniyle ülkenin doğusunda ve İsviçre sınırına yakın bölgelerde olağanüstü güvenlik önlemleri almıştır.

Fransa'daki G7 Zirvesi'ne Ev Sahipliği Yapacak Evian-les-Bains'te Son Hazırlıkların Tamamlanması (11 Haziran, 2026) Anadolu Ajansı
Fransız makamları, zirvenin güvenliğini sağlamak amacıyla yaklaşık 14 bin polis, jandarma ve itfaiye personelini görevlendirmiştir. Güvenlik önlemleri yalnızca Evian-les-Bains ve çevresiyle sınırlı tutulmamış, Fransa-İsviçre sınır hattında da yoğunlaştırılmıştır. Liderlerin konaklayacağı bölgelerde hava sahası kısıtlamaları uygulanırken, kara ve göl ulaşımı üzerinde de sıkı kontroller devreye alınmıştır.
Yetkililer, zirvenin küresel önemi nedeniyle olası protestolar, güvenlik tehditleri ve kamu düzenini bozabilecek girişimlere karşı kapsamlı hazırlıklar yapıldığını belirtmiştir. Güvenlik planlamasının önemli bir bölümü, liderlerin toplantı alanlarına güvenli şekilde ulaşmasını sağlamaya yönelik tedbirlerden oluşmaktadır.
Zirve öncesinde İsviçre'nin Cenevre kentinde geniş katılımlı G7 karşıtı gösteriler düzenlenmiştir. Mon Repos Parkı'nda toplanan binlerce kişi, G7 ülkelerinin küresel politikalarını protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirmiştir. Göstericiler daha sonra şehir merkezi ve Cenevre Gölü çevresinde çeşitli eylemler düzenlemiştir.

Cenevre'de Düzenlenen Gösteriler (14 Haziran, 2026) Anadolu Ajansı
Protestolarda küresel ekonomik eşitsizlikler, silahlanma politikaları, uluslararası çatışmalar ve çevresel sorunlar öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır. Çok sayıda gösterici, G7 ülkelerinin dünya siyasetindeki etkisini eleştiren sloganlar taşımış ve liderlerin küresel krizlerin çözümüne yeterli katkı sunmadığını savunmuştur.

Cenevre'de Düzenlenen Gösteriler (14 Hazira, 2026) Anadolu Ajansı
Gösterilerde en dikkat çekici unsur, Gazze'de yaşanan gelişmelere yönelik tepkiler olmuştur. Filistin bayrakları taşıyan çok sayıda kişi, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve abluka politikalarını protesto etmiştir. Göstericiler, G7 ülkelerinin Gazze konusunda daha etkin adımlar atması gerektiğini savunmuş ve Filistin halkıyla dayanışma mesajları vermiştir.
Cenevre'nin çeşitli noktalarındaki binalara "G7'ye Hayır" yazılı pankartlar asılmış, bazı noktalarda Filistin bayrakları açılmıştır. Protestocular, küresel liderlerin savaşların sona erdirilmesi ve insani krizlerin çözümü konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Gösterilerin büyük bölümü barışçıl şekilde ilerlemesine rağmen, maskeli bazı grupların taşkınlık çıkarması sonrasında olaylar büyümüştür. Eylemler sırasında bazı araçlar ve iş yerleri zarar görmüş, ayrıca bölgede bulunan bazı Birleşmiş Milletler binalarında da hasar meydana gelmiştir.

Cenevre'de Alınan Güvenlik Önlemleri (12 Haziran, 2026) Anadolu Ajansı
Yaşanan gerginliklerin ardından İsviçre polisi göstericilere biber gazıyla müdahale etmiştir. Polis müdahalesi sonrasında kalabalık dağılmış ve protestolar sona ermiştir. Olaylar nedeniyle bölgede güvenlik önlemleri daha da artırılmıştır.
Gösterilere katılan çok sayıda eylemci, G7 ülkelerinin küresel ekonomik sistem, savaşlar ve uluslararası krizlerdeki rolünü eleştirmiştir. Protestocular, dünya genelinde yaşanan çatışmaların sona erdirilmesi, silahlanma politikalarının terk edilmesi ve daha adil bir uluslararası düzen kurulması çağrısında bulunmuştur.
