İBN EBÛ LEYLÂ, Muhammed b. Abdurrahman
(ابن أبي ليلى، محمّد بن عبد الرحمن)
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarSAFFET KÖSE20 Kasım 2024 08:24
Kûfe kadısı, mutlak müctehid, muhaddis.

İBN EBÛ LEYLÂ, Muhammed b. Abdurrahman

Approved Article Icon

74 (693) yılında doğdu. Sahâbeden olan dedesi Ebû Leylâ Yesâr (Dâvûd) b. Bilâl’e nisbetle İbn Ebû Leylâ diye tanınmıştır. Tâbiînin büyüklerinden olan babası Abdurrahman’ı küçük yaşta kaybetmesi sebebiyle ondan istifade edemedi. Şa‘bî, Atıyye el-Avfî, Atâ b. Ebû Rebâh, Amr b. Mürre, Nâfi‘, Dâvûd b. Ali, ağabeyi Îsâ ve A‘meş gibi ilim adamlarından fıkıh, hadis ve kıraat tahsil etti.


Velîd b. Yezîd’in hilâfeti döneminde Irakeyn ve Horasan bölgeleri valisi Yûsuf b. Ömer es-Sekafî tarafından Kûfe kadılığına tayin edildi ve Abbâsîler devrinde de bu görevini sürdürdü. Kaynaklarda, vefat tarihi olan 148 Ramazanına (Kasım 765) kadar otuz üç yıl müddetle kadılık yaptığı belirtilmektedir. Buna göre 115’te (733) başlamış olması gereken bu görevin başlangıç tarihi olarak İbnü’l-Esîr 122 (740) yılını vermektedir (el-Kâmil, V, 249). Öğretimle de meşgul olan İbn Ebû Leylâ aralarında oğlu İmrân, İbn Cüreyc, Şu‘be b. Haccâc, Zâide b. Kudâme, Süfyân es-Sevrî, Ebû Yûsuf, İbn Ebû Zâide, Îsâ b. Yûnus es-Sebîî, Ali b. Hamza el-Kisâî, Ali b. Müshir, Vekî‘ b. Cerrâh, Süfyân b. Uyeyne ve Ebû Nuaym Fazl b. Dükeyn’in de bulunduğu birçok âlime hocalık yapmıştır.


Fıkıh sahasındaki dirayeti başta olmak üzere İbn Ebû Leylâ’nın çeşitli meziyetleri Atâ b. Ebû Rebâh, İbnü’l-Mu‘temir, Süfyân es-Sevrî, Ebû Yûsuf ve Zâide b. Kudâme gibi birçok âlim tarafından dile getirilmiştir. İbn Ebû Leylâ davalara Kûfe Mescidi’nde bakar ve hadleri de orada tatbik ettirirdi. Ebû Yûsuf’un ve onun ardından Hanefî kaynaklarının bildirdiğine göre Ebû Hanîfe, İbn Ebû Leylâ’nın Kûfe kadısı olarak verdiği hükümleri öğrencileriyle birlikte ders halkasında tartışır, gerektiğinde tenkit ederdi. Bir defasında Ebû Hanîfe’nin, İbn Ebû Leylâ’nın zina iftirasıyla ilgili bir ceza uygulamasında yedi yanlışını bulduğundan söz edilirse de bu tür ifadeleri müctehid imamlar etrafında oluşan menâkıb kültürüyle veya fakihler arasındaki ictihad farklılığıyla açıklamak daha doğru olur. Ebû Hanîfe’nin bu eleştirilerinden rahatsız olan İbn Ebû Leylâ’nın halifeye şikâyette bulunduğu ve bunun üzerine halifenin Ebû Hanîfe’nin fetva vermesini bir süre yasakladığı rivayet edilir. İbn Ebû Leylâ’nın Ebû Hanîfe ile çeşitli topluluklar önünde münazaraları da olmuştur (Serahsî, XXX, 133). İbn Ebû Leylâ’dan dokuz yıl ders aldıktan sonra onunla sık sık ihtilâfa düştüğü için derslerini terkederek Ebû Hanîfe’nin meclisine katılan Ebû Yûsuf, bu iki hocası arasındaki görüş ayrılıklarına dair İḫtilâfü Ebî Ḥanîfe ve İbn Ebî Leylâ adlı bir eser kaleme almıştır (nşr. Ebü’l-Vefâ el-Efgānî, Kahire 1357).


