
+1 Daha
Halide Edip Adıvar; yazar, siyasetçi, akademisyen ve öğretmen kimlikleriyle Türk edebiyatının ve siyasi tarihinin en çok yönlü şahsiyetlerinden biridir. Milli Mücadele’deki hizmetleri nedeniyle "Halide Onbaşı" rütbesiyle efsaneleşmiş, eserleriyle ise Cumhuriyet dönemi gerçekçi roman geleneğinin öncüsü olmuştur.
1882 veya 1884 yıllarında İstanbul'da doğan Halide Edip, Selânikli Mehmed Edip Bey ile Bedrifâm Hanım’ın kızıdır. Annesini küçük yaşta kaybetmesi üzerine çocukluğunu, anılarında "Mor Salkımlı Ev" olarak betimlediği anneannesinin yanında geçirdi. Eğitim hayatına Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nde başladı ve buranın ilk kadın mezunlarından biri oldu (1901). Kolej yıllarında Rıza Tevfik’ten edebiyat ve felsefe, Sâlih Zeki’den matematik, Şükrü Efendi’den ise Arapça dersleri alarak çok yönlü bir entelektüel altyapı oluşturdu.
Henüz öğrenciyken John Abbott’un Mother kitabını Mâder adıyla Türkçeye çevirmesi üzerine II. Abdülhamid tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi.
Mezun olduğu yıl hocası Sâlih Zeki ile evlendi ve bu evlilikten Ayetullah ile Hikmetullah Togo adında iki oğlu oldu. Japonların Rusya’yı yenmesinden etkilenerek küçük oğluna Japon Amiral Togo’nun ismini vermiştir. Yazı hayatına 1908’de Meşrutiyet’in ilanıyla başlayan yazar, ilk yazılarını "Halide Sâlih" imzasıyla Tanin gazetesinde yayımladı. 31 Mart Vakası (1909) sırasında hayati tehlike nedeniyle çocuklarıyla Mısır’a kaçtı, oradan İngiltere’ye geçerek İngiliz aydınlarıyla tanıştı. Yurda döndüğünde pedagoji öğretmenliği ve müfettişlik görevlerini yürüttü; 1910 yılında eşinin ikinci bir evlilik yapmak istemesi üzerine ondan ayrıldı.
İzmir’in işgaline karşı düzenlenen Fatih ve Üsküdar mitinglerinin yanı sıra özellikle Sultanahmet Mitingi'nde yaptığı ateşli konuşmayla direnişin sembolü haline geldi. 1920’de eşi Dr. Adnan Adıvar ile birlikte Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye fiilen katıldı.
Bu yolculuk sırasında Geyve’de Yunus Nadi ile yaptığı sohbet neticesinde bir haber ajansı kurma fikrini ortaya atmış ve ajansın ismini bizzat "Anadolu Ajansı" olarak önermiştir. Mustafa Kemal Paşa ile Ankara’da görüşerek ajansın telgrafhanesi olan her yere haber ulaştırması ve yabancı gazetelerin takip edilmesi gibi detayları planlamıştır.
Cephede aktif görev alan Halide Edip, Sakarya Savaşı sırasında "Onbaşı", daha sonra ise "Başçavuş" rütbelerini aldı. Ayrıca Yunan ordusunun çekilirken halka verdiği zararları tespit eden Tetkik-i Mezalim Komisyonu'nda Yakup Kadri ve Yusuf Akçura ile birlikte çalıştı.
Cumhuriyet'in ilanından sonra, eşinin de kurucusu olduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılması ve Mustafa Kemal ile yaşanan siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle 1925 yılında Türkiye'den ayrıldı. 1939 yılına kadar devam eden bu sürgün döneminde İngiltere ve Fransa'da yaşadı; ABD (Columbia Üniversitesi) ve Hindistan'da (Camia-ı Milliye) konferanslar vererek Türkiye'nin dış dünyadaki en tanınmış sesi oldu. Nutuk'ta mandacı gibi gösterilmelerine karşı çıkarak görüşlerini yabancı basında dile getirdi ve dönemin bazı inkılaplarını eleştirdi.
Atatürk’ün vefatından sonra 1939’da Türkiye’ye dönen Adıvar, 1940 yılında İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Kürsüsü'nü kurdu. 1950-1954 yılları arasında İzmir milletvekilliği yaptıysa da siyasi fikir ayrılıkları nedeniyle istifa ederek üniversitedeki görevine geri döndü. 1964 yılında İstanbul'da vefat etti ve Merkezefendi Mezarlığı'na defnedildi.
Halide Edip'in eserleri içerik bakımından üç ana grupta toplanabilir:
Toplumsal ve Töre Romanları: Doğu-Batı çatışmasını işleyen ve en ünlü eseri olan Sinekli Bakkal (1942 CHP Roman Ödülü sahibi), Tatarcık, Sonsuz Panayır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Halide Edip Adıvar" maddesi için tartışma başlatın
Ailesi ve Eğitimi
İlk Evliliği ve Yazın Hayatına Girişi
Milli Mücadele ve Anadolu Ajansı'nın Kuruluşu
Siyasi Anlaşmazlıklar ve Sürgün Yılları
Yurda Dönüş ve Akademik Hayat
Edebi Kişiliği ve Önemli Eserleri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.