İran Protestoları, 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran’da döviz krizine ve hayat pahalılığına tepki olarak başlayan, kısa sürede ülke geneline yayılan protesto dalgasıdır. Gösteriler, İran riyalinin ABD doları karşısında 1.390.000 riyal seviyesine düşmesi, yüksek enflasyon, artan işsizlik ve uluslararası ekonomik yaptırımların yol açtığı geçim sıkıntısı nedeniyle başlamıştır.
28 Aralık 2025’te Tahran Kapalı Çarşısı’nda esnafın iş bırakmasıyla başlayan eylemler, takip eden günlerde ülkenin birçok kentine yayılmıştır. Human Rights Activists News Agency (HRANA) tarafından yayımlanan 9 Ocak 2026 tarihli rapora göre protestolar İran’ın 31 eyaletinin tamamında gerçekleşmiştir.

İran bayrağı - (Anadolu Ajansı)
HRANA verilerine göre, bu süre zarfında meydana gelen gösterilerde 5’i 18 yaşından küçük olmak üzere toplam 34 eylemci ile emniyet güçlerine mensup 8 kişi hayatını kaybetmiş, toplam can kaybı 42’ye yükselmiştir. Ülke genelinde 2.277 kişi gözaltına alınmıştır. Gösterilere üniversite öğrencileri, esnaf, işçiler, öğretmenler ve emekliler dahil olmak üzere farklı toplumsal gruplar katılmıştır. Protestoların seyrine ilişkin olarak yer yer güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandığı bildirilmiştir. Tesnim Haber Ajansı, gösteriler sırasında 568 polisin ve 66 Besic mensubunun yaralandığını duyurmuştur.
Arka Plan ve Protestoların Genel Çerçevesi
İran’daki protestolar, 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran’da Kapalıçarşı, Jomhuri ve Saadi bölgelerinde başlamış ve kısa sürede ülke geneline yayılmıştır. İlk olarak esnafın kepenk kapatmasıyla başlayan eylemlere, takip eden günlerde üniversite öğrencileri, işçiler, öğretmenler, emekliler ve farklı meslek gruplarından kişiler katılmıştır.
Gösteriler, 2025 yılı boyunca derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve İran riyalinin hızlı değer kaybı bağlamında ortaya çıkmıştır. İran riyali, Aralık 2025’in son haftasında ABD doları karşısında 1,42 milyon seviyesine kadar gerilemiş; bir yıl önce aynı dönemde yaklaşık 820.000 seviyesinde işlem görmüştür. Resmi verilere göre Aralık 2025 enflasyonu %42,2’ye yükselmiş, gıda fiyatları bir önceki yıla kıyasla %72, sağlık ve tıbbi ürün fiyatları ise %50 oranında artmıştır. İranlı yetkililer, protestoların nedenini “ekonomik baskılar, enflasyon ve döviz dalgalanmaları” olarak açıklamıştır.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 28 Aralık 2025’te Meclis’te yaptığı konuşmada, bütçedeki dengesizliklere dikkat çekerek milletvekillerine şu soruyu yöneltmiştir: “Bana çok vergi koyduğumu söylüyorlar, maaşları artırmam gerektiğini de söylüyorlar. Peki, biri bana söylesin, bu parayı nereden bulayım?” Pezeşkiyan, 30 Aralık 2025’te yaptığı bir başka açıklamada ise “İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle diyalog yoluyla meşru taleplerini dinleme görevi verdim” ifadelerini kullanmıştır. Hükümet, protestoların üçüncü gününde yaptığı açıklamada, “Protestoları, krizleri ve zorlukları görüyor, duyuyor ve resmen tanıyoruz” ifadesine yer vermiştir. Bu açıklamalara rağmen protestolar sona ermemiş, başta Tahran olmak üzere birçok kentte güvenlik önlemleri artırılmıştır.
Protestolar kısa sürede Tahran dışındaki kentlere de yayılmış; İsfahan, Şiraz, Meşhed, Kirmanşah, Yezd, Hamedan, Karac ve Zencan gibi şehirlerde eylemler düzenlenmiştir. Protestoların ilerleyen günlerinde can kayıpları yaşanmış, bazı bölgelerde güvenlik güçleri ile protestocular arasında silahlı çatışmalar meydana gelmiştir.
Ekonomik krizi derinleştiren faktörler arasında "ABD ve Batı yaptırımları, Birleşmiş Milletler tarafından Eylül 2025’te yeniden yürürlüğe konulan nükleer yaptırımlar, enerji krizi, şiddetli su kıtlığı ve altyapı eksiklikleri" yer almıştır. Başkent Tahran dahil olmak üzere birçok büyük kentin su kaynaklarını besleyen barajların “neredeyse boş” olduğu bildirilmiştir. İran devlet medyası, yaşanan ekonomik sorunların nedenini “yaptırımlar ve döviz değer kaybı” olarak tanımlamış, protestoların ekonomik taleplerle sınırlı olduğunu vurgulamıştır.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ekonomik kriz karşısında parasal ve bankacılık sisteminde köklü reformlar planladıklarını duyurmuş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Parasal ve bankacılık sistemini reforme etmek ve halkın alım gücünü korumak için gündemimizde köklü adımlar var” ifadelerini kullanmıştır.
Protestoların Başlangıcı (28–29 Aralık 2025)
İran’daki protestoların başlangıcı 28 Aralık 2025 tarihinde başkent Tahran’da gerçekleşmiştir. İlk eylemler, Cumhuriyet Caddesi ve Tahran Büyük Pazarı çevresindeki ticari bölgelerde faaliyet gösteren cep telefonu satıcıları ve esnaf grupları tarafından başlatılmıştır. Gösterilerin nedeni olarak, İran riyalinin kısa süre içinde yaşadığı değer kaybı ve döviz kuru istikrarsızlığı gösterilmiştir. Esnaf, yükselen fiyatlar nedeniyle ticaret yapamaz hale geldiklerini ifade etmiştir.
Tahran’ın ticari bölgelerinde başlayan bu eylemler, gün içinde şehir merkezine doğru yayılmıştır. Güvenlik güçleri, kalabalığın dağılması amacıyla göz yaşartıcı gaz kullanmıştır. Olaylar sırasında çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Protestolarda atılan sloganlar arasında “İş, ekmek, adalet” ve “Korkma, birlikteyiz” ifadeleri yer almıştır. Protestoların başlamasının ardından güvenlik güçleri başkent merkezinde konuşlandırılmış, kalabalıkların dağılması sağlanmıştır. Aynı günün akşamında sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Ferdowsi Meydanı ve çevresinde çok sayıda protestocunun toplandığı görülmüştür. Tahran polisi olaylara müdahale etmiş, bazı bölgelerde çatışmalar yaşanmıştır. İran Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani, bu dönemde yaptığı açıklamada, “Protestoları, krizleri ve zorlukları izliyoruz, dinliyoruz ve resmen tanıyoruz.” demiştir.
29 Aralık 2025 tarihinde gösteriler Tahran dışına yayılmaya başlamıştır. Aynı gün İsfahan, Yezd, Kirmanşah ve Hamedan gibi şehirlerde benzer eylemler düzenlenmiştir. Protestolar, bazı bölgelerde yolların trafiğe kapatılması ve dükkanların toplu olarak kepenk indirmesiyle devam etmiştir.
Protestoların ikinci gününde devlet televizyonu ve yerel haber ajansları olaylara sınırlı şekilde yer vermiştir. Buna karşın sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Tahran merkezindeki kalabalık grupların slogan attığı ve güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldiği görülmüştür. Fars Haber Ajansı, olayların seyrini “Bazı protestocular eyalet valiliği, cami, Şehitler Vakfı, belediye ve banka binalarına taş atmaya başladı” ifadeleriyle aktarmıştır. Bu gelişme üzerine güvenlik güçleri, Tahran çevresinde ve pazar bölgesinde devriye faaliyetlerini artırmıştır. İran polisi, olaylara karıştığı tespit edilen bazı kişilerin “elebaşılar” olarak nitelendirilip gözaltına alındığını açıklamıştır.
Protestoların Yayılması ve Can Kayıpları (30 Aralık 2025 – 1 Ocak 2026)
30 Aralık 2025 tarihi itibarıyla protestolar Tahran dışına yayılmıştır. Gösteriler, İsfahan, Yezd, Kirmanşah, Şiraz, Hamedan, Lorestan, İlâm ve Fars gibi eyaletlerde de rapor edilmiştir. Olaylar, Tahran’daki ticari grevlerin ardından farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla büyümüştür.
İran resmi haber ajansı IRNA, bu dönemde protestoların “barışçıl gösteriler” olarak başladığını, ancak bazı bölgelerde “kamu düzenini ihlal eden olaylar” yaşandığını bildirmiştir. İran Yargı Erki Sözcüsü Asgar Cihangir, yaptığı açıklamada halkı “itidale” davet etmiş ve şu ifadeyi kullanmıştır: “Yasal izinler alınmadan yapılan sokak protestoları hukuki nitelik taşımaz. Bir protestonun meşruiyeti, ancak kanunda öngörülen kurallar ve izinler çerçevesinde gerçekleştirilmesiyle mümkündür. Vatandaşlara itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyorum.”
İlk can kayıpları 31 Aralık 2025 tarihinde yaşanmıştır. Hamedan kentinde bir genç iş insanı ve bir güvenlik görevlisinin öldüğü, eyalet yetkilileri tarafından doğrulanmıştır. Bölge Valiliği’nin siyasi ve güvenlik işleri yardımcısı Hamzeh Amraei, olayla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır: “Bu ölüm ‘şüphelidir’ ve İran makamlarını medyada olumsuz göstermek amacıyla ‘düşman unsurlar’ tarafından gerçekleştirilmiştir.”
Aynı dönemde Qom kentinde 17 yaşında bir gencin vurularak hayatını kaybettiği rapor edilmiştir. Şehrin üst düzey güvenlik yetkilisi Morteza Heydari, olayla ilgili olarak “düşman unsurlar” ifadesini kullanmıştır: “17 yaşında bir çocuk vurularak öldürüldü... olayın arkasında düşman unsurlar bulunmaktadır.”
İlam eyaletine bağlı Malekşahi ilçesinde bir İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) üyesinin “masked men” (maskeli kişiler) tarafından öldürüldüğü bildirilmiştir. Fars Haber Ajansı, olay sırasında üç kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştır. Aynı tarihlerde Lorestan eyaletinin Kuhdaş (Kouhdasht) kentinde bir Basij üyesi öldürülmüş, Lorestan Valiliği Yardımcısı Said Pourali şu açıklamayı yapmıştır: “Kuhdaş kentinden 21 yaşındaki bir Basij üyesi, kamu düzenini savunurken dün gece isyancılar tarafından öldürülmüştür.”
Pourali ayrıca, 13 polis memuru ve Basij mensubunun taş isabeti sonucu yaralandığını bildirmiştir. Lorestan Eyaleti Başsavcısı Kazem Nazari, olaylardan sonra 20 kişinin gözaltına alındığını ve “şehrin sakinleştiğini” açıklamıştır. Lorestan ve Çaharmahal-Bahtiyari eyaletlerinde protestoların dördüncü günü olan 31 Aralık 2025’te güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşanmıştır. Fars Haber Ajansı, Lordegan bölgesinde yaklaşık 150 kişinin toplandığını, kamu binalarına taş atıldığını ve polis müdahalesi sonucunda iki kişinin öldüğünü bildirmiştir.
Aynı gün Azna kentinde de bir polis merkezine yönelik saldırı girişimi yaşanmıştır. Yerel yetkililer, “isyancılar Lorestan eyaletinde bir polis karakoluna saldırarak memurları silahsızlandırmaya ve cephaneliği ele geçirmeye çalıştı” açıklamasını yapmıştır. Çıkan çatışmalarda üç kişi ölmüş, 17 kişi yaralanmıştır. Fars Haber Ajansı, olayların ardından şehirdeki bazı binaların ağır hasar gördüğünü bildirmiş ve şu ifadeleri kullanmıştır: “Bazı protestocular eyalet valiliği, cami, Şehitler Vakfı, belediye binası ve bankalar dâhil olmak üzere şehrin idari binalarına taş atmaya başladı.”
Fars Eyaleti’ne bağlı Şiraz kentinde de 31 Aralık günü protestolar yoğunlaşmıştır. Yerel basın, güvenlik güçlerinin valilik binasına girmeye çalışan bir gruba ateş açtığını aktarmıştır. Fars Eyaleti Valiliği, olayların “ekonomik zorluklar” nedeniyle başladığını, ancak “bazı medya ve dış unsurların etkisiyle büyüdüğünü” açıklamıştır. Mizan Haber Ajansı, Fars Valisi’nin sözlerini şu şekilde aktarmıştır: “Protestolar enflasyon ve ekonomik koşullar nedeniyle meydana geldi. Düşmanca medya tarafından etkilenen kişiler bu eylemlere katıldı... Durum normale döndü.”
Aynı dönemde ülke genelinde internet kesintileri başlamıştır. ABD merkezli Cloudflare şirketine göre, İran’daki internet trafiği %35 azalmıştır. İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Sattar Haşimi, bu durumu olası bir siber saldırıyla ilişkilendirerek şu ifadeyi kullanmıştır: “İran, son dönemin en büyük siber saldırılarından birini püskürtmüştür.”
1 Ocak 2026 tarihinde protestolar İran’ın batı ve güneybatı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Olaylar sırasında Lordegan, Azna ve Kuhdaş (Kouhdasht) kentlerinde güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşanmıştır. Çaharmahal-Bahtiyari ve Lorestan eyaletlerinde toplamda altı kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi yaralanmıştır. Bu dönemde İran devlet televizyonu, olayları “yabancı destekli isyancılar tarafından organize edildiği” şeklinde tanımlamıştır. Olayların şiddetlenmesiyle birlikte İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve Basij güçleri, ülkenin batı ve güneybatısındaki şehirlerde konuşlandırılmıştır.
İdari Tedbirler ve Resmi Tatil Kararları
Protestoların sürdüğü dönemde, 30 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan resmi duyurulara göre soğuk hava koşulları gerekçesiyle İran genelinde 21 eyalette resmi tatil ilan edilmiştir. Fars Haber Ajansı’na dayandırılan bilgilere göre ilgili valilikler, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü için okullar, üniversiteler, bankalar ve bazı resmi kurumların tatil edildiğini açıklamıştır.
Tatil ilan edilen eyaletler; Tahran, Hemedan, Kum, Elburz, Merkezi, Yezd, Lorestan, Kuzey Horasan, Razavi Horasan, Kirmanşah, Kürdistan, Erdebil, Zencan, İlam, Kirman, Kohgiluye-Buyer Ahmed, Fars, Çaharmahal ve Bahtiyari, Doğu Azerbaycan, Mazenderan ve Geylan olarak bildirilmiştir. İran’da toplam 31 eyalet bulunduğu bilgisi de aynı kaynaklarda yer almıştır.
Açıklamalara göre resmî tatil kapsamında eğitim kurumları, yükseköğretim kurumları, bankalar ve çeşitli kamu daireleri faaliyetlerine bir gün süreyle ara vermiştir. Aynı dönemde, başkent Tahran ve bazı eyalet merkezlerinde protestoların devam ettiği, güvenlik güçlerinin yoğun tedbirler aldığı ve kamu düzenine yönelik uygulamaların sürdüğü bildirilmiştir.
Üniversite Katılımı
Gösteriler başladıktan iki gün sonra, Tahran’daki üniversiteler de protestolara katılmıştır. 30 Aralık 2025 tarihinde Tahran Üniversitesi, Şerif Teknoloji Üniversitesi, Hâce Nasirüddin Tûsi Üniversitesi, Şehit Beheşti Üniversitesi, Amirkabir Üniversitesi, İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Allame Tabatabai Üniversitesi ve Bilim ve Kültür Üniversitesi öğrencileri kampüslerde toplanarak gösteriler düzenlemiştir. Üniversite öğrencilerinin eylemleri sırasında bazı yerleşkelerde Basij (Besic) güçleriyle gerilim yaşanmış, güvenlik güçleri kampüs çevresinde önlem almıştır. Protestolar, öğrencilerin “Öğrenciler susturulamaz” sloganlarıyla devam etmiştir.
Protestoların dördüncü gününe gelindiğinde, 31 Aralık tarihinde gösteriler ülke geneline yayılmış; hem batı (Lorestan, Kürdistan, Kirmanşah) hem de güney illerinde (Fars, Çaharmahal-Bahtiyari) katılım gözlenmiştir. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bu aşamada yaptığı açıklamada “Hükümet meşru talepleri dinlemelidir” diyerek İçişleri Bakanı’na protestocularla doğrudan temas kurulması talimatı vermiştir.
Hükümet ve Resmi Kurumların Tepkileri
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Açıklamaları

Mesud Pezeşkiyan - (Anadolu Ajansı)
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestoların başlamasının ardından yaptığı açıklamalarda halkın ekonomik taleplerinin meşru olduğunu belirtmiştir. Pezeşkiyan, X platformunda yayımladığı mesajında şu ifadeyi kullanmıştır: “İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle görüşmeler yaparak sorunların çözülmesi ve sorumlu davranılması için önlemler alınması talimatını verdim.” Aynı açıklama bağlamında Cumhurbaşkanı, protestoların ülke genelinde yayılmasına değinmiş ve ekonomik taleplerin doğrudan muhatap alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, halkın geçim sorunlarına ilişkin olarak yaptığı bir başka değerlendirmede şu ifadeyi kullanmıştır: “İslami bakış açısından, eğer halkın geçim sorunlarını çözmezsek cehennemde oluruz.” Pezeşkiyan, ekonomik sorunların nedenlerine ilişkin açıklamalarında “dış baskılar” vurgusu yapmıştır. 31 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen bir iş forumunda şu ifadeyi kullanmıştır: “Ülkenin düşmanları tarafından dış baskıların uygulandığı, ne yazık ki ülke içinde de baskıların yaşandığı bir durumdayız.”
Aynı konuşmada Pezeşkiyan, İran’ın karşı karşıya olduğu süreci “tam ölçekli bir savaş” olarak tanımlamış ve şu ifadeyi kullanmıştır: “Şu anda düşman, bizi ekonomik baskıyla yıkma umuduna bel bağlamış durumda. Bir ulusu bombalarla, savaş uçaklarıyla ya da füzelerle fethedemezsiniz.”
Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani’nin Basın Toplantısı
İran Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani, 30 Aralık 2025 tarihinde Tahran’da düzenlediği basın toplantısında protestolara ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Mohajerani, hükümetin halkın taleplerini resmi olarak tanıdığını belirterek şu ifadeyi kullanmıştır: “Protestoları, zorlukları ve krizleri görüyor, duyuyor ve resmen tanıyoruz.”
Mohajerani, hükümetin protestolara yaklaşımının diyalog ve sabır temelinde olacağını ifade etmiş ve şu açıklamayı yapmıştır: “Hükümet sert sesleri bile sabırla dinleyecektir, çünkü halkımızın sabırlı olduğuna inanıyoruz ve seslerini yükselttiklerinde üzerlerindeki baskıyı göstermektedir.”
Hükümet Sözcüsü, barışçıl protesto hakkının anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak şu ifadeyi kullanmıştır: “Protesto meşru ve anayasada tanımlanmış barışçıl bir haktır.”
Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Değerlendirmesi
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada protestoların üçüncü gününe değinmiştir. Kalibaf, şu ifadeyi kullanmıştır: “Kötü niyetli çevreler ve örgütlü akımlar, halkın her türlü talep ve protestosunu, sahadaki eğitimli unsurlarını kullanarak kargaşa ve şiddete dönüştürmek istiyor.”
Kalibaf, ekonomik taleplerin diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulunmuştur: “Halkın geçim sorunlarına ilişkin kaygı ve itirazlar, tam anlamıyla sorumluluk üstlenilerek karşılanmalı. Özellikle esnaf temsilcileriyle diyalog kurulması, halkın satın alma gücünün artırılması ve ekonomik karar alma süreçlerinin düzeltilmesi ekseninde gerekli adımların atılması, yürütme makamlarının gündeminde yer almalıdır.”
Yargı Erki Sözcüsü Asgar Cihangir’in Açıklamaları
İran Yargı Erki Sözcüsü Asgar Cihangir, 30 Aralık 2025 tarihinde yaptığı açıklamada halka sağduyu çağrısında bulunmuştur. Düşmanların istismarına zemin hazırlayabilecek eylemlerden kaçınılması, taleplerin yasal yollarla ve somut çözüm önerileriyle dile getirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Cihangir, şu ifadeleri kullanmıştır: "Yasal izinler alınmadan yapılan sokak protestoları hukuki nitelik taşımaz . Bir protestonun meşruiyeti, ancak kanunda öngörülen kurallar ve izinler çerçevesinde gerçekleştirilmesiyle mümkündür. Vatandaşlara, itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyorum."