İbn Ebû Leylâ ile Sevvâr b. Abdullah el-Anberî’nin, bir dava ile ilgili olarak kadıların birbirlerine gönderdikleri mektupların doğruluğu konusunda mühür ve imza ile yetinmeyerek şahit ve belge isteyen ilk kadılar olduğu kaydedilmektedir (Buhârî, “Aḥkâm”, 15). İbn Ebû Leylâ yabancılarla ilgili davalarda tercüman kullanmış, şahitlerin tezkiyesi üzerinde özenle durmuş, Râfizîler’in ve kibirlilerin şahitliğini kabul etmemiştir. İctihadlarında edille-i erbaanın yanı sıra ileri dönemde istihsan, istishâb, sahâbe kavli, örf, maslaha gibi terimlerle ifade edilip belli bir içerik kazanacak olan fıkhî istidlâl metot ve delillerine de sıkça başvuran (Serahsî, XXX, 146, 164) İbn Ebû Leylâ, bu özelliğiyle döneminde ehl-i re’yin önde gelen simalarından biri sayılmıştır. Ancak İbn Ebû Leylâ’nın kadılık görevi sebebiyle daha çok dava konusu olmuş günlük olaylarla ilgilenmesi Ebû Hanîfe gibi mevcut ve muhtemel fıkhî problemleri tartışıp bunlar etrafında bir hukuk doktrini oluşturmasına imkân vermemiştir. Bununla birlikte II. (VIII.) yüzyılda belirginleşen ve ileri dönemde Hanefî mezhebinin oluşumuna zemin hazırlayan Irak fıkhı içinde İbn Ebû Leylâ’nın ictihadları da yer alır.


Hukukçu yönünün aksine hadisçiliği genellikle eleştirilen İbn Ebû Leylâ’nın rivayet ettiği hadislere itibar edilip edilmemesi konusunda hadis tenkitçilerinin farklı görüşleri vardır. Ancak cerhe konu olan yönü genellikle adâlet vasfı değil hıfz ve zabtıdır. Yahyâ b. Maîn, Nesâî, İbn Hibbân, Dârekutnî, İbn Cerîr et-Taberî, Ali b. Medînî, Yahyâ b. Saîd el-Ensârî, Şu‘be b. Haccâc, Zekeriyyâ b. Yahyâ es-Sâcî, İbn Huzeyme ve Ali b. Hucr es-Sa‘dî gibi hadisçiler onun hıfz yönünden zayıf, Ebü’l-Hasan el-İclî ve İbnü’l-Cezerî gibileri ise sadûk olduğunu söylemişlerdir. Ebû Hâtim de sıdk vasfı taşıdığını, fakat kadılıkla meşguliyeti sebebiyle hıfzının zayıfladığını belirtmektedir. Onun dünyanın en fakihi olduğunu ileri süren Zâide b. Kudâme’nin bile kendisinden hadis rivayetini terkettiği, Ahmed b. Hanbel’in de hıfzının bozuk, hadislerinin muztarib olduğunu söyleyerek hadislerinden çok fıkhî görüşlerine itibar ettiği nakledilmektedir. Bazı Şiî kaynaklarında aleyhine değerlendirmeler bulunmasına rağmen (Hânsârî, VII, 252) bir kısım Şiî âlimleri de onu överek doğru sözlü ve güvenilir olduğunu belirtmişlerdir (Abbas el-Kummî, s. 203; DMBİ, II, 696).


Kaynaklarda İbn Ebû Leylâ’ya el-Ferâʾiż (İbnü’n-Nedîm, s. 285; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1245) ve el-Firdevs (Hânsârî, VII, 253) adlı iki eser nisbet edilmektedir. Abdullah b. Rahîl b. İvaz el-Anzî, Câmiatü İmâm Muhammed b. Suûd el-İslâmiyye’de İbn Ebû Leylâ’nın fıkhî görüşleri konusunda bir yüksek lisans çalışması yapmıştır (1402/1982).

Kaynakça

Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1245.

Abbas el-Kummî, el-Künâ ve’l-elḳāb, Beyrut 1403/1983, I, 202-204.

Ahmed b. Hanbel, el-ʿİlel (Koçyiğit), I, 160, 161.

Buhârî, “Aḥkâm”, 15.

Debûsî, Teʾsîsü’n-naẓar (nşr. Mustafa Ahmed el-Kebbânî), Beyrut, ts. (Dâru İbn Zeydûn), s. 103-107.

Ebû Yûsuf, İḫtilâfü Ebî Ḥanîfe ve İbn Ebî Leylâ (nşr. Ebü’l-Vefâ el-Efgānî), Kahire 1357, tür.yer., ayrıca bk. neşredenin girişi.

Ebü’l-Kāsım el-Hûî, Muʿcemü ricâli’l-ḥadîs̱, Beyrut 1409/1989, XVI, 215-218.

Hasan Yûsufî Eşkûrî, “İbn Ebî Leylâ”, DMBİ, II, 696-697.

Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât, VII, 252-256.

J. Schacht, The Origins of Muhammadan Jurisprudence, Oxford 1975, s. 290-294.

Kerderî, Menâḳıbü Ebî Ḥanîfe, Beyrut 1401/1981, s. 79-80, 183-184.

M. Ebû Zehre, Ebû Ḥanîfe, Kahire 1369/1947, s. 44-45.

Muvaffak b. Ahmed el-Mekkî, Menâḳıbü Ebî Ḥanîfe, Beyrut 1401/1982, s. 38, 289-290.

Nesâî, eḍ-Ḍuʿafâʾ, s. 214.

Nevbahtî, Fıraḳu’ş-Şîʿa (nşr. M. Sâdık Âl-i Bahrülulûm), Necef 1355/1936, s. 7.

Serahsî, el-Mebsûṭ, XXX, 128-167.

Tirmizî, “Ṭıb”, 24.

Ukaylî, eḍ-Ḍuʿafâʾ, IV, 98-100.

Vekî‘, Aḫbârü’l-ḳuḍât, III, 129-149.

W. Montgomery Watt, İslâm Düşüncesinin Teşekkül Devri (trc. E. Ruhi Fığlalı), Ankara 1981, s. 150.

Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 310-316.

a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, III, 613-616.

a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 171.

a.mlf., el-Ḫarâc, s. 21-22, 53, 55, 58, 78, 89, 95, 96, 104, 122, 172, 173, 175, 188, 216.

a.mlf., et-Târîḫu’l-kebîr, I, 162.

a.mlf., İslâm Hukukuna Giriş (trc. Mehmet Dağ – Abdülkadir Şener), Ankara 1986, s. 48, 50, 54.

a.mlf., “Ibn Abī Laylā”, EI2 (İng.), III, 687-688.

İbn Adî, el-Kâmil, VI, 2191-2195.

İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, IX, 301-303.

İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 179-181.

İbn Hibbân, el-Mecrûḥîn, II, 243-246.

İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 494, 550.

İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VI, 358.

İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, II, 165.

İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, V, 249, 589.

İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 285-286.

İclî, es̱-S̱iḳāt, s. 407-409.

Şâfiî, el-Üm, VII, 87-150.

Şîrâzî, Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾ, s. 84.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İBN EBÛ LEYLÂ, Muhammed b. Abdurrahman" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor