HADES
(الحدث)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarRAHMİ YARAN20 Kasım 2024 08:30
Namaz gibi bazı ibadetleri ifa etmeye engel olan hükmî kirlilik anlamında fıkıh terimi.

Sözlükte “yakın zamanda meydana gelen, sonradan ortaya çıkan şey” anlamında olup fıkıh ilminde abdestsizlik veya cünüplük dolayısıyla insanda meydana geldiği var sayılan mânevî (hükmî) kirliliği veya bu kirliliğin sebebini ifade eder. Bu durumda bulunan kimseye muhdis denir. Hadesin karşıtı “maddî kirlilik, pislik” anlamına gelen hubstur.


Hades hades-i ekber (büyük hades) ve hades-i asgar (küçük hades) diye ikiye ayrılır. Gusülle giderilebilen cenâbet, hayız ve nifas gibi kirlilik hali büyük hades, abdestle giderilen kirlilik de küçük hadestir. Buna bağlı olarak gusül “tahâret-i kübrâ”, abdest de “tahâret-i suğrâ” şeklinde adlandırılır. Ancak hades kelimesi tek başına kullanıldığında daha çok abdestsizlik hali kastedilmekte (meselâ bk. Buhârî, “Vuḍûʾ”, 2, 34, 36; Mergīnânî, I, 14, 25, 29), büyük hades ise genellikle cenâbet kelimesiyle ifade edilmektedir (bk. ABDEST; CENÂBET; GUSÜL).

Kaynakça

Lisânü’l-ʿArab, “ḥds̱” md.

Müsned, IV, 85; V, 427.

et-Taʿrîfât, “ḥds̱” md.

Aynî, ʿUmdetü’l-ḳārî, Kahire 1392/1972, II, 376.

Buhârî, “Vuḍûʾ”, 2, 34, 36.

Cezîrî, el-Meẕâhibü’l-erbaʿa, I, 1-5.

G.-H. Bousquet, “Ḥadat̲h̲”, EI2 (İng.), III, 19.

Kâsânî, Bedâʾiʿ, I, 3, 24 vd.

Mergīnânî, el-Hidâye, İstanbul 1986, I, 14, 25, 29.

Tahtâvî, Ḥâşiye ʿalâ Merâḳı’l-felâḥ, Bulak 1318, s. 139.

Tehânevî, Keşşâf, I, 278.

“Hades”, Mv.F, XVII, 108-128.

“Hades”, İA, V/1, s. 42.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"HADES" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor