

İBN RÜŞD: Seekers Guidence
520 (1126) yılında Endülüs’ün önemli ilim merkezlerinden Kurtuba’da (Córdoba) doğmuştur. Kadılık geleneğine sahip seçkin bir aileye mensup olan İbn Rüşd’ün babası ve dedesi Kurtuba kadılığı görevinde bulunmuştur. Dedesi aynı zamanda Kurtuba Camii’nde imamlık yapmıştır. Bu sebeple kendisi, dedesiyle karıştırılmamak için “hafîd” (torun) lakabıyla anılmıştır.
İlk eğitimini babasından almış, fıkıh, hadis ve usûl gibi dinî ilimlerde yetişmiştir. İmam Mâlik’in el-Muvaṭṭaʾ adlı eserini ezberlemiş, ayrıca tıp ve matematik alanlarında da eğitim görmüştür. İşbîliye’de bulunduğu dönemde dönemin ilim çevreleriyle temas kurmuş, Merakeş’e yaptığı seyahatlerde astronomi çalışmalarıyla meşgul olmuştur.
İbn Tufeyl’in aracılığıyla Muvahhidler hükümdarı Ebû Ya‘kūb Yûsuf ile tanışmış ve onun himayesine girmiştir. 565 (1169) yılında İşbîliye kadılığına, ardından Kurtuba başkadılığına tayin edilmiştir. Bu dönemde telif faaliyetleri yoğunlaşmış ve özellikle Aristo’nun eserlerine şerhler yazmaya başlamıştır. Daha sonra saray hekimi olarak Merakeş’e davet edilmiştir.
Ebû Ya‘kūb Yûsuf’un ölümünden sonra yerine geçen Ebû Yûsuf Ya‘kūb el-Mansûr döneminde de saraydaki yerini korumuş, ancak 591 (1195) yılında çeşitli sebeplerle Kurtuba yakınlarındaki Elîsâne’de mecburi ikamete tâbi tutulmuştur. Kısa süre sonra affedilerek yeniden saraya çağrılmıştır. 595 (1198) yılında Merakeş’te vefat etmiş, cenazesi daha sonra Kurtuba’ya nakledilmiştir.
İbn Rüşd, başta Aristo olmak üzere Grek filozoflarının eserlerine yazdığı şerhlerle tanınmıştır. Bu yönüyle İslâm dünyasında “şârih”, Latin dünyasında ise “commentator” unvanıyla anılmıştır. Mantık, felsefe, tıp ve fıkıh alanlarında eserler vermiştir.
Tıpta genel ilkeleri ele aldığı el-Külliyyât, fıkıhta ihtilaflı meseleleri sistematik biçimde inceleyen Bidâyetü’l-müctehid önemli eserlerindendir. Ayrıca Aristo’nun mantık, fizik ve metafizik alanındaki eserlerine küçük, orta ve büyük hacimli şerhler yazmıştır. Din-felsefe ilişkisini ele aldığı Faṣlü’l-maḳāl, Tehâfütü’t-Tehâfüt ve el-Keşf ʿan menâhici’l-edille adlı eserleri de dikkat çekmektedir.
İbn Rüşd, Aristo mantığını esas almış ve özellikle kıyas teorisi üzerinde durmuştur. Ona göre kesin bilgi burhan yoluyla elde edilir; cedel ve hitabet ise daha düşük derecede bilgi verir. Düşüncenin evrensel, dilin ise yerel olduğunu belirtmiş; kavramların açık şekilde ifade edilmesi için sembolik anlatımı tercih etmiştir. Metodolojisinde küllî (genel) ilkelere öncelik vermiştir.
İbn Rüşd’e göre din ile felsefe birbirine zıt değil, aynı hakikati farklı yöntemlerle ifade eden iki alandır. Din geniş kitlelere hitap ederken felsefe daha çok seçkin bir zümreye yöneliktir. Dinî metinlerle aklî sonuçlar arasında bir uyumsuzluk ortaya çıktığında bu durum te’vil yöntemiyle giderilir. Ancak te’vilin yalnızca ilmî ve fikrî bakımdan yetkin kişiler tarafından yapılması gerektiği vurgulanır.
İbn Rüşd varlığı “mevcûd” kavramıyla ifade etmiş, bunu hem dış dünyadaki gerçek varlık hem de zihindeki tasavvur anlamında kullanmıştır. Varlık ile mahiyet arasında kesin bir ayrım kabul etmemiştir. Varlıkları cevher ve araz şeklinde sınıflandırmış, ayrıca zorunlu varlık (Tanrı) ile mümkin varlık ayrımı yapmıştır.
Âlem anlayışında Tanrı ile âlem arasında sürekli bir ilişki bulunduğunu savunmuş, bu ilişkiyi “sürekli yaratma” kavramıyla açıklamıştır. Âlemin ezelî mi yoksa hâdis mi olduğu tartışmasını kavramsal bir problem olarak değerlendirmiştir.
Nefsi, canlıların düzenli işleyişini sağlayan ilke olarak tanımlamış ve onun bedenden bağımsız bir cevher olduğunu kabul etmiştir. Nefsin güçlerini hiyerarşik bir yapı içinde ele almıştır.
Bilgi teorisinde bilginin duyularla başladığını, hayal ve akıl süreçleriyle kavramsal bilgiye dönüştüğünü ifade etmiştir. İnsan aklını farklı aşamalara ayırarak bilgi edinme sürecini sistematik biçimde açıklamıştır.
İbn Rüşd, Aristo felsefesine yaptığı şerhler ve din-felsefe ilişkisine dair geliştirdiği yaklaşım ile hem İslâm düşüncesinde hem de Latin dünyasında etkili olmuş önemli bir filozoftur.
İbn Rüşd, İslam düşünce tarihinde akıl-vahiy ilişkisini sistemli biçimde ele alan en önemli filozoflardan biri kabul edilir. Görüşleri hem İslam dünyasında hem de Orta Çağ Latin felsefesinde derin etkiler bırakmış, Avrupa’da “Averroes” adıyla tanınmıştır.

İBN RÜŞD: Seekers Guidence
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İBN RÜŞD" maddesi için tartışma başlatın
İBN RÜŞD
Hayatı:
Eserleri:
Felsefi Görüşleri:
Mantık ve metodoloji:
Din–felsefe ilişkisi:
Metafizik ve varlık anlayışı:
Psikoloji ve bilgi teorisi:
Etkisi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.