Hillier Gölü (Lake Hillier), Avustralya'nın Batı Avustralya açıklarında yer alan Recherche Takımadaları'nın en büyük adası olan Middle Island'da bulunan, belirgin pembe rengiyle tanınan tuzlu bir göldür. Sahip olduğu bu sıra dışı renk, yılın her döneminde sabit kalmakta olup göl suyu şişelendiğinde dahi pembe tonunu korumaktadır. Dünyadaki diğer birçok pembe gölün aksine sıcaklık dalgalanmalarından etkilenmeden rengini muhafaza etmektedir. Yaklaşık 0,15 kilometrekarelik bir alanı kaplayan bu su kütlesi, el değmemiş bir doğal alanın ortasında okyanus sularından dar bir kumsal şeridiyle ayrılmaktadır.
Lake Hillier, Recherche Takımadaları içindeki Middle Island'ın uç kısmında konumlanmıştır. Göl, 600 metre uzunluğunda ve en geniş noktasında 250 metre genişliğindedir. Etrafı okaliptüs ve kağıt kabuklu (paperbark) ağaçlarından oluşan yoğun yeşil bir bitki örtüsüyle çevrilidir. Kuzey yönünde doğrudan Güney Okyanusu ile komşudur ve okyanusun koyu mavi sularıyla pembe göl suyu arasında havadan bakıldığında çok belirgin bir kontrast oluşmaktadır. Sığ bir yapıya sahip olan gölün kıyı şeridi boyunca tuz kabuğu çökeltileri bulunmaktadır. Bu çökeltiler ve çevresel faktörler, gölün bitişiğindeki okyanus sularına kıyasla çok daha yüksek bir tuzluluk oranına sahip olmasına yol açmaktadır.
Gölün varlığı ilk olarak 19. yüzyılın başlarında, İngiliz denizci ve haritacı Matthew Flinders tarafından belgelenmiştir. Flinders, Ocak 1802'de adanın günümüzde Flinders Peak olarak adlandırılan en yüksek zirvesine tırmanarak gölü gözlemlemiştir. Tuttuğu günlük kayıtlarında gölün küçük, gül renginde ve yüksek oranda tuza doygun bir suya sahip olduğunu not etmiştir. Bir yıl sonra, 1803'te Flinders, HMS Investigator gemisi mürettebatından olan ve Middle Island'da dizanteri nedeniyle hayatını kaybeden William Hiller'ın anısına göle "Hillier" adını vermiştir.
Göl, 20. yüzyılın başlarında yaklaşık altı yıllık bir süre boyunca tuz çıkarımı amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde bu madencilik faaliyetleri tamamen sonlanmış olup göl yalnızca bilimsel araştırma ve turizm odaklı olarak korunmaktadır.
Uzun yıllar boyunca Lake Hillier'in pembe renginin kesin nedeni bilim dünyasında bir gizem olarak kalmış ve çeşitli teorilerle açıklanmaya çalışılmıştır. Dünyadaki diğer bazı pembe göller, iklim değişikliği, aşırı kaynak kullanımı veya yağışlara bağlı olarak tuzluluk oranlarının düşmesi sonucu renklerini kaybedip mavi-gri tonlara dönerken; Lake Hillier stabil yapısı sayesinde pembe rengini daimi olarak korumuştur. Yüksek tuzluluk oranı ile güneş ışığına maruz kalma kombinasyonu, göldeki mikroorganizmaların yaşamsal faaliyetlerini etkilemektedir.
Yapılan detaylı metagenomik dizileme ve mikrobiyom analizleri, gölün pembe renginin altında yatan ana faktörün ekstremofil mikroorganizma toplulukları olduğunu kanıtlamıştır. Gölde arkeler, bakteriler, algler ve virüslerden oluşan son derece çeşitli bir ekosistem mevcuttur. Gölün mikrobiyomunda, yüksek tuzluluk koşullarına uyum sağlamış Dunaliella salina adlı mikroalg ve Salinibacter ruber isimli halofilik bakteri türleri yoğun olarak bulunmaktadır. Bu organizmalar, ekstrem tuzlu ortamlarda hayatta kalabilmek için havuç ve flamingolara da rengini veren beta-karoten pigmentini sentezlemektedir.
Gerçekleştirilen metagenomik analizler sayesinde gölde Halobacillus, Psychroflexus ve Halorubrum gibi pigment üreten birçok farklı poliekstremofil mikrobun varlığı da tespit edilmiştir. Bilimsel araştırmalarda 14 bakteri ve 7 arke olmak üzere toplam 21 ayrı mikroorganizmanın tam veya kısmi genomları yeniden oluşturulmuştur. Bunlardan sadece ikisi daha önce bilinen türler olarak sınıflandırılabilmiş, geri kalanların yeni türler potansiyeli taşıdığı ortaya konmuştur. Göl mikrobiyomundaki organizmaların metabolik yollarının büyük bir bölümü pigment üretimiyle doğrudan ilişkilidir ve gölün canlı pembe rengi, bu mikrobiyal konsorsiyumun ürettiği kimyasalların ortak bir sonucudur.
Lake Hillier'in suyu insan sağlığı açısından toksik değildir ve içerdiği Dunaliella salina gibi alg türleri ile bakteriler cilde herhangi bir zarar vermemektedir. Teorik olarak sığ ve aşırı tuzlu suda yüzmek güvenli olsa da, adanın sadece araştırma amaçlı kullanılması ve korunması nedeniyle turistlerin fiziksel ziyaretine veya göle girmesine izin verilmemektedir. Ziyaretçiler gölü yalnızca özel helikopter turları aracılığıyla havadan izleme imkanına sahiptir. Havadan bakıldığında göl, çevresindeki bitki örtüsü ve kumsal ile devasa bir pembe sakız kütlesini andırmaktadır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hillier Gölü" maddesi için tartışma başlatın
Coğrafi Konum ve Fiziksel Özellikler
Keşif ve Tarihçe
Suyun Rengi ve Bilimsel Açıklamalar
Mikrobiyolojik Yapı
Turizm ve Bölgeye Erişim
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.