Ben gözyaşlarımı birer fedakarlık olarak görürüm. Yaşadıklarıma, şahit olduklarıma benimle beraber şahit oldukları İçin bir dışa vurum da denilebilir. Ağladığım hiçbir geceyi unutmam mesela. Gözyaşlarım o geceyi zihnimde sağlamlaştırır. Kolay kolay da ağlamam. Eğer bir şeyi ağlayacak kadar çok seviyorsam, ne olursa olsun bırakamam. Bu da benim kötü bir yönüm aslında. Bazen insanlar ağlamanın bir şeyi değiştirmediğini, gereksiz bir eylem olduğunu düşünürler. Ancak bir şeyi değiştirmesine gerek yoktur. Ağladığım şey her ne ise beni öncesinde o kadar heyecanlandırmıştır ve mutlu etmiştir. İnsanların içinde ağladığım zamanlar çok az olmuştur. Ağlamaya bu kadar önem verdikten sonra “Neden insanların yanında ağlamamıyorsun?” diye sorabilirsiniz. Ağlayamıyorum aslında. İsteyerek olmuyor. Kendimi çok sıkıyorum. Bunun sonucunda da ağlayamıyorum. Çünkü kırılgan tarafımı insanlara göstermem. Hep beni mutlu sanarlar.
Aslında ben ne zaman büyüdüm biliyor musunuz? Gerçekten sevdiğimde ve canım yandığında büyüdüm ben. Yaş olarak değişmemiş olabilirim. Bazılarına göre çok da küçük olabilirim. Ancak gerçek yaşın bir sayıya bağlı kalması bana mantıklı gelmiyor. O iki rakamın arasına ne olaylar ne duygular giriyor. Bu duygular da bende genellikle gözyaşı haline dönüşüyor. Bu yüzden gözyaşlarınızı sevin. Kimse olmasa bile onlar hep sizlere eşlik edeceklerdir.
Peri, Ebrar Sıla, "Gözyaşları" yayımlanmamış el yazması deneme. 2022