Güney Pars Doğalgaz Sahası'na yönelik saldırılar, 18 Mart 2026 tarihinde İran’ın güneyinde, Basra Körfezi kıyısındaki Aseluye enerji bölgesinde bulunan Güney Pars doğalgaz sahası ile bu sahaya bağlı rafineri ve enerji tesislerinin hedef alınmasıyla ortaya çıkan askeri saldırılar bütünüdür. Bu saldırılar, ABD-İsrail-İran çatışmasının üçüncü haftasında gerçekleştirilmiş ve bölgesel enerji altyapısını doğrudan etkileyen gelişmeler arasında yer almıştır.
Güney Pars Doğalgaz Sahasına Yönelik Saldırı - (The Independent)
Güney Pars doğalgaz sahası, Basra Körfezi’nde yer alan ve İran ile Katar arasında paylaşılan büyük bir doğalgaz rezervidir. Sahanın İran tarafı “Güney Pars”, Katar tarafı ise “Kuzey Sahası (North Field)” olarak adlandırılmaktadır.
Saha, İran’ın güney kıyısında yer alan Aseluye enerji bölgesi ile doğrudan bağlantılıdır ve burada bulunan rafineriler ile işleme tesisleri aracılığıyla gaz ve petrol üretimi gerçekleştirilmektedir. Güney Pars, deniz altı rezervlerinden oluşan ve iki ülkenin kara ve deniz sınırlarına yayılan geniş bir enerji alanıdır. Bu özellik, sahayı yalnızca ulusal değil aynı zamanda uluslararası enerji sistemi açısından da stratejik bir konuma yerleştirmektedir.
Güney Pars sahası, dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olarak kabul edilmektedir. Saha, toplamda yaklaşık 1.800 trilyon kübik feet kullanılabilir doğalgaz rezervine sahip olup, bu miktarın küresel enerji ihtiyacını uzun süre karşılayabilecek büyüklükte olduğu belirtilmiştir.
İran ve Katar’ın birlikte işlettiği bu saha, küresel doğalgaz ticaretinin önemli bir bölümünü oluşturan rezervleri barındırmaktadır. Katar tarafındaki üretim faaliyetleri özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretimi üzerinden küresel pazarlara yönlendirilmektedir. Bu bağlamda Güney Pars ve Kuzey Sahası birlikte, küresel LNG arzının önemli bir kısmını destekleyen bir enerji sistemi oluşturmaktadır.
Güney Pars doğalgaz sahası, İran’ın en büyük iç enerji kaynağıdır. İran’ın doğalgaz tüketiminin büyük bir bölümü bu sahadan sağlanmakta olup, bu oran yaklaşık yüzde 70 ila 80 seviyesindedir.
Bunun yanı sıra İran, ürettiği doğalgazın bir kısmını Irak, Türkiye ve Orta Asya ülkelerine ihraç etmektedir. Özellikle Irak, İran’dan günlük yaklaşık 50 milyon metreküp doğalgaz temin etmekte ve bu miktar ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılamaktadır.
Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik saldırılar, 18 Mart 2026 tarihinde gerçekleşmiştir. İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı'nın bu tarihteki haberinde, "Bir saat önce Güney Pars ve Aseluyeh petrol endüstrisi tesislerinin bir kısmı Siyonist-Amerikan düşmanlar tarafından hedef alındı." ifadelerine yer verilmiştir.
Saldırılar, aynı gün içinde farklı kaynaklar tarafından doğrulanmış ve İran’ın güneyindeki enerji altyapısına yönelik eş zamanlı ve çoklu saldırılar şeklinde gerçekleştiği bildirilmiştir. Öğle saatlerinde Yarı resmi Mehr Haber Ajansının Petrol Bakanlığından aldığı bilgilere dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail saldırısında Güney Pars doğalgaz sahası ABD-İsrail'in insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulmuştur. Saldırılarda doğalgaz sahasının 3'üncü ve 6'ıncı fazlarının hedef alındığı belirtilmiştir. Saldırıya ilişkin basına açıklama yapan Aseluyeh Kaymakamı İskender Pasalar, Güney Pars doğalgaz sahasındaki bazı alanların ABD-İsrail tarafından vurulduğunu doğrulamıştır.
Yangının yayılmasını kontrol altına almak ve önlemek için bu vurulan alanlardaki faaliyetlerin durdurulduğunu aktaran Pasalar, "Durum kontrol altında ve Güney Pars ile Pars Özel Ekonomik Bölgesi itfaiyecileri yangını kontrol ediyor. Bir kriz yönetim merkezi kuruldu ve yardım sağlamak için gerekli önlemler alınıyor." demiştir.
Saldırılar kapsamında Aseluye petrol rafinerisinin bazı bölümlerindeki tanklar ve gaz tesisleri doğrudan vurulmuştur. Aynı zamanda Güney Pars sahasında bulunan doğalgaz rafinerilerinin belirli bölümlerinin de saldırılarda hedef alındığı bildirilmiştir.
Saldırılarda özellikle Güney Pars doğalgaz sahasının 3’üncü ve 6’ncı fazlarının hedef alındığı bildirilmiştir. Buna ek olarak, Aseluye bölgesindeki rafinerilerde üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı rafinerilerin farklı aşamalarının vurulduğu aktarılmıştır.
İran Ulusal Gaz Şirketi tarafından yapılan açıklamada, saldırı sonucunda rafineri ünitelerinin bir kısmının hasar gördüğü belirtilmiştir. Aynı açıklamada, hasar gören alanlarda faaliyetlerin geçici olarak durdurulduğu ve güvenlik önlemleri kapsamında üretimin kontrol altına alındığı ifade edilmiştir.
Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik 18 Mart 2026 tarihli saldırının, İsrail tarafından gerçekleştirildiği bildirilmiştir. İsrail basını, saldırıları İsrail'in üstlendiğini bildirmiştir. Axios haber sitesine konuşan üst düzey iki İsrailli yetkili, ABD ile başlattıkları saldırılar sonrası İran'da ilk kez doğal gaz tesislerine saldırı gerçekleştirildiğini belirtmiştir.
Saldırının ABD onayının ardından, koordinasyon halinde gerçekleştirildiğini söyleyen İsrailli yetkili, ülkenin güneybatısındaki doğal gaz rafinerilerini vurduklarını söylemiştir.
Saldırılara ilişkin uluslararası basında yer alan bilgilerde, ABD’nin saldırı planından önceden haberdar olduğu ancak doğrudan saldırıya katılmadığı yönünde iddialar ortaya atılmıştır.
Associated Press’e dayandırılan haberlere göre, ABD yönetimi İsrail’in Güney Pars doğalgaz sahasını hedef alma planı hakkında bilgilendirilmiştir. Bununla birlikte, ABD’nin saldırının icrasında doğrudan yer almadığı öne sürülmüştür.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin saldırı hakkında hiçbir şey bilmediğini, Katar'ın ise hiçbir şekilde bununla ilgisi olmadığını ve saldırının gerçekleşeceğinden haberi olmadığını savunarak İran'ın bunu ve saldırıyla ilgili diğer gerçekleri bilmediğini ve Katar'ın LNG gaz tesisinin bir kısmına "haksız" ve "adaletsiz" şekilde saldırdığını iddia etmiştir.
Saldırılar sonucunda Güney Pars doğalgaz sahasına bağlı rafineri ve tesislerde fiziksel hasar meydana gelmiştir. İran Ulusal Gaz Şirketi tarafından yapılan açıklamada, rafineri ünitelerinin bir kısmının hasar gördüğü belirtilmiştir.
Saldırılar sonrasında hedef alınan alanlarda yangınların çıktığı ve bu yangınların kontrol altına alınması için müdahale başlatıldığı bildirilmiştir. Yangının yayılmasını önlemek amacıyla vurulan alanlardaki faaliyetlerin geçici olarak durdurulduğu ifade edilmiştir. Yetkililer, olayın yönetimi için bir kriz yönetim merkezi kurulduğunu bildirmiştir.
Saldırıların ardından yapılan resmi açıklamalarda, herhangi bir can kaybı yaşanmadığı ve çalışanların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilmiştir. Buna ek olarak, saldırı sonrasında çalışanların tahliye edilerek güvenli bölgelere taşındığı aktarılmıştır.
Saldırının ardından hasar gören tesislerde üretim faaliyetleri geçici olarak durdurulmuştur. 18 Mart akşam saati yapılan açıklamalarda, gerekli güvenlik önlemleri alınarak gaz üretiminin devam ettiği bildirilmiştir.
İran Ulusal Gaz Şirketi, ülke genelinde gaz tedariki ve taşımacılığında herhangi bir sorun yaşanmadığını ve şebekenin istikrarlı durumda olduğunu açıklamıştır. Ayrıca, yangının tamamen söndürüldüğü ve soğutma çalışmalarının sürdüğü, tesislerdeki koşulların kısa süre içinde normale döneceğinin öngörüldüğü belirtilmiştir.
Saldırıların ardından İran’dan Irak’a doğalgaz akışında kesinti meydana gelmiştir. Irak Elektrik Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Musa, “bölgedeki gelişmeler sonucunda İran gaz akışının yaklaşık bir saat önce tamamen durduğu”nu ifade etmiştir. Bu kesinti sonucunda Irak’ta yaklaşık 3.100 megavatlık elektrik üretim kapasitesi devre dışı kalmıştır.