Gösterilerde yapılan açıklamalarda, Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerindeki insani krizlere dikkat çekilmiş, liderlerden savaşların sonlandırılması ve diplomatik çözümlerin desteklenmesi talep edilmiştir. Zirve öncesinde yaşanan bu protestolar, G7 toplantılarının yalnızca diplomatik gündemiyle değil, küresel ölçekteki toplumsal muhalefetle de karşı karşıya olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Anadolu Ajansı. “Cenevre'de Barışçıl Başlayan G7 Zirvesi Karşıtı Eylem, Polisin Biber Gazlı Müdahalesiyle Son Buldu.” Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cenevrede-bariscil-baslayan-g7-zirvesi-karsiti-eylem-polisin-biber-gazli-mudahalesiyle-son-buldu/3966875
Associated Press (AP). “Trump Heads to G7 Summit With Wind at His Back After Announcing Agreement Aimed at Ending Iran War.” Erişim 15 Haziran 2026. https://apnews.com/article/trump-g7-france-iran-ukraine-992fb57188610d04660fb342c53e639e
CNN. “Live Updates: Iran War and G7 Summit.” Erişim 15 Haziran 2026.
https://edition.cnn.com/2026/06/15/world/live-news/iran-war-g7-summit
Deutsche Welle (DW). “Police Fire Tear Gas at Anti-G7 Protesters in Geneva.” Erişim 15 Haziran 2026.
https://www.dw.com/en/police-fire-tear-gas-at-anti-g7-protesters-in-geneva/a-77548464
Reuters. “G7 Leaders Meet in France After U.S. and Iran Declare Agreement to End War.” Erişim 15 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/china/g7-leaders-meet-france-after-us-iran-declare-agreement-end-war-2026-06-15/
G7 Liderler Zirvesi, 15 Haziran 2026'da Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde başlamıştır. Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, katılımcı liderleri Hotel Royal'de karşılamıştır. Macron'un eşi Brigitte Macron da liderler ve eşlerini resmi karşılama töreninde ağırlamıştır.
Zirveye Avrupa Birliği adına Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen katılmıştır. Costa, zirve öncesinde düzenlediği basın toplantısında şu değerlendirmede bulunmuştur: "Bu G7 zirvesi belirleyici bir anda gerçekleşmektedir. Burada alacağımız kararlar, küresel istikrarın temellerini savunma ve iş birliği yapma konusundaki kararlılığımızın net bir sinyali olacaktır."
Zirve öncesinde Macron, 11 Haziran'da G7 ülkeleri ile Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Kore ve Kenya temsilcilerini kapsayan bir video konferans düzenlemiş; makroekonomik dengesizlikler ve küresel ekonomik yönetişim konuları ele alınmıştır. Fransa dönem başkanlığı ayrıca G7 dışından çeşitli ülke liderlerini de bazı çalışma oturumlarına davet etmiştir.
Avrupa Konseyi'nin açıkladığı programa göre zirve liderleri, çok sayıda çalışma oturumunda şu başlıkları ele almıştır: jeopolitik sorunlar; Ukrayna'da barış ve Avrupa'nın güvenliği; Orta Doğu'daki gelişmeler; uluslararası ortaklıklar ve dayanışma; daha dengeli ekonomik büyüme ve yapay zekanın geleceği. Bunların yanı sıra gündemin merkezinde ABD ile İran arasında varılan çerçeve mutabakatının hayata geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması meseleleri yer almıştır.
Zirvenin ana gün programında 16 Haziran'da gerçekleştirilen ilk oturum, "Ukrayna'da Barışın İnşası" başlığı altında düzenlenmiş ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin özel daveti üzerine oturuma katılması sağlanmıştır.
Zelenski, 16 Haziran sabahı Evian-les-Bains'e ulaşmış; kendisini Hotel Royal'in bahçesinde karşılayan Macron ile kısa bir ikili görüşme yapmıştır. Macron, daveti açıklarken Zelenski'nin varlığının G7'nin Ukrayna'ya desteğini pekiştirmeye katkı sağlayacağını vurgulamıştır. Zelenski zirveye katılmadan önce, 15 Haziran'da Kiev'deki tarihi Kyiv-Pechersk Lavra manastırının Rus saldırısında ağır hasar gördüğünü açıklamıştır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki bu bin yıllık komplekse yönelik saldırı uluslararası kamuoyunda sert tepkiye yol açmış; Fransa Dışişleri Bakanı saldırıyı Paris'teki Notre Dame Katedrali'nin bombalanmasına benzetmiştir.
Zelenski, Trump ile görüşmesinde manastırın bombalanmasının ardından çekilen fotoğrafları göstermiş; Avrupa diplomatik kaynakları, bu hamlenin psikolojik açıdan etkili olduğunu belirtmiştir.
Zelenski, 15 Haziran'da Kiev'de yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i G7 zirvesinde ya da Amerika Birleşik Devletleri'nde yüz yüze görüşmeye davet ettiğini açıklamıştır. ABD'nin bu daveti desteklediğini aktaran Zelenski, Trump ve Macron'un zirvede hazır bulunacağını, bu nedenin de bir araya gelme için elverişli bir fırsat oluşturduğunu belirtmiştir. Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitri Peskov ise Ukrayna'dan resmi kanallar aracılığıyla herhangi bir davet iletilmediğini açıklamış; Peskov, Putin'in Zelenski'yi müzakereye hazır olması halinde Moskova'ya beklediğini yinelemiştir.
Ukrayna gündemli oturumda konuşan Zelenski, G7'de yapıcı bir atmosfer hâkim olduğunu ve bütün liderlerin Rusya'nın savaşı kazanamayacağı ve en kısa sürede bir anlaşmaya varması gerektiği konusunda görüş birliği içinde olduğunu ifade etmiştir. Zelenski ayrıca tüm liderlerin Rusya'nın sivil altyapıyı hedef almaya devam ettiğini kabul ettiğini ve Trump'ın Ukrayna'ya daha fazla hava savunma füzesi sağlanması konusunda olumlu bir tutum sergilediğini aktarmıştır. Zelenski'ye göre G7, Rusya'ya yönelik ek yaptırımları, özellikle enerji sektörü, bankacılık ve savunma sanayii alanlarındaki tedbirleri de görüşmüştür.
Zelenski, toplantının ardından X platformunda paylaştığı mesajda şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Temel öncelik, Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek ve Rusya'nın savaşı sona erdirmesini sağlamak üzere diplomasiyi ilerletmektir. Barışa ihtiyaç var." Zelenski aynı mesajında G7'den önemli taahhütler aldığını, bunların arasında ek hava savunma füzelerinin yanı sıra bu sistemlerin üretimi için lisansların da yer aldığını, kış destek paketinin kapsandığını ve Rusya üzerindeki baskının artırılacağını belirtmiştir. "Her şeyin hayata geçirilmesi şarttır. Rusya, bu savaşın asla normalleşmeyeceğini öğrenmek zorundadır" diye eklemiştir.
Bir Fransız diplomatik kaynağı Reuters'a, "çok verimli" olarak nitelendirilen görüşmelerin ardından G7 liderlerinin Ukrayna'ya destek konusunda birlik içinde olduğunu ve Rusya üzerindeki baskıyı artırma kararı aldığını doğrulamıştır. Aynı kaynak, liderlerin petrol ve gaz alanındaki yaptırımların genişletilmesi konusunda da uzlaştığını açıklamıştır. Bir Avrupalı diplomat ise oturumun "atmosferinin son derece olumlu" olduğunu ve Trump'ın oturumun sonuna kadar hazır bulunduğunu aktarmıştır.
Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen, oturumun ardından X'te paylaştığı mesajda şu değerlendirmeyi yaptı: "Ukrayna için rüzgâr dönüyor. 2026'daki tablo 2025'ten çok farklı. Ukrayna cephede cesurca direniyor. Rusya'nın yorgunluğu artık açıkça görülüyor. İşte tam da bu nedenle desteğimizi ikiye katlamanın tam zamanı."
Trump, zirvenin kenar müzakerelerinde Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ile gerçekleştirdiği ikili görüşmede Zelenski ile aynı gün bir araya geleceğini açıklamıştır. Trump, Putin ile Pazar günü konuştuğunu belirterek Rusya'nın savaşı sürdürmesi ve her iki tarafta da pek çok askerin hayatını kaybetmesi karşısındaki hayal kırıklığını dile getirmiş; "Rusya bir anlaşma yapmalı" demiştir. Trump ayrıca Ukrayna meselesiyle ilgili olarak, "Sekiz savaşı çözdüm. Bu, en kolay çözeceğimi düşündüğüm savaştı" demiş ve bu iddianın gerçekliği kamuoyunda tartışma konusu olmuştur.
Zelenski, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile zirvenin kenar müzakerelerinde görüşmüş; bu görüşmenin fotoğraflarını Telegram hesabından paylaşmıştır. "Tutumları koordine etmenin her zaman önemli olduğunu" belirten Zelenski, Trump'ın ABD'nin Ukrayna'nın çabaları kapsamında daha fazla hava savunma füzesi sağlama konusunda olumlu bir yaklaşım sergilediğini aktarmıştır.
Trump, Zelenski ile görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna ile bir barış anlaşması yapması gerektiğini ve bu savaşı sona erdirmek için elinden geleni yapacağını söylemiştir. "Elimden geleni yapacağım" diyen Trump, her iki cephede de çok sayıda gencin hayatını kaybettiğinin altını çizmiş ve bu durumu kabul edilemez bulduğunu vurgulamıştır. Trump, G7'nin Zelenski ile "çok iyi" bir toplantı yaptığını da açıklamıştır.
G7 zirvesinin en kapsamlı gündem maddelerinden birini ABD ile İran arasında varılan çerçeve mutabakatı oluşturmuştur. Washington ile Tahran'ın Pazartesi günü dijital ortamda imzaladığı ön mutabakat, 19 Haziran'da Cenevre'de resmi imza törenine dönüştürülmesi öngörülen bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmiştir. Mutabakat çerçevesinde 60 günlük müzakere takvimi öngörülmüş; bu süreçte İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu ve uluslararası yaptırımların kaldırılması gibi kritik konuların müzakere edilmesi planlanmıştır.
Trump, zirveye gelirken mutabakatın zaten imzalandığını ve Hürmüz Boğazı'nın kısmen açılmaya başladığını açıklamıştır. "Çok mutluyum, imzalandı. Anlaşma tamamen imzalandı. Ve boğaz zaten kısmen açıldı. Birkaç mayın var, onları da buldular. Ama özünde gemiler artık çıkmaya başlıyor. Cuma günü tamamen açılmış olacak" demiştir.
Trump, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapmıştır. Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran'a kadar "tamamen açılacağını" teyit eden Trump, "Gemiler güzelce hareket etmeye başladı. Petrol akışı yeniden başlıyor ve fiyatlar hızla düşüyor. Borsa ise hızla yükseliyor. Çok güzel şeyler oluyor ve daha da önemlisi İran'ın nükleer silahı olmayacak" demiştir.
İran'ın zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin planlar hakkında da konuşan Trump, "Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek. Bizde halihazırda çok var" demiştir. Trump, B-2 bombardıman uçaklarının hedef aldığı dağların içine doğru göçtüğünü ifade etmiş ve bölgeye ulaşmanın "zor" olacağını vurgulamıştır. Bu tür operasyonlar için gerekli ekipmana yalnızca ABD ve Çin'in sahip olduğunu belirten Trump, nükleer silahlanmaya izin veremeyeceklerini de kaydetmiştir.
ABD'nin İran'a ödeme yapacağına dair haberleri kesinlikle reddeden Trump, "Hayır, biz sadece istersek gelecekte bir gün yatırım yapmaya izinliyiz. Herhangi bir yükümlülüğümüz yok" demiştir. Mutabakat metnini kamuoyuyla paylaşacağını da açıklayan Trump, muhtemelen bir basın toplantısı düzenleyerek belgeyi kelimesi kelimesine okuyacağını ve metni Kongre'ye ileteceğini söylemiştir. Söz konusu mutabakatı Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) ile karşılaştıran Trump, "O, nükleer silaha giden bir yoldu. Benimki ise nükleer silaha karşı bir duvar" demiştir.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, zirve öncesinde TF1 kanalında yaptığı açıklamalarda ABD-İran mutabakatını "iyi bir şey" olarak nitelendirmiştir. Macron, G7'de İran meselesine ayrılmış bir oturum yapılacağını ve mutabakatın hayata geçirilmesi ile Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin barışçıl biçimde yeniden sağlanması için "her şeyi yapacaklarını" belirtmiştir. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alınmasına karşı çıkan Macron, bunun uluslararası hukuka aykırı olacağını savunmuştur.
Macron, İngiltere ile birlikte öncülük ettikleri barışçıl ve savunma amaçlı Hürmüz Boğazı misyonu için koşullar elverişli olduğunda harekete geçebileceklerini aktarmış; Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz'e kaydırılan Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle'ün birkaç gün içinde bölgeye konuşlandırılabileceğini ve ertesi gün itibarıyla ilk gözetleme uçuşlarının başlayabileceğini açıklamıştır. Mutabakatın İran'ın nükleer ve balistik füze kapasitesine ilişkin bir başlık da içermesini isteyen Macron, zenginleştirilmiş uranyumun ya üçüncü bir ülkeye çıkarılması ya da seyreltilerek Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) denetimine alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Trump'ın Fransa'nın Amerikan teknoloji şirketlerine uyguladığı gümrük vergilerini kaldırmaması halinde Fransız şarap ve şampanyalarına yönelik yeni vergiler uygulayacağı tehdidine de değinen Macron, "Gümrük vergileri kimsenin yararına değil. ABD, Fransızların gümrük vergilerine karar verecek değil. En azından ben burada olduğum sürece bu olmayacak. Saygılı ama kararlı bir müzakere gerçekleştireceğiz" demiştir.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, zirveye hareketle birlikte Berlin-Brandenburg Havalimanı'nda yaptığı açıklamada son günlerde Orta Doğu'da bazı olumlu gelişmeler yaşandığını belirtmiş; ABD ile İran'ın bir barış mutabakatı üzerinde anlaşmaya varmasından duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir. Mutabakata katkı sağlayan tüm ortaklara, özellikle Pakistan ve Katar'a teşekkür eden Merz, hem Trump'ı hem de İran'ı tebrik etmiştir.
Mutabakatın "kararlılıkla uygulanması" gerektiğini vurgulayan Merz, Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefer özgürlüğü için kalıcı ve sınırsız biçimde açık tutulması gerektiğini yinelemiştir. Merz, önümüzdeki haftalarda yapılacak müzakerelerin İran'ın askeri nükleer programını denetlenebilir ve kalıcı bir şekilde sonlandırmasını sağlaması gerektiğinin de altını çizmiştir. Almanya Başbakanı ayrıca mutabakatın Lübnan'da da geçerliliğini koruması gerektiğini vurgulamış ve bu yöndeki çabaları desteklemeye devam edeceklerini taahhüt etmiştir.
Ukrayna'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Merz, Ukrayna'nın daha güçlü bir konumda olduğunu ve Rusya'nın askeri olarak kazanamayacağını savunmuştur. Rusya'nın aynı zamanda ekonomik açıdan da zor durumda olduğunu ileri süren Merz, "Burada ilk kez diplomasi için yavaş yavaş bir fırsat penceresi açılabilir" demiştir.
16 Haziran'da düzenlenen çalışma öğle yemeğinde G7 liderleri, Orta Doğu gündemini ele almış ve yemek özellikle Hürmüz Boğazı'nın güvenli biçimde yeniden açılması ile boğazı devre dışı bırakan alternatif enerji güzergâhlarının belirlenmesi üzerine odaklanmıştır. Öğle yemeğine BAE ve Katar devlet başkanları ile Mısır Cumhurbaşkanı da katılmıştır. Macron, yemeğin ardından önceliğin "sağlam ve ciddi bir anlaşmanın nihayete ermesi" olduğunu açıklamıştır.
Trump, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüşmesinin ardından ABD-İran Mutabakat Muhtırası'nın metnini resmi bir ortamda kamuoyuyla paylaşacağını açıklamış; "Size kelimesi kelimesine okuyacağım, böylece basın bunu doğru şekilde aktarır" demiştir. Trump, metni Kongre'ye de ileteceğini söylemiş ve Iran ile ikinci aşama müzakerelerin "oldukça hızlı" ilerleyeceğini öngördüğünü belirtmiştir.
Trump, G7 kenar görüşmelerinde yaptığı açıklamada, İran ile varılan mutabakatın ardından ABD'nin Rusya'nın petrolüne yönelik muafiyetlerin sona ermesine artık izin verebilecek konumda olduğunu ifade etmiştir. "Yakında bunu yapabileceğiz, çünkü petrol artık akıyor" diyen Trump, söz konusu muafiyetlerin, ABD-İsrail-İran çatışmasının yol açtığı enerji fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak amacıyla devreye sokulduğunu hatırlatmıştır.
Trump, Katar Emiri ile görüşmesinde İsrail Başbakanı Netanyahu'ya yönelik sert bir eleştiri yöneltmiştir. Netanyahu ile "harika bir ilişkisi" olduğunu vurgulayan Trump, İsrailli liderin Lübnan konusunda "daha sorumlu" davranması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Suriye'nin Hizbullah sorununu İsrail'den "daha iyi" çözebileceğini ileri süren Trump, "Suriye'yi şu an yöneten kişi Hizbullah ile ilgili çok iyidir, onlardan hoşlanmaz" demiştir. İsrail'in Hizbullah ile "çok uzun süredir" savaştığını ve çok fazla insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Trump, bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştur.
16 Haziran öğleden sonra G7 zirvesinin ikinci bölümüne partner ülkeler de dahil olmuştur. Mısır Cumhurbaşkanı Abdel Fettah es-Sisi, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, G7 ve Avrupa Birliği liderleriyle birlikte aile fotoğrafı çektirmiştir. Öğleden sonraki oturum "Yeni Ortaklıkların İnşası" teması üzerine düzenlenmiştir.
Al Jazeera. “Trump Says He Will Push for Peace in Ukraine after Meeting Zelenskyy at G7.” Erişim 17 Haziran 2026 https://www.aljazeera.com/news/2026/6/16/g7-leaders-meet-in-france-with-iran-and-ukraine-high-on-agenda.
Anadolu Ajansı. “Macron, İran-ABD Mutabakatının Hayata Geçirilmesi İçin G7 Zirvesi’nde Her Şeyi Yapacaklarını Söyledi.”Erişim 17 Haziran 2026 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/macron-iran-abd-mutabakatinin-hayata-gecirilmesi-icin-g7-zirvesinde-her-seyi-yapacaklarini-soyledi/3967587.
Anadolu Ajansı. “Trump, Amaçlarının İran’daki Uranyuma ‘Sahip Olmak Değil Yok Etmek’ Olduğunu Savundu.” Erişim 17 Haziran 2026 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-amaclarinin-irandaki-uranyuma-sahip-olmak-degil-yok-etmek-oldugunu-savundu/3968842.
CNN. “Trump Meets World Leaders at G7 Summit with Iran Agreement High on Agenda.” Erişim 17 Haziran 2026 https://edition.cnn.com/2026/06/16/world/live-news/iran-war-g7-summit
Reuters. “G7 Summit 2026 Live: Trump Discusses Iran, Ukraine with World Leaders.” Erişim 17 Haziran 2026 https://www.reuters.com/world/g7-summit-2026-live-trump-discuss-iran-ukraine-with-world-leaders-2026-06-16.
Reuters. “G7 Summit 2026 Live: Trump Says G7 Had ‘Very Good’ Meeting with Zelenskiy.” Erişim 17 Haziran 2026 https://www.reuters.com/world/g7-summit-2026-live-trump-discuss-iran-ukraine-with-world-leaders-2026-06-16.
Fransa'nın ev sahipliğinde 15-17 Haziran tarihlerinde Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi, küresel güvenlik, ekonomik istikrar, yapay zeka dönüşümü, düzensiz göç, sağlık politikaları ve Orta Doğu'daki gelişmeler gibi başlıkların ele alındığı uluslararası bir toplantı olarak gerçekleştirilmiştir. Zirveye G7 üyelerinin yanı sıra Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Hindistan, Kenya, Güney Kore ve Ukrayna liderleri de katılmıştır. Zirvede özellikle ABD ile İran arasında 14 Haziran'da varılan mutabakat ve Ukrayna'ya verilen destek konuları öne çıkmıştır.
Zirvede Ukrayna'ya destek konusunda ortak bir tutum sergilendiği vurgulanmış, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında Batılı ülkeler arasındaki koordinasyonun sürdürülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Aynı dönemde Orta Doğu'da yaşanan gerilimler, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinde meydana gelen aksaklıklar ve enerji piyasalarına yönelik etkiler de liderlerin gündeminde yer almıştır. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ayrıntıları ve bölgesel etkileri zirvenin en çok tartışılan başlıklarından biri olmuştur.
ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvedeki varlığı, hem diplomatik temaslar hem de kamuoyuna yansıyan açıklamalar nedeniyle toplantının en dikkat çekici unsurlarından biri olmuştur. Fransız basını ve uluslararası medya kuruluşları, zirvenin önemli ölçüde Trump'ın katılımı ve açıklamaları etrafında şekillendiğini değerlendirmiştir. Trump'ın zirvenin üçüncü gününde bir toplantıya "Merhaba, patron benim" sözleriyle girmesi, toplantının sembolik anlarından biri olarak kayda geçmiştir.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve boyunca liderler arasındaki diyaloğu güçlendirmeye yönelik çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Trump'ın zirveyi erken terk etmemesi için özel diplomatik çaba gösterildiği yönündeki değerlendirmeler Fransız basınında yer almıştır. Bu kapsamda Macron tarafından Versay Sarayı'nda Trump onuruna özel bir resepsiyon düzenlenmiştir. Ayrıca Macron'un dünya liderlerini karşıladığı görüntüleri sosyal medya üzerinden ülkelerin kültürel unsurlarını yansıtan müziklerle paylaşması da geniş yankı uyandırmıştır.
Zirve sırasında liderler arasında gerçekleşen çeşitli protokol anları ve sosyal etkileşimler uluslararası medyada geniş yer bulmuştur. Trump'ın liderlerle gerçekleştirdiği temaslar, toplu fotoğraf çekiminde yaşanan kısa karışıklıklar ve liderler arasındaki diyaloglar sosyal medya platformlarında yoğun şekilde paylaşılmıştır. Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in üzerinde "Trump" yazılı Alman milli takım formasını ABD Başkanına hediye etmesi de dikkat çeken gelişmeler arasında yer almıştır.
Zirvenin gündem dışı ancak kamuoyunda ilgi gören gelişmelerinden biri, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin sigarayı bıraktığını açıklaması olmuştur. Liderlerle gerçekleştirdiği sohbet sırasında bu konunun gündeme gelmesi üzerine Meloni, sigarayı bir süre önce bıraktığını ifade etmiş ve bu açıklama çeşitli medya kuruluşlarında haberleştirilmiştir.
G7 Zirvesi sırasında en fazla ilgi gören gelişmelerden biri ABD ile İran arasında varılan mutabakat olmuştur. Mutabakat zaptı, Macron'un Versay Sarayı'nda düzenlediği resepsiyon sırasında Trump tarafından imzalanmıştır. Anlaşmanın ayrıntılarının sonraki süreçte yürütülecek müzakerelerle şekilleneceği belirtilmiştir.
Trump, G7 Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarda İran ile varılan mutabakatın temel amacının İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normalleşmesini sağlamak olduğunu ifade etmiştir. Mutabakatın kısa süre içerisinde imzalanacağını belirten Trump, tarafların ardından 60 günlük ayrıntılı müzakere sürecine başlayacağını açıklamıştır.
Trump, müzakere sürecinin başarısız olması durumunda askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceğini belirtmiştir. İran'ın anlaşma şartlarını yerine getirmemesi halinde ABD'nin yeniden askeri müdahaleyi değerlendirebileceğini söyleyen Trump, diplomatik çözümün tercih edilen seçenek olduğunu ancak alternatiflerin masada kalmaya devam ettiğini ifade etmiştir.
Trump, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağını açıklamıştır. Bu kapsamda uranyumun imhası, denetimi veya uluslararası mekanizmalar aracılığıyla kontrol altına alınmasına yönelik seçeneklerin değerlendirileceğini belirtmiştir. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin de kademeli olarak normale dönmeye başladığını ifade etmiştir.
Trump, İran'a ait olduğu belirtilen yaklaşık 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlara ilişkin açıklamalar yapmıştır. Bu fonların İran'ın anlaşmaya bağlı kalması halinde serbest bırakılabileceğini belirten Trump, yaptırımların geleceğinin de Tahran yönetiminin anlaşmaya uyumuna bağlı olacağını ifade etmiştir.
Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarına ilişkin eleştirilerde bulunmuştur. İsrail'in kendini savunma hakkına sahip olduğunu belirtmekle birlikte, bazı saldırıların orantısız olduğunu savunmuş ve Beyrut'a yönelik operasyonların gereksiz ölçüde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etmiştir. Trump, İsrail'in Hizbullah ile mücadelede daha ölçülü yöntemler kullanabileceğini dile getirmiştir.
Trump, Binyamin Netanyahu ile genel olarak iyi ilişkiler yürüttüğünü belirtmiş ancak Lübnan konusunda görüş ayrılıkları yaşadıklarını açıklamıştır. Netanyahu'nun zaman zaman aşırı tepki verdiğini düşündüğünü ifade eden Trump, İsrail'in bölgedeki operasyonlarında daha dikkatli davranması gerektiğini savunmuştur.
Trump, Orta Doğu'da daha kapsamlı bir barış sürecinin hedeflendiğini belirtmiş ve Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesinin ABD dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etmiştir. Özellikle Suudi Arabistan'ın sürece dahil olmasının bölgesel etkiler yaratacağını savunmuştur.
Trump, İran konusunda yapıcı tutum sergilediklerini belirttiği Şi Cinping ve Vladimir Putin'e teşekkür ettiğini açıklamıştır. Özellikle Çin'in süreç boyunca İran'a silah göndermediğini öne sürerek bu durumdan memnuniyet duyduğunu belirtmiştir.
Anadolu Ajansı. “Fransa’daki G7 Liderler Zirvesi'ne Trump'ın ‘Patron Benim’ Çıkışı Damga Vurdu.” Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/fransadaki-g7-liderler-zirvesine-trumpin-patron-benim-cikisi-damga-vurdu/3970482
BBC News. “G7 Summit: Live Updates and Developments from Évian.” Erişim 18 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/live/c8j2ewl0dpxt.
Politico. “Trump and Allies Keep the Peace at the G7 Summit After Months of Tumult.” Erişim 18 Haziran 2026. https://www.politico.com/news/2026/06/17/trump-and-allies-keep-the-peace-at-the-g7-summit-after-months-of-tumult-00966117
The Guardian. “Trump Says ‘I Am the Boss’ at G7 Summit as Leaders Agree ‘New Steps to Put Pressure’ on Russia – Europe Live.” Erişim 18 Haziran 2026. https://www.theguardian.com/world/live/2026/jun/17/g7-leaders-evian-donald-trump-ukraine-russia-war-iran-latest-news-updates.
Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde başlayan G7 Liderler Zirvesi, yoğun güvenlik önlemleri ve protestoların gölgesinde gündeme geldi. Fransa yönetimi, liderlerin güvenliğini sağlamak amacıyla yaklaşık 14 bin polis, jandarma ve itfaiye personelini görevlendirdi. Öte yandan İsviçre'nin Cenevre kentinde binlerce kişinin katıldığı G7 karşıtı gösteriler düzenlendi. Gazze'deki gelişmeler ve küresel çatışmaların da öne çıktığı protestolarda bazı grupların çıkardığı olaylar nedeniyle polis biber gazıyla müdahalede bulundu.
Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nde Ukrayna savaşı ve ABD-İran mutabakatı gündemin en önemli başlıkları arasında yer aldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, zirve kapsamında liderlerle görüşerek ülkesine yönelik askeri ve diplomatik desteğin artırılmasını talep etti. G7 liderleri, Rusya üzerindeki ekonomik baskının sürdürülmesi ve Ukrayna'nın hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesi konusunda ortak irade ortaya koydu. Zirvede ayrıca ABD ile İran arasında varılan çerçeve mutabakatı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması süreci ele alındı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın uygulanmasıyla enerji piyasalarında istikrarın sağlanacağını savunurken, Avrupa liderleri mutabakatın uluslararası denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Fransa'daki G7 Liderler Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalar, zirvenin en dikkat çekici gündemlerinden biri oldu. Trump, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın kısa süre içinde imzalanacağını belirtirken, İran'ın nükleer silah sahibi olamayacağını ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normalleşmesinin anlaşmanın temel hedefleri arasında yer aldığını söyledi. Müzakerelerin başarısız olması halinde askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunan Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını da eleştirerek Beyrut'ta gerçekleştirilen bazı operasyonların gereksiz olduğunu savundu.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"G7 Liderler Zirvesi (2026)" maddesi için tartışma başlatın
15 Haziran 2026
Kapsamlı Güvenlik Operasyonları
15 Haziran 2026
Cenevre'de G7 Karşıtı Gösteriler
15 Haziran 2026
Gazze ve Filistin Protestoları
15 Haziran 2026
Zirve Karşıtı Gösteriler
15 Haziran 2026
Zirveye Yönelik Toplumsal Muhalefet
17 Haziran 2026
A. Zirvenin Gündem Maddeleri
17 Haziran 2026
VI. Zirvede İran-ABD Mutabakatı
18 Haziran 2026
Trump'ın İran Mutabakatına İlişkin Açıklamaları