Açıklamada, kaybedilen gaz arzını telafi etmek amacıyla Petrol Bakanlığı ile koordinasyonun artırıldığı, alternatif yakıtlar ve yerli gaz kaynaklarının devreye alınması için çalışmalar başlatıldığı belirtilmiştir. Musa, “3.100 megavatlık kaybın elektrik sistemini kesin olarak etkileyeceğini” vurgulamış ve yaz aylarındaki yüksek talep öncesinde hazırlık yapıldığını aktarmıştır.
Irak’ın özellikle güney bölgelerinde faaliyet gösteren elektrik santrallerinin büyük ölçüde İran gazına bağımlı olduğu belirtilmiştir. İran’ın Irak’a günlük yaklaşık 50 milyon metreküp doğalgaz sağladığı, bu miktarın ülkenin toplam ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşıladığı ve günlük yaklaşık 6.000 megavat elektrik üretimine katkı sağladığı ifade edilmiştir.
Saldırılar, küresel enerji piyasalarında arz endişelerini artırmış ve petrol ile doğalgaz fiyatlarında belirgin yükselişlere yol açmıştır. Özellikle İran’ın güneyinde bulunan Güney Pars doğalgaz sahası ve Asaluye’deki rafinerilere yönelik saldırılar, piyasalarda doğrudan fiyat hareketlerini tetiklemiştir.
19 Mart 2026 tarihinde, uluslararası vadeli piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 113,85 dolara yükselmiştir. Bir önceki gün 107,38 dolardan kapanan fiyatın yaklaşık yüzde 6 artış göstermesi, saldırıların enerji piyasaları üzerindeki etkisini ortaya koymuştur. Aynı saatlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı 96,49 dolar seviyesinde işlem görmüştür.
Fiyat artışının temel nedenleri arasında, İsrail tarafından üstlenilen Güney Pars sahasına yönelik saldırılar ve bunun İran’daki doğal gaz tesislerini hedef alan ilk saldırı olması yer almıştır.
Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik saldırıların ardından İran, bölgedeki enerji altyapılarına yönelik misilleme tehditlerinde bulunmuştur. İran Silahlı Kuvvetleri tarafından yayımlanan bildiride, bölgedeki 5 petrol tesisinin vurulacağı duyurulmuştur.
Bildiride, Suudi Arabistan'daki Samerf Rafinerisi ve Al Jubail Petrokimya Kompleksi, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Hosn Doğalgaz Sahası, Katar'da ABD enerji şirketi Chevron ile bağlantılı Masaiid Petrokimya Kompleksi ve Masaiid Holding Şirketi ile Ras Laffan Rafinerisi'nin 1 ve 2'inci fazlarının "doğrudan ve meşru hedefler haline geldiği ve ilerleyen saatlerde hedef alınacağı" ifade edilerek, sivillere ve ilgili tesislerin çalışanlarına tahliye uyarısı yayımlanmıştır.
"Tüm sivillerin, bölge sakinlerinin ve ilgili tesislerde çalışanların bu bölgeleri derhal terk etmeleri ve gecikmeksizin güvenli bir mesafeye gitmelerinin" istendiği bildiride, şu ifadelere yer verilmiştir.
"Yöneticilerinize bu tehlikeli yola girmemeleri ve uluslarının kaderiyle kumar oynamamaları konusunda açık ve tekrar tekrar uyarılar yapıldı ancak onlar halklarının iradesini temsil etmeyen ve kendilerine dayatılan kararlar almayı seçtiler. Bu nedenle, bu yoldan kaynaklanan tüm sonuçların sorumluluğunu tamamen kendilerine aittir."
Saldırıların ardından İran tarafından gerçekleştirilen misillemeler kapsamında, Katar’daki bulunan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerinin hedef alındığı bildirilmiştir. Katar makamları, söz konusu saldırılar sonucunda bölgede yangınların çıktığını ve önemli hasar oluştuğunu açıklamıştır.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İsrail'in İran ile Katar arasında paylaşılan Güney Pars Doğalgaz Sahasıyla bağlantılı enerji tesislerini hedef almasını "küresel enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak değerlendirmiştir.
BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, enerji altyapısına yönelik saldırıların yalnızca küresel enerji güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin güvenliğini, istikrarını ve halkların emniyetini doğrudan tehdit ettiği vurgulanmıştır. Bu tür saldırıların ciddi çevresel sonuçlar doğurabileceği, ayrıca sivillerin, deniz güvenliğinin ve hayati öneme sahip sivil ve endüstriyel tesislerin doğrudan risk altında kalabileceği kaydedildi.
Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in, İran ve Katar arasında paylaşılan Güney Pars Doğalgaz Sahasıyla bağlantılı tesisleri hedef almasını, "tehlikeli ve sorumsuz bir adım" olarak nitelendirmiştir.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu sahaların Katar’daki Kuzey doğalgaz sahasının uzantısı niteliğinde olduğuna işaret ederek, “İran’daki Güney Pars sahasıyla bağlantılı tesislerin hedef alınması, bölgede halihazırda süren askeri tırmanışın gölgesinde tehlikeli ve sorumsuz bir adımdır.” demiştir.
Enerji altyapısının hedef alınmasının küresel enerji güvenliği, bölge halkları ve çevre açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Ensari, hayati öneme sahip tesislerin hedef alınmaması gerektiğini daha önce de defalarca dile getirdiklerini belirtmiştir.
Ensari, tüm taraflara itidal çağrısında bulunarak, uluslararası hukuka bağlı kalınması ve bölgenin güvenlik ile istikrarını koruyacak şekilde, gerilimin düşürülmesi için çalışılması gerektiğini kaydetmiştir.
Umman, İran'ın Güney Pars sahasının hedef alınmasını "şiddetle kınadığını" ifade ederek, bunun bölgenin güvenliği ve küresel enerji arzı üzerindeki etkileri konusunda uyarıda bulunmuştur. Umman resmi haber ajansı ONA'da yer alan habere göre, Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Katar'daki Kuzey Sahası'nın uzantısı olarak kabul edilen İran'daki Güney Pars sahasının hedef alınmasının, bölge güvenliği ve enerji tedariki açısından doğrudan bir tehdit oluşturduğu ifade edilmiştir.
Bu saldırının tehlikeli bir tırmanış ve uluslararası hukuk ile teamüllerin açık bir ihlali olduğu belirtilen açıklamada, sivil tesisler ve altyapının hedef alınmasını suç sayan uluslararası kurallara uyulması gerektiği vurgulanmıştır.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran ve Katar arasında paylaşılan Güney Pars doğal gaz sahasına ilişkin paylaşımda bulunmuştur. İsrail'in "Orta Doğu'da yaşananlara duyduğu öfkeyle" İran'daki Güney Pars doğal gaz sahasına saldırı düzenlediğini savunan Trump, tesisin "nispeten küçük bir bölümü"nün vurulduğunu öne sürmüştür.
Trump, ABD'nin saldırı hakkında hiçbir şey bilmediğini, Katar'ın ise hiçbir şekilde bununla ilgisi olmadığını ve saldırının gerçekleşeceğinden haberi olmadığını savunarak İran'ın bunu ve saldırıyla ilgili diğer gerçekleri bilmediğini ve Katar'ın LNG gaz tesisinin bir kısmına "haksız" ve "adaletsiz" şekilde saldırdığını iddia etmiştir.
İran, Katar'a saldırmaya karar vermedikçe, İsrail tarafından Güney Pars gaz sahasına yönelik başka hiçbir saldırı gerçekleştirilmeyeceğini belirten Trump, "Böyle bir durumun olması halinde ise ABD, İsrail'in yardımı veya onayı olsun ya da olmasın İran'ın daha önce hiç görmediği veya tanık olmadığı güç ve şiddetle Güney Pars gaz sahasının tamamını havaya uçuracaktır." ifadesini kullanmıştır.
Trump, "İran'ın geleceği üzerinde yaratacağı uzun vadeli etkiler nedeniyle bu düzeyde bir şiddet ve yıkıma izin vermek istemediğini ancak Katar'ın LNG'si tekrar saldırıya uğrarsa, bunu yapmaktan çekinmeyeceğini" söylemiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Güney Pars Doğalgaz Sahasına Yönelik Saldırılar (2026)" maddesi için tartışma başlatın
Güney Pars Doğalgaz Sahasının Özellikleri ve Önemi
Coğrafi Konum ve Yapı
Küresel Enerji Sistemindeki Yeri
İran Enerji Ekonomisindeki Rolü
Saldırıların Gerçekleşmesi
Saldırıların Zamanlaması ve Genel Seyri
Hedef Alınan Tesisler ve Fazlar
Saldırının Failleri
ABD’nin Rolüne İlişkin Tartışmalar
Saldırının Sonuçları
Irak’a Gaz Tedarikinin Kesilmesi
Küresel Enerji Piyasalarına Etkiler
İran’ın Misilleme Tehditleri ve Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne Yönelik Saldırı
Uluslararası Tepkiler
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Açıklamaları
Katar’ın Açıklamaları
Umman’ın Açıklamaları
ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